IAEA Başkanı Grossi: Suriye'de Tonlarca Nükleer Madde Bulundu
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, Şam'da düzenlediği basın toplantısında Suriye'de birkaç ton nükleer madde bulunduğunu açıkladı. Grossi, söz konusu maddelerin kötü amaçla kullanılabileceğini belirtti ancak bulunan materyalin menşei, konumu veya mevcut durumu hakkında ayrıntı vermedi. Açıklama, Suriye'deki nükleer malzemenin güvenliği ve denetimi konusundaki endişeleri gündeme getiriyor. IAEA'nın bu bulguya ilişkin saha incelemeleri veya diplomatik girişimler başlatıp başlatmayacağına dair resmi bir bilgi paylaşılmadı. Uzmanlar, denetim dışı nükleer materyalin bölgesel güvenlik ve uluslararası silahların yayılmasını önleme rejimi açısından risk oluşturabileceğini değerlendiriyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Suriye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 19 Aug- Security18 Aug, 18:21
"Tonnes Of Nuclear Material" Found In Syria, Says UN Nuclear Watchdog Chief
"...We are talking about a few tonnes of nuclear material that could be put to bad use," Grossi, who heads the International Atomic Energy Agency, told a news conference in Damascus.
NDTV – World NewsFrance 24 - International breaking news, top stories and headlinesAl-Monitor – The Pulse of the Middle East - Security19 Aug, 02:59
IAEA unearths ‘tonnes’ of nuclear material in Syria
• Material likely meant for Assad-era secret nuclear reactor, bombed by Israel in 2007 • Syrian court sentences Assad’s cousin to death for ‘crimes against humanity’; Lebanon to extradite former general • US envoy slams unnecessary escalation after Israel bombs Syrian air base near Turkish border DAMASCUS: The head of the UN’s nuclear watchdog said on Tuesday its inspectors had found tonnes of nuclear material in Syria, at a site Damascus reported to the agency last month. The inspectors visited two sites, one in Deir Ezzor and “a second location related to the nuclear material identified by Syria recently”, according to a joint statement. Speaking at a news conference in Damascus, Rafael Grossi, the head of the International Atomic Energy Agency (IAEA), praised Damascus’s “courageous decision” to report the undisclosed site, which dates back to the rule of ousted former leader Bashar-al-Assad. In 2008, US officials had accused Syria of having sought to build a secret nuclear reactor, and acknowledged that Israel had destroyed it in an air strike a year earlier. The UN atomic watchdog declared in 2011 that the Syrian site was “very likely” to have been a nuclear reactor, adding that information provided to it suggested that it was being built with North Korean assistance. “We are talking about a few tonnes of nuclear material that could be put to bad use,” he said, promising that it would be put under international safeguards. Speaking at a joint press conference with Grossi, Syria’s Foreign Minister Asaad al-Shaibani said: “On July 17, we sent an official letter to the agency, in which we declared of our own free will the presence of nuclear materials at an undeclared site within the legacy left by the former regime.” Shaibani said technical assessments indicated that the materials do not pose a risk, adding that they “will remain in Syrian national custody and subject to the agency’s safeguards system”. Grossi, meanwhile, said “this material will be accounted for, will be put within the international safeguards system”. Assad’s cousin sentenced to death Separately, a Syrian court handed a death sentence to Wassim al Assad, a cousin of longtime ruler Bashar-al-Assad, who was himself sentenced to death in absentia last week. The judge said Bashar-al-Assad’s 46-year-old relative was found guilty of “multiple murders” and “murder accompanied by torture and brutality… classified as crimes against humanity and war crimes”. “He is therefore sentenced to death,” Fakhr al Din al Aryan added. Syria began proceedings in April against the former ruler and other officials accused of atrocities during the civil war, which erupted in 2011 with the repression of pro-democracy protesters by the former authorities. The court found that Wassim al Assad had formed two armed groups loyal to the former authorities that took part in deadly attacks near Damascus. It also convicted him of “inciting civil war and sectarian fighting”, as well as deprivation of liberty and torture. General to be extradited Meanwhile, Lebanon’s judiciary decided to extradite a former Syrian general it detained this month following a warrant from Damascus accusing him of “killing and crimes against humanity” According to a judicial official, the public prosecutor “decided to extradite former Syrian General Adel Issa, currently detained in Lebanon, to Syrian authorities to stand trial for crimes he is accused of committing on Syrian soil” during the rule of Bashar-al-Assad. Issa, a 67-year-old former general in the Syrian army, headed to his country’s embassy in Beirut for paperwork earlier this month, another judicial official said at the time. Israel bombs air base In a separate Israel bombed a disused military air base in Syria near Turkish border, drawing criticism from a US envoy who called it an “unnecessary escalation”. Syria’s state-run Ekhbariya daily, citing a military source, said Israel carried out eight air strikes targeting the runway and storage facilities at the Abu al Duhur base, while a separate military source said there were no casualties. Published in Dawn, August 19th, 2026
- Security19 Aug, 04:04
UN atomic watchdog says found tons of nuclear material at Syria site
DAMASCUS, Syria (AFP) -- The head of the UN's nuclear watchdog said its inspectors had found several tons of nuclear material in Syria, at a site which the authorities said they reported to the agency last month. Rafael Grossi, the head of the International Atomic Energy Agency, praised Damascus' "courageous decision" to report the undisclosed site, which dates to the Assad-era, and said the material would be put under "international safeguards." "We are talking about a few tons of nuclear mater
- Security19 Aug, 10:49
Syria agrees to hand over nuclear material remaining from Assad era
Syria has reportedly agreed to allow the removal of nuclear material left over from the rule of Bashar al-Assad, following secret diplomacy involving the United States, Israel and the new authorities in Damascus.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
ABD-İran Mutabakatına Rağmen İsrail'den Lübnan'a Kanlı Saldırı: 4 Ölü
İsrail ordusu, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes mutabakatına ve mevcut ateşkese rağmen, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentine bağlı Meyfedun ve Şevkin beldelerinde üç aracı insansız hava aracıyla vurdu. Saldırıda dört kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la bir ateşkes anlaşmasına varıldığını ve Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın sona erdiğini açıklamış, Tahran ise teklifi incelediğini bildirmişti. Buna karşın İsrail, Lübnan'ın güneyindeki 29 belde için tahliye uyarıları yaparak Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenledi. AB, Lübnan'ın ateşkes kapsamına alınması gerektiğini vurgularken BM çatışmalarda düşüş gözlendiğini belirtti. Saldırı, ABD-İran hattında ilerleyen diplomatik sürecin sahadaki kırılganlığını ortaya koyuyor. İsrail'in operasyonlarına devam etmesi, varılan mutabakatın kapsayıcılığına yönelik soru işaretlerini artırırken, Lübnan'da sivil kayıplar ve altyapı hasarı derinleşiyor. Uluslararası aktörler, kalıcı bir ateşkes için Lübnan'ın da sürece dahil edilmesi çağrısında bulunuyor.
506 olay17 sa önce - Ortak aktörcanlı
Evacuated in an incubator, now back in Gaza getting to know mama
Filistin1 olay1 gün önce - Ortak aktör
ABD ve AB’den Terör Bağlantılı Kişi ve Kuruluşlara Yeni Yaptırımlar
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), aralarında Eymen el-Zevahiri ve Ömer Abdurrahman gibi üst düzey isimlerin bulunduğu çok sayıda kişi ve kuruluşu terör ve Darfur programları kapsamında yaptırım listesine ekledi. SDGT listesine alınanlar arasında Hizbullah’la bağlantılı El-Manar TV, Hamas ve Filistin İslami Cihad ile ilişkili şahıslar ile Sudan’daki aktörler yer aldı. Meadowbrook Investments gibi paravan şirketler de terör finansmanı ağında yer aldıkları gerekçesiyle hedef alındı. Eş zamanlı olarak Avrupa Birliği de Global Relief Foundation’u kendi terör yaptırım listesine (TAQA) eklerken, 1993 Dünya Ticaret Merkezi saldırısıyla bağlantılı Abdül Rahman Yasin’i ve Irak asıllı Manssor Arbabsair’i listeledi. Somali programı kapsamında ise Abu Mansur Al-Amriki’nin mal varlıkları donduruldu. Bu adımlar, transatlantik müttefiklerin terör finansmanıyla mücadelede eşgüdümünü vurguluyor. Yaptırımlar, ilgili kişi ve kuruluşların ABD ve AB mali sistemlerine erişimini kısıtlayarak fon akışlarını sekteye uğratmayı hedefliyor. Özellikle medya organlarının (El-Manar, El-Nur radyosu) listeye alınması, propaganda ve kaynak yaratma kapasitesine yönelik baskının arttığını gösteriyor. BM ve diğer çok taraflı girişimlerle paralel biçimde yürütülen bu süreç, uluslararası toplumun terörle bağlantılı ağlara yönelik kararlılığını pekiştiriyor.
ABD1141 olay30 Haz - Ortak aktör
ABD ve AB’nin Irak, Terör ve İran Odaklı Yeni Yaptırım Adımları
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Abd al-Hadi al-Iraqi’yi küresel terör yaptırım listesine (SDGT) ekledi. Aynı güncellemede Saddam Hüseyin ve oğulları Uday ile Kusay’ın da aralarında bulunduğu toplam yedi kişi, Irak’la ilgili IRAQ2 programı kapsamında Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine alındı. Bu isimlerin neredeyse tamamının ‘el-Tikriti’ nisbesini taşıması, eski rejimin Tikrit merkezli ağını hedef aldığını gösteriyor. Avrupa Birliği de eş zamanlı sayılabilecek bir hamleyle konsolide finansal yaptırım listesine 12 yeni kişi ekledi. IRQ programı çerçevesinde Muzahim Sa'b Hassan Al-Tikriti, Hani Abdel-Latif Tilfah Al-Tikriti ve Muhammad Hamza Zubaidi gibi Saddam dönemi yetkilileri listelendi. TAQA (terörle mücadele) programı kapsamında ise Abu Du’a, Maysar Ali Musa Abdallah Al-Juburi ve Ghazy Fezza Hishan Al-Mazidih gibi El-Kaide bağlantılı isimlere yaptırım getirildi. Ayrıca İran yaptırım programı (IRN) altında eski yargı erki başkanı Sadeq Larijani ve Devrim Muhafızları komutanı Mohammad-Reza Naqdi de listeye alındı. ABD ve AB’nin farklı programlar altında eş zamanlı sayılabilecek bu hamleleri, Batılı müttefiklerin terörizm, insan hakları ihlalleri ve geçmiş rejimlerin unsurlarına karşı mali baskı araçlarını senkronize biçimde kullandığını ortaya koyuyor. Yaptırımlar, söz konusu kişilerin mal varlıklarının dondurulmasını ve uluslararası finans sistemine erişimlerinin kısıtlanmasını öngörüyor. Özellikle Irak ve Suriye’deki istikrarsızlık ortamında, eski Baas rejimi kalıntıları ile radikal grupların finans kaynaklarının kurutulması, her iki tarafın da öncelikli güvenlik stratejileri arasında yer alıyor.
Irak285 olay30 Haz - Ortak aktör
Gazze'de Ateşkes İhlalleri Gölgesinde Bayram: Ölü Sayısı 72,797'ye Yükseldi
İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, Ekim 2023'ten bu yana devam ederken Filistin Sağlık Bakanlığı toplam can kaybının 72,797'ye, yaralı sayısının ise 172,821'e ulaştığını açıkladı. Son 24 saatte hastanelere altı cenaze ulaştı. Özellikle Ramazan Bayramı'nın ilk gününde Gazze Şeridi'nin çeşitli noktalarına düzenlenen hava saldırılarında, aralarında çocukların da bulunduğu onlarca kişi hayatını kaybetti. Merkez Gazze'deki bir mülteci kampına yönelik saldırıda en az beş, Rimal Mahallesi'ndeki bir konut binasına düzenlenen ve İsrail medyasına göre Hamas'ın askeri kanadının yeni komutanı Muhammed Avda'yı hedef alan operasyonda ise üç kişi öldü, 20'den fazla kişi yaralandı. Ayrıca Gazze Limanı'ndaki bir kafeye ve doğu Gazze'deki Firas Pazarı'na yönelik saldırılar sivil kayıplara yol açtı. Bu saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuğunda sağlanan Ekim ateşkesinin üç binden fazla kez ihlal edildiğinin bildirildiği bir döneme denk geldi. Saldırıların yanı sıra İsrail'in yardım girişine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle bölgede su ve temel ihtiyaç maddelerinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Gazze'de su krizini protesto eden Filistinliler, yardım tırlarının sayısındaki sert düşüşe dikkat çekti. Öte yandan, Polonya ve Filistin kökenli sağ kalanlar, İsrail Savunma Bakanı, Dışişleri Bakanı ve üst düzey komutanlar hakkında savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar iddiasıyla hukuki süreç başlattı. Avukatlar, davayı Polonya adalet sistemi için bir test olarak nitelendiriyor. Bölgede ateşkesin sağlanamaması ve saldırıların dini bayramlarda dahi yoğunlaşması, insani krizi derinleştirirken uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Filistin yönetimi ve sivil toplum kuruluşları, İsrail'in eylemlerini 'soykırım' olarak tanımlıyor. Diplomatik çabalar sonuçsuz kalırken, Gazze'deki sivil halk korunmasız bir şekilde bombardımanın ortasında yaşam mücadelesi veriyor.
Filistin62 olay21 Haz - Ortak aktör
İsrail'den UNRWA karargahına askeri müze, bölgesel gelişmeler artıyor
İsrail, Doğu Kudüs'ün Şeyh Cerrah mahallesindeki UNRWA binasının yıkıntıları üzerine askeri bir 'müze', askerlik bürosu ve savunma bakanlığı ofisi inşa edeceğini duyurdu. Bu adım, uluslararası toplumun Filistinli mültecilere yönelik yardım kuruluşuna ilişkin hassasiyetine rağmen atıldı ve İsrail'in Kudüs'teki egemenlik iddialarını pekiştirme çabası olarak yorumlanıyor. Eş zamanlı olarak, Somaliland'ın İsrail'i tanıma ve Kudüs'te büyükelçilik açma kararı, İsrail'in Afrika Boynuzu'ndaki nüfuz arayışını ve bağımsızlık ilan eden bu bölgeyle ilişkisini derinleştirdi. Bölgede gerilimler çok boyutlu: Mısır'ın, Birleşik Arap Emirlikleri'nin baskısıyla El-Ezher'in İran karşıtı söylemini değiştirmesi, Körfez ülkelerindeki Mısırlı işçilerin durumuna dair ekonomik kaygıları yansıtırken; ABD ve Bahreyn öncülüğünde 137 ülkenin Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğini sağlamaya yönelik BM karar tasarısına destek vermesi, İran ile bölgesel güçler arasındaki stratejik gerilimin tırmandığını gösteriyor. Gazze'de ise Yardım Kurulu'na yönelik eleştiriler, Trump planına rağmen İsrail'in engellemeleri nedeniyle insani yardımların ulaştırılamadığını ortaya koyuyor. Tüm bu gelişmeler, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da diplomatik saflaşmaların ve insani krizlerin derinleştiğine işaret ederken, Fas'ın Avrupa Birliği'nin yeni göç paktı doğrultusunda Sahraaltı Afrikalılara yönelik sınır dışı operasyonlarını hızlandırması, kıtanın kuzeyindeki baskıyı artırıyor.
İsrail6 olay22 May