Çin'den destek bulamadı: Trump’ın masasında yeni harekat var
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 17 May- Security17 May, 04:01
Çin'den destek bulamadı: Trump’ın masasında yeni harekat var
ABD ve İran arasındaki dolaylı müzakerelerde uzlaşı sağlanamaması, konuyla ilgili diplomatik çabaların da henüz bir sonuç vermemesi sonrası endişeli bekleyiş devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran konusunda herhangi bir ilerleme kaydedemeden Çin’den dönerken, konuyla ilgili nasıl bir adım atacağı merakla bekleniyor. Trump, Çin lideri Şi Cinping’in Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını istediğini ve İran’ın nükleer silah geliştirmemesi gerektiği konusunda hemfikir olduğunu söylerken, konuyla ilgili somut bir adım atılamadı. Nitekim Çin Dışişleri Bakanlığı belirsiz bir yaklaşım sergileyerek “kapsamlı ve kalıcı bir ateşkes” çağrısında bulunan bir bildiri yayınlamakla yetindi. Gelecek hafta olabilir Bu durum sonucunda Trump’ın kilidi açmak için yeniden bir askeri müdahaleyi değerlendirdiği ifade ediliyor. İsrail’de yayın yapan Walla sitesinin haberinde, İran’a saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin İsrail ordusunda hazırlık ve planlamaların devam ettiği belirtildi. New York Times gazetesinin haberinde ise, ABD ve İsrail’in, “gelecek hafta gibi erken bir tarihte” İran’a yönelik saldırıların yeniden başlaması ihtimaline karşı yoğun hazırlık yürüttüğünü öne süren yetkililer, bunların “ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yapılan en kapsamlı hazırlıklar” olduğunu kaydetti. Yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump’ın “askeri saldırıları yeniden başlatmaya karar vermesi” halinde, seçenekler arasında İran’ın askeri ve altyapı hedeflerine yönelik daha yoğun bombardımanların düzenlenmesinin yer aldığını belirtti. Uranyum operasyonu! Bir başka seçeneğin ise İran’daki nükleer maddeleri ele geçirmek üzere özel harekat birliklerini sahaya göndermek olduğunu kaydeden yetkililer, martta bir kısım özel harekat mensubunun, Trump’a bu seçeneği sunmak amacıyla Orta Doğu’ya sevk edildiğini ileri sürdü. Yetkililer, bu seçeneğin ciddi can kaybı risklerini barındırabileceğini vurgularken, ABD ve İsrail için zaferin “zor bir hedef” olabileceğini ifade etti. Bölgede yaklaşık 5 bin deniz piyadesi ile 82. Hava İndirme Tümeni’ne bağlı 2 bin civarında piyadenin talimat beklediğini belirten yetkililer, olası bir saha operasyonuna yeşil ışık yakılması halinde, bu birliklerin İran’ın İsfahan kentindeki nükleer tesisteki malzemelere ulaşmak için kullanılabileceğini kaydetti. Yetkililer, bu birliklerin İran’ın petrol ihracatının merkezi “Hark Adası’nı ele geçirme çabalarında” da kullanılabileceğini ancak bunun için ordunun daha fazla kara birliğine ihtiyaç duyacağını aktardı. Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, zenginleştirilmiş uranyumun ülkeden çıkarılması konusunun ABD ile görüşmelerde çıkmaza girdiğini, dosyanın ileriki aşamalara ertelendiğini belirterek, bu konuda inisiyatif alan Moskova ile yeni istişareler yürütüleceğini açıkladı. USS Gerald R. Ford ABD’ye geri döndü ABD donanmasına ait, dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald R. Ford, ABD/İsrail-İran Savaşı ve Venezuela’daki operasyonlar dahil yaklaşık 11 ay süren görevinin ardından ABD’nin Virginia eyaletindeki Norfolk Deniz Üssü’ne geri döndü. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile gemide görevli yaklaşık 4 bin 500 denizcinin ailesi gemiyi karşıladı. ‘İki günde yok edebiliriz’ ABD Başkanı Trump, Fox News kanalına verdiği röportajda İran’ın direncinin farkında olduğunu ve hiçbir şeyi hafife almadığını vurgularken, yine de istemesi halinde İran’a kısa süre içinde büyük zarar verebileceklerini savundu. İran’ın tüm altyapısına zarar vermediğini ifade eden Trump, “Her şeyi iki günde yok edebiliriz” dedi. ABD Başkanı, “Tahran’ın müzakerelerde güvenilmez ve öngörülemez” olduğunu savunurken, “Her anlaşma yaptıklarında, ertesi gün sanki o konuşmayı hiç yapmamışız gibi davranıyorlar. Bu herhalde beş kez oldu. Onlarda bir sorun var” dedi. Trump ayrıca olası bir çözümün askeri veya diplomatik olabileceğini ve bunun İran’ın tutumuna bağlı olacağını kaydetti. 3 Kasım’da ABD’de yapılacak Kongre seçimleri hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Trump, “Seçimlerin İran konusunda ne olacağına karar vermesine izin vermeyeceğim” dedi. Fidan, ABD ve İranlı yetkililerle görüştü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan İstanbul’da ABD ve İran’lı yetkililerle görüştü. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre Fidan, ABD’nin NATO nezdinde Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker ve İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri’yi İstanbul’da ayrı ayrı kabul ederek, bir süre görüştü. Tayvan’a bağımsızlık uyarısı ABD Başkanı, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Pekin’de gerçekleştirdiği iki günlük zirvenin ardından Cuma günü Fox News’e verdiği röportajda, “Birilerinin bağımsızlığını ilan etmesini istemiyorum” dedi. Trump daha önce de Çin’in kendi toprağı olarak gördüğü ve gerekirse güç kullanarak kontrol altına alabileceğini söylediği Tayvan konusunda “iki taraftan birine yönelik herhangi bir taahhütte bulunmadığını” ifade etmişti. Trump, Fox News röportajında ABD politikasının değişmediğini yineledi. “Biliyorsunuz, bir savaş için 9 bin 500 mil uzağa gitmemiz bekleniyor. Ben bunu istemiyorum. Ortalığın sakinleşmesini istiyorum. Çin’in sakinleşmesini istiyorum” dedi. Öte yandanTayvan Dışişleri Bakanlığı, Trump’ın açıklamalarının ardından “Pekin’in Tayvan üzerinde egemenlik iddia etme hakkı yoktur” mesajı verdi, Tayvan’ın “egemen ve demokratik bir ülke” olduğunu vurguladı. Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te daha önce Tayvan’ın zaten egemen bir ulus olarak kendini gördüğü için resmi bağımsızlık ilanına gerek olmadığını belirtmişti. Trump geri planda kaldı ABD merkezli Time dergisi, yeni kapağına ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Pekin’deki görüşmesini taşıdı. Kapağa iki liderin el sıkışırken fotoğrafını koyan Time, başlık olarak da “Kavuşma (The Reunion)” ifadelerini kullandı. Derginin görüşmeye ilişkin yazısında ise, ziyaretin“gücün doğuya kaydığını vurguladığı” belirtilirken, Trump’ın Çin’deki ziyareti boyunca sürekli olarak geri planda kaldığı öne sürüldü.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
ABD-İran Mutabakatına Doğru: İsrail ‘Geçici Çözüm’den Rahatsız
ABD ve İran arasında nükleer program ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasını öngören geçici bir anlaşmaya varılması yönünde yoğun diplomasi sürdürülüyor. Başkan Trump büyük ölçüde taviz kopardıklarını iddia ederken, İran tarafı henüz nihai mutabakat olmadığını belirtiyor. Başkan Yardımcısı Vance yalnızca “birkaç pürüz” kaldığını söyledi. Ancak sahada ateşkes ihlalleri devam ediyor; taraflar son 48 saatte Hürmüz Boğazı çevresinde karşılıklı suçlamalarda bulundu. İsrail medyasına göre Tel Aviv yönetimi, anlaşmanın kapsamından duyduğu rahatsızlığı Washington’a iletti. Haaretz ve Kanal 12’nin haberlerinde, İran’ın nükleer programına ilişkin temel meseleleri ileri bir tarihe erteleyecek “sınırlı geçici anlaşma”nın İsrail’in stratejik hedefleriyle uyuşmadığı vurgulanıyor. İsrail’in özellikle İran’ın füze kapasitesi ve bölgesel vekil güçleri üzerindeki etkisinin sınırlandırılmamasından endişe ettiği belirtiliyor. Bu arada ABD istihbaratına dayandırılan uydu görüntüleri, İran’ın ağır bombardımana rağmen yer altı füze altyapısını ve insansız hava aracı üretimini beklenenden hızlı restore ettiğini ortaya koyuyor. İran Dışişleri Bakanı Erakçi, herhangi bir anlaşmanın Lübnan dahil tüm cepheleri kapsaması gerektiğini söyleyerek ateşkesin genişletilmesi talebini yineledi. Öte yandan ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma planlarını hızlandırması ve Körfez’deki gizli hava saldırılarına dair haberler, bölgesel denklemdeki karmaşık ittifak yapısını gözler önüne seriyor.
207 olay48 dk önce - Ortak aktör
Tayvan: Çin Sarı Deniz'den Pasifik'e 100'den fazla gemi konuşlandırdı
Tayvanlı güvenlik yetkilileri, Çin'in Sarı Deniz, Güney Çin Denizi ve Batı Pasifik'i kapsayan geniş bir bölgede 100'den fazla donanma, sahil güvenlik ve diğer gemiyi konuşlandırdığını açıkladı. AFP'ye konuşan ismi açıklanmayan bir yetkili, söz konusu hareketliliğin ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Pekin'deki görüşmesinden önce başladığını belirtti. Bu konuşlandırma, Pekin yönetiminin bölgedeki askeri varlığını artırdığına yönelik değerlendirmeleri güçlendirdi. Çin'in özellikle Tayvan çevresindeki denizlerdeki faaliyetleri, uzun süredir taraflar arasında gerilime yol açıyor. Yetkililer, hareketliliğin doğrudan zirveye yönelik bir mesaj olup olmadığı konusunda net bir açıklama yapmadı ancak zamanlama dikkat çekici bulundu.
Çin1 olay23 May - Ortak aktör
Trump Tayvan Silah Satışını Değerlendiriyor, İran Savaşı Nedeniyle Askıya Alma Sinyali
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'e Tayvan konusunda herhangi bir taahhütte bulunmadığını açıkladı ve 14 milyar dolarlık silah satışıyla ilgili yakında karar vereceğini söyledi. Ancak ABD Donanması Bakan Vekili Hung Cao, İran'a yönelik askeri operasyonlar için mühimmat stoklarını korumak amacıyla satışın askıya alındığını belirtti. Tayvan yönetimi ise resmi bir bildirim almadığını duyurdu. Çin Dışişleri Bakanlığı da silah satışlarına karşı muhalefetini yineleyerek, bunun 'Çin'in içişlerine müdahale' olduğunu savundu. Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te, adanın savunma ihtiyaçlarını vurgulayarak silah alımına devam etmek istediklerini ve 'pazarlık konusu olamayacaklarını' ifade etti. Bu gelişmeler, ABD-Tayvan-Çin üçgeninde gerilimi artıran yeni bir belirsizlik yarattı. İran'da süren 'Operasyon Destan Öfkesi' adlı askeri harekat, ABD ordusunun mühimmat rezervlerini zorluyor ve Tayvan'a planlanan satışı doğrudan etkiliyor. Trump yönetimi bir yandan Çin'le stratejik rekabeti yönetirken, diğer yandan askeri önceliklerini yeniden belirlemek durumunda kalıyor. Lai'nin 'Tayvan'ın feda edilmeyeceği' yönündeki açıklamaları, adadaki siyasi hassasiyeti yansıtırken, Pekin'in sert tepkisi ise egemenlik konusundaki kırmızı çizgilerini bir kez daha ortaya koydu. 14 milyar dolarlık silah paketi, Tayvan'ın hava savunma ve deniz yeteneklerini güçlendirmeyi hedefliyor. Satışın kaderi, ABD'nin Asya-Pasifik'teki güvenilirliği ve Çin'le ilişkilerin seyri açısından kritik öneme sahip. Trump'ın Xi'ye taahhüt vermemesi ve kararını ertelemesi, müzakerelerde elini güçlendirme arayışı olarak yorumlanırken, İran cephesindeki ihtiyaçların beklenmedik biçimde öne çıkması stratejik önceliklerin ne denli kırılgan olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki günlerde verilecek nihai karar, hem bölgesel güç dengelerini hem de küresel silah ticaretini etkileyecek potansiyele sahip.
Çin7 olay23 May - Ortak aktör
Pekin, Lai'yi 'barış yıkıcı' ilan etti, ABD'ye uyarıda bulundu
Pekin yönetimi, Tayvan lideri William Lai Ching-te'nin görevdeki ikinci yıl dönümü konuşmasının ardından sert bir açıklama yaparak Lai'yi 'boğazlar arası barışı yıkan' kişi olarak niteledi. Eş zamanlı olarak, ABD Başkanı Donald Trump'ın Pekin ziyareti sonrası Tayvan'ın bağımsızlığına ilişkin yorumları ve Lai ile görüşmeye açık olduğu yönündeki sinyallerine karşı Çin Dışişleri Bakanlığı, Washington ile Tayvan arasındaki resmi temaslara ve silah satışlarına karşı tutumun tutarlı, net ve kesin olduğunu vurguladı. Trump'ın açıklamaları, Pekin'in 'tek Çin' politikasına yönelik meydan okumaları yoğunlaştırdığı bir döneme denk geldi. Çin'in Tayvan İşleri Ofisi, Lai'nin konuşmasını ve sonraki yorumlarını kınarken, Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo da resmi ABD-Tayvan etkileşimlerine yönelik muhalefeti yineledi. Bu gelişmeler, uzun süredir devam eden Tayvan Boğazı gerginliğini yeniden alevlendirdi. Diplomatik açıdan Pekin'in tepkileri, hem Tayvan yönetimini doğrudan hedef alarak hem de ABD'yi ikili ilişkilerin temelini sarsacak adımlar konusunda uyararak iki cepheli bir strateji izlediğini gösteriyor. Tayvan meselesinin Çin-ABD ilişkilerinde en hassas konumunu koruduğu ve Pekin'in bu konudaki duruşunun değişmediği bir kez daha teyit edildi.
Çin2 olay21 May - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın 'Canavar' aracı NATO zirvesi için Ankara'ya indi
ABD Başkanı Donald Trump'ın resmî devlet aracı olarak kullandığı ve 'Canavar' olarak bilinen zırhlı limuzin ile konvoy araçları, Türkiye'de düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde Ankara'ya getirildi. Cadillac One adıyla da anılan araç, başkanlık güvenlik protokolünün kritik bir parçasını oluşturuyor. Bu transfer, Trump'ın zirveye bizzat katılacağını teyit ederken, ABD'nin lojistik hazırlıklarını gözler önüne serdi. Trump yönetiminin zirve için Türkiye'yi tercih etmesi ve ilgili hazırlıklar, Washington'ın NATO içindeki angajmanını ve Türkiye'nin ittifaktaki stratejik konumunu vurguluyor. Araç konvoyu gibi üst düzey güvenlik önlemleri, zirvenin uluslararası medya ve diplomatik çevrelerdeki yüksek profilini yansıtıyor. NATO liderlerinin Ankara'da bir araya geleceği bu toplantı, transatlantik güvenlik konuları, kolektif savunma taahhütleri ve bölgesel krizlere odaklanacak. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, ittifakın güneydoğu kanadının önemini bir kez daha teyit ederken, ABD Başkanı'nın varlığı ikili ve çok taraflı diplomasi fırsatlarını da beraberinde getiriyor.
ABD5 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump Ankara'da Zelenskiy ve Şara ile kritik zirvelere hazırlanıyor
Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile ayrı ayrı görüşeceğini duyurdu. Açıklama, Beyaz Saray Baş Basın Sözcü Yardımcısı Anna Kelly tarafından telekonferans yoluyla yapılan basın toplantısında geldi. Görüşmelerin, NATO müttefikleriyle yapılacak istişarelerin hemen ardından gerçekleşmesi planlanıyor. Bu temaslar, Rusya-Ukrayna savaşı ve Suriye'deki siyasi geçiş süreci gibi uluslararası gündemin en sıcak başlıklarında ABD'nin diplomatik angajmanını yansıtıyor. Ankara'da bir araya gelecek liderlerin, bölgesel istikrar ve güvenlik konularını masaya yatırması bekleniyor. Trump'ın Zelenskiy ile görüşmesi, ABD'nin Ukrayna'ya desteğinin seyri açısından önem taşırken, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile yapılacak ilk yüz yüze temas ise Şam yönetimiyle ilişkilerde yeni bir aşamaya işaret edebilir. Ziyaretin zamanlaması, NATO Zirvesi'nin hemen sonrasına denk gelerek ittifakın doğu kanadı ve Orta Doğu'daki meydan okumalara bütüncül bir yaklaşım sunma çabası olarak değerlendiriliyor.
ABD3 olay12 sa önce