Öğrenci Affı ve Yükseköğretim Düzenlemeleri Meclis'ten Geçti
TBMM Genel Kurulu, öğrenci affı ile yükseköğretime ilişkin düzenlemeler içeren kanun teklifini kabul ederek yasalaştırdı. Yeni yasayla, yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilmiş veya kaydını dondurmuş öğrencilere eğitimlerine devam etme imkânı getirildi. Yasanın yükseköğretim personeline yönelik maddeleri arasında, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin kurumda geçen sürelerinin kendi mesleki kariyerlerinde fiili hizmet sayılması gibi idari düzenlemeler yer aldı. Öğrenci affı, Türkiye'de dönemsel olarak gündeme gelen ve milyonlarca eski öğrenciyi doğrudan ilgilendiren bir konu olarak, bu yasayla birlikte bir kez daha hayata geçirilmiş oldu.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Economic30 Jul, 20:32
Öğrenci affı ve yükseköğretime ilişkin kanun teklifi TBMM'de kabul edildi
TBMM Genel Kurulunda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Yükseköğretim Kanunu'ndaki değişikliğe göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak. Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Kanunla, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor. Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek. Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek. Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek. Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak. Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak. DİSİPLİN SORUŞTURMASINA YÖNELİK DÜZENLEMELER Kanun'da yapılan değişiklikle, disiplin soruşturmasına, soruşturmanın yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenecek. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor. "Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak. Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek. Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek. Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuat kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek. Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
El Niño Pakistan'da muson yağışlarını düşürerek gıda krizini derinleştiriyor
Pakistan genelinde, özellikle Belucistan ve Sindh eyaletlerinde, El Niño hava olayının muson yağışlarını ortalamanın altına düşürmesi bekleniyor. Bu durum, Ekim ayı hasadını kısıtlayarak hane halklarının buğday stoklarını tüketmesine ve piyasalara bağımlılığın artmasına yol açacak. FEWS NET'in son raporuna göre, gıda güvencesizliği kriz seviyesinde (IPC Faz 3) seyrediyor ve Ocak 2027'ye kadar sürmesi öngörülüyor. Yüksek gıda fiyatları, zayıf işgücü gelirleri ve tarımsal üretimdeki aksamalar, özellikle kırsal kesimdeki yoksul haneleri zorluyor. Muson yağışlarındaki düşüş, bölgedeki geçim kaynaklarını tehdit ederken, insani yardım kuruluşlarının müdahale kapasitesini zorlayabilir. Ekonomik baskılar ve iklimsel kırılganlıklar, Pakistan'ın gıda güvenliği politikalarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor.
Afganistan1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Renault, Fransa'da 'dieselgate' davasında ceza mahkemesine sevk edildi
Fransız otomobil üreticisi Renault, 'dieselgate' emisyon skandalı kapsamında Fransa'da ceza mahkemesine sevk edilen ikinci büyük üretici oldu. Bu kararla birlikte Renault, Volkswagen'in ardından benzer suçlamalarla yargılanacak. Şirket, hakkındaki suçlamaları reddederek masumiyetini savunacağını açıkladı. İlk usul duruşmasının Nisan 2027'de yapılması kararlaştırıldı. Renault, aleyhindeki iddialara karşı hukuki mücadelesini sürdüreceğini belirtti. Dieselgate skandalı, otomotiv endüstrisinin dizel araçlarda emisyon testlerini manipüle ettiğine yönelik küresel bir krize dönüşmüştü. Fransa'da yargı sürecinin ilerlemesi, Avrupa'da çevre düzenlemelerinin uygulanmasına verilen önemin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Afganistan1 olay15 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İsrail’den Gazze’de cami bombalama itirafı: ‘Hamas silah deposuydu’
İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bir camiyi hedef alarak yıktığını açıkladı. Askeri yetkililer, caminin Hamas tarafından silah deposu olarak kullanıldığını iddia etti. Saldırıda caminin tamamen yıkıldığı bildirildi. Bu olay, İsrail’in Gazze’ye yönelik geniş çaplı askeri operasyonlarının bir parçası olarak gerçekleşti. İsrail, Hamas’ın sivil altyapıyı askeri amaçlarla kullandığını öne sürerken; uluslararası hukukta ibadethanelerin hedef alınmasına yönelik kaygılar sürüyor. Bölgedeki yoğun çatışmalar, yüksek sivil kayıplara ve altyapı tahribatına yol açıyor. Saldırı, ateşkes için diplomatik çabaları daha da zora sokabilir. Gazze’deki insani durumun kötüleşmesiyle birlikte, benzer olaylar uluslararası tepkileri artırmakta ve çatışmanın seyrine ilişkin soru işaretleri doğurmaktadır.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Almanya Başbakanı Merz İsrail'e genel yaptırımları reddetti
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Dublin'de İrlanda Başbakanı Micheál Martin ile ortak basın toplantısında, İsrail'e yönelik genel AB yaptırımlarını doğru bulmadıklarını ifade etti. Merz aynı zamanda Batı Şeria'daki İsrail işgali altındaki bölgelerden gelen ürünlerin, AB'nin İsrail'e tanıdığı ticari ayrıcalıklardan yararlanmaması gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, AB içinde İsrail politikası konusunda süregelen tartışmaların odak noktasındaki Almanya'nın pozisyonunu netleştiriyor. Merz, genel yaptırımlara karşı çıkmakla birlikte yerleşim yerlerinden gelen ürünlere yönelik hedefli bir istisna önererek, İrlanda gibi daha eleştirel üye ülkelerle kısmi bir ortak zemin arayışını yansıtıyor. Almanya'nın bu tutumu, İsrail ile ekonomik ilişkileri sürdürürken uluslararası hukuk ihlallerine karşı sembolik de olsa bir duruş sergileme çabası olarak değerlendiriliyor. AB'nin İsrail'e yönelik yaptırım kararlarında oybirliği gerektiği düşünüldüğünde, Merz'in çıkışı birliğin gelecekteki adımlarında belirleyici rol oynayabilir.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM: Afganistan-Pakistan Çatışmalarında Sivil Kayıplar Ekimden Bu Yana 500’e Ulaştı
Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu'nun (UNAMA) yayımladığı rapora göre, Ekim ayından bu yana Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır bölgelerinde yaşanan çatışmalarda yaklaşık 500 Afgan sivil hayatını kaybetti. Raporda, çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerde sivillerin korunmasına yönelik ciddi endişelere dikkat çekilirken, uluslararası topluma taraflar üzerindeki etkisini artırma çağrısı yapıldı. Aynı rapor, Afganistan'daki Taliban yönetiminin kadınlara yönelik uyguladığı kapsamlı kısıtlamaların yol açtığı insani ve toplumsal sorunları da masaya yatırdı. Kadınların eğitim, çalışma ve kamusal alana erişimini engelleyen bu politikaların, ülkenin sosyo-ekonomik çöküşünü hızlandırdığı ve uluslararası yardımların ulaştırılmasını zorlaştırdığı vurgulandı. Sınır hattındaki tırmanış, Pakistan'ın güvenlik endişeleri ve Afganistan'daki istikrarsız siyasi ortamın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. BM'nin bu çifte uyarısı, bölgedeki insani krize ve Taliban'la diplomatik angajmanın sürdürülebilirliğine dair uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeyi amaçlıyor.
Afganistan3 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Tuna Nehri’nde Tarihi Kuraklık: Su Seviyesi 30 Santimetreye Düştü
Tuna Nehri’nin Budapeşte’den geçen bölümünde su seviyesi 30 santimetreye kadar gerileyerek 2018’deki 33 santimetrelik önceki rekoru kırdı. Macaristan Ulusal Su İdaresi’nin verilerine göre, bu düşüş yerel saatle sabah 09.00 itibarıyla kaydedildi. Düşük su seviyesi nedeniyle nehrin bazı kesimlerinde yük ve yolcu gemilerinin seyri mümkün olmazken, ulaşımda aksamalar yaşanıyor. Tuna, Orta ve Doğu Avrupa için kilit bir ticaret rotası olduğundan, tahıl ve diğer emtia taşımacılığında ciddi darboğazlar ortaya çıkması bekleniyor. Bu olağandışı kuraklık, bölgede uzun süredir etkili olan sıcak hava dalgaları ve yağış azlığının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin tetiklediği bu tür olayların sıklığının artmasının tarım, enerji üretimi ve nehir taşımacılığı üzerinde zincirleme etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Tuna havzasındaki ülkeler arasında su yönetimi ve kriz koordinasyonuna yönelik diplomatik temasların yoğunlaşması gündeme gelebilir.
Afganistan1 olay2 gün önce