Eski İngiliz ve Fransız diplomatlardan Filistin için ticaret yasağı çağrısı
100'den fazla eski Fransız ve İngiliz diplomat, İsrail'in Filistin'i "dünyanın gözü önünde sildiğini" belirterek ortak bir mektup yayımladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Birleşik Krallık'tan Burnham'a hitaben yazılan mektupta, İsrail'e etnik temizlik suçlaması yöneltildi ve İsrail'in bir Filistin devletini kabul etmesi için ticaret ve silah satış yasakları dahil acil önlemler alınması istendi. Bu ölçekte ilk kez iki ülkenin eski diplomatlarının ortak bir çağrı yapması, Avrupa'da İsrail'e yönelik ekonomik ve askeri baskı araçlarının kullanılması yönündeki taleplerin güçlendiğine işaret ediyor. Mektupta, ticaret ve silah satış yasaklarının yanı sıra İsrail'in bir Filistin devletini kabul etmesi için acil diplomatik adımlar atılması çağrısı yapılıyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Filistin gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 9h ago- Diplomatic22 Aug, 09:00
Former British and French diplomats urge action over Israel’s ‘erasure’ of Palestine
In letter to Macron and Burnham, more than 100 senior figures accuse Israel of ethnic cleansing and call for measures including trade ban More than 100 French and British former diplomats have said Palestine is being erased in front of the world’s eyes and called for urgent action including trade and arms sales bans to press Israel to accept a Palestinian state. An unprecedented joint letter dispenses with diplomatic language by accusing Israel of ethnic cleansing and warning that the world no longer sees Israel as a genuine democracy. Uphold the decisions of the international court of justice and the international criminal court. Suspend the EU-Israel association agreement and the UK-Israel trade and partnership agreement for breach of human rights provisions. Suspend arms transfers to and from Israel and all bilateral military cooperation. Insist on unrestricted aid access to Gaza, led by the UN Relief and Works Agency, other UN agencies and international NGOs, with consequences for non-compliance, and access too for journalists, diplomats and parliamentarians. Ban all trade with settlements, including goods, investment, insurance and other financial services. Warn potential bidders for the “red line” E1 settlement or other settlement financing/construction that their interests in and with the UK and France will suffer. Make it an offence for British and French citizens to buy property on stolen Palestinian land and remove charitable status from “charities” funding settlements. Continue reading...
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Filistin Yönetimi: Batı Şeria'da Durum Patlama Noktasında
Filistin Devlet Başkanlığı, Batı Şeria'nın Kusra beldesinde Filistinli ailelerin abluka altına alındığını ve topraklarına el konulmaya çalışıldığını açıkladı. Yapılan yazılı açıklamada bölgenin patlama noktasına geldiği uyarısında bulunuldu ve yaşananlar zorla göç ettirmeyi amaçlayan planlı bir terör olarak nitelendirildi. Filistin yönetimi, olaylardan İsrail'i sorumlu tutarak uluslararası topluma İsrail'in bölgedeki eylemlerini durdurma çağrısı yaptı. Batı Şeria'da tansiyonun yükselmesi, bölgede yeni bir gerilim dalgası riskini artırıyor; Filistin yönetiminin bu uyarısı, uluslararası aktörlerin sürece müdahil olması gerektiği yönündeki çağrıyı güçlendiriyor.
Filistin1 olay14 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
Filistin Yönetimi 7 Ekim'den Hukuken Sorumlu Tutulabilir mi?
Binlerce davacı, Filistin Yönetimi'ni (FY) mahkemeye taşıyarak, hüküm giymiş kişilere yönelik maaş ve istihdam politikalarının 7 Ekim Hamas saldırısıyla bağlantılı olduğunu savunuyor. Jerusalem Post'un haberine göre davacılar, 'saldırı başına ödeme' olarak bilinen uygulamanın saldırıları teşvik ettiğini ve bu nedenle FY'nin hukuki sorumluluk taşıdığını iddia ediyor. Dava, Filistin Yönetimi'nin mahkumlara ve ailelerine yaptığı düzenli ödemelerin, Hamas'ın 7 Ekim'de düzenlediği saldırıya dolaylı katkı sağladığı iddiasına dayanıyor. Hukuki sürecin hangi mahkemede ilerlediği haberde belirtilmezken, binlerce kişinin taraf olduğu başvuru, Filistin Yönetimi'nin ödeme politikalarının yargı önünde tartışılmasını sağlıyor.
Filistin1 olay14 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
Gazze'de düğünler umut, definler kriz: Savaşın iki yüzü
Gazze'de süren savaşın yıkıcı koşullarına rağmen bazı Filistinli aileler, düğün törenleriyle kısa süreliğine de olsa acılardan uzaklaşmaya çalışıyor. Al Jazeera'nın haberine göre, bu düğünler, İsrail'in askeri harekâtının gölgesinde nadir mutluluk anları sunuyor; genç çiftler ve aileleri, enkaz haline gelmiş kentte bir nebze normal yaşamı sürdürmeye çabalıyor. Öte yandan, aynı kaynağın aktardığına göre Gazze'de defin krizi derinleşiyor. Aileler, enkaz altından ve sokaklardan yakınlarının cenazelerini toplarken, mezarlıklar yetersiz kalıyor; binlerce cenaze derme çatma alanlara gömülüyor. Yaşam ve ölümün bu denli iç içe geçmesi, savaşın Gazze toplumu üzerindeki ağır insani ve sosyal maliyetini gözler önüne seriyor.
Filistin2 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Penny Wong'dan İsrail'e: Gazze'deki ölümcül saldırı kararı aşağılayıcı
Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, İsrail hükümetinin 2024'te Gazze'de insani yardım konvoyuna düzenlenen ve Avustralyalı yardım görevlisi Zomi Frankcom'un ölümüne yol açan üçlü insansız hava aracı saldırısıyla ilgili IDF personeli hakkında cezai kovuşturma başlatmama kararını 'aşağılayıcı' olarak nitelendirdi ve öfke duyduğunu açıkladı. Wong, İsrail'in Canberra Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığı'na çağıracağını belirtti. Karar, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimi artırdı; Avustralya daha önce olayın bağımsız ve şeffaf soruşturulmasını talep etmişti. Olay, Gazze'de insani yardım çalışanlarının güvenliği ve savaş hukuku tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Filistin12 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye'den Netanyahu için uluslararası tutuklama emri ve Interpol talebi
Türkiye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında uluslararası tutuklama emri çıkardı ve Interpol'den kırmızı bülten talep etti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, cuma günü yaptığı açıklamada emrin, İsrail'in mayıs ayında Gazze'ye yardım götüren bir filoya müdahalesi ve yüzlerce aktivistin gözaltına alınmasıyla ilgili soruşturma kapsamında çıkarıldığını söyledi. Ayrıca Netanyahu ve diğer üst düzey yetkililer hakkında Gazze'deki savaş nedeniyle 'soykırım' suçlamasıyla tutuklama emirleri bulunduğu belirtildi. Türkiye'nin bu adımı, 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırılarının ardından başlayan İsrail'in Gazze operasyonlarına yönelik sert eleştirilerinin bir uzantısı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Netanyahu'yu sık sık soykırımla suçlarken, Netanyahu da Erdoğan'ı 'antisemit diktatör' olarak nitelendirdi. Türkiye'de yürütülen kovuşturmada, Global Sumud Filosu aktivistlerine yönelik müdahaleyle ilgili 35 sanık hakkında süreç devam ediyor.
Filistin6 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail ordusu, Gazzeli Hind Rajab'ın ölümüne cezai soruşturma başlattı
İsrail ordusu, Ocak 2024'te Gazze'de öldürülen 5 yaşındaki Filistinli Hind Rajab'ın ölümüne ilişkin cezai soruşturma başlatıldığını açıkladı. Rajab, son sözlerinin yer aldığı ses kaydıyla Gazze'deki insani trajedinin simgelerinden biri hâline gelmişti. Soruşturma kararı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayın ardından geldi. Hind Rajab'ın ölümü, Gazze'deki sivil kayıpların ve savaşın insani boyutunun tartışıldığı bir bağlamda önem taşıyor.
Filistin14 olay21 sa önce