İsrail Güvenlik Kabinesi Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'ye Girişini Onayladı
İsrail güvenlik kabinesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı kapsamında oluşturulan Uluslararası İstikrar Gücü'nün bölgeye girişine onay verdi. Oylamada aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir 'hayır' oyu kullandı. Bu adım, savaş sonrası Gazze'nin idari yapılanması ve güvenlik düzenlemelerinde kritik bir aşamayı işaret ediyor. Uluslararası İstikrar Gücü'nün bölgede nasıl bir rol üstleneceği, ateşkes ve yeniden yapılanma süreçlerini doğrudan etkileyecek. Karar, İsrail iç siyasetindeki bölünmeyi de yansıtırken, uluslararası toplumun Gazze'ye yönelik müdahale biçimine dair yeni bir tartışmayı beraberinde getiriyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 40m ago- Political26 Jul, 16:05
Gazze'de kritik eşik! Uluslararası İstikrar Gücü bölgeye giriyor
İsrail güvenlik kabinesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Planı çerçevesindeki idari yapılar içinde yer alan Uluslararası İstikrar Gücü'nün bölgeye girişini onayladı. Israel Hayom gazetesinin haberine göre, güvenlik kabinesi, Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'ye girişine onay verirken, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, oylamada "hayır" oyu kullandı. Yedioth Ahronoth gazetesine göre ise Ben-Gvir, oylama sırasında "Hamas, Gazze'yi silahsızlandırma yükümlülüğünü yerine getirmedi. Bu nedenle biz de bunu (İstikrar Gücü'nün Gazze'ye girişi) yapmakla mükellef değiliz. Gazze'deki çözüm, göçü teşvik etmektir." ifadesini kullandı. Dışişleri Bakanı Gideon Saar da Ben-Gvir'e "Bu uluslararası bir plan. Belki başarılı olamayız ama en azından onu sabote eden biz olmamalıyız." cevabını verdi. İsrail devlet televizyonu ise güvenlik kabinesinin Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze'ye konuşlandırılmasına onay vermesinin, bu güçlerin Gazze'nin güneyindeki Refah kenti yakınlarında karargah kurmasına yeşil ışık yakması anlamına geldiğini dile getirdi. İlginizi Çekebilir TRUMP'IN GAZZE PLANI Beyaz Saray'dan 16 Ocak'ta onaylandığı duyurulan Gazze'deki geçiş dönemi yönetim yapıları arasında "Barış Konseyi", "Gazze Yürütme Konseyi", "Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (Teknokrat Hükümet)" ve "Uluslararası İstikrar Gücü" yer alıyor. Gazze'ye ilişkin "Barış Konseyi"nin ilk toplantısı, 19 Şubat'ta ABD Başkanı Donald Trump başkanlığında Washington'daki Barış Enstitüsü'nde yapılmıştı. Bu adım, Trump'ın Gazze'deki saldırıları sonlandırmayı amaçlayan 20 maddelik planının ikinci aşaması kapsamında atılmış ve plan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 17 Kasım 2025 tarihli ve 2803 sayılı kararıyla da desteklenmişti. Söz konusu plan, İsrail'in Ekim 2023'te ABD'nin desteğiyle başlattığı, 70 binden fazla kişinin ölümüne, 170 binden fazla kişinin yaralanmasına yol açan ve sivil altyapının yüzde 90'ını tahrip eden yıkıcı saldırıların ardından uygulamaya konulmuştu. BM, Gazze'nin yeniden imar maliyetini yaklaşık 70 milyar dolar olarak tahmin ediyor.
Milliyet - Security26 Jul, 18:07
İsrail, Uluslararası İstikrar Gücü’nün Gazze’ye girişini onayladı
İsrail güvenlik kabinesinde yapılan oylama sonucunda Gazze Şeridi'nde görev yapması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü'nün bölgeye girişine onay verildi. İsrailli bir askeri yetkili, istikrar gücünün yaklaşık 200 personelden oluşmasının beklendiğini açıkladı. İsrail güvenlik kabinesi, bölgede sağlanan ateşkes anlaşmasına ilişkin gündem maddelerini ele almak üzere toplandı. Toplantıda yapılan oylama sonucu Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkes kapsamında bölgede görev yapması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü'nün Gazze Şeridi'ne girişine onay verildi. İsrail ordusundan bir yetkili, Uluslararası İstikrar Gücü personeline İsrail yasaları kapsamında yasal dokunulmazlık tanınacağını ve birliklerin bazı bölgelerde İsrail ordusuyla koordinasyon içinde görev yapacağını söyledi. Yetkili, "Gelinen aşamada istikrar gücünün Uganda ve Fas gibi ülkelerden yaklaşık 200 personelden oluşması bekleniyor." dedi. Yetkili ayrıca, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde işgal altında tuttuğu bölgelerde oluşturduğu sözde Sarı Hattı korumayı sürdüreceğini belirterek, "Hamas silahsızlandırılmadığı sürece İsrail güçleri bu hattan daha geriye çekilmeyecek" dedi. AŞIRI SAĞCI BAKAN BEN-GVİR KARŞI OY KULLANDI İsrail basınında yer alan haberlere göre, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir güvenlik kabinesindeki oylamada karara karşı oy kullandı. Haberlerde ayrıca, güvenlik kabinesinin onayıyla Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kenti yakınlarında Uluslararası İstikrar Gücü için bir karargah kurulmasının önünün açıldığı belirtildi. Söz konusu istikrar gücü, ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 maddelik Gazze barış planının kilit unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor. Plan kapsamında güvenlik bölgelerinden geçişine izin verilen Gazzelilerin Refah yakınlarında oluşturulacak insani bölgeye yerleştirilmesi öngörülüyor. NETANYAHU ABD'YE GİDECEK İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) kararına rağmen tutuklanma endişesi olmadığına işaret ederek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için ABD’ye gitmeyi planladığını açıkladı. UCM'nin tutuklama emrine rağmen eylül ayında New York'ta düzenlenecek BM Genel Kurulu'na katılmayı planladığını söyleyen Netanyahu, şu ifadeleri kullandı: "Hayır, hiçbir şeyden endişe duymuyorum. Bunu kesinlikle yapmayı planlıyorum. Başbakanlığım boyunca neredeyse her yıl toplantılara katıldım." UCM, 21 Kasım 2024'te Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
New York Belediye Başkanı: Netanyahu Savaş Suçlusu Ama Tutuklama Yetkisi Yok
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için kente yapması beklenen ziyaret öncesinde, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) hakkındaki tutuklama kararını uygulayıp uygulayamayacağını belediyenin hukuk birimiyle görüştü. Mamdani, Netanyahu'yu 'savaş suçlusu' ve 'Filistin halkına yönelik korkunç bir soykırımın mimarı' olarak nitelerken, yasal inceleme sonucunda New York'un bu yönde bir yetkisi olmadığını açıkladı ve federal yetkilileri harekete geçmeye çağırdı. ABD Başkanı Donald Trump, Mamdani'nin tutuklama ihtimalini gündeme getirmesinin hemen ardından böyle bir adımın atılmayacağını belirterek tepki gösterdi. Öte yandan Kongre Üyesi Ro Khanna, Mamdani'nin çağrısına destek vererek ABD'nin UCM ile işbirliği yapması gerektiğini söyledi. Netanyahu ise UCM kararına rağmen tutuklanma endişesi duymadığını ifade ederek ABD'ye gitmeyi planladığını açıkladı. Tartışma, yerel yönetimin uluslararası hukuk karşısındaki yetki sınırlarını ve ABD'nin UCM'ye yönelik federal politikasıyla yerel söylem arasındaki gerilimi gözler önüne serdi.
ABD14 olayAz önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan ve İran Dışişleri Bakanları, İslamabad Mutabakatı'nın Uygulanmasını Görüştü
Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Cuma günü gerçekleştirdiği görüşmede, İslamabad Mutabakat Zaptı'ndaki taahhütlerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Görüşme, Washington ile Tahran arasında son günlerde karşılıklı saldırıların yaşandığı ve ABD'nin İran'ın güneyindeki askeri tesisleri hedef aldığı bir döneme denk geldi. Pakistan ve İran, Nisan 2023'te imzaladıkları İslamabad Mutabakatı ile ikili ticaret, enerji iş birliği ve sınır güvenliği gibi alanlarda ilişkileri derinleştirme taahhüdünde bulunmuştu. Dar'ın bu mutabakata atıf yapması, bölgesel gerilimlerin gölgesinde iki komşu ülkenin ekonomik ve güvenlik bağlarını güçlendirme arayışını yansıtıyor. İran açısından, ABD ile tırmanan askeri gerilim karşısında Pakistan gibi önemli bir komşuyla ilişkileri sağlamlaştırmak stratejik önem taşıyor. Pakistan ise kendi enerji ihtiyaçları ve bölgesel istikrar adına İran'la diyaloğu sürdürüyor. Tarafların, mutabakat kapsamındaki projeleri hızlandırma iradesi, karşılıklı bağımlılığı artırarak dış baskılara karşı dayanıklılığı hedefliyor.
ABD4 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Orta Doğu'daki ABD Üsleri İran Geriliminde Hedef Haline Geldi
AFP'nin incelediği üsler, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (Centcom) bünyesinde Orta Doğu'da konuşlanmış durumda. Daha önce Tahran'a karşı caydırıcı bir kalkan olarak görülen bu askerî varlık, İran ile yaşanan savaş sürecinde doğrudan saldırıların hedefi oldu. Washington Yakın Doğu Politikası Enstitüsü'nden Elizabeth Dent gibi uzmanlar, bölgedeki ABD askerî yoğunlaşmalarının stratejik hassasiyetine dikkat çekiyor. Saldırılar, bu üslerin bölgesel güvenlik denklemindeki rolünü tartışmaya açarken, ABD'nin Orta Doğu'daki askerî varlığının geleceğine dair soru işaretleri doğuruyor.
ABD5 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Uçakta Koltuk Krizi: Kadın Yolcu Birinci Sınıf Koltuğa Zorla Oturdu
American Airlines'ın New York-Los Angeles seferinde, bir kadın yolcu kendi koltuğunun geriye yatmadığını iddia ederek birinci sınıfta başka bir yolcunun koltuğuna oturdu. Sabah 06.00'da kalkacak uçuş öncesinde meydana gelen olayda, 27 yaşındaki Justin Escalona uyurken tanımadığı bir kadın tarafından uyandırılarak koltuk değiştirmesi istendi. Escalona'nın tepkisi üzerine taraflar arasında tartışma yaşandı ve anlar cep telefonu kamerasına kaydedildi. Görüntülerin sosyal medyaya yansımasıyla olay geniş yankı uyandırdı. Havacılık sektöründe zaman zaman yaşanan bu tür yolcu anlaşmazlıkları, havayolu şirketlerinin koltuk tercihleri ve konfor konusundaki politikalarını yeniden gündeme getirdi.
ABD1 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pasifik Ateş Çemberinde Art Arda Depremler: Sandwich, Kuril ve Fiji Açıklarında Sarsıntı
ABD Jeolojik Araştırma Kurumu (USGS), Güney Sandwich Adaları bölgesinde 5.1 büyüklüğünde bir deprem kaydedildiğini duyurdu. 35 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntının hemen ardından Kuril Adaları’nın doğusunda 4.6, Fiji Adaları’nın güneyinde ise 4.8 büyüklüğünde iki ayrı deprem daha rapor edildi. Kuril depremi 10 kilometre gibi sığ bir odak derinliğine sahipken, Fiji açıklarındaki sarsıntı 537 kilometre derinlikte meydana geldi. Her üç olay da Pasifik Ateş Çemberi üzerinde, okyanus tabanında gerçekleşti. Depremlerin açık denizde ve yerleşim yerlerinden uzakta olması nedeniyle can veya mal kaybı bildirilmedi. USGS’nin kamuya açık verilerine dayanan bu ölçümler, bölgedeki tektonik hareketliliğin olağan seyrini yansıtıyor.
ABD86 olay10 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları, Azalan Mühimmat Endişeleriyle Durakladı
ABD, yaklaşık beş aydır süren savaşta İran’a yönelik hava saldırılarına Cumartesi-Pazar gecesi itibarıyla ara verdi. Yaklaşık iki hafta boyunca her gece düzenlenen bombardımanların ardından gelen bu duraklama, Washington’un askeri mühimmat stoklarının azaldığına dair raporların yayılmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. ABD medyası, tırmanmayı sınırlandırma planlarının gerisinde mühimmat endişelerinin yattığını belirtti. Saldırılara ara verilmesi, taraflar arasında yeniden diplomatik müzakerelere dönülebileceği umutlarını canlandırdı. Ancak ABD medyası duraklamanın başka faktörlerden de kaynaklanabileceğini öne sürdü. Bölgedeki gerilim sürerken, uluslararası toplum gerilimin düşürülmesi için diplomatik çabaların artmasını bekliyor.
ABD4 olay12 sa önce