Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni 15 Temmuzların yaşanmaması için var gücümüzle çalışacağız
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 1d ago- Political14 Jul, 12:28
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni 15 Temmuzların yaşanmaması için var gücümüzle çalışacağız
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı tarafından, parti genel merkezinde "Siyasi ve Hukuki Yönleriyle Onuncu Yılında 15 Temmuz Sempozyumu" düzenlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sempozyuma yazılı mesaj gönderdi. İlginizi Çekebilir Erdoğan mesajında, 15 Temmuz hain darbe girişiminin farklı yönleriyle ele alınacağı bu önemli sempozyumu düzenleyen Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığını, organizasyonda emeği geçenleri tebrik ederek, "Sempozyumda serdedilecek fikir ve beyanların, burada yapılacak değerlendirmelerin birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini, 15 Temmuz kalkışmasının, tüm unsurlarıyla, nasıl sinsi bir yapılanmanın ürünü olduğunu açık ve net ortaya koymasını temenni ediyorum." ifadelerine yer verdi. 15 Temmuz gecesi devletin istiklali, milletin istikbali uğruna canlarını feda eden 253 şehidin her birini rahmetle yad eden Erdoğan, kahraman gazilere de şükranlarını sundu, her birine hayırlı ve sağlıklı ömürler diledi. "TÜRKİYE HEM SİNSİ BİR TERÖR ÖRGÜTÜNDEN KURTULMUŞ HEM DE DEMOKRASİSİNİ GÜVENCE ALTINA ALACAK ADIMLAR ATMIŞTIR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Hizmet' diyerek, 'himmet' diyerek, 'eğitim' diyerek milletimizin halisane duygularını 40 yıl boyunca istismar eden ihanet şebekesinin asıl niyeti, 15 Temmuz gecesi ortaya çıkmıştır. Ancak darbe girişiminin aziz milletimizin direnişiyle başarıyla püskürtülmesi, Türkiye'nin önünde yepyeni bir sayfa açmıştır. Türkiye, hem devletin kılcallarına kadar sızan sinsi bir terör örgütünden kurtulmuş, hem de demokrasisini güvence altına alacak adımlar atmıştır. Hiç şüphesiz bunların en başında yeni yönetim sistemimiz vardır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile milletimizin yaklaşık iki asırdır süren yönetim modeli arayışı cevabını bulmuştur. "YENİ 15 TEMMUZLARIN YAŞANMAMASI İÇİN VAR GÜCÜMÜZLE ÇALIŞACAĞIZ" Çift başlılığı ortadan kaldıran, karar alma süreçlerini hızlandıran ve devletin etkinliğini artıran yeni sistem sayesinde Türkiye'nin şoklara karşı direnci artmış, siyasi istikrarı kurumsallaşmış, kriz yönetim kapasitesi daha önce hiç olmadığı kadar güçlenmiştir. Yeni sistemin ülkemize sağladığı avantajlar, Rusya-Ukrayna savaşından koronavirüs salgınına, 6 Şubat depremlerinin yaralarının sarılmasından en son İran merkezli krize kadar her alanda görülmüştür. Devlet ve millet olarak, bu tarihi kazanımları koruyarak Türkiye'yi hak ettiği seviyelere ulaştırmakta kararlıyız. FETÖ'yle mücadele noktasında ise asla geri adım atmayacak, Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan bu ihanet şebekesiyle hukuk içinde mücadelemizi sürdüreceğiz. Yeni 15 Temmuzların yaşanmaması için var gücümüzle çalışacağız." "O GECE YAZILAN DESTANIN KAHRAMANI AZİZ MİLLETİMİZDİR" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı da sempozyumda yaptığı konuşmada, "15 Temmuz, demokrasi ile vesayet, hukuk ile silah, milli irade ile cunta zihniyeti arasındaki tarihi mücadelenin en açık tezahürlerinden biridir." ifadesini kullandı. 15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye'nin siyasi tarihinde karşılaştığı en ağır, en hain, en kanlı darbe girişimi olduğunu belirten Yazıcı, "15 Temmuz, FETÖ terör örgütünün doğrudan milletimizi, Türkiye Cumhuriyeti'ni, Sayın Cumhurbaşkanı'mızı, hükümetimizi, bayrağımızı, vatanımızı, ülkemizi hedef alan alçak ve gaddar darbe girişiminin adıdır." diye konuştu. Yazıcı, 15 Temmuz gecesinin her yönüyle bir vahşet gecesi olduğunu dile getirerek, "Ama aynı zamanda milletin iradesine vurulmak istenen zincirlerin parçalandığı, demokrasiye yöneltilen namluların milletimizin cesareti karşısında sustuğu, bağımsızlığımıza kasteden karanlık senaryoların bozguna uğratıldığı kutlu bir direnişin adıdır. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Milletimizi meydanlara davet ediyorum' çağrısıyla milyonlarca vatandaşımız hiçbir tereddüt göstermeden sokaklara çıkmış ve aziz vatanımızı, kutlu bayrağımızı canı pahasına korumuş ve kollamıştır. O gece yazılan destanın kahramanı aziz milletimizdir, aziz şehitlerimizdir, kahraman gazilerimizdir. Milletimiz o gece gerçekten demokrasiyi ne kadar içselleştirmiş olduğunu emsalsiz bir şekilde ortaya koymuştur." değerlendirmesini yaptı. "DEVLETİN MEŞRUİYET KAYNAĞI, MİLLET İRADESİDİR" Anayasa'da yer alan "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir" hükmüne işaret eden Yazıcı, "Devletin meşruiyet kaynağı, millet iradesidir. Hiçbir güç veya vesayet odağının milli iradenin üzerinde olamayacağını ilan eden en güçlü demokratik ilkedir. Bu ilke, milletin iradesine yönelen her türlü müdahaleye karşı ortak duruşumuzun, demokrasiye bağlılığımızın en sarsılmaz güvencesidir." dedi. Yazıcı, AK Parti iktidarlarının, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde şartlar ne olursa olsun, milli iradeyi devre dışı bırakan olaylar karşısında büyük bir şuur ve sorumlulukla hareket ettiğinin altını çizerek, "O gece milyonlarca vatandaşımızın ortak paydada buluşması, Türk demokrasisinin en önemli kazanımlarından biridir." diye konuştu. AK Parti teşkilatlarının, milletle devlet arasında kurulan güçlü bağın en canlı temsilcisi olduğuna işaret eden Yazıcı, bir an bile tereddüt etmeden darbe girişiminin bastırılmasında ve sonrasındaki demokrasi nöbetleri ile bu güçlü duruşunu perçinlediğini vurguladı. Yazıcı, AK Parti'nin, kuruluşundan itibaren gücünü milletten alan bir siyasi hareket olduğunu ifade ederek, "Partimiz, milletimizle birlikte omuz omuza kurulmuştur. AK Parti'nin pusulası daima milletten yana olmuştur. Milletimiz ne sınav verdiyse teşkilatlarımız da daima milletimizin yanında saf tutmuştur, tutmaya devam edecektir. Milletimiz basiret ve ferasetiyle, sağduyusuyla ne kadar asil bir millet olduğunu, demokrasinin yalnızca sandıkta değil, gerektiğinde canı pahasına savunulacağını tüm dünyaya göstermiştir." açıklamasında bulundu. "ÜLKEMİZİ, SİVİL, DEMOKRATİK BİR TOPLUM SÖZLEŞMESİNE KAVUŞTURMAK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞU OLMALIDIR" "Bizlere düşen en büyük sorumluluk 15 Temmuz’u sadece anmak değil, o ruhu diri tutmak, birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, milli iradeye her şartta sahip çıkmak ve bu kutlu emaneti gelecek nesillere aktarmaktır" ifadelerini kullanan Yazıcı, 15 Temmuz ruhunun yalnızca bir gecenin değil, bağımsızlığından asla taviz vermeyen bir milletin sarsılmaz iradesinin adı olduğunu söyledi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı, şunları kaydetti: "Bugün yalnızca on yıl önce yaşadığımız büyük bir ihanetin yıl dönümünü anmak için burada değiliz. O gecenin bize yüklediği tarihi sorumluluğu da yeniden hatırlamalı ve asla unutmamalıyız. Darbelerin geri püskürtülmesi, başarısızlığa uğratılması kadar darbeci zihniyetin ortaya koyduğu mekanizmalara ve uygulamalara da son vermek zorundayız. Vesayet mekanizmaları, millet iradesini sınırlandıran uygulamalar ve darbecilerin oluşturduğu kurumsal miras da aynı şekilde bertaraf edilmesi gereken bir zarurettir. Bu bağlamda yeni ve sivil anayasa konusu, 15 Temmuz gecesi canını ortaya koyan aziz milletimize karşı yerine getirilmesi gereken tarihi bir vefa borcudur diye düşünüyoruz. Ülkemizi darbe anayasası ayıbından kurtararak tamamen yeni, sivil, demokratik, özgürlükçü bir toplum sözleşmesine kavuşturmak hepimizin ortak sorumluluğu olmalıdır. Bugün Türkiye'nin halen darbe dönemlerinin izlerini taşıyan bir anayasa ile yönetiliyor olması elbette kabul edilebilir bir durum değildir." "15 TEMMUZ GECESİ MİLLETİMİZ ÇOK AÇIK BİR MESAJ VERMİŞTİR" 1982 Anayasası'nın temelinde özgürlükleri genişletme iradesi değil, vesayet odaklarına kapı aralayan bir anlayışın egemen olduğunu kaydeden Yazıcı, "15 Temmuz gecesi milletimiz çok açık bir mesaj vermiştir: Bu devletin gerçek sahibi millettir. Bu ülkenin geleceğine yalnızca millet karar verir. Tüm siyasi partilere düşen görev de, milletimizin meydanlarda yazdığı demokrasi destanını anayasal zemine taşımak olmalıdır. Milli iradeyi merkeze alacak olan yeni anayasa, Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken bizim en büyük dayanağımız olacaktır." değerlendirmesinde bulundu. Yazıcı, Türkiye'nin artık darbelerle yön verilen değil, milletin iradesiyle istikamet çizen bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Cumhuriyet'imizin ikinci yüzyılında hedefimiz; vesayet izlerini silen, hak ve özgürlükleri güvence altına alan, meşruiyetini doğrudan milletten alan, sivil ve kuşatıcı bir anayasa ile Türkiye Yüzyılı'nı daha güçlü şekilde inşa etmek olmalıdır." diye konuştu. AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı olarak darbe girişimini, siyasi ve hukuki yönleriyle ele almak, demokratik hafızayı güçlendirmesi açısından vesayetle mücadele tecrübesini ortaya koymak ve geleceğe ilişkin siyasal ve hukuki bir perspektif üretmek amacıyla bu sempozyumu düzenlediklerini bildiren Yazıcı, "Cumhurbaşkanı'mızın tarihi çağrısı, aziz milletimizin cesareti ve şanlı direnişi ile geçit verilmeyen 15 Temmuz darbe teşebbüsü karşısında ortaya konulan bu asil duruşun, siyasal hafızaya kurumsal olarak aktarılmasına büyük önem veriyoruz." dedi. Yazıcı, bugün burada yapılacak değerlendirmenin, Türkiye'nin demokratik birikimine değerli katkılar sunacağına inandığını ifade etti. Sempozyum, 15 Temmuz gecesi TBMM Başkanı olarak görev yapan İsmail Kahraman ile dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, İçişleri Bakanı Efkan Ala, AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanı Mustafa Ataş'ın konuşmalarıyla devam edecek.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Emine Erdoğan: Srebrenitsa’yı anmak vicdanı ayakta tutmaktır
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Srebrenitsa Soykırımı’nın 31. yıl dönümünde sosyal medya hesabından bir anma mesajı paylaştı. Erdoğan, mesajında anmanın yalnızca yas tutmak olmadığını, insanlığın aynı karanlığa sürüklenmemesi için vicdanı ayakta tutmak anlamına geldiğini vurguladı. Temmuz 1995’te Bosna Savaşı sırasında Sırp güçlerince yaklaşık 8 bin Boşnak erkeğin katledildiği Srebrenitsa, uluslararası mahkemelerce soykırım olarak tanımlanıyor. Türkiye, tarihi ve kültürel bağlara sahip olduğu Bosna Hersek’teki Boşnak toplumu ile dayanışmasını her yıl çeşitli anma etkinlikleri ve üst düzey mesajlarla sürdürüyor. Emine Erdoğan’ın bu kişisel mesajı, soykırımın hatırlanmasının sadece geçmişe değil, geleceğe yönelik bir sorumluluk olduğu fikrini öne çıkarıyor. Anma, Türkiye’nin Balkanlar’daki insani ve diplomatik duruşunun bir parçası olarak görülürken, benzer vahşetlerin tekrarlanmaması için tarih bilincinin canlı tutulması gerektiğine işaret ediyor.
Afganistan1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Dünyada ilk olacak. Piyasa değeri 1 trilyon dolara yaklaştı
Afganistan1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Küba'da bir haftada ikinci büyük elektrik kesintisi
Afganistan2 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Yellowstone'da bizon saldırısı: Yaşlı adam 2,5 metre havaya fırlatıldı
ABD'nin Montana eyaletindeki Yellowstone Ulusal Parkı'nda torunuyla yürüyen yaşlı bir adam, aniden huzursuzlanan bir bizonun saldırısına uğradı. Hayvan, boynuzlarıyla adama vurarak yaklaşık 2,5 metre havaya fırlattı. Saldırı sonucu yaşlı adam yaralandı. Olay anına tanık olan fotoğrafçı Mike Ma, yaşananları kaydetti. Yetkililer yaralının durumuyla ilgili henüz ayrıntılı açıklama yapmadı. Park yönetiminin ziyaretçileri yaban hayatına karşı dikkatli olmaları konusunda sık sık uyardığı biliniyor.
Afganistan2 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Suça sürüklenen çocuklarla ilgili kanun teklifinin detayları ortaya çıktı! Cezaevleri nasıl sınıflandırılacak?
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
The wound in Balochistan
Afganistan1 olay1 gün önce