Afganistan'daki Terör Sığınakları Pakistan'ın İstikrarını Tehdit Ediyor
Uluslararası toplumun teşvik ve baskılarına rağmen Afgan Taliban'ı, TTP gibi terör örgütleriyle bağlarını koparmayı reddediyor. Bu tutum, özellikle Taliban'ın 2021'de yeniden iktidara gelmesinden bu yana terör saldırılarında artış yaşayan Pakistan için ciddi bir güvenlik sorunu oluşturuyor. Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde şiddetli isyan dalgası sürerken, Afganistan topraklarının terör örgütlerine barınak sağlaması bölgesel istikrara yönelik tehditleri derinleştiriyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Diplomatic07 Aug, 03:05
Terrorist havens
DESPITE the use of both carrots and sticks by the international community, the Afghan Taliban refuse to cut their ties to terrorist groups such as the TTP. This poses a particular problem to Afghanistan’s neighbours, including Pakistan, which has borne the brunt of terrorist violence ever since the Taliban’s return to Kabul in 2021. Both KP and Balochistan are currently in the grip of violent insurgencies, with the elements responsible for the bloodshed finding safe havens in Afghanistan. Pakistan raised the issue at the UN Security Council on Wednesday, with this country’s permanent representative highlighting the “increasingly permissive environment” for terrorist groups in Afghanistan after the Taliban takeover. He urged the Taliban to fulfil their obligations and ensure Afghan soil is not used against neighbouring states. China’s representative at the same forum echoed these concerns, urging the Taliban to take action, whilst supporting Pakistan’s counterterrorism efforts. The Chinese diplomat also called for sanctions on the BLA and Majeed Brigade. These issues have been raised repeatedly, while UNSC monitoring reports have endorsed Pakistan’s concerns regarding the permissive environment for terrorist groups in Afghanistan. It is not just the TTP; Al Qaeda, IS-K, ETIM and others are all believed to be active in Afghanistan. While the Taliban are opposed to IS-K, they have deep links with other violent actors. Moreover, nearly all of Afghanistan’s neighbours have complained of the threat these outfits pose to their security. Yet the Taliban only pay lip service to these concerns, denying the fact that terrorists operate from their territory. These denials are implausible as there is a convincing body of evidence proving that violent outfits operate in an agreeable atmosphere in Taliban-ruled Afghanistan. As this paper has argued before, a regional response is required to tackle the problem of Afghanistan-based terrorist groups. The Afghan Taliban are an unpalatable reality and cannot be wished away. The challenge for the international community is to use a combination of deterrence and incentives to make them change their tune. Pakistan has tried kinetic methods to deter cross-border terrorism, but in the long term, continued hostilities are not sustainable. The economic situation in Afghanistan is dire, and its people live in misery. Instead of protecting their terrorist comrades, the Taliban need to think about improving the lives of common Afghans. This can only happen through trade and regional integration. Yet Afghanistan will remain a pariah if its rulers keep harbouring terrorists. Therefore, Kabul’s neighbours need to continue diplomatic, political and, where needed, kinetic efforts to end the ‘export’ of terrorism from Afghanistan, both for its own development, and regional peace. Published in Dawn, August 7th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
BM: Afganistan-Pakistan Çatışmalarında Sivil Kayıplar Ekimden Bu Yana 500’e Ulaştı
Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu'nun (UNAMA) yayımladığı rapora göre, Ekim ayından bu yana Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır bölgelerinde yaşanan çatışmalarda yaklaşık 500 Afgan sivil hayatını kaybetti. Raporda, çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerde sivillerin korunmasına yönelik ciddi endişelere dikkat çekilirken, uluslararası topluma taraflar üzerindeki etkisini artırma çağrısı yapıldı. Aynı rapor, Afganistan'daki Taliban yönetiminin kadınlara yönelik uyguladığı kapsamlı kısıtlamaların yol açtığı insani ve toplumsal sorunları da masaya yatırdı. Kadınların eğitim, çalışma ve kamusal alana erişimini engelleyen bu politikaların, ülkenin sosyo-ekonomik çöküşünü hızlandırdığı ve uluslararası yardımların ulaştırılmasını zorlaştırdığı vurgulandı. Sınır hattındaki tırmanış, Pakistan'ın güvenlik endişeleri ve Afganistan'daki istikrarsız siyasi ortamın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. BM'nin bu çifte uyarısı, bölgedeki insani krize ve Taliban'la diplomatik angajmanın sürdürülebilirliğine dair uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeyi amaçlıyor.
Afganistan3 olay28 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan İçişleri Bakanı: Sistem Çöktü, Sağlık Krizi Çocukları Vuruyor
Dawn gazetesinde yer alan habere göre, Pakistan İçişleri Bakanı, ülkedeki sistemin çöktüğünü ve baştan yapılandırılması gerektiğini ifade etti. Sağlık sistemi bu çöküşün en belirgin örneklerinden biri olarak tanımlanıyor. HIV ve hepatit C'nin küçük çocuklar arasında yayıldığına dair raporlar, krizin derinliğini gözler önüne seriyor. Bakanın açıklaması, hükümetin mevcut başarısızlığı kabul ettiğini ancak somut çözüm adımlarının henüz ortaya konmadığını gösteriyor. Sağlık altyapısındaki eksiklikler ve temel tıbbi malzemeye erişim sorunları, bulaşıcı hastalıkların kontrolünü güçleştiriyor. Uzmanlar, sistemin yeniden yapılandırılmaması halinde benzer halk sağlığı krizlerinin artabileceği uyarısında bulunuyor. Uluslararası sağlık kuruluşları da vaka artışına dikkat çekerek acil müdahale çağrısı yapıyor. Bu gelişmeler, Pakistan'ın uzun süredir mücadele ettiği yapısal sorunların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Afganistan1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Mısır'daki Deprem Sonrası Sosyal Medyada Nükleer Patlama İddiası
Mısır'da 3 Ağustos'ta meydana gelen 5,3 büyüklüğündeki depremin ardından sosyal medyada, sarsıntının deniz altında gerçekleştirilen gizli bir nükleer patlamadan kaynaklandığı veya bu patlamanın bölgedeki fayları tetiklediği yönünde iddialar ortaya atıldı. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) verilerine göre deprem, TSİ ile yaklaşık 03.00'te, Süveyş'in yaklaşık 41 kilometre kuzeydoğusunda kaydedildi. Resmî makamlar tarafından doğrulanmayan bu komplo teorileri, depremin hemen ardından çeşitli platformlarda yayıldı. Uzmanlar, bu tür iddiaların sismik olayların doğal nedenlerle açıklanabileceğini ve nükleer testlerin sismik imzalarının farklı olduğunu belirtiyor. Bölgedeki siyasi ve jeopolitik hassasiyetler, bu tarz spekülasyonların hızla yayılmasına zemin hazırlıyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Afganistan'da çocuk malnütrisyonu patladı: WFP'ye göre yardımlar yetersiz, klinikler aileleri geri çeviriyor
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Afganistan'da çocuk malnütrisyonunun kritik seviyelere ulaştığını açıkladı. WFP'nin 4 Ağustos'ta yaptığı açıklamaya göre, en ölümcül malnütrisyon türü olan çocuk zayıflığı (wasting) ülkenin üçte birindeki illerde kritik eşiği aştı. Yardım fonlarındaki kesintiler sağlık çalışanlarını milyonlarca çocuk ve anneyi geri çevirmeye zorluyor. WFP, ihtiyaç sahiplerinin her yedisinden yalnızca birine ulaşılabildiğini, kalan altısının yardım alamadığını bildirdi. Afganistan'daki insani kriz, uluslararası fon yetersizliği nedeniyle derinleşirken, özellikle çocuklar arasında açlık ve malnütrisyon vakaları hızla artıyor.
Afganistan2 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
El Niño Pakistan'da muson yağışlarını düşürerek gıda krizini derinleştiriyor
Pakistan genelinde, özellikle Belucistan ve Sindh eyaletlerinde, El Niño hava olayının muson yağışlarını ortalamanın altına düşürmesi bekleniyor. Bu durum, Ekim ayı hasadını kısıtlayarak hane halklarının buğday stoklarını tüketmesine ve piyasalara bağımlılığın artmasına yol açacak. FEWS NET'in son raporuna göre, gıda güvencesizliği kriz seviyesinde (IPC Faz 3) seyrediyor ve Ocak 2027'ye kadar sürmesi öngörülüyor. Yüksek gıda fiyatları, zayıf işgücü gelirleri ve tarımsal üretimdeki aksamalar, özellikle kırsal kesimdeki yoksul haneleri zorluyor. Muson yağışlarındaki düşüş, bölgedeki geçim kaynaklarını tehdit ederken, insani yardım kuruluşlarının müdahale kapasitesini zorlayabilir. Ekonomik baskılar ve iklimsel kırılganlıklar, Pakistan'ın gıda güvenliği politikalarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor.
Afganistan1 olay30 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Ceuta'da Rekor: 70 Bin Göçmen 24 Saatte İspanya Sınırını Geçti
Temmuz ayının son günlerinde, Fas'tan İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk şehri Ceuta'ya 24 saatten kısa sürede 70 binden fazla düzensiz göçmen giriş yaptı. Deniz ve kara yoluyla gerçekleşen bu kitlesel hareketlilik, İspanya-Fas sınırında tansiyonu yükseltti. İspanya hükümeti, durumu kontrol altına almak için ek güvenlik önlemleri devreye soktu. Ceuta, İspanya'nın Afrika kıtasındaki iki toprak parçasından biri olarak yıllardır düzensiz göç dalgalarının hedefinde yer alıyor. Avrupa Birliği'nin güney sınırını oluşturan bu bölge, Fas ile İspanya arasındaki diplomatik ilişkilerin de kırılgan noktalarından biri. Son olay, önceki göçmen akınlarıyla kıyaslandığında sayının ulaştığı büyüklük açısından rekor niteliğinde. Yetkililer, göçmenlerin büyük bölümünün hızlı bir şekilde kayıt altına alınarak geçici barınma merkezlerine yönlendirildiğini açıkladı. Kriz, sadece İspanya'nın değil, AB'nin göç politikaları üzerindeki baskıyı da artırıyor. Fas üzerinden Avrupa'ya geçiş güzergahı olarak kullanılan Ceuta, ekonomik ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle Sahra Altı Afrika ülkelerinden gelen göçmenler için cazip bir kapı olmayı sürdürüyor. Bu olay, İspanya-Fas ilişkilerinde yeni bir gerilim dinamiği yaratırken, AB'nin dış sınır yönetimi konusundaki zafiyetlerini de gündeme taşıdı.
Afganistan1 olay2 sa önce