ABD, Machado'nun Deprem Sonrası Venezuela'ya Dönüş Talebinden Rahatsız
Venezuelalı muhalefet lideri Maria Corina Machado, ülkesinde meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından ABD'den yardım talep ederek Venezuela'ya dönüş için yeni bir girişimde bulundu. Beyaz Saray yetkilisi, bu talebin Washington'daki üst düzey yetkililer arasında rahatsızlık yarattığını söyledi. Machado'nun dönüş ısrarının, ABD'nin Venezuela ile hassas diplomatik ilişkileri açısından istenmeyen bir tırmanışa yol açabileceği değerlendiriliyor. ABD yönetimi, muhalefete verdiği desteği sürdürürken, Caracas ile doğrudan bir çatışmaya girmekten kaçınma eğiliminde.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
ABD gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 5d ago- Humanitarian27 Jun, 16:07
Senior US officials frustrated by Machado bid to return to Venezuela after quakes, White House official says
WASHINGTON, June 27 - A renewed push by Venezuelan opposition leader Maria Corina Machado for U.S. help to return home following devastating earthquakes in the South American country is frustrating senior officials in Washington, a White House official said on Saturday.
- Humanitarian29 Jun, 16:33
US boosts Venezuela earthquake aid to over $300 million
'I think this is by really any estimate at this point the largest response to any natural disaster the United States has mounted in,' says senior official
- Political01 Jul, 06:50
ABD ordusu deprem yardımı için Venezuela'da konuşlandı
Venezuela'da geçen hafta meydana gelen yıkıcı depremlerin ardından ABD ordusu, arama kurtarma ve lojistik destek amacıyla ülkeye 900'den fazla askeri personel sevk etti. ABD ordusu, geçen hafta Venezuela'da meydana gelen depremlerin ardından insani yardım ve arama kurtarma operasyonlarını desteklemek amacıyla ülkede ve bölgede geniş kapsamlı askeri varlık konuşlandırdı. ABD'nin Latin Amerika'dan sorumlu en üst düzey askeri yetkilisi, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, 900'den fazla askeri personelin Venezuela içinde konuşlandırıldığını, yaklaşık 800 personelin ise Karayipler'deki lojistik merkezler olan Porto Riko ve Curaçao'da görevlendirildiğini bildirdi. ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) Komutanı General Francis Donovan, Amerikan kuvvetlerinin arama kurtarma çalışmalarına katıldığını, havalimanının yeniden faal hale getirilmesine destek verdiğini ve uluslararası insani yardımların ülkeye ulaşabilmesi için hava ile deniz unsurlarını harekete geçirdiğini açıkladı. General Donovan, Venezuela semalarında en az dört veya beş adet MQ-9 Reaper tipi insansız hava aracı uçurduklarını, bu araçlardan elde edilen verilerin Miami'deki koordinasyon merkeziyle birlikte işlenerek Venezuela makamlarına anlık istihbarat desteği sağladığını kaydetti. Donovan, "Bölgesel tehditleri izlemek için kullandığımız bazı askeri imkanları, şu anda yolların açık kalmasını sağlamak ve hasarlı binaların yerini tespit etmek için seferber ediyoruz" ifadelerini kullanarak bu tür analizlerin Venezuela makamları tarafından karadan tespit edilmesinin her zaman kolay olmadığını belirtti. Devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırıldığı operasyona atıf yapan General Donovan, "3 Ocak çok uzak bir tarih değil. Bu ilişkinin nasıl bir değişim geçirdiğini bir düşünün" değerlendirmesinde bulundu. Venezuela'nın Karayip kıyılarında geçen hafta çarşamba günü bir dakikadan az arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki iki deprem, çok sayıda binanın çökmesine yol açmış, resmi verilere göre en az bin 700 kişi hayatını kaybetmiş ve on binlerce kişi enkaz altında kalmıştı. Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez, dün yaptığı açıklamada, felaketin altıncı gününde süren arama çalışmalarında enkaz altından şu ana kadar sadece üç yaşında bir çocuğun sağ çıkarılabildiğini aktarmıştı. General Donovan, afet bölgesine ulaşan ilk yabancı unsurlar arasında ABD Deniz Piyadelerinin yer aldığını ve kurtarma ekiplerinin enkaz altındakilere ulaşmasına destek verdiğini açıkladı. ABD ordusu, Virginia'nın Fairfax bölgesinden gelen uzman arama kurtarma ekiplerinin bölgeye naklini sağlarken bu ekipler hafta sonu bir anne ile dokuz aylık bebeğinin kurtarıldığı anlara ait görüntüleri paylaştı. Donovan, yürütülen operasyonun lojistik boyutunun son derece kritik olduğunu ve önceliğin hayat kurtarıcı uluslararası yardımların giriş kapılarında birikmesini önlemek olduğunu belirtti. General Donovan, "Bu tür durumlarda işler bazen ters gidebilir. Lojistik altyapınız yoksa çok fazla malzemeyi yığarsınız ancak bunları afet bölgelerine ulaştıramazsınız" dedi. Venezuela hükümeti, depremin ardından ilk kritik günlerde arama kurtarma ekiplerini ve ağır iş makinelerini bölgeye sevk etmekte geç kaldığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu durum afetzedeleri kendi imkanlarıyla, kürek ve halat kullanarak yakınlarını aramaya mecbur bırakmıştı. Cumartesi gününden itibaren devlet televizyonu enkaz alanlarında iş makinelerinin çalışmaya başladığını gösterirken bölge halkı yabancı ekiplerin cenazelerin çıkarılmasına yardım ettiğini bildirdi. Venezuela halkının hükümetin yetersiz müdahalesine yönelik tepkileri sorulduğunda temkinli bir dil kullanan Donovan, Caracas yönetiminin geçmişteki kötü yönetim mirasıyla ve bu sürecin ülkenin altyapısını tamamen çökertmiş olması gerçeğiyle mücadele ettiğini iddia etti. Donovan, ilaç ve hastane personeli eksikliğinin de bu hoşnutsuzluğu artırdığını ekledi. Askeri misyonun Venezuela'da ne kadar kalacağına dair bir tarih vermekten kaçınan ve bu kararın yardım operasyonunu koordine eden ABD Dışişleri Bakanlığına ait olduğunu vurgulayan Donovan, "Burada kalıcı olmak gibi bir niyetimiz yok. Bizim insani yardım operasyonlarındaki görevimiz budur; işimiz bittiğinde ayrılırız" ifadelerini kullandı. General Donovan, bu sürecin iki ülke orduları arasında daha güçlü ilişkilerin kurulmasına vesile olmasını umduğunu belirterek "Eğer bu durum askeri ilişkileri geliştirmek için bir kapı aralarsa, ileriye doğru adım atmaya kesinlikle hazırız" dedi. LA GUAIRA LİMANI YENİDEN FAAL DURUMDA Öte yandan ABD ordusu tarafından pazartesi günü yapılan açıklamada, depremde hasar gören ve onarım çalışmaları tamamlanan La Guaira Limanı'nın yeniden operasyonel hale geldiği ve insani yardımların ülkeye ulaştırılması için kullanılmaya başlandığı bildirildi. ABD Güney Komutanlığı, ülkenin en büyük iki limanından biri olan La Guaira'ya ilişkin açıklamasında, "Liman şu anda operasyoneldir ve USS Fort Lauderdale savaş gemisi, Venezuela'ya acil ihtiyaç duyulan malzeme ve teçhizatı ulaştırmak üzere bu limanı kullanmaktadır" bilgisini paylaştı. AFP'ye konuşan ABD'li üst düzey bir hükümet yetkilisi ise Deniz Piyadelerinden oluşan uzman bir ekibin limanın onarımı için aralıksız çalıştığını aktardı. Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, Venezuela'ya yönelik daha önce taahhüt edilen 150 milyon dolarlık insani yardım bütçesini 300 milyon doların üzerine çıkardığını duyurdu. Bakanlık açıklamasında, bu bütçenin acil tıbbi bakım, gıda yardımı, temiz su, sanitasyon, barınma, koruma ve lojistik destek amacıyla kullanılacağı belirtildi. Finansmanın Samaritan's Purse, Catholic Relief Services, Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Kızılay-Kızılhaç gibi ortak kuruluşlar aracılığıyla aktarılacağı kaydedildi. Washington ayrıca bölgeye 300'den fazla acil müdahale personeli ve yaklaşık 20 arama kurtarma köpeğinden oluşan dört ayrı kentsel arama kurtarma ekibi sevk etti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Venezuela'da çifte deprem: Ölü sayısı 3 bin 342'ye ulaştı
Venezuela, 24 Haziran'da 39 saniye arayla meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki depremle sarsıldı. İletişim ve Enformasyon Bakanlığı'nın açıklamasına göre, hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 342'ye, yaralananların sayısı ise 16 bin 740'a yükseldi. Bilançonun ağırlaşmaya devam ettiği belirtiliyor. Depremlerin ardından arama kurtarma çalışmaları sürerken, enkaz altında kalanlara ulaşma çabaları yoğunlaştı. Bölgedeki altyapı hasarı ve iletişim kesintileri müdahaleyi zorlaştırıyor. Yetkililer, can kaybının artmasından endişe ediyor. Uluslararası toplumdan Venezuela'ya yönelik yardım ve dayanışma mesajları gelirken, ülke genelinde yaraların sarılması için seferberlik ilan edildi. Depremlerin ekonomik etkileri ve uzun vadeli iyileştirme süreci önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.
ABD1 olay12 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Körfez'in Güvenlik İkilemi: ABD'den Uzaklaşma Zamanı mı?
Davos'ta ocak ayında Kanada Başbakanı Mark Carney, 'orta güçlerin' bir araya gelerek büyük güçlerin baskısına direnmesi gerektiğini söyledi. Carney'nin hem Çin'e hem de ABD'ye karşı direniş çağrısı, çok kutuplu dünyaya geçiş sürecinde orta ölçekli devletlerin artan özerklik arayışını yansıttı. Bu söylem, özellikle uzun süredir ABD'yi başlıca güvenlik garantörü olarak gören Körfez ülkeleri için bir dönüm noktası niteliğinde. Körfez monarşileri, İran tehdidi ve bölgesel istikrarsızlık karşısında on yıllardır ABD'nin askeri varlığına bel bağladı. Ancak Washington'un politik öngörülemezliği ve küresel güç dengelerinin değişmesi, bu bağımlılığı sorgulatıyor. Carney'nin konuşması, Körfez'in kendi güvenlik mimarisini çeşitlendirme ve yeni ortaklıklar kurma ihtiyacını su yüzüne çıkardı. Multipolar düzene uyum sağlamaya çalışan Körfez ülkeleri, ABD ile ilişkileri korurken Çin ve Rusya ile derinleşen ekonomik ve diplomatik bağlarını nasıl dengeleyeceklerini tartışıyor. Bu stratejik ikilem, bölgenin gelecekteki güvenlik düzenlemelerini şekillendirecek temel unsur olarak öne çıkıyor.
ABD1 olay9 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'ın ABD-İran Arabuluculuğu Küresel Takdir Topladı
Pakistan, ABD ile İran arasında yürüttüğü arabuluculuk sonucunda ateşkes ve kalıcı çözümün önünü açmayı hedefleyen bir mutabakat zaptı sağladı. Dışişleri kaynakları, bu tür bir arabuluculuk rolünün Pakistan'ın diplomatik tarihinde bir ilk olduğunu belirtiyor. Gelişme, uluslararası alanda takdir ve saygıyla karşılandı. Arabuluculuk sürecinin ayrıntıları henüz tam olarak açıklanmasa da, Pakistan'ın bu girişimi diplomatik nüfuzunu ve küresel imajını güçlendirdi. Tahran ile Washington arasındaki gerilimin tırmanma riski taşıdığı bir dönemde gelen bu adım, bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. Pakistan'ın, iki hasım ülke arasında iletişim kanalı tesis edebilmesi, ülkenin jeopolitik denklemdeki ağırlığını ortaya koyuyor. Anlaşmanın uygulanması ve kalıcı bir çözüme dönüşmesi önümüzdeki dönemin odak noktası olacak. Uluslararası camia, Pakistan'ın bu çabasını, nükleer silahlarla ilgili endişelerin ve bölgesel vekalet savaşlarının gölgelediği bir tabloda, diplomasi yoluyla kriz çözümüne katkı sağlayan bir örnek olarak değerlendiriyor.
ABD1 olay11 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Burgenstock'ta ABD-İran Barışı İçin 60 Günlük Yol Haritası
ABD ve İran, İsviçre'nin Burgenstock beldesinde Pakistan ve Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda, 60 gün içinde nihai barış anlaşmasına varmayı hedefleyen bir yol haritası üzerinde anlaştı. Pazar günü başlayıp Pazartesi gününe uzayan müzakereler, daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı çerçevesinde yürütüldü. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın katıldığı açılışta tarafların barışa yönelik samimiyetine vurgu yapıldı. Arabulucuların ortak açıklamasında, teknik detayların belirlenmesinin ardından nihai anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasının kararlaştırıldığı duyuruldu. Mutabakat aylardır süren çatışmaları sonlandırma potansiyeli taşırken, İsrail'in "mücadelemiz bitmedi" açıklaması, ABD'deki ara seçimler ve taraflar arasındaki derin güvensizlik ateşkesin kalıcılığını tehdit eden unsurlar olarak öne çıkıyor. Eşzamanlı olarak İran ve ABD, Hürmüz Boğazı'nda askeri çatışmaları önlemek için bir iletişim hattı kurdu. ABD ayrıca Lübnan'daki ateşkesi denetlemek üzere bir mekanizma oluşturdu. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Pakistan ziyaretinde bölgesel güvenlik yapısı çağrısı ve İslam ülkeleri arasında birlik vurgusu, diplomatik hareketliliğin genişlediğine işaret ediyor. Uzmanlar ise barış sürecinin "bozguncu" aktörlerce sekteye uğratılabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD26 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD, Kudüs'te kalıcı büyükelçilik binası için anlaşma imzaladı
Amerika Birleşik Devletleri, Çarşamba günü Kudüs'te yeni bir büyükelçilik yerleşkesi inşa etmek üzere bir anlaşma imzaladı. İsrail, bu adımı iki ülke arasındaki 'sarsılmaz ittifakın' bir yansıması olarak değerlendirdi. ABD Başkanı Donald Trump, ilk döneminde Aralık 2017'de Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımış ve Tel Aviv'deki diplomatik misyonun taşınması talimatını vermişti. Mevcut hizmetler birden fazla geçici mekâna yayılmış durumdaydı; yeni yerleşke ile kalıcı bir yapıya kavuşulacak. Anlaşma, ABD'nin Kudüs'teki diplomatik varlığını kurumsallaştırma yönündeki somut bir adım olarak öne çıkıyor. Trump yönetiminin kararı, uluslararası toplumun büyük bölümü tarafından tartışmalı bulunmuş ve İsrail-Filistin gerilimlerini artırmıştı. Birçok ülke, Kudüs'ün nihai statüsünün müzakerelerle belirlenmesi gerektiği görüşünü korurken, ABD'nin bu hamlesi İsrail'in başkent iddiasına verilen en üst düzey destek olarak yorumlanıyor. Yeni büyükelçilik kompleksinin inşası, iki ülke ilişkilerindeki stratejik yakınlaşmanın sembolik ve pratik bir ifadesi. Proje, ABD'nin bölgedeki diplomatik duruşunu pekiştirirken, Filistin yönetimi ve Arap dünyasında tepkiyle karşılanması bekleniyor. Anlaşmanın zamanlaması ve kapsamı, Ortadoğu'daki mevcut dengeler açısından dikkatle izlenecek.
ABD5 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ABD 250. yaşını kutlarken tarihi kimin anlatacağı tartışılıyor
Amerika Birleşik Devletleri 250. kuruluş yıldönümünü resmî kutlamalarla karşılarken, bu etkinliklerin ağırlıklı olarak beyaz kurucu figürlere odaklanması eleştiri konusu oldu. The Guardian'ın haberine göre, ülke genelinde birçok topluluk, Freedom 250 gibi resmî programların dışladığı yerli halklar, göçmenler ve azınlıkların tarihini görünür kılmak için alternatif anma etkinlikleri düzenliyor. Bu durum, ulusal kimlik ve tarih yazımı konusunda süregelen kültürel mücadeleyi gözler önüne seriyor. Resmî kutlamalarda sahne alan isimler ve anlatılar, ülkenin çokkültürlü yapısını yeterince yansıtmadığı gerekçesiyle sorgulanıyor. Toplumsal hareketler, tarihsel adaletsizliklerin ve unutulmuş hikâyelerin bu dönüm noktasında hatırlanması gerektiğini savunuyor. Tartışma, yalnızca geçmişe dair bir muhasebe değil, aynı zamanda ABD'nin gelecekte nasıl bir ulus olarak tanımlanacağı sorusunu da gündeme getiriyor. Küresel düzeyde, birçok ülke ulusal yıldönümlerinde benzer tarih yorumu çatışmaları yaşarken, ABD'deki bu gerilim, iç siyasetteki kutuplaşmanın bir uzantısı olarak değerlendirilebilir. Özellikle son yıllarda ırk ve tarih konularındaki toplumsal yüzleşme, 250. yıl kutlamalarının nasıl şekilleneceği konusunu daha da hassas hale getirdi. Resmî anlatı ile tabandan yükselen talepler arasındaki bu gerilim, önümüzdeki aylarda da kültür, eğitim ve siyaset alanlarında yankı bulmaya devam edecek.
ABD7 olay11 sa önce