Türkiye'nin Lübnan Hamlesi İsrail'i Endişelendiriyor: 'Tel Aviv Kıskaca Alınır'
Milliyet'in aktardığına göre, Tel Aviv merkezli Mako'da yayımlanan bir analizde Türkiye'nin Orta Doğu'da artan nüfuzunun İsrail'i endişelendirdiği belirtildi. Analizde, Türkiye'nin Gazze ve Suriye'deki etkisinin ardından bu kez Lübnan'daki yeni güvenlik yapılanmasında rol almak istediği ifade edildi. 'Dinlenmeye vakit yok' ifadesine yer verilen yazıda, Türkiye'nin hamlesinin Tel Aviv'i kıskaca alabileceği değerlendirmesi yapıldı. Analiz, Türkiye'nin bölgedeki artan etkisinin İsrail'in güvenlik hesaplarını değiştirebileceğine işaret ediyor. Özellikle Lübnan'da oluşturulacak yeni güvenlik düzeninde Türkiye'nin rol almasının, İsrail'in kuzey sınırındaki stratejik denklemi etkileyebileceği öne sürülüyor. Haber, Türkiye'nin bölgedeki etki alanını genişletme çabalarının İsrail basınında yakından izlendiğini gösteriyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 2h ago- Security02 Sept, 11:35
Bu kez Suriye değil! 'İsrail'i endişelendiren Türk hamlesi': 'Tel Aviv'i kıskaca alır'
MİLLİYET.COM.TR / Türkiye’nin Orta Doğu’daki artan nüfuzu İsrail basınının gündeminden düşmüyor. ‘İSRAİL’İ ENDİŞELENDİREN TÜRK HAMLESİ’ Tel Aviv merkezli Mako’da yayımlanan ‘İsrail’in endişelendiren Türk hamlesi” başlıklı analizde, “Dinlenmeye vakit yok” ifadeleri kullanılırken, Türkiye’nin Gazze ve Suriye’deki etkisinin ardından bu kez Lübnan’daki yeni güvenlik yapılanmasında rol almak istediği iddia edildi. Haberde, Ankara’nın Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin sona ermesinin ardından oluşturulması planlanan çok uluslu güce asker ve yetkili gönderme girişiminde bulunduğu iddia edildi. İsrail’in ise UNIFIL’in görev süresinin uzatılmasına karşı çıkarken, Türkiye’nin olası rolünü engellemek için harekete geçmesinin beklendiği belirtildi. ‘YENİ GÜÇ ALANI’ Mako, Türkiye’nin son dönemde Gazze ve Suriye’de artan etkisine dikkat çekerek Ankara’nın bölgede her geçen gün gücünü artırdığına dikkat çekti. Haberde Türkiye’nin Güney Lübnan’ın yeniden inşasına destek vermeye pozitif baktığı iddia edilirken “Ankara, UNIFIL’in bölgeden çekilmesini yalnızca bir boşluk olarak görmüyor. Türkiye için Orta Doğu’da yeni bir güç alanı oluşuyor” denildi. YIL SONUNDA SONA ERİYOR Tel Aviv kulislerinde Türkiye iddiaları, UNIFIL’in geleceğinin tartışıldığı bir dönemde geldi. Halen 46 ülkeden 7 bin 400’den fazla askeri bünyesinde barındıran UNIFIL’in görev süresinin 2026 sonunda sona ermesi planlanıyor. İsrail ordusu ise uzun süredir Güney Lübnan’daki BM gücünü Hizbullah’ı engellemekte başarısız olmakla suçluyor. Mako’nun aktardığına göre üst düzey bir ordu yetkilisi, Hizbullah’ın UNIFIL askerlerinin “burnunun dibinde” güçlendiğini ve silahlı bir ordu oluşturduğunu öne sürdü. ‘ASIL ENDİŞE’ Mako’daki değerlendirmeye göre İsrail açısından asıl sorun, UNIFIL’in yerine nasıl bir gücün geleceğinden çok, Türkiye’nin bu yapının içerisinde ne kadar etkili olacağı. İsrail tarafındaki değerlendirmelerde, Türk askerlerinin Güney Lübnan’da konuşlandırılmasının bölgedeki dengeleri değiştirebileceği öne sürüldü. İsrail savunma çevreleri, Gazze ve Suriye’de olduğu gibi Türkiye’nin askeri varlığının bulunduğu alanlarda Ankara’nın bu varlığı İsrail’i sınırlandırmak ve baskı altına almak için kullanabileceğini iddia ediyor. ‘TEL AVİV’İ KISKACA ALIR’ Haberde ayrıca, Türk askerlerinin bölgede bulunma ihtimalinin Tel Aviv’in hareket alanını daraltıp kıskaca alabileceğine dikkat çekildi. ‘TÜRKİYE YALNIZ DEĞİL’ Ancak İsrail’e göre Güney Lübnan için yeni bir güvenlik mekanizması arayışında Türkiye yalnız değil. Fransa ve İtalya çok uluslu bir yapılanmayı desteklerken, Almanya Güney Lübnan’da bir Avrupa gücü oluşturulması fikrine destek veriyor. Avrupa Birliği ise Lübnan ordusunun kapasitesini geliştirmeye yönelik bir misyonu teşvik ediyor. ABD ajanslarına göre, 10’dan fazla AB ülkesi, ekim ayında başlaması planlanan Avrupa misyonuna katkı vermeye hazır. Ancak mevcut planlamada bu misyonun UNIFIL’in yerini alması değil, onunla birlikte çalışması öngörülüyor. Mako’ya göre Türkiye’yi diğer Avrupa ülkelerinden ayıran nokta ise Ankara’nın Orta Doğu’daki etkisini genişletme konusunda daha belirgin bir iradeye sahip olması. ‘BİRDEN FAZLA SEÇENEK VAR’ İsrail basınına göre Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın önünde UNIFIL’in çekilmesinin ardından bölged güvenlik boşluğu oluşmasını önlemeye çalışan birden fazla seçenek var. Aoun’un açıklamalarına göre masada yalnızca Türkiye ve Avrupa ülkelerinin yer aldığı bir model bulunmuyor. Arap ve Müslüman ülkelerin katılımı, Avrupa desteği ve NATO’nun dahil olabileceği farklı seçenekler de değerlendiriliyor. Ancak İsrail açısından Türkiye’nin olası rolü diğer seçeneklerden farklı görülüyor. UNIFIL’in görev süresinin sona ermesine aylar kala, Güney Lübnan’da yalnızca yeni bir güvenlik gücünün değil, bölgedeki güç dengelerinin de yeniden şekillenmesi ihtimali tartışılıyor. Erdoğan-Putin görüşmesi İsrail ve Yunanistan'da yankılandı! '90 dakika' detayı: 'Bir sonraki hedef duyuruldu: Yeni nükleer hamle' İsrailli komiserden Tel Aviv'i sarsan itiraf! 'Haydut ve cani devlet'
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
ABD-İran Mutabakatına Rağmen İsrail'den Lübnan'a Kanlı Saldırı: 4 Ölü
İsrail ordusu, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes mutabakatına ve mevcut ateşkese rağmen, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentine bağlı Meyfedun ve Şevkin beldelerinde üç aracı insansız hava aracıyla vurdu. Saldırıda dört kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la bir ateşkes anlaşmasına varıldığını ve Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın sona erdiğini açıklamış, Tahran ise teklifi incelediğini bildirmişti. Buna karşın İsrail, Lübnan'ın güneyindeki 29 belde için tahliye uyarıları yaparak Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenledi. AB, Lübnan'ın ateşkes kapsamına alınması gerektiğini vurgularken BM çatışmalarda düşüş gözlendiğini belirtti. Saldırı, ABD-İran hattında ilerleyen diplomatik sürecin sahadaki kırılganlığını ortaya koyuyor. İsrail'in operasyonlarına devam etmesi, varılan mutabakatın kapsayıcılığına yönelik soru işaretlerini artırırken, Lübnan'da sivil kayıplar ve altyapı hasarı derinleşiyor. Uluslararası aktörler, kalıcı bir ateşkes için Lübnan'ın da sürece dahil edilmesi çağrısında bulunuyor.
374 olay8 sa önce - Ortak aktörcanlı
Lübnan'ın Güneyinde Arazi Tahribatı ve ABD'nin Rolü Tartışılıyor
Responsible Statecraft'ın haberine göre, iki yıldır süren savaşta ölü, yaralı ve yerinden edilenlerin sayısı öne çıkarken, güney Lübnan'daki toprak tahribatı daha az dikkat çekti. Yangın çıkarıcı mühimmat, sistematik yıkımlar ve havadan herbisit püskürtme gibi yöntemlerin geniş arazi parçalarını tahrip ettiği belirtiliyor. Haberde, bu tahribatın ABD tarafından finanse edildiği iddiası yer alıyor. Bölgedeki çevresel yıkımın yalnızca insani değil, aynı zamanda uzun vadeli ekonomik ve tarımsal sonuçları olabileceği değerlendiriliyor. Diplomatik bağlamda, savaşın etkisinin can kaybıyla sınırlı kalmadığı, toprak ve doğal kaynakların tahribatıyla da ölçülmesi gerektiği vurgulanıyor.
Filistin1 olay25 Ağu - Ortak aktörcanlı
İsrail'in 1915 Kararına Ankara ve Bakü'den Sert Tepki: 'Kendi Suçunu Örtbas Çabası'
İsrail hükümeti, Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın girişimiyle 1915 olaylarını 'Ermeni soykırımı' olarak tanıdı. Karar, İsrail'in Gazze'deki askerî operasyonları nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım suçlamasıyla yargılandığı bir dönemde alındı. Türkiye, bu adımın tarihî gerçeklerle bağdaşmadığını ve İsrail'in kendi suçlarını örtbas etme çabası olduğunu savundu. Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Filistin halkına yönelik sistematik zulmünü vurgulayarak kararı siyasi ve geçersiz saydı. Azerbaycan da İsrail'in bu kararını 'ciddi endişe verici' bularak kınadı ve tarihî olguların çarpıtıldığını belirtti. Bakü, bölgesel bölünmeleri derinleştirdiği gerekçesiyle kararın yeniden gözden geçirilmesini istedi. İsrail ile müttefik olmasına rağmen en yakın partneri Türkiye olan Azerbaycan'ın bu çıkışı, iki ülke ilişkilerinde gerilime yol açabileceğinin sinyalini verdi. Karar, diplomatik çevrelerde İsrail'in Türkiye'ye yönelik bir hamlesi olarak da değerlendiriliyor.
285 olay23 Ağu - Ortak aktör
Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun: İsrail'le Savaşı Bitirmek İçin İmkansızı Yapacağım
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, İsrail ile devam eden savaşı sona erdirmek için "imkansızı" yapacağını açıkladı. Ateşkes yürürlükte olmasına rağmen İsrail saldırılarının sürdüğü bir ortamda yapılan açıklamada, müzakere çerçevesinin İsrail'in çekilmesi, ateşkesin tam uygulanması ve Lübnan ordusunun sınıra konuşlandırılması üzerine kurulu olduğu belirtildi. İki taraf arasındaki doğrudan görüşmeler eşliğinde yürütülen diplomatik çabalar, bölgedeki kırılgan dengeleri koruma amacı taşıyor. Savaşın ekonomik yansımaları giderek ağırlaşıyor. Maliye Bakanı Yassine Jaber, 2026 yılında ekonominin yüzde 7 ila 10 arasında daralabileceğini ve çatışmaların ülkeye maliyetinin 20 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyor. Dünya Bankası'na göre 2024'teki savaş en az 8 milyar dolarlık hasara yol açarken, Beyrut'un bağımsız diplomasisi Suriye ile ilişkileri de test ediyor. Esad sonrası yeni yönetimle kurulan temaslar, başkent Şam'da Lübnan'ın müstakil adımlarının bölgesel koordinasyonu zedeleyebileceği endişesi yaratıyor. Öte yandan, ABD Temsilcisi Rashida Tlaib'in Washington'un savaştaki rolünün sonlandırılması için oylama çağrısı ve 2 Mart'tan bu yana 3 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği saldırılara "katliam" nitelendirmesi, uluslararası boyuttaki baskıyı ortaya koyuyor.
ABD5 olay23 May - Ortak aktör
İsrail'in Lübnan Saldırıları Tırmanırken Netanyahu Güvenlik Toplantısı Düzenliyor
İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Lübnan'da devam eden askeri operasyonların tırmandığı bir dönemde bu akşam üst düzey bir güvenlik toplantısı düzenliyor. İsrail güçleri Hizbullah'ın faaliyet gösterdiği bölgelere daha derin ilerlerken, operasyonların kapsamı genişliyor. Toplantı, ABD-İran müzakerelerinin sürdüğü ve Tahran'ın bazı taleplerde ısrar ettiği bir zamana denk geliyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, Mart ayından bu yana İsrail saldırılarında ölü sayısı 3 bin 433'e, yaralı sayısı ise 10 bin 395'e yükseldi. Bu rakamlar bölgedeki insani durumun vahametini gözler önüne seriyor. Diplomatik kaynaklar, müzakerelerin seyrinin artan çatışmalarla birlikte daha da karmaşık hale geldiğini belirtiyor.
İran20 olay03 Haz - Ortak aktör
İsrail Büyükelçisi: Lübnan Ordusunda Şiiler Hizbullah Nedeniyle Dışlanıyor
İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter, verdiği bir mülakatta Lübnan Silahlı Kuvvetleri'nin Hizbullah'la mücadelede isteksiz oldukları gerekçesiyle Şii personeli marjinalleştirdiğini iddia etti. Leiter, ordunun yaklaşık yüzde 25-30'unun Şii olduğunu ve bu kesimin Hizbullah'a karşı harekete geçme iradesi göstermediğini belirtti. Bu açıklama, Lübnan'daki hassas mezhepsel dengeyi ve devlet kurumlarının iç bütünlüğünü yeniden tartışmaya açtı. Şii askerlerin dışlanması, ordunun ulusal birliği temsil etme kapasitesine gölge düşürürken, siyasi kutuplaşmayı derinleştirebilir. Leiter'in sözleri, uluslararası alanda Lübnan'ın Libya benzeri bir iç savaşa sürüklenebileceği yönündeki endişeleri körüklüyor. Ordu içindeki ayrışmanın kurumsal zaafiyet yaratması ve mezhepsel hatlar boyunca yeni çatışma dinamiklerini tetiklemesi olasılığı, ülkenin istikrarına yönelik riskleri artırıyor.
ABD1 olay10 Tem