Almanya Başbakanı Merz İsrail'e genel yaptırımları reddetti
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Dublin'de İrlanda Başbakanı Micheál Martin ile ortak basın toplantısında, İsrail'e yönelik genel AB yaptırımlarını doğru bulmadıklarını ifade etti. Merz aynı zamanda Batı Şeria'daki İsrail işgali altındaki bölgelerden gelen ürünlerin, AB'nin İsrail'e tanıdığı ticari ayrıcalıklardan yararlanmaması gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, AB içinde İsrail politikası konusunda süregelen tartışmaların odak noktasındaki Almanya'nın pozisyonunu netleştiriyor. Merz, genel yaptırımlara karşı çıkmakla birlikte yerleşim yerlerinden gelen ürünlere yönelik hedefli bir istisna önererek, İrlanda gibi daha eleştirel üye ülkelerle kısmi bir ortak zemin arayışını yansıtıyor. Almanya'nın bu tutumu, İsrail ile ekonomik ilişkileri sürdürürken uluslararası hukuk ihlallerine karşı sembolik de olsa bir duruş sergileme çabası olarak değerlendiriliyor. AB'nin İsrail'e yönelik yaptırım kararlarında oybirliği gerektiği düşünüldüğünde, Merz'in çıkışı birliğin gelecekteki adımlarında belirleyici rol oynayabilir.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 2h ago- Economic28 Jul, 13:50
Almanya Başbakanı Merz'den İsrail yaptırımlarına ret! 'Genel yaptırımları doğru bulmuyoruz'
Almanya Başbakan Friedrich Merz Dublin'de İrlanda Başbakanı Micheal Martin ile düzenlenen ortak basın toplantısında, İsrail'e yönelik Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarıyla ilgili soruya, "İsrail'e genel yaptırımları doğru bulmuyoruz." dedi. Ancak Merz, Batı Şeria'daki İsrail işgali altındaki bölgelerden gelen ürünlerin AB'nin İsrail'e tanıdığı ticari ayrıcalıklardan yararlanmaması gerektiğini de belirtti. Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinden duyduğu endişeyi dile getiren Merz, bunu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmelerde defalarca söylediğini aktardı. Ülkesinin İsrail'e karşı özel tarihi sorumluluğu bulunduğunu yineleyen Merz, "Bu nedenle İsrail’e yönelik yaptırım rejimlerine genel olarak katılamayız ve katılmak da istemiyoruz. Bu durum, en azından şimdilik böyle kalacaktır." diye konuştu. Japonya'da 7.1'lik deprem sonrası kabus senaryosu! 'AVM'deki çökme sonucu çok sayıda ölü' AB BÜTÇESİNDE KESİNTİ ÇAĞRISI Merz, AB bütçesinin mevcut haliyle kabul edilemeyeceğini belirterek, bütçede "birkaç yüz milyar avroluk" kesintiye gidilmesini istedi. 2028 sonrasında uygulanacak çok yıllık mali çerçevenin 2026 sonuna kadar sonuçlandırılmasını hedeflediklerini belirten Merz, Avrupa Komisyonunun bütçe teklifini desteklemediklerini ifade etti. Merz, Avrupa'nın Rusya-Ukrayna savaşı, ABD'nin ticaret politikaları, Orta Doğu'daki gelişmeler ve enerji krizinin baskısı altında bulunduğuna dikkati çekerek, AB'nin ekonomik rekabet gücünü artırmasının zorunlu hale geldiğini söyledi. İzin süreçlerinin hızlandırılması, dijitalleşme, enerji ve karbonsuzlaşma yatırımlarına öncelik verilmesi gerektiğini vurgulayan Merz, rekabet gücü ile iklim korumasının birlikte ele alınmasının önemine işaret etti. KARADAĞ BEKLETİLMEMELİ AB'nin genişleme sürecine de değinen Merz, Ukrayna için üyeliğe giden yolda "ortak üyelik" modelini önerdiğini hatırlattı. Moldova'nın reformlarda önemli ilerleme kaydettiğini dile getiren Merz, Batı Balkan ülkelerinin üyelik sürecinin hızlandırılması gerektiğini ifade etti. Karadağ'ın üyelik kriterlerini büyük ölçüde yerine getirdiğini belirten Merz, "Karadağ'ı diğer ülkeler hazır değil diye bekleme listesine alamayız. Bu on yılın sonuna kadar AB üyesi olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu. Bir gazetecinin Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar ve Rus uranyumuna olası yasaklarla ilgili sorusunu yanıtlayan Merz, bu konuların Avrupa ve Almanya'nın çıkarları çerçevesinde değerlendirildiğini kaydederek, ayrıntı vermekten kaçındı. Bir gazetecinin İrlandalı aktivist Daniel Tatlow-Devally'in 8 Eylül 2025'te Ulm'daki İsrailli savunma şirketi Elbit Systems bürolarına düzenlenen eylem nedeniyle Stuttgart-Stammheim'da yargılandığını ve yargılamanın İrlanda'da eleştirildiğini hatırlatması üzerine Merz, şu yanıtı verdi: "Almanya’da hukukun üstünlüğüne dayalı yargılama süreçleri vardır. Konsolosluk desteği de güvence altındadır. Sanıkların yanında ceza avukatları da bulunmaktadır ve Almanya’da, milliyet ne olursa olsun, uluslararası geçerli standartlara uygun olarak hukukun üstünlüğüne dayalı yargılama süreçlerinin yürütüldüğünden hiç şüphem yoktur." 80'lik nineden şaşkına çeviren gösteri! 'Ellerinden geleni yapsınlar'
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
BM'den İsrail'e Sert Uyarı: 'Suriye'yi Kendi Haline Bırakın'
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail'in Suriye'deki ihlallerini kınayarak, 'İsrail, Suriye'yi kendi haline bırakmalıdır' ifadesini kullandı. Suriye devlet televizyonu El İhbariye'ye konuşan Guterres, İsrail'in Suriye topraklarındaki faaliyetlerinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Guterres'in açıklaması, İsrail'in Suriye'ye yönelik askeri müdahalelerinin eleştirildiği uluslararası ortamda dikkat çekti. BM Genel Sekreteri'nin bu doğrudan mesajı, bölgede tansiyonun yükseldiği bir süreçte İsrail'e net bir uyarı niteliği taşıyor.
Afganistan1 olay19 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Yunanistan, İsrail'den 3,5 milyar euroluk hava savunma sistemi alacak
Yunanistan'ın en üst düzey dış politika ve savunma karar organı Ulusal Güvenlik Konseyi (KYSEA), İsrail'den çok katmanlı bir hava savunma sistemi satın alınmasını onayladı. Savunma Bakanı Nikos Dendias tarafından duyurulan anlaşmanın 3,5 milyar euroya kadar maliyeti bulunuyor. Paket kapsamında ayrıca çeşitli insansız hava araçları ve Embraer üretimi C-390 askeri nakliye uçakları da yer alıyor. KYSEA'nın yılın başında projelere ön onay verdiği belirtildi. Bu alım, Yunanistan'ın silahlı kuvvetlerini modernize etme ve hava savunma kabiliyetini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor. Bölgesel güvenlik dinamikleri içinde önemli bir yatırım olan anlaşma, aynı zamanda Yunanistan-İsrail savunma ilişkilerini derinleştiriyor.
Afganistan1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM: Afganistan-Pakistan Çatışmalarında Sivil Kayıplar Ekimden Bu Yana 500’e Ulaştı
Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu'nun (UNAMA) yayımladığı rapora göre, Ekim ayından bu yana Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır bölgelerinde yaşanan çatışmalarda yaklaşık 500 Afgan sivil hayatını kaybetti. Raporda, çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerde sivillerin korunmasına yönelik ciddi endişelere dikkat çekilirken, uluslararası topluma taraflar üzerindeki etkisini artırma çağrısı yapıldı. Aynı rapor, Afganistan'daki Taliban yönetiminin kadınlara yönelik uyguladığı kapsamlı kısıtlamaların yol açtığı insani ve toplumsal sorunları da masaya yatırdı. Kadınların eğitim, çalışma ve kamusal alana erişimini engelleyen bu politikaların, ülkenin sosyo-ekonomik çöküşünü hızlandırdığı ve uluslararası yardımların ulaştırılmasını zorlaştırdığı vurgulandı. Sınır hattındaki tırmanış, Pakistan'ın güvenlik endişeleri ve Afganistan'daki istikrarsız siyasi ortamın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. BM'nin bu çifte uyarısı, bölgedeki insani krize ve Taliban'la diplomatik angajmanın sürdürülebilirliğine dair uluslararası kamuoyunu harekete geçirmeyi amaçlıyor.
Afganistan3 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Tuna Nehri’nde Tarihi Kuraklık: Su Seviyesi 30 Santimetreye Düştü
Tuna Nehri’nin Budapeşte’den geçen bölümünde su seviyesi 30 santimetreye kadar gerileyerek 2018’deki 33 santimetrelik önceki rekoru kırdı. Macaristan Ulusal Su İdaresi’nin verilerine göre, bu düşüş yerel saatle sabah 09.00 itibarıyla kaydedildi. Düşük su seviyesi nedeniyle nehrin bazı kesimlerinde yük ve yolcu gemilerinin seyri mümkün olmazken, ulaşımda aksamalar yaşanıyor. Tuna, Orta ve Doğu Avrupa için kilit bir ticaret rotası olduğundan, tahıl ve diğer emtia taşımacılığında ciddi darboğazlar ortaya çıkması bekleniyor. Bu olağandışı kuraklık, bölgede uzun süredir etkili olan sıcak hava dalgaları ve yağış azlığının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin tetiklediği bu tür olayların sıklığının artmasının tarım, enerji üretimi ve nehir taşımacılığı üzerinde zincirleme etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Tuna havzasındaki ülkeler arasında su yönetimi ve kriz koordinasyonuna yönelik diplomatik temasların yoğunlaşması gündeme gelebilir.
Afganistan1 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Antarktika'da Eriyen Buzlar Yüzyıllık Tehlikeyi Açığa Çıkardı
Pekin Üniversitesi araştırmacılarının PNAS Environmental Sciences dergisinde yayımlanan çalışmasına göre, Antarktika Yarımadası'nda hızlanan buz erimesi, yüzyıllardır buz katmanlarında hapsolmuş tehlikeli maddeleri serbest bırakıyor. Çalışmada, bölgedeki 16 farklı noktadan alınan örnekler incelenerek, bu maddelerin kıtanın kırılgan ekosistemi için ciddi risk oluşturduğu belirlendi. Ortaya çıkan toksik unsurların besin zincirine girerek yerel canlı türlerini tehdit edebileceği ve uzun vadeli ekolojik bozulmalara yol açabileceği vurgulanıyor. Bu bulgu, iklim değişikliğinin deniz seviyesindeki yükselmenin ötesinde, geçmişten gelen kirleticilerin yeniden dolaşıma girmesi gibi öngörülmeyen etkilerine işaret ediyor. Bilim insanları, buzulların hızla erimesiyle birlikte ortaya çıkan bu tür saklı tehlikelerin, Antarktika'nın yanı sıra küresel çevre sağlığı açısından da dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.
Afganistan1 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Asya'yı vuran aşırı yağışlar, sel ve tayfunlar can ve mal kayıplarına yol açtı
Asya genelinde etkili olan olağanüstü yağışlar, Afganistan'dan Tayvan'a kadar geniş bir coğrafyada yıkıcı ani seller ve tayfunlara neden oldu. Guardian'ın haberine göre, iklim krizinin etkileriyle şiddetlenen bu hava olayları, özellikle altyapısı kırılgan bölgelerde büyük hasara yol açtı. Afganistan'ın doğusundaki Dur Baba bölgesinde yaşayan Anar Gul, 10 gün 10 gece boyunca aralıksız süren yağmurun benzeri görülmemiş düzeyde olduğunu ve kerpiç evlerin dayanamadığını ifade etti. İklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olayları, altyapı eksiklikleri nedeniyle can kayıplarını ve maddi kayıpları artırıyor. Asya'daki bu son olaylar, sel sularının yerinden ettiği ailelerin acil yardıma ihtiyaç duyduğunu gösterirken, hükümetlerin afet yönetimi kapasitesinin yetersizliğini de gözler önüne serdi. Bölgede tarım arazileri ve yerleşim alanları kullanılamaz hale gelirken, uzmanlar önümüzdeki dönemde daha sık karşılaşılması beklenen bu tür felaketlere karşı uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.
Afganistan1 olay12 sa önce