Irak, ABD'nin İran'la ticaret yapan ülkelere baskısının örneği olabilir
ABD'nin İran'la ticaret yapmaya devam eden ülkeleri dolar bazlı finans sisteminden çıkarma tehdidinin olası sonuçları Irak üzerinden okunabilir. Washington, Tahran'la iş yaptığı gerekçesiyle çok sayıda Irak bankasına yaptırım uyguladı; ancak hem ABD hem İran için stratejik müttefik olan Irak ekonomisini çökertecek adımlardan kaçındı. Bu durum, ABD yönetiminin İran'ın ticaret ortaklarını sıkıştırırken ekonomik yıkımı sınırlı tutma ile Tahran'ın finansal erişimini kesme arasında bir denge gözettiğini ortaya koyuyor. Irak örneği, dolar sisteminden dışlama tehdidinin ticaret ortakları üzerinde nasıl kademeli baskıya dönüşebileceğine işaret ediyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 2h ago- Economic25 Aug, 18:23
Iraq may show how US can squeeze Iran's trade partners
Iraq could serve as an example of how the United States could carry out its threat to force countries that continue trading with Iran out of the dollar-based financial system. Washington has already sanctioned a host of Iraqi banks accused of doing business with Tehran, though it has avoided measures that would devastate the economy of the strategic ally of both countries. US President Donald Trump has warned that any country that provides Iran with an economic lifeline would face severe consequences. That could put Iran’s main trading partners of recent years in the frame: China, the United Arab Emirates, Turkey, India, Pakistan and Oman. US Treasury Secretary Scott Bessent on Monday announced “an economic onslaught” against Iran with sanctions, saying its trading partners would be targeted, without naming them. How the US influences the Iraqi economy The United States, since its 2003 invasion of Iraq, has held effective control over the country’s oil revenue dollars, primarily through the Federal Reserve Bank of New York, giving Washington extraordinary leverage over Baghdad’s affairs. A rare ally of both the United States and Iran, with more than $100 billion in reserves held in the US, Iraq relies heavily on Washington’s goodwill to keep its oil revenues and finances flowing. Reuters revealed in late 2024 a fuel oil smuggling network generating at least $1 billion a year for Iran and its proxies in Iraq. Other neighbours of Iran involved in similar schemes could face similar scrutiny from Washington. While the US has uniquely strong leverage over Iraq compared with other major trading partners of Iran, the US dollar’s status as the linchpin of global trade makes its reach formidable. What measures has the US already taken against Iraq? In April, Reuters reported the US halted a $500 million cash shipment to Iraq and suspended parts of security cooperation to pressure Baghdad over Iran-backed militias. In January, Washington reportedly threatened senior Iraqi politicians with sanctions, including on oil revenues should such groups join the next government. Successive US administrations have sought to choke that dollar stream with sanctions on Iraqi banks in recent years, though some of the largest banks were spared. Iraq’s current prime minister emerged as a candidate seen as acceptable to the Trump administration, which has steadily pressured Baghdad to curb Tehran’s influence. US pressure has raised the costs and risks of financial dealings with Iran, forcing Iraqi institutions to improve compliance, said Neil Quilliam, associate fellow at UK-based think tank Chatham House. But it hasn’t broken Iraq’s economic ties with Iran, which extend beyond the financial system, leaving Baghdad caught between its dependence on both Washington and Tehran. “Countries such as China or Turkey have larger economies and more room to absorb pressure. Iraq has fewer alternatives and significantly less financial resilience,” Quilliam said. “Its vulnerability comes less from the scale of its trade with Iran and more from its dependence on continued access to the US-led financial architecture.” What are Iraq’s trade ties with Iran? Iraq’s trade with Iran topped $10 billion in 2025, according to official figures, driven mainly by Iranian exports of food and consumer goods to the Iraqi market. Trade has fallen in 2026 after the Iran war began, raising security risks, disrupting border crossings and increasing transport costs. Iran has long viewed its neighbour and ally Iraq as an economic “lung” and wields considerable military, political and economic influence there through the powerful militias and political parties it backs. It has also sourced hard currency from Iraq through exports and has avoided US sanctions via its neighbour’s banking system. Energy is central to the relationship: Iraq pays Iran $4 billion to $5 billion a year for natural gas used to generate electricity, Iraqi energy officials say, and officials warn new US measures could jeopardise those payments. Will any new US measures against Iraq be effective? Iraq has long been an effective sanctions-evasion route for Iran, said Tom Keatinge, director at the Centre for Finance and Security at the Royal United Services Institute. “As Iran’s connections with the international financial system are squeezed further, existing vulnerabilities will find themselves exploited to a greater extent. In that regard, Iraq, its banking system and its informal financial sector can expect to face mounting challenges,” he added. He said, however, that an approach based on incentives rather than punitive measures could be more effective. For example, the US could provide technical assistance for the Iraqi central bank and the broader Iraqi government in “a strategy based on carrots rather than sticks,” he added. The US is also wary of wider fallout for the financial system. Asked why he stopped short of penalising Iran directly or naming targeted countries, Bessent said: “Why would I want to blow up the global financial system? “
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD, İran'la Ticaret Yapanlara Yönelik 'Ekonomik Baskın' Planını Açıkladı
Washington'da Pazartesi günü Trump yönetimi, İran'la iş yapan ülkelere yönelik yaptırımların genişletilmesi olasılığını duyurdu; ancak somut bir yaptırım listesi veya hedef ülke açıklamadı. Hazine Bakanı Bessent'in 'ekonomik D-Day' olarak nitelendirdiği plan, Tahran tarafından alayla karşılandı. Çin, kendi çıkarlarını savunacağını bildirirken Devlet Başkanı Xi Jinping diplomatik çözüm çağrısında bulundu. Duyuru, ABD'nin İran'a yönelik ekonomik baskıyı artırma niyetini ortaya koyarken, ayrıntıların belirsizliği hangi ülkelerin etkileneceği konusunda uluslararası belirsizliğe yol açtı. Planın kapsamı ve uygulama takvimi netleşmediği için diplomatik ve ekonomik etkileri yakından izleniyor. Çin'in tepkisi, olası yaptırımların İran'la ticaret yapan büyük ekonomileri de hedef alabileceğine işaret ediyor.
ABD1 olay17 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin İran yaptırımları Çin uyumu olmadan sonuç vermez
The New York Times'ın haberine göre, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının başarısı Çin'in uyumuna bağlı. Washington, Pekin'in giderek daha meydan okuyan tutumunu, Çin'in elinde bulundurduğu ekonomik kozlarla ilişkilendiriyor. Rapor, baskının geri tepmesinin başlıca nedeninin Çin'in Amerikan şirketlerine kritik mineral tedarikini kesebilme kapasitesi olduğunu belirtiyor. Bu durum, ABD'nin yaptırım politikasının etkinliğini sınırlayabilir ve iki ülke arasındaki ekonomik karşılıklı bağımlılığı gündeme getiriyor. Çin'in küresel tedarik zincirlerindeki rolü, Washington'ın tek taraflı yaptırımlarını uygularken dikkate alması gereken bir faktör olarak öne çıkıyor. Haberde Çin'in tutumunun, Washington üzerindeki ekonomik kaldıraç nedeniyle giderek sertleştiği ifade ediliyor.
ABD1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran'dan ABD'ye 'zafer yanılsaması' tepkisi
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in Tahran'a yönelik ekonomik baskının artırılacağı ve İran'ın askeri kapasitesinin ortadan kaldırıldığı yönündeki açıklamalarına X platformundan yanıt verdi. Garibabadi, Washington'ın söylemlerinin kendi içinde çeliştiğini belirterek ABD'nin zafer yanılsaması içinde olduğunu ifade etti. Garibabadi'nin tepkisi, Bessent'in İran'ın askeri fabrikalarının tamamına yakınının yok edildiği ve askeri kapasitesinin etkisiz hale getirildiği yönündeki iddialarına karşılık geldi. Açıklamada, ABD'nin ekonomik baskı ve askeri güç söylemlerinin tutarsızlığı vurgulandı. Bu karşılıklı açıklamalar, Washington ile Tahran arasında süregelen gerilimin bir parçası olarak dikkat çekiyor.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD-İran Savaşında Nükleer Silahlar Beklenen Caydırıcılığı Sağlamadı
ABD, on yıllar boyunca İran'ın nükleer silah edinme ihtimalini kabul edilemez bir tehdit olarak gördü. Ancak Haziran 2025'te Washington'un İsrail ile birlikte İran'ın nükleer tesislerine yönelik askeri operasyona katılması ve İran'ın İsrail toprakları ile Katar'daki ABD hava üssüne karşılık vermesi, ABD'nin kendi nükleer cephaneliğinin çatışmada çok az kaldıraç sağladığını gösterdi. Washington ve Tahran yaklaşık bir yıl içinde iki kez savaşmıştı. Bu gelişme, nükleer silahlara dayalı caydırıcılığın sınırlarını ortaya koydu. ABD'nin uzun süredir İran'ı nükleer silah edinmekten caydırmaya yönelik politikasında, kendi nükleer kapasitesinin sahada beklenen avantajı sağlamadığı görüldü. Nükleer cephanelik, İran'ın İsrail topraklarına ve Katar'daki ABD üssüne yönelik karşılığını engelleyemedi.
ABD1 olay16 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ile Kanada Ticaret Görüşmeleri Sonuçsuz, Yeni Vergiler Yürürlükte
ABD ile Kanada arasında günlerdir süren ticaret müzakereleri anlaşma sağlanamadan sona erdi. Washington, bazı Kanada ürünlerine yönelik hazırladığı yeni gümrük vergilerini yürürlüğe koydu. Müzakereler son ana kadar devam etti ancak taraflar uzlaşmaya varamadı. Yeni vergilerin hangi ürünleri kapsadığı ve oranları hakkında ayrıntı paylaşılmadı. Bu adım, iki ülke arasındaki ticari gerilimi artırırken, Kuzey Amerika ekonomik entegrasyonu ve ikili diplomatik ilişkiler üzerinde baskı oluşturabilir. ABD'nin korumacı ticaret politikalarını sürdürdüğü bir dönemde gelen bu gelişme, müzakerelerin geleceğine ilişkin belirsizliği de beraberinde getiriyor.
ABD3 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin 40 Trilyon Dolarlık Borç Bahsi Göz Ardı Edilemiyor
ABD ulusal borcu geçen hafta 40 trilyon doları aştı. Washington yönetimi, ekonomik büyüme politikalarıyla bu borç yükünün üstesinden gelinebileceğini savunuyor. Ancak bazı ekonomistler, yalnızca büyümenin bu devasa borç dağını eritmeye yetmeyeceği görüşünde. Borcun kısa sürede ikiye katlanmış olması, uzun vadeli sürdürülebilirlik endişelerini artırıyor. Uzmanlara göre, ABD'nin büyüme hedefi borç dinamiklerini tek başına dengelemekte yetersiz kalabilir. 40 trilyon dolarlık eşik, mali yükün görmezden gelinemeyecek bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Bu durum, ABD ekonomisinin kredi notu, faiz oranları ve küresel piyasalar üzerindeki etkileri açısından yakından izleniyor. Haberde, borcun ikiye katlanarak bu seviyeye geldiği vurgulanıyor ancak ekonomistler büyüme odaklı iyimserliğe temkinli yaklaşıyor.
ABD1 olay1 gün önce