Pentagon: Ukrayna Yardımı Trump'ın Görev Süresi Sonuna Kadar Tamamlanmayacak
Trump yönetimi, Kongre’ye Ukrayna için ayrılan 400 milyon dolarlık yardımı 2029 mali yılına kadar harcamayı tamamlayamayacağını iletti. Karar, Kiev’in Rus füze saldırılarına karşı kritik silah sıkıntısı çektiği bir dönemde alındı. Pentagon’un bu bildirimi, Ukrayna’ya yönelik askeri desteğin sürdürülebilirliği konusunda yeni soru işaretleri doğurdu. Trump’ın görev süresinin Ocak 2029’da sona ereceği dikkate alındığında, yardımın uzun vadeye yayılması Washington’un taahhütlerinin uygulamada zayıflayabileceği yorumlarına yol açtı.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Security27 Jul, 22:15
Pentagon says it will not finish spending Ukraine funds until year Trump leaves office, source says
WASHINGTON, July 27 - U.S. President Donald Trump's administration has told members of Congress it will not finish spending $400 million Congress has authorized for aid to Ukraine until fiscal year 2029, even as Kyiv runs critically low on weapons it needs to fend off Russian missile attacks.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Trump: Her ABD Askerinin Ölümü İran'a Kat Kat Ödetilecek
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da hafta sonu üç askerin ölümü ve bir askerin kaybolmasıyla sonuçlanan olayların ardından İran'a sert bir uyarıda bulundu. Trump, 'Her bir Amerikan askerini öldürdüklerinde İran bunun bedelini kat kat ödeyecek' ifadelerini kullandı. Washington yönetimi, bölgede devam eden gerilimin ortasında askeri kayıpların arttığını doğruladı. Açıklama, ABD'nin İran'ı bölgedeki milis grupları desteklemek ve Amerikan güçlerine yönelik saldırıları teşvik etmekle suçladığı dönemde geldi. Kayıpların tam olarak hangi olaylar sonucu gerçekleştiği netlik kazanmazken, Trump'ın doğrudan İran'ı hedef alması Washington-Tahran hattındaki diplomatik krizin derinleştiğini gösteriyor. Son gelişmeler, bölgedeki askeri varlığını sürdüren ABD için güvenlik risklerinin arttığına işaret ediyor. Trump'ın sert mesajı, İran'a yönelik ekonomik ve siyasi baskıyı askeri tırmandırma tehdidiyle birleştiren bir politikanın parçası olarak görülüyor. Öte yandan, kayıp askerin akıbeti ve yaşanan ölümlerin faillerine dair soruşturmanın sonuçları, iki ülke arasındaki krizin seyrini belirleyecek unsurlar arasında yer alıyor.
ABD9 olay20 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın İstihbarat Adayı Clayton İçin Senato'da Kritik Oylama Başlıyor
ABD Senatosu, Başkan Trump'ın ulusal istihbarat direktörlüğüne aday gösterdiği Jay Clayton'ın onayı için Pazartesi günü oylamaya başlamaya hazırlanıyor. Daha önce gergin geçen bir onay oturumunun ardından Clayton'ın birkaç gün içinde onaylanması bekleniyor. Manhattan federal savcısı olarak görev yapan Clayton, onaylanması halinde ABD'nin en üst düzey istihbarat yetkilisi olacak. Bu kritik pozisyon, istihbarat topluluğunun koordinasyonundan ve başkana ulusal güvenlik konularında danışmanlık yapmaktan sorumlu.
ABD1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump’tan İran’a Ateşkes Ültimatomu: Askeri Harekat Hazırlığı İddiası
ABD Başkanı Donald Trump’ın arabulucu ülkelere, bu hafta içinde İran ile ateşkes sağlanamaması durumunda gerilimin tırmanacağı yönünde mesaj ilettiği bildirildi. Milliyet gazetesinin Washington Post’a dayandırdığı habere göre, ABD yönetimi bölgedeki askeri varlığını tahkim ederek geniş çaplı bir askeri operasyona hazırlanıyor. İddialar, iki ülke arasındaki diplomatik temasların sonuçsuz kalması halinde çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırıyor. ABD’nin askeri yığınak yaptığına dair haberler, Ortadoğu’daki mevcut gerilimin kontrolden çıkabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, İran’a yönelik kapsamlı bir harekatın hem insani hem de ekonomik sonuçlar doğurabileceğini ve küresel enerji piyasalarını sarsabileceğini belirtiyor. Diplomatik kanallar aktif olsa da, taraflar arasındaki güven bunalımı ve sahadaki çatışmalar, ateşkes ihtimalini zayıflatıyor.
ABD7 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın sınır dışı ettiği Venezuelalılar, kendilerini hapse taşıyan şirketlere dava açtı
Venezuelalı bir grup erkek, Trump yönetiminin göçmen operasyonları kapsamında geçen yıl El Salvador'daki terör suçlularına ayrılmış CeCoT hapishanesine gönderilmelerinde rol oynayan ABD'li havacılık şirketleri CSI Aviation ve GlobalX'e karşı Washington DC federal mahkemesinde dava açtı. Davacılar, şirketlerin sivil haklarını ihlal ettiğini ve yasal süreci hiçe sayarak sınır dışı işlemlerine bilerek katıldıklarını öne sürüyor. Dava, Trump'ın sert göçmen politikalarının bir parçası olarak yürütülen ve üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaları da içeren sınır dışı uygulamalarının hukuki sınırlarını sorguluyor. Venezuelalıların, herhangi bir mahkumiyet olmaksızın doğrudan yabancı bir cezaevine transfer edilmesi, özel şirketlerin kamu güvenliği operasyonlarındaki sorumluluğu ve hesap verebilirlik konularında tartışma yaratıyor. Uluslararası hukuk ve insan hakları boyutuyla da dikkat çeken dava, ABD-El Salvador ilişkilerini ve göçmen iş birliğini etkileyebilecek potansiyele sahip. Benzer davalar, yönetimin göç politikalarının yargı denetimine tabi tutulma yollarını belirleyebilir.
ABD1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'den uyuşturucu kartelleri ve terör ağlarına kapsamlı yaptırım
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), CONSULTORIA EN CAMBIOS FALCON S.A. DE C.V. dahil çok sayıda şirket ve kişiyi Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. LLANOTOUR LTDA., AGROESPINAL S.A., AERONAUTICA CONDOR S.A. DE C.V. gibi kuruluşlar uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı SDNT programı kapsamında; REVOLUTIONARY STRUGGLE örgütü ise FTO ve SDGT programları kapsamında hedef alındı. Bunun yanı sıra, Walid MAKLED GARCIA (SDNTK), Kassim TAJIDEEN (SDGT) ve Daniel RENDON HERRERA (SDNTK) gibi kişiler de listeye dahil edildi. Listede tarım, havacılık, inşaat ve turizm gibi farklı sektörlerden şirketlerin bulunması, uyuşturucu kartellerinin kara para aklama amacıyla paravan şirketlerden oluşan karmaşık ağlar kullandığını gösteriyor. Yaptırımlar, söz konusu kişi ve kuruluşların ABD'deki mal varlıklarını dondurarak Amerikan vatandaşlarının bu isimlerle iş yapmasını engelliyor. OFAC'ın bu hamlesi, uluslararası uyuşturucu ticareti ve terörün finansmanıyla mücadelede ABD'nin mali baskı araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.
ABD51 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NY Belediye Başkanı Mamdani: Netanyahu savaş suçlusu ama tutuklama yetkimiz yok
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için kente gelmesi beklenen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından verilen tutuklama kararının uygulanıp uygulanamayacağını belediye hukuk birimiyle görüştü. İlk açıklamalarında Netanyahu'nun tutuklanması için olasılığı araştırdığını belirten Mamdani, daha sonra yayınladığı video mesajında şehrin böyle bir yetkisinin bulunmadığını duyurdu. Mamdani, Netanyahu'yu 'savaş suçlusu' ve 'Filistin halkına yönelik vahşi bir soykırımın mimarı' olarak nitelendirirken, tutuklama yetkisinin federal makamlara ait olduğunu vurgulayarak ABD'li yetkilileri harekete geçmeye çağırdı. UCM, 2024 yılında Netanyahu hakkında Gazze'deki savaşla ilgili savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar iddiasıyla tutuklama kararı çıkarmıştı. İsrail mahkemenin yargı yetkisini reddederken, Başkan Trump da New York'ta böyle bir tutuklamanın gerçekleşmeyeceğini açıkladı. Netanyahu UCM kararına rağmen tutuklanma endişesi duymadığını belirterek ABD'ye gitmeyi planladığını duyurdu. Öte yandan Kongre Üyesi Ro Khanna, Mamdani'nin çağrısına destek vererek ABD'nin uluslararası mahkemeyle işbirliği yapması gerektiğini söyledi. Mamdani ise bu süreçte kendisinin ve eşinin ölüm tehditleri aldığını kaydetti. Tartışma, yerel yönetim ile federal otorite arasındaki yetki sınırlarını ve ABD'nin UCM karşısındaki pozisyonunu gündeme getirirken, İsrail-Filistin meselesinin Amerikan siyasetindeki kutuplaştırıcı etkisini de gözler önüne seriyor. New York'un uluslararası diplomatik buluşmalara ev sahipliği yapma konumu, benzer hukuki ve siyasi krizlerin sahnesi olabileceğine işaret ediyor.
ABD18 olay1 sa önce