Erdoğan'dan Mevlid-i Nebi Haftası'nda 'Peygamberimiz insanlığı aydınlattı' mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Mevlid-i Nebi Haftası Programı'na katıldı. Konuşmasında milletin ve İslam âleminin Mevlid-i Nebi Haftası'nı kutlayan Erdoğan, 'Peygamberimiz insanlığı aydınlattı' ifadesini kullandı. Mevlid-i Nebi Haftası, İslam peygamberi Hz. Muhammed'in doğumunun anıldığı dini bir haftadır. Erdoğan'ın bu programdaki açıklamaları, peygamberin insanlığı aydınlatma rolüne odaklandı.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Lübnan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Security28 Aug, 16:36
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Peygamberimiz insanlığı aydınlattı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde Mevlid-i Nebi Haftası Programı'na katılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: Bu manevi iklimde Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle sizlerle bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Sözlerimin hemen başında milletimizin ve İslam âleminin Mevlid-i Nebi Haftası'nı can-ı gönülden tebrik ediyorum. Davetimize icabet ederek bu salonu muhabbetle dolduran tüm kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Ülkemizde ve dünyanın farklı yerlerinde bizleri takip eden, şu anda aramızda olmasalar da gözü de gönlü de kulağı da burada olan tüm kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Böylesine güzel bir programda bizleri buluşturan, rahmetiyle, lütfuyla, keremiyle kalplerimizi birbirine ısındıran Cenab-ı Allah'a sonsuz şükürler olsun. Âlemlere rahmet, insanlığa hidayet, müminlere güzel ahlakın en yüksek timsali olarak gönderilen, ümmeti olmakla şeref duyduğumuz Peygamber Efendimiz'e salat ve selam olsun. "KAHRAMAN GAZİ VE ŞEHİTLERİMİZİN RUHLARI ŞAD OLSUN" Peygamberimiz insanlığı aydınlattı. Ecdadımız asırlar boyu İslam'ın sancaktarı oldu. Fahr-i Kâinat Efendimiz'in izinden giderek asırlardır ümmete hizmet eden, yol gösteren, felaha susayan gönülleri irşat eden âlim ve ariflerimizin, kalp ve ilim ehlinin mübarek ruhları şad olsun. İslam'ın izzetini her şeyin üstünde tutan, ilây-ı kelimetullah davası uğruna canlarını ortaya koyan, vatanı, milleti, ezanı, bayrağı, devleti ve ümmeti için her türlü cefayı, zorluğu göze alan kahraman şehitlerimizin, gazilerimizin, o mücadele ve mücahide erlerinin aziz ruhları şad olsun diyorum. Peygamber sevgisi, müminlerin gönlünde nesillerden nesillere aktarılan en kıymetli miras olmuştur. Bu sevda, İslam'la müşerref olduğu ilk günden itibaren milletimizin de kalbinde müstesna bir yer tutmuştur. Ecdadımız asırlar boyunca din-i mübin-i İslam'ın sancaktarı olmuş, Efendimiz'e duyduğu aşk ve muhabbeti tertemiz bir imanla korumuştur. Bizim Resul-i Ekrem'e olan sadakatimiz yalnızca millî seciyemizde değil, dilimizde, edebiyatımızda, kültür ve sanatımızda da tezahür etmiştir. Süleyman Çelebi'nin kalbinden beyitlere dökülen Mevlid-i Şerif, yüzyıllardır Efendimiz'e duyulan hürmetin ortak sesidir. Fuzuli'nin Su Kasidesi, Resul-i Kibriya'nın bastığı toprağa ulaşma arzusuyla yanıp tutuşan bir gayenin, böyle bir gayretin ifadesidir. Şairlerimizin, ediplerimizin, hatta padişahlarımızın Efendimiz'e ithafen yazdığı na't-ı şerifler milletimizin hak yolundaki adanmışlığının en veciz nişaneleridir. Kıymetli kardeşlerim, gönlü peygamber aşkıyla yanan isimlerden biri de rahmetli Mehmet Akif İnan üstadımızdı. Merhum Akif İnan, Efendimiz'e olan bağlılığını şu muhteşem mısralarla dile getirmiştir: “Özgürlük, menşurun kanatlarından toprağım, devletim, bayrağım sensin. Maddemsin, manamsın, varım yoğumsun, ufkumsun, yakınım, uzağım sensin. Annem, babam, atam, kardeşim, yavrum, evim barkım, bahçem ve bağım sensin. Seslerin kalbimin dudaklarında, zamanın, dönemim ve çağım sensin. Ümidim, cihanım, şafağım sende, hicretim, menzilim, durağım sensin. Seninle olmaktır ahdim, yeminim, ordum, emirim ve otağım sensin.” Övüncümüz, şerefimiz, sözümüz ve yegâne önderimiz Resul-i Ekrem Efendimiz'i bugün bir kez daha kemal-i hürmetle yâd ediyorum. Şimdi değerli kardeşlerim, burada şunun altını özellikle çizmek istiyorum. Müslümanlar olarak hem şahsi yaşantımızda hem iş ve aile hayatımızda hem de toplumla ve tabiatla kurduğumuz münasebetlerde işte bu ahlakı kendimize rehber edinmek zorundayız. Kur'an ve Sünnet'in kılavuzluğunda ahlak-ı hamidiyeyi, ahlak-ı haseneyi hayatımızın merkezine koymak durumundayız. Bu inancı ve bu kararlılığı her birimizin kuşanması gereklidir. Fakat bu işi öncelikle kendi hayatımıza hâkim kılmamız gerekir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi Efendimizin örnek ahlakıyla tanıştırmamız, onları Resul-i Kibriya'nın temsil ettiği değerlerle buluşturmamız hayati bir meseledir. Ancak bu şekilde kalplerimizde filizlenen, ailemizde yeşeren ve milletimizde boy veren kıymet hükümlerini bütün insanlığa ulaştırabiliriz. "İYİLERİN GALİP GELECEĞİ TARİHİ BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ" Şurası da mühimdir. Aktörler ve senaryolar değişse de iyi ile kötünün mücadele ettiği ve sonunda inşallah iyilerin galip geleceği tarihi bir dönemi yaşıyoruz. Filistin'den Lübnan'a, Sudan'dan Somali'ye, kalbimizin attığı coğrafyaların önemli bir kısmı yıllardır krizle, savaşla, istikrarsızlıkla boğuşuyor. Her şeyden habersiz masum yavrular göz göre göre hedef alınıyor. Dünyayı tanımadan, daha ne olup bittiğini anlamadan bebekler, çocuklar gökekinler gibi toprağa düşüyor. Kadınlar, yaşlılar, sağlık çalışanları, yardım görevlileri savaş ve çatışma ortamlarında değil, sivil yerleşim yerlerinde bombalarla katlediliyor. Soykırım şebekesinin dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdiği Gazze'de uçurtmalar bile tehdit olarak görülüp engelleniyor. Sadece Filistin'de milyonlarca kardeşimiz en temel ihtiyaçlardan yoksun bir şekilde, çok zor şartlar altında hayatta kalmanın mücadelesini veriyor. Lübnan'da aynı şekilde 1,3 milyon kardeşimiz İsrail yönetiminin saldırıları sebebiyle evini barkını terk etmek zorunda kaldı. Dört binden fazla insan öldürüldü, çoğu çocuk ve kadın. 12 bini aşkın Lübnanlı yaralandı.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mekke Savunma Anlaşması bölgede paradigmayı değiştirecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ortaya çıkış gerekçesini açıkladı. Anlaşma fikrinin, bölgedeki son gelişmelerin yarattığı yeni şartlar ve ortak sorumluluk anlayışıyla şekillendiğini belirten Erdoğan, bölge meselelerinin bölge ülkelerince sahiplenilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Erdoğan'ın açıklaması, üçlü mekanizma olarak yürütülen Mekke Anlaşması sürecinin bölgesel iş birliğini güçlendirme hedefini ortaya koydu. Cumhurbaşkanı, anlaşmanın bölgede köklü bir değişime yol açacağını ifade ederek, savunma alanında yeni bir paradigmanın inşa edileceğine dikkat çekti. Bu açıklama, Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisinde daha aktif rol üstlenme niyetini yansıtırken, anlaşmanın ayrıntılarına dair henüz resmi bir metin paylaşılmadı. Erdoğan'ın ifadeleri, son dönemde artan bölgesel gerilimler karşısında Türkiye'nin diplomatik ve askeri iş birliği arayışlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Lübnan1 olay12 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
Lübnanlı gazeteci babasının ölümü için BM'ye başvurdu
Lübnanlı gazeteci Zeinab Imad Yassine, babasının yaşamını yitirmesinin ardından konuyu Birleşmiş Milletler'e taşıdı. Yassine, babasının öldürülmesini İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki yaşamı sona erdirmek istemesine bağladı. BM'ye yapılan başvuru, Lübnan'ın güneyindeki sivil kayıpların uluslararası platformlara taşınması açısından öne çıkıyor. Yassine'nin girişimi, bireysel kayıpların diplomatik alanda dile getirilmesinin bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Lübnan1 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Lübnan, Esad dönemi askeri generali yargılanmak üzere Suriye'ye iade etti
Lübnan, Esad rejimi döneminde görev yapmış üst düzey bir askeri generali, Suriye'deki iç savaş sırasında işlendiği iddia edilen suçlardan yargılanmak üzere Suriye'ye teslim etti. İade işlemi, geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin, eski rejimin kıdemli isimlerini iç savaşta işlenen suçlardan sorumlu tutma çabalarıyla aynı döneme denk geldi. Yeni yönetim, yüz binlerce kişinin ölümüne yol açan iç savaşın ardından hesap verebilirlik sürecini hızlandırmayı hedefliyor. Lübnan'ın bu adımı, bölgede Esad dönemi yetkililerine yönelik yargı girişimlerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Lübnan1 olay20 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
Ömer Çelik: Netanyahu Şebekesine Karşı Duruş İnsanlık Onurunu Savunur
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu eleştirdi. Çelik, Netanyahu'nun 'soykırım şebekesi' olarak nitelendirdiği yönetimin bölge için daha fazla kaos ve katliamdan başka bir şey ifade etmediğini söyledi. Çelik, Netanyahu şebekesine karşı durmanın tüm insanlığın haysiyetini savunmak anlamına geldiğini belirtti. Açıklama, AK Parti'nin İsrail yönetimine yönelik sert eleştirilerini yansıtıyor.
Lübnan1 olay18 Ağu - Aynı ülke gündemi
Oman'da karaya oturan tankerden sızan petrol kıyıya ulaştı
Umman Çevre Kurumu, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, karaya oturan Caroline Bezengi adlı tankerden sızan ham petrolün ana kara kıyılarına ulaştığını bildirdi. Sızıntının, tankerin bulunduğu bölgenin kuzeyindeki kumsallara vurduğu ve yakındaki bir adayı da tehdit ettiği belirtildi. Caroline Bezengi, yaptırım uygulanan ve Rusya’nın gölge filosunun parçası olduğu değerlendirilen bir tanker olarak tanımlanıyor. Petrol sızıntısının kıyıya ulaşması, Umman açıklarındaki çevresel riskleri somutlaştırırken, bu tür gemilerin bölgedeki hareketliliğine ilişkin endişeleri artırıyor. Açıklamada sızıntının miktarı veya temizlik çalışmalarına dair bilgi verilmedi.
Lübnan1 olay13 Ağu - Aynı ülke gündemi
Erdoğan: İsrail Hükümeti Savaş Bağımlısı, Tahrikleri Takip Ediyoruz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile düzenlediği ortak basın toplantısında İsrail hükümetini 'savaş bağımlısı' olarak nitelendirerek, bölgedeki tahriklerini yakından takip ettiklerini söyledi. Görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmeler ele alınırken, Erdoğan Pakistan'ın Belucistan eyaletinde meydana gelen otobüs kazasında hayatını kaybedenler için taziyelerini iletti. Erdoğan'ın bu açıklamaları, Türkiye'nin İsrail'e yönelik son dönemdeki sert söyleminin sürdüğünü gösterdi. Türkiye-İsrail hattındaki diplomatik gerilim, özellikle Gazze'deki çatışmaların ardından tırmanışa geçmişti. Erdoğan'ın 'tahrikleri takip ediyoruz' ifadesi, Ankara'nın gelişmeleri yakından izlediğine işaret etti.
Lübnan1 olay04 Tem