ABD Kongresi İran Savaşını Sorguluyor: CENTCOM Şefiyle Gerilim, Gabbard İstifası ve Eski İsrailli Yetkilinin Yorumu
ABD Temsilciler Meclisi'nde yapılan bir oturumda, Demokrat vekiller CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'a İran'la süren savaştaki sivil ölümleri ve ateşkesin durumunu sordu. Temsilci John Garamendi, son haftalarda tarafların saldırılarına rağmen ateşkesin geçerli olup olmadığını sorguladı. Cooper, ABD'nin ateşkese bağlı kaldığını belirtti. Eski deniz piyadesi Temsilci Seth Moulton ise yönetimin savaşı kazanma stratejisini eleştirerek, 'Bu savaşı gerçekten nasıl kazanacağız?' diye sordu. Bu tartışmaların gölgesinde, Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın istifa ettiği bildirildi. Fox News'a göre Gabbard, İran konusundaki anlaşmazlığın ardından istifa kararını Başkan Trump'a iletti. BBC ise istifanın nedenini eşinin hastalığı olarak aktardı. Öte yandan, eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Giora Eiland, 'İran savaşı kazandı' diyerek hem ABD hem de İsrail'in zorlu bir stratejik durumla karşı karşıya olduğunu savundu.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 24 May- Security19 May, 17:05
US lawmakers press CENTCOM chief over Iran war civilian deaths
US lawmakers press CENTCOM chief over Iran war civilian deaths Democratic Representative John Garamendi questioned Admiral Brad Cooper during a hearing on Tuesday over whether the Pentagon believes hostilities between Tehran and Washington have ceased since last month’s ceasefire announcement. Cooper said the US remained in a ceasefire despite attacks by both sides in recent weeks. “That’s not my question,” Garamendi replied. “My question was is the military assessment that hostilities have ceased since April?” Cooper responded that this was his assessment, while adding that “Iran pushes it.” The House Armed Services Committee’s top Democrat also pressed Cooper over the bombing of a school that killed more than 165 people during the early stages of the US-Israeli war on Iran. Cooper said the incident remained under investigation and described the strike as complex, saying the school was located on a missile site operated by Iran’s Revolutionary Guard. He said he was committed to transparency once the inquiry was complete, but Democratic Representative Adam Smith responded: “I do not trust that answer.” Smith said he respected Cooper but accused US Defence Secretary Pete Hegseth of showing a “callous disregard” for civilian lives.
- Security20 May, 04:03
Centcom chief clashes with US lawmaker over war with Iran
Centcom chief clashes with US lawmaker over war with Iran US Central Command chief Admiral Brad Cooper clashed with Democratic Congressman Seth Moulton during a heated House hearing on the US war with Iran. Moulton, a former US Marine Corps officer who served in Iraq, questioned the administration’s strategy and asked how the United States planned to “actually win this war”, saying it felt as though “we are losing”. Moulton pointed to the absence of a nuclear agreement with Iran and continued disruptions in the Strait of Hormuz, adding that the conflict “doesn’t seem to be going well”. Cooper, who earlier said the US had achieved all of its military objectives and remained prepared for multiple contingencies despite the ceasefire, responded angrily and called Moulton’s remarks “an entirely inappropriate statement”. Cooper also declined to accept responsibility for the 28 February attack on a school in Iran that reportedly killed about 170 people, most of them children.
- Security22 May, 19:01
Tulsi Gabbard resigns as US intelligence chief after clash over Iran
Tulsi Gabbard resigns as US intelligence chief after clash over Iran Tulsi Gabbard is stepping down as the United States’ director of national intelligence, according to Fox News, after informing President Donald Trump during a meeting in the Oval Office. In her resignation letter, Gabbard said she is “deeply grateful for the trust you placed in me” and for the opportunity to lead the Office of the Director of National Intelligence for the past year and a half. “Unfortunately, I must submit my resignation, effective June 30, 2026,” she wrote, saying her husband, Abraham, has been diagnosed with “an extremely rare form of bone cancer.” Gabbard’s departure follows months of tension over Iran. Earlier this year, she told Congress that Tehran had made “no efforts” to rebuild its nuclear programme after last year’s June strikes, undercutting Trump’s justification for attacking Iran in February. She also refused to say Iran posed an imminent threat to the US at the time of the attacks.
- Diplomatic22 May, 20:30
Tulsi Gabbard to resign as US national intelligence director
Gabbard who has been largely out of public view during recent US operations says she is leaving due to her husband's illness.
- Security24 May, 01:13
Ex-Israeli security chief says 'Iran won the war'
Ex-Israeli security chief says 'Iran won the war' Former head of Israel's domestic security council, Giora Eiland, said Iran emerged as the winner of the latest conflict involving the United States and Israel, arguing that both Washington and Tel Aviv now face a difficult strategic situation. Speaking to Israel’s Channel 12, the Israeli security official said, “Iran won the war, perhaps by a few points, but it is a clear victory.” Eiland said Iran’s leadership remained intact and had demonstrated resilience throughout the conflict, allowing Tehran to project strength in its dealings with the United States and its allies. He added that Washington appeared to be in “an evident bind” and suggested that current diplomatic efforts were focused on ending the conflict rather than addressing Iran’s nuclear programme, in what he described as a challenging outcome for both the US and Israel.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'ın ABD-İran Arabuluculuğu Küresel Takdir Topladı
Pakistan, ABD ile İran arasında yürüttüğü arabuluculuk sonucunda ateşkes ve kalıcı çözümün önünü açmayı hedefleyen bir mutabakat zaptı sağladı. Dışişleri kaynakları, bu tür bir arabuluculuk rolünün Pakistan'ın diplomatik tarihinde bir ilk olduğunu belirtiyor. Gelişme, uluslararası alanda takdir ve saygıyla karşılandı. Arabuluculuk sürecinin ayrıntıları henüz tam olarak açıklanmasa da, Pakistan'ın bu girişimi diplomatik nüfuzunu ve küresel imajını güçlendirdi. Tahran ile Washington arasındaki gerilimin tırmanma riski taşıdığı bir dönemde gelen bu adım, bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. Pakistan'ın, iki hasım ülke arasında iletişim kanalı tesis edebilmesi, ülkenin jeopolitik denklemdeki ağırlığını ortaya koyuyor. Anlaşmanın uygulanması ve kalıcı bir çözüme dönüşmesi önümüzdeki dönemin odak noktası olacak. Uluslararası camia, Pakistan'ın bu çabasını, nükleer silahlarla ilgili endişelerin ve bölgesel vekalet savaşlarının gölgelediği bir tabloda, diplomasi yoluyla kriz çözümüne katkı sağlayan bir örnek olarak değerlendiriyor.
ABD1 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD26 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Körfez'in Güvenlik İkilemi: ABD'den Uzaklaşma Zamanı mı?
Davos'ta ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, 'orta güçlerin' bir araya gelerek büyük güçlerin baskısına direnmesi gerektiğini söyledi. Carney'nin hem Çin'e hem de ABD'ye karşı direniş çağrısı, çok kutuplu dünyaya geçiş sürecinde orta ölçekli devletlerin artan özerklik arayışını yansıttı. Bu söylem, özellikle uzun süredir ABD'yi başlıca güvenlik garantörü olarak gören Körfez ülkeleri için bir dönüm noktası niteliğinde. Körfez monarşileri, İran tehdidi ve bölgesel istikrarsızlık karşısında on yıllardır ABD'nin askeri varlığına bel bağladı. Ancak Washington'un politik öngörülemezliği ve küresel güç dengelerinin değişmesi, bu bağımlılığı sorgulatıyor. Carney'nin konuşması, Körfez'in kendi güvenlik mimarisini çeşitlendirme ve yeni ortaklıklar kurma ihtiyacını su yüzüne çıkardı. Multipolar düzene uyum sağlamaya çalışan Körfez ülkeleri, ABD ile ilişkileri korurken Çin ve Rusya ile derinleşen ekonomik ve diplomatik bağlarını nasıl dengeleyeceklerini tartışıyor. Bu stratejik ikilem, bölgenin gelecekteki güvenlik düzenlemelerini şekillendirecek temel unsur olarak öne çıkıyor.
ABD1 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'tan İran'a Haftalık Süre: 'Anlaşmak İçin Can Atıyorlar'
ABD Başkanı Donald Trump, Rushmore Dağı'ndaki konuşmasında İran'ın anlaşmaya varmak için yoğun istek duyduğunu belirtirken, Hamaney için bir haftalık süre tanıdıklarını ifade etti. Trump, "İran anlaşmak için can atıyor. O kadar çok istiyorlar ki..." sözleriyle Tahran yönetiminin müzakerelere açık olduğunu öne sürdü. Bu açıklama, ABD'nin İran'a yönelik azami baskı politikası ve zaman zaman yükselen askeri gerilimlerin gölgesinde geldi. İki ülke arasında nükleer program ve bölgesel nüfuz konularında uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar bulunuyor. Trump yönetimi, daha önce de diplomatik çözüm sinyalleri vermiş ancak karşılıklı güvensizlik nedeniyle somut ilerleme sağlanamamıştı. Trump'ın verdiği bir haftalık sürenin, müzakereleri hızlandırma veya İran'ı köşeye sıkıştırma amacı taşıdığı değerlendiriliyor. Tahran'dan henüz resmi bir yanıt gelmezken, bölgesel dengeler ve enerji piyasaları üzerindeki olası etkiler yakından izleniyor.
ABD3 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Kudüs'te kalıcı büyükelçilik binası için anlaşma imzaladı
Amerika Birleşik Devletleri, Çarşamba günü Kudüs'te yeni bir büyükelçilik yerleşkesi inşa etmek üzere bir anlaşma imzaladı. İsrail, bu adımı iki ülke arasındaki 'sarsılmaz ittifakın' bir yansıması olarak değerlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump, ilk döneminde Aralık 2017'de Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımış ve Tel Aviv'deki diplomatik misyonun taşınması talimatını vermişti. Mevcut hizmetler birden fazla geçici mekâna yayılmış durumdaydı; yeni yerleşke ile kalıcı bir yapıya kavuşulacak. Anlaşma, ABD'nin Kudüs'teki diplomatik varlığını kurumsallaştırma yönündeki somut bir adım olarak öne çıkıyor. Trump yönetiminin kararı, uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tartışmalı bulunmuş ve İsrail-Filistin gerilimlerini artırmıştı. Birçok ülke, Kudüs'ün nihai statüsünün müzakerelerle belirlenmesi gerektiği görüşünü korurken, ABD'nin bu hamlesi İsrail'in başkent iddiasına verilen en üst düzey destek olarak yorumlanıyor. Yeni büyükelçilik kompleksinin inşası, iki ülke ilişkilerindeki stratejik yakınlaşmanın sembolik ve pratik bir ifadesi. Proje, ABD'nin bölgedeki diplomatik duruşunu pekiştirirken, Filistin yönetimi ve Arap dünyasında tepkiyle karşılanması bekleniyor. Anlaşmanın zamanlaması ve kapsamı, Ortadoğu'daki mevcut dengeler açısından dikkatle izlenecek.
ABD5 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD 250. yaşını kutlarken tarihi kimin anlatacağı tartışılıyor
Amerika Birleşik Devletleri 250. kuruluş yıldönümünü resmî kutlamalarla karşılarken, bu etkinliklerin ağırlıklı olarak beyaz kurucu figürlere odaklanması eleştiri konusu oldu. The Guardian'ın haberine göre, ülke genelinde birçok topluluk, Freedom 250 gibi resmî programların dışladığı yerli halklar, göçmenler ve azınlıkların tarihini görünür kılmak için alternatif anma etkinlikleri düzenliyor. Bu durum, ulusal kimlik ve tarih yazımı konusunda süregelen kültürel mücadeleyi gözler önüne seriyor. Resmî kutlamalarda sahne alan isimler ve anlatılar, ülkenin çokkültürlü yapısını yeterince yansıtmadığı gerekçesiyle sorgulanıyor. Toplumsal hareketler, tarihsel adaletsizliklerin ve unutulmuş hikâyelerin bu dönüm noktasında hatırlanması gerektiğini savunuyor. Tartışma, yalnızca geçmişe dair bir muhasebe değil, aynı zamanda ABD'nin gelecekte nasıl bir ulus olarak tanımlanacağı sorusunu da gündeme getiriyor. Küresel düzeyde, birçok ülke ulusal yıldönümlerinde benzer tarih yorumu çatışmaları yaşarken, ABD'deki bu gerilim, iç siyasetteki kutuplaşmanın bir uzantısı olarak değerlendirilebilir. Özellikle son yıllarda ırk ve tarih konularındaki toplumsal yüzleşme, 250. yıl kutlamalarının nasıl şekilleneceği konusunu daha da hassas hale getirdi. Resmî anlatı ile tabandan yükselen talepler arasındaki bu gerilim, önümüzdeki aylarda da kültür, eğitim ve siyaset alanlarında yankı bulmaya devam edecek.
ABD7 olay11 sa önce