Srebrenitsa Mağduru: Mladiç Öldü, Ruhu Sırbistan’da Yaşıyor
Srebrenitsa Soykırımı'nın baş sorumlularından Ratko Mladiç, Hollanda'nın Lahey kentindeki cezaevinde hayatını kaybetti. 'Bosna Kasabı' olarak anılan Mladiç'in ölümünün ardından Sırbistan'ın 7 Eylül için devlet töreni hazırlığı yaptığı bildirildi. Soykırımdan sağ kurtulan Selma Jahic, CNN Türk'e verdiği röportajda Mladiç'in daha uzun süre acı çekmesini istediğini söyledi. Jahic, Mladiç ölmüş olsa da ruhunun Sırbistan'da yaşadığını ifade etti. Bu açıklama, failin ölümünün bölgedeki anma ve siyasi gerilimleri sona erdirmediğini gösteriyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Security04 Sept, 11:30
Srebrenitsa Soykırımı'ndan sağ kurtulan Jahic, CNN Türk'e konuştu! 'Bosna Kasabı Mladiç öldü ama ruhu Sırbistan'da yaşıyor'
Bosnalı Müslümanların katledildiği Srebrenitsa Soykırımı'nın baş sorumlularından Sırp komutan Ratko Mladiç, Hollanda'nın Lahey şehrindeki cezaevinde öldü. "Bosna Kasabı" olarak adlandırılan Sırp komutan içinse Sırbistan, 7 Eylül'de devlet töreni hazırlığı yapıyor. 'DAHA UZUN SÜRE ACI ÇEKMESİNİ İSTEDİM' Srebrenitsa Soykırımı'nda sağ kurtulan Selma Jahic, CNN Türk'te Serdar Korucu'nun sorularını yanıtladı. Jahic, "Bu canavarın öldüğünü ve hapiste hastalıkla boğuştuğunu, ölürken acı çektiğini duyduğumda çok ama çok mutlu oldum. Ama sonrasında duygularım birbirine karıştı. Biraz daha uzun yaşamasını, biraz daha uzun süre acı çekmesini istedim. Hayatını kaybeden bütün anneleri düşündüm; çocuklarının kemiklerinden tek bir parça bile bulamadan hayatını kaybeden anneleri… Bizim aile üyelerimiz huzur içinde ölmedi. Onun öyle huzur içinde ölme hakkı yoktu" dedi. Bosna Hersek'teki soykırımda tüm faillerin cezalandırılmadığının altını çizen Selma Jahic, Mladiç'in tek fail olmadığını vurguladı: "İnsanların infaz alanlarına götürülmesini sağlayan devasa bir mekanizma vardı. Toplu mezarları kazan, cesetleri bu mezarlara taşıyan bir mekanizma… Dolayısıyla gerçek anlamda adalet sağlanmış değil. Bazı kişiler hakkında soykırım suçundan mahkûmiyet kararı verildi. Ama soykırım, Bosna-Hersek'in tamamında, Boşnak halkının tümüne karşı işlendi." 'HAYATTA KALMAYA ÇALIŞIYORDUK' Jahic, Mladiç'in asla yaptıklarını suç olarak görmediğini söyledi, "Sırp halkı için iyi bir şey yaptığına inanıyordu" diye ekledi. Selma Jahic, Sırbistan'ın devlet töreni kararını da eleştirdi: "Sırbistan ve Sırp hükümeti bugüne kadar Srebrenitsa soykırımındaki sorumluluklarına dair her türlü anlatıyı reddediyordu. Bugüne kadar 'Biz hiçbir şey yapmadık. Orada işlenen savaş suçlarıyla bizim hiçbir ilgimiz yoktu' diyorlardı. Suçları işleyen varsa onların kendi başlarına hareket ettiğini söylüyorlardı. Bir soykırım suçlusunu kahraman gibi onurlandırmalarıysa şu anlamına geliyor: "Biz de bu soykırımın suç ortaklarıydık. Biz de soykırım işledik. Ve evet, biz de failler arasındayız." Srebrenitsa doğumlu Selma Jahic, 1992'den 1995'e kadar süren saldırılar boyunca annesi, küçük erkek kardeşi ve diğer akrabalarıyla şehirde olduklarını söyledi ve yaşadıkları soykırım sürecini anlattı: "Şehir 1995'te Sırp militanları tarafından ele geçirildiğinde yedi yaşındaydım. Bazen köylere kaçtık bazen şehre döndük. Sürekli yiyecek ve barınak bulmaya, hayatta kalmaya çalışıyorduk. Çok sayıda akrabam öldürüldü. Kimi bombardımanlarda hayatlarını kaybetti kimi yiyecek bulmaya, çocuklarını kurtarmaya çalışırken öldü. Ve sonunda büyük bölümü, Srebrenitsa'dan sürülerek infaz alanlarına götürüldü ve katledildiler. Annem, kardeşim ve ben, çok sayıda kadın ve çocukla birlikte Srebrenitsa'dan götürülen ilk gruplardan biriydik. Bize, "Kim gitmek istiyor? Bu bölgeden ayrılabilir. Özgürsünüz" dediler. Onlara inandık. Çünkü savaştan ve açlıktan dolayı tamamen tükenmiştik. Sadece huzur ve sessizlik istiyorduk. Belki savaş bitmiştir diye düşündük. Bu yüzden onlara güvendik. Bizi askeri kamyonlara bindirdiler. Ve erkekleri kadınlardan ayırmaya başladıklarını hatırlıyorum. Biz bunun olacağını bilmiyorduk. 'YAPILABİLECEK EN KORKUNÇ ŞEYİ GERÇEKLEŞTİRDİLER' Önümüzde, büyükannem ve büyükbabam yaşlarında yaşlı bir çift vardı. Adamı kenara çektiler ve "Sen hiçbir yere gitmiyorsun. Burada kalacaksın" dediler. Adam yalvardı çünkü eşi hastaydı. "Lütfen eşimle gitmeme izin verin. Güvenli bölgeye ulaşacak kadar güçlü değil. Oraya varamaz" dedi. Onun yüzüne gülerek, "Merak etme. Seni Bosna ile Sırbistan'ı ayıran nehirde buluruz" dediler. Sonra adamı kenara çektiler ve kadın bizimle birlikte devam etti. O an "Aman Allahım, dedeme ne olacak?" diye düşündüm. Çünkü büyükannem bizimle bu kamyonlara binecek kadar güçlü değildi. Bu nedenle onlar bir gün daha kalmıştı. Bizim araçlarımızda çok az sayıda erkek de vardı. Onlar şüphe çekmemek için seçilmişlerdi. Hepsi bu… Sonra Tuzla şehrine götürüldük. Orada bir mülteci kampına yerleştirildik. Ertesi gün insanlar Srebrenitsa'da yaşananlarla ilgili korkunç şeyler anlatmaya başladı. Öncesinde Mladiç'in dünyaya ne kadar büyük bir lider olduğu ve insanlara ne kadar iyi davrandığı anlatılırdı. Çünkü o zamanlar kameralar açıktı. Katliam kameralar kapanınca başladı. Dünyanın görmediği bir şeyi yaşadık. Büyükannem ertesi gün yanımıza geldi ve büyükbabamı da götürdüklerini söyledi. Onu bir daha hiç görmedik. Zihinsel engeli olan bir amcamı da götürdüler ve kendisinden bir daha haber alamadık. Bu şekilde çok sayıda akrabam, kuzenim götürüldü. Halbuki bize onlara güvenmemiz söylenmişti. Birleşmiş Milletler'in bulunduğu bölgedeydik ve bize zarar vermeyeceklerine, orada güvende olacağımıza inanmıştık. Sonunda yapılabilecek en korkunç şeyi gerçekleştirdiler." Dedesine ait kalıntılara 2007'de ulaşabildiklerini söyleyen Jahic, bu süreçte ikinci yaslarını yaşadıklarını belirtti: "O kişiyi ikinci kez kaybediyorsunuz. Kızılhaç'tan gelen mektup öncesinde ister istemez aklınızda bir sahte umut, bir yanılsama yaratıyorsunuz. "Belki hayatta kalmıştır. Belki bizimle iletişime geçemiyordur" diye düşünüyorsunuz. Hayatta kaldığına dair her türlü olumlu ihtimali hayal ediyorsunuz. Sonra o mektubu aldığınızda her şey paramparça oluyor. Çünkü o mektupta büyükbabamın kalıntılarının fotoğrafları vardı. Ve bu nedenle biz aynı cehennemi ikinci kez, yeniden yaşadık. Öte yandan Srebrenitsa annelerinin her yıl çocuklarına ait bir başka kemiği, bir başka parçayı, belki bir parmağını bulup gömmesinin nasıl bir şey olduğunu hayal bile edemiyorum. Çünkü kalıntılar çok sayıda toplu mezara dağıtılmıştı. Her yıl yine yeniden bunu yaşamak, bize bunun yaşatılması korkunç bir şey. Bitmeyen bir dehşet." 'DNA'LARINI KİRLETTİĞİMİZE İNANIYORLAR' Soykırım sürecinde Bosnalı Müslümanlara "Türk" denildiğini söyleyen Selma Jahic bunun Sırp milliyetçilerinin ideolojisine dayandığını ifade etti: "Bizleri "Türk" olarak adlandırmanın Sırp mitolojisinde kökleri var. Bir anlamda Osmanlı İmparatorluğu'ndan intikam alma düşüncesi hala devam ediyor. Bu pek çok insana son derece saçma gelebilir. Evet saçma ama bazı milliyetçilere göre, bizler, Osmanlı İmparatorluğu döneminde İslam'ı kabul ederek onlara göre kanımızı kirlettik. İslam'a geçerek DNA'larını kirlettiğimize inanıyorlar. İşte bu yüzden de bize nefretle "Türkler" diyorlardı. Bunu insan değilimişiz de "insan altı varlıklarmışız" gibi kullanıyorlardı. Sırp milliyetçilerindeki "Kanınızı İslam'la kirlettiniz" anlayışı savaş sırasında cinsel şiddete dönüştü. Boşnak kadınlara bu nedenle tecavüz ettiler. Onların korkunç anlayışına göre, o kadına tecavüz edip hamile bıraktıklarında ve bu çocuğu doğurmasını sağladıklarında, onu "temizlemiş olacak" ve çocuk Sırp olacaktı. Bu, gerçekten çok iğrenç bir ideoloji." Birleşmiş Milletler'e ve uluslararası topluma güvenmediğini söyleyen Jahic, "Bugün Filistin'de soykırım işlendiğini görüyoruz. Sudan, Yemen, Rohingya var. Dünyanın dört bir yanında soykırım işleniyor. Yani hiçbir şey değişmedi" dedi. Türkiye'ye desteği için teşekkür eden Selma Jahic, "Türklerin bizim acımızı kendi acıları gibi hissettiklerini düşünüyorum" diye ekledi. Sırbistan'da skandal! Soykırım suçlusu 'Bosna Kasabı'nın cenazesini askeri törenle karşıladılar
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Güney Kore'den Hürmüz Boğazı'na askeri konuşlanma iddiası
Güney Kore basınında hükümet kaynaklarına dayandırılan haberlere göre Seul yönetimi, Hürmüz Boğazı'nda seyir güvenliğini sağlama çabalarını desteklemek amacıyla bölgeye askeri unsurlar konuşlandırmaya hazırlanıyor. Söz konusu sevkiyatın yıl sonundan önce gerçekleştirilmesi hedefleniyor. İddia, ABD ile İran arasındaki askeri gerginliğin Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde gündeme geldi. Güney Kore'nin olası askeri varlığı, boğazdaki deniz trafiğinin korunmasına yönelik uluslararası çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Afganistan1 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Taliban'dan Her Türlü Protestoya Yasak: Yönetim Savundu
Afganistan'daki Taliban yönetimi, ülkede her türlü protestoyu yasaklayan yeni düzenlemeyi savundu. Yönetim, kararın İslam hukukuna uygun olduğunu öne sürdü. Taliban'ın yeniden iktidara gelmesinden bu yana ülkede protestolar nadiren düzenleniyordu. İnsan hakları örgütleri yasağa tepki gösterdi. Düzenleme, Taliban yönetiminin ifade ve toplanma özgürlüğü üzerindeki kısıtlamalarını genişletiyor. Uluslararası toplumun Afganistan'daki insan hakları durumuna ilişkin endişeleri sürüyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM: Afgan savaş mağdurları adalet ve tazminattan yoksun
Birleşmiş Milletler, Afganistan'da 2001-2021 arasındaki savaşın sivil mağdurlarının çoğunun yaşadıkları acı için 'adalet, tazminat ve hatta kabul' görmediğini açıkladı. Salı günü yapılan açıklamada, Kabil'de bir kişinin 'dünya bizi unuttu' sözlerine yer verildi. ABD, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından Afganistan'a askeri müdahale başlatmış, bu durum sivillerin zarar gördüğü yirmi yıllık bir çatışma sürecini beraberinde getirmişti. BM'nin değerlendirmesi, savaşın insani maliyetinin hesap verilebilirlik boyutunun hâlâ çözülmediğine işaret ediyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Enerji Bakanlığı'ndan genç araştırmacılara burs başvuruları başladı
Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK), Temmuz ayı başında Araştırma Burs Programları'nı başlattı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre program, başarı ve araştırma olmak üzere iki ayak üzerine kurulu; başvuruların başladığı duyuruldu. Program, üniversite öğreniminin ilk yılından itibaren yetkin, üretken ve uluslararası standartlarda araştırma yapabilen gençleri desteklemeyi hedefliyor. TENMAK çatısı altında yürütülecek burslar, enerji, nükleer ve maden araştırmaları alanında nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine yönelik bir adım olarak öne çıkıyor.
Afganistan2 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Koç Holding, Antalya’daki COP31’in Küresel İş Ortağı Oldu
Koç Holding, Türkiye’nin Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 iklim zirvesinin “Küresel İş Ortağı” oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç’u bakanlıkta kabul ederek iş birliğine ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bakan Kurum paylaşımında, kamudan özel sektöre, finans dünyasından sivil topluma kadar tüm paydaşlarla güç birliği yapılarak Türkiye’nin iklim eylemindeki kararlılığının dünyaya gösterileceğini belirtti. Bu ortaklık, COP31 hazırlık sürecinde özel sektörün rolünü ortaya koyarken, zirve öncesinde kurumsal iş birliklerinin somutlaştığı bir adım olarak kayda geçti.
Afganistan1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
NASA, evrenin haritasını çıkaracak Roman Uzay Teleskobu'nu fırlatıyor
NASA, evrenin bugüne kadarki en geniş haritasını çıkarmak ve fizikteki büyük gizemleri aydınlatmak amacıyla geliştirilen yeni amiral gemisi Roman Uzay Teleskobu'nu pazar günü fırlatmaya hazırlanıyor. Çok yıllı görev kapsamında teleskop, evrenin yapısına ilişkin kapsamlı veri toplayacak. Roman Uzay Teleskobu, NASA'nın amiral gemisi sınıfındaki en yeni uzay gözlemevi olacak. Görev süresince evrenin haritasını çıkarmaya yönelik gözlemler yapması planlanıyor.
Afganistan1 olay5 gün önce