Karşılıklı vuruşlar İsviçre görüşmelerini baltalarken Doha'da Hürmüz pazarlığı
ABD ve İran arasındaki karşılıklı askeri vuruşlar, diplomatik çabaları gölgeliyor. ABD güçleri, Basra Körfezi'nde tankerlere yönelik saldırıların ardından İran hedeflerini vurdu. Buna misilleme olarak Devrim Muhafızları Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerini hedef aldı. Gerilimin tırmanması, İsviçre arabuluculuğundaki görüşmeleri riske atarken, müzakerecilerin bu hafta Doha'da Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele alması bekleniyor. İran Dışişleri Bakanı Araghchi, stratejik su yolunda egemenlik iddiasını yineledi ve Körfez ülkeleri için kolektif bir güvenlik çerçevesi önerdi. Öte yandan, Trump'ın 'İran diye bir şey kalmayacak' tehdidine yanıt olarak Devrim Muhafızları, ABD'ye 'acıyı hissettirme' sözü verdi. Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir tıkanma küresel enerji arzını tehdit ederken, diplomatik kanalların açık tutulması bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 29 Jun- Diplomatic29 Jun, 02:41
Swiss talks hang in the balance as tit-for-tat strikes rattle Mideast
• US hits Iranian targets after tankers come under fire • IRGC hits US bases in Kuwait, Bahrain in retaliation • Negotiators expected to meet in Doha this week to discuss Hormuz control • Araghchi asserts sovereignty over vital waterway; seeks collective security framework for Gulf states • IRGC vows to make America ‘feel the pain’ after Trump threat Iran will ‘no longer exist’ WASHINGTON: The ongoing negotiations between the United States and Iran aimed at ending their confrontation seem to hang in the balance, after developments over the weekend seemed to throw a spanner in the works. Iran did not take part in technical talks slated for Sunday due to recent attacks on the country and unfulfilled conditions of the MoU with the United States, a member of the Supreme Leader’s Office told Iranian state TV on Sunday. Meanwhile, the Wall Street Journal, CNBC and NBC News reported on Sunday that negotiations scheduled to continue in Switzerland had been postponed amid the renewed hostilities. US outlet Axios, however, quoted a senior US official as saying that both sides had agreed to stop strikes against each other. The two sides are now expected to meet in Doha tomorrow (Tuesday) to work out their dispute over the Strait of Hormuz, the outlet reported. The Tuesday talks were originally set to happen in Switzerland to address Iran’s nuclear programme, but the escalation over the weekend necessitated they be moved to a different venue and refocused them on the Strait of Hormuz. Nick Stewart, who heads the US technical team, is expected to participate in the talks, Axios reported. Diplomats ‘still in Switzerland’ In Washington, Dawn learnt from diplomatic circles that the negotiations were currently “on hold”, but representatives from both countries remained in Switzerland in anticipation of a political decision to resume discussions. “No one expected these talks to be easy or to conclude quickly,” one source said. “Pakistan and other mediators succeeded in convincing both Iran and the United States to begin talking to each other. But negotiations on the substantive issues were never going to be easy. There are many hurdles and many detractors. The encouraging aspect is that both sides recognise that war is not a solution, which is why they need to remain engaged,” a diplomatic source told Dawn. Threats and attacks The diplomatic setback came after tit-for-tat attacks, and a stark warning by President Donald Trump, who said the US would be forced to “militarily complete the job” if strikes in the Hormuz continued. In a post on Truth Social, he accused Iran of violating the “ceasefire agreement again”. “There may come a point when we are no longer able to be reasonable, and will be forced to militarily complete the job that we very successfully started. If that happens, the Islamic Republic of Iran will no longer exist!” According to US Central Command, American fighter aircraft struck 10 Iranian military targets near the Strait of Hormuz after a drone attack damaged the Panamanian-flagged oil tanker M/T Kiku, which was carrying more than two million barrels of crude oil through the strategic waterway. In response, Iran’s Revolutionary Guards said it had launched missile and drone operations targeting US military sites in Kuwait and Bahrain, in response to recent strikes against Iran. A US official, confirming the attacks on its facilities, told Reuters there were no American casualties, or major damage reported, but the situation was still unfolding. Hours later, alarms sounded for a second time in Bahrain, with the authorities saying an Iranian attack damaged a residential building in Muharraq province. The IRGC, meanwhile, said that American bases in the region “will experience hell in the coming days”, warning the US that violating the ceasefire “will result in the complete halt of all diplomatic processes”. During negotiations in Switzerland, the US delegation agreed to establish a “hotline” between the US military and the IRGC to coordinate traffic in the strait. As of Saturday, Axios reported, the “hotline” still wasn’t operational, even as Iran claimed that ships need to coordinate passage. Increase in tensions During a visit to Iraq, Iran’s Foreign Minister Abbas Araghchi warned that any challenge to the country’s control of the strait would increase tensions. “Any attempt to adopt new or separate arrangements compared to what is underway by the Islamic Republic of Iran will only lead to more complicated situations and delays in the reopening of the Strait of Hormuz, and will increase the tensions, as we witnessed in the past two nights,” Abbas Araghchi told a news conference in Baghdad. “The Strait of Hormuz remains under the total oversight and management of Iran through the 30 coming days, and after all obstacles are removed, the total capacity of the waterway will be restored. This is what we are working on,” he added. “This responsibility rests on the Islamic Republic of Iran. There is no other party or state in this respect. This is totally clear under the memorandum of understanding and any intervention or any unilateral action will result in exacerbating the situation and also delay the reopening of the strait.” The Iranian minister also called for the establishment of a security framework with Gulf countries, after Iranian strikes against US bases in the Gulf in retaliation for American attacks, AFP reported. “We should reach a new framework that includes all countries in the region and without the presence or interference of any country from outside the region,” Araghchi said. It may be noted that Washington has been promoting a southern lane along the coast of Oman, while Tehran, which ultimately aims to charge fees for use of the strait, wants ships to use a northern route through its waters and under its control. With input from Agencies Published in Dawn, June 29th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz krizi Türkiye'nin Avrasya'daki etkisini artırıyor
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonu sonucu Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel petrol piyasasında tarihin en büyük arz kesintisini tetikledi. Uluslararası Enerji Ajansı'nın açıklamasına göre, dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği bu kritik su yolundaki aksama, enerji piyasalarında şok dalgaları yarattı. Kriz, enerji koridorlarının yeniden şekillenmesine yol açarken, Türkiye'nin Avrasya'daki jeopolitik ağırlığını belirgin biçimde artırıyor. Alternatif güzergâh arayışında Türkiye, mevcut boru hatları ve potansiyel yeni projelerle doğal gaz ve petrol transit merkezi olarak öne çıkıyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgesel enerji güvenliğindeki kilit rolünü pekiştirirken, diplomatik ve ekonomik ilişkilerde elini güçlendiriyor.
ABD1 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz Boğazı'nda ateşkes gölgesinde yeni saldırı iddiaları tansiyonu yükseltti
ABD medyası, İran Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndan geçen en az iki ticari gemiyi vurduğunu öne sürdü. İddialar, Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Ajansı'nın (UKMTO) Umman'ın Limah bölgesi açıklarında bir tankerin şüpheli saldırıya uğradığını duyurmasının ardından geldi. Bölgede ilan edilen ateşkese rağmen yaşanan bu gelişme, küresel petrol sevkiyatının kritik güzergahında güvenlik endişelerini yeniden alevlendirdi. Olayın ayrıntıları ve tarafların resmî açıklamaları henüz netleşmezken, uluslararası deniz ticaretinde istikrarın korunması için diplomatik temasların yoğunlaşması bekleniyor.
ABD1 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Google, Gemini'yi Kötüye Kullanan Çinli Dolandırıcılara Dava Açtı
Google, yapay zeka modeli Gemini'yi kullanarak kimlik avı hizmeti sunan Çin merkezli bir şebekeye karşı hukuki işlem başlattı. Şirketin yasal başvurusuna göre, Outsider Enterprise adlı grup Telegram üzerinden faaliyet gösteriyor ve 'hizmet olarak kimlik avı' (phishing-as-a-service) sunarak teknik bilgisi sınırlı kişilere sahte web siteleri ve mesaj kampanyaları oluşturma imkânı sağlıyor. Grup, Telegram kanallarında Gemini'nin bu amaçlarla nasıl kullanılacağına dair talimatlar paylaştı. Bu durum, yapay zeka araçlarının dolandırıcılık amacıyla istismar edilmesinin giderek yaygınlaştığını gösteriyor. Google'ın girişimi, bu tür suistimallere karşı caydırıcı bir adım olarak değerlendiriliyor. Dava, teknoloji şirketlerinin kendi ürünlerinin kötüye kullanımına karşı sorumluluk alması ve siber güvenlikte hukuki sınırların çizilmesi açısından dikkat çekiyor.
ABD1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Letonya: ABD'nin Avrupa'daki Askerlerini Tutma Konusunda 'Gerçekten Çıkarı' Var
Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Braze, NATO müttefiklerinin Washington'ın Avrupa'daki askeri varlığını gözden geçirme sürecinin sonucunu beklediği bir dönemde, ABD'nin kıtadaki askerlerini tutma konusunda 'gerçekten yatırım yapılmış bir çıkarı' olduğunu söyledi. Braze'nin açıklaması, ABD'nin Avrupa'daki kuvvet konuşlandırmasını yeniden değerlendirdiğine dair haberlerin ardından geldi. Bu ifade, özellikle Baltık bölgesindeki müttefiklerin, ABD'nin güvenlik taahhüdüne ilişkin endişelerini yansıtıyor. Letonya gibi ülkeler, ABD askeri varlığını Rusya'ya karşı caydırıcılığın temel unsuru olarak görüyor. İnceleme süreci sonuçlanmamış olsa da Braze'nin sözleri, Washington'ın bölgedeki stratejik çıkarlarının devam ettiğine dair bir iyimserlik işareti olarak yorumlanabilir. ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığı, Soğuk Savaş'tan bu yana transatlantik güvenlik mimarisinin merkezinde yer alıyor. Son dönemde odaklanmanın Asya-Pasifik'e kaydığı bir ortamda, Avrupalı müttefikler ABD'nin angajman düzeyini yakından izliyor. Letonya Dışişleri Bakanı'nın açıklaması, NATO içinde ABD'nin rolüne ilişkin süregelen tartışmalara ışık tutuyor.
ABD1 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD Ordusu İçin Ortak Deniz Aracı Ailesi Zorunluluğu
Gelecekteki deniz operasyonlarını sürdürmek için ABD ordusu, açık denizler, kullanım dışı limanlar, çekişmeli boğazlar ve ada geçiş noktalarından oluşan bir ortamda lojistik yürütmek zorunda kalacak. Rakipler, Amerikan lojistiğini hedef alma konusunda uzun yıllara dayanan hazırlık yapmış durumda. War on the Rocks'taki analiz, her görev için aynı geminin üretilmesi yerine, çeşitli görevlere uyarlanabilen ortak bir deniz aracı ailesinin gerekliliğini ortaya koyuyor. Bu aile, farklı boyut ve yeteneklerdeki platformlardan oluşacak ve tüm silahlı kuvvetler tarafından kullanılabilecek. Ortak aile yaklaşımı, maliyetleri düşürürken kuvvetler arası birlikte çalışabilirliği ve ikmal gücünü artıracak. Değerlendirmede, bu tür bir dönüşümün denizdeki savaşın can damarı olan lojistik hatların güvence altına alınması için kritik olduğu vurgulanıyor.
ABD1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Trump'ın 'Canavar' aracı NATO zirvesi için Ankara'ya indi
ABD Başkanı Donald Trump'ın resmî devlet aracı olarak kullandığı ve 'Canavar' olarak bilinen zırhlı limuzin ile konvoy araçları, Türkiye'de düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde Ankara'ya getirildi. Cadillac One adıyla da anılan araç, başkanlık güvenlik protokolünün kritik bir parçasını oluşturuyor. Bu transfer, Trump'ın zirveye bizzat katılacağını teyit ederken, ABD'nin lojistik hazırlıklarını gözler önüne serdi. Trump yönetiminin zirve için Türkiye'yi tercih etmesi ve ilgili hazırlıklar, Washington'ın NATO içindeki angajmanını ve Türkiye'nin ittifaktaki stratejik konumunu vurguluyor. Araç konvoyu gibi üst düzey güvenlik önlemleri, zirvenin uluslararası medya ve diplomatik çevrelerdeki yüksek profilini yansıtıyor. NATO liderlerinin Ankara'da bir araya geleceği bu toplantı, transatlantik güvenlik konuları, kolektif savunma taahhütleri ve bölgesel krizlere odaklanacak. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirve, ittifakın güneydoğu kanadının önemini bir kez daha teyit ederken, ABD Başkanı'nın varlığı ikili ve çok taraflı diplomasi fırsatlarını da beraberinde getiriyor.
ABD8 olay6 sa önce