Yunan basınından 'Türkiye'ye şeytan üçgeni' iddiası
Yunanistan merkezli Parapolitika gazetesi, Doğu Akdeniz'de artan Türk etkisine karşı Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail arasında yeni bir stratejik eksen oluştuğunu iddia etti. Milliyet'in aktardığı habere göre, gazete bu iş birliğini 'Türk gücüne karşı panzehir' olarak tanımladı ve bölgede bir caydırıcılık ağı kurmayı amaçladığını yazdı. Haberde, tarafların acilen harekete geçmesi gerektiği vurgulandı. İddiaya göre son dönemdeki askeri ve diplomatik temaslar bu eksenin işaretleri. Ancak henüz resmi bir doğrulama yapılmadı. Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığı ve enerji arama faaliyetleri zaten uzun süredir gerilim kaynağı; İsrail'in böyle bir oluşumda yer alması diplomatik dengeleri etkileyebilir.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 24 Jun- Security24 Jun, 09:17
Son dakika...Türkiye'ye karşı 'şeytan üçgeni' sahnede! 'Son çare' diyerek duyurdular: 'Acilen harekete geçmeliyiz'
MİLLİYET.COM.TR / Yunanistan merkezli Parapolitika, Doğu Akdeniz’de son dönemde artan askeri ve diplomatik temasları “Türkiye’ye karşı yeni bir stratejik eksen” başlığıyla değerlendirdi. ‘TÜRK GÜCÜNE KARŞI PANZEHİR’ Haberde Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasında geliştiği iddia edilen iş birliğinin, bölgede artan Türk etkisine karşı “bir caydırıcılık ağı” oluşturmayı amaçladığı ileri sürüldü. Analizde en dikkat çekici başlıklardan biri, güvenlik mimarisine ifadeler oldu. İsrail ile askeri iş birliğinin, “Türk gücüne karşı panzehir” olarak tanımlandığı iddia edildi. Aynı çerçevede, İsrail’in bölgedeki rolünün sadece diplomatik değil, aynı zamanda askeri ve teknolojik kapasite açısından da belirleyici görüldüğü vurgulandı. ‘FRANSA’YA GÜVENMİYORUZ’ Analizde ayrıca müttefik tercihine ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yer aldı. İsrail ile güvenlik iş birliğinin “çok daha güvenilir ve caydırıcı” bulunduğu belirtilirken, Fransa’ya yönelik yaklaşımın ise “sınırlı güven” ve “daha çok diplomatik açıklamalarla sınırlı etki” üzerinden tanımlandığı ifade edildi. Bazı stratejik yorumlarda bu farkın açık biçimde “Fransa’ya güvenmiyoruz, İsrail’e daha fazla güveniyoruz” anlayışına dayandığı aktarıldı. ‘ACİLEN HAREKETE GEÇMELİYİZ’ İsrail Diaspora İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanı Amihai Chikli’nin açıklamalarına da yer verilen haberde “Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki artan gücü aşikar. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda Yunanistan müttefikleriyle acilen harekete geçmelidir” denildi. Analizde, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanı ve “Mavi Vatan” doktrini üzerinden yapılan değerlendirmelerin, İsrail ve Yunanistan cephesinde “stratejik tehdit algısı” çerçevesinde okunduğu iddia edildi. ‘TÜRKLER 10 KEZ TARTACAK’ Yazıda analist Konstantinos Lambropoulos ise İsrail ile ortaklığın “askeri teknoloji, operasyonel kapasite ve siyasi irade açısından güçlü bir güç çarpanı” olduğunu belirtirken, Türkiye’ye yönelik dikkat çeken ifadeler kullandı: “İsrail, Akdeniz’deki en güçlü müttefikimizdir. Türkler bunu on kez tartacak.” ‘SON ÇARE’ Analizde üçlü yapının doğrudan bir askeri blok olmadığı vurgulansa da sahada Türkiye’nin hareket alanını kısıtlayabilecek son çare “fiili caydırıcılık dengesi” oluştuğu yorumu öne çıktı. ‘ŞEYTAN ÜÇGENİ’ Son olarak analizde bu ittifakın zaman zaman dış basında “Şeytan Üçgeni” olarak nitelendirildiği hatırlatılırken, Ankara’nın tüm süreci uluslararası hukuk ve egemenlik hakları çerçevesinde değerlendirdiği belirtildi. NE OLMUŞTU? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Akdeniz'de özellikle de Kıbrıs Adası'nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini gördüklerini ve gelişmeleri de çok yakından takip ettiklerini söylemişti. Erdoğan "İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz'de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler." ifadesini kullanan Erdoğan, "Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur” ifadelerini kullanmıştı.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye ve Kanada Serbest Ticaret Müzakerelerine Resmen Başladı
Türkiye ile Kanada, serbest ticaret anlaşması imzalamak amacıyla resmi müzakere sürecini başlattı. Kanada Başbakanı Mark Carney'nin ofisinden yapılan açıklamaya göre, iki ülkenin teknik ekipleri anlaşmanın kapsamı ve hedeflerini netleştirmenin yanı sıra ilk müzakere turunun hazırlıklarına odaklanacak. Müzakereler, her iki ülkenin ekonomik işbirliğini derinleştirme iradesini yansıtıyor. Anlaşmanın taraflar arasındaki ticaret ve yatırım akışını artırması, yeni pazar erişimleri sağlaması bekleniyor. Sürecin başlaması, Türkiye ve Kanada arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerde yeni bir aşamaya işaret ediyor.
Türkiye2 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye-NATO ortaklığında 72 yıl: Krizlerle yoğrulan stratejik ittifak
Türkiye, 1952’de NATO’ya katılarak Soğuk Savaş’ta Batı ittifakının güneydoğu kanadını oluşturdu. Bu süreçte ortaya çıkan siyasi ve askeri anlaşmazlıklar, ikili ilişkileri zaman zaman gerse de Ankara, ittifakın güvenlik mimarisindeki kritik konumunu korudu. Soğuk Savaş sonrası dönemde de jeopolitik gerilimler ve stratejik önceliklerdeki farklılaşmalar, ortaklığı sınamaya devam etti. Buna rağmen Türkiye, NATO için vazgeçilmez bir müttefik olma özelliğini sürdürüyor.
Türkiye5 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Doğu Avrupa ve Türkiye’ye Yakıt Hattı Uzatmayı Görüşüyor
NATO müttefikleri, Soğuk Savaş döneminden kalma yakıt boru hattı ağını Doğu Avrupa ve Türkiye’ye genişletmek üzere bir anlaşmaya yaklaştı. Bloomberg’in haberine göre, bu adım, kriz durumlarında müttefik ülkelere kesintisiz yakıt tedarikini sağlamayı amaçlıyor. Soğuk Savaş yıllarında inşa edilen ve başlangıçta Batı Avrupa’daki askeri üsleri beslemek için tasarlanan bu boru hattı sistemi, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından yeniden stratejik önem kazandı. Doğu kanadının lojistik dayanıklılığını artırmak isteyen ittifak, özellikle Baltık ülkeleri, Polonya ve Türkiye’yi kapsayacak bir genişleme planı üzerinde çalışıyor. Uzmanlara göre anlaşma, NATO’nun caydırıcılık kapasitesini güçlendirirken, enerji tedarik zincirini çeşitlendirme ve askeri hareketliliği destekleme yönünde somut bir taahhüt anlamına geliyor. Türkiye’nin coğrafi konumu ve rafineri altyapısıyla projede kilit bir rol üstlenmesi bekleniyor. Henüz resmiyet kazanmasa da, görüşmelerin ilerlemiş olması ittifak içindeki ortak savunma bilincini yansıtıyor.
Türkiye1 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Ankara Zirvesi: Türkiye'nin Stratejik Yükselişi ve Savunma Vitrini
7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara, 36. NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanacak zirveye, ABD Başkanı Donald Trump’ın da aralarında bulunduğu 31 müttefik ülke lideri katılıyor. Zirve, Lahey’de geçen yıl alınan kararların uygulamaya konduğu ve ‘NATO 3.0’ sürecinin başlangıcı olarak nitelendiriliyor. Paralelinde düzenlenen ‘Allies in Ankara’ programıyla savunma, güvenlik ve teknoloji başlıklarında 45 yan etkinlik gerçekleştirilecek. Türkiye, zirvede hızla büyüyen savunma sanayisini sergileme ve müttefiklerle kritik silah anlaşmaları imzalama fırsatı arıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın ASELSAN gibi Türk şirketlerinin üretiminden halihazırda faydalandığını belirterek, Türkiye’nin rolünün ‘gerçekten önemli’ olduğunu vurguladı. Hollanda Genelkurmay Başkanı ise ABD’nin bazı kabiliyetlerini geri çekmesi durumunda Türkiye’nin NATO içindeki ağırlığının daha da artacağını ifade etti. Zirve ayrıca Ukrayna’ya destek ve savunma harcamalarının artırılması konularına odaklanacak; Rutte, müttefiklerin on milyarlarca dolarlık yeni savunma sözleşmeleri açıklayacağını duyurdu. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, zirvenin 70 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü temsil eden 40’tan fazla ülkeyi bir araya getirdiğine dikkat çekerek, buluşmanın Türkiye’nin askeri-endüstriyel başarısını ve Avrupa güvenlik mimarisindeki merkezi rolünü vurguladığını söyledi. 2 bin 500’e yakın gazeteci için hazırlanan Uluslararası Medya Merkezi ve başkentin çeşitli noktalarında açılan kültürel sergiler, Türkiye’nin imajını güçlendirmeyi hedefliyor. Uzmanlara göre bu zirve, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğü ve ittifak içindeki stratejik konumu açısından bir dönüm noktası niteliğinde.
Türkiye44 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Terörsüz Türkiye Yasa Hazırlığı Sürerken Erdoğan’dan NATO’ya Caydırıcılık Vurgusu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında silahların bırakılması ve örgütün tasfiyesinin ardından toplumsal bütünleşmeyi sağlayacak yasal düzenlemenin Meclis tarafından kısa sürede hazırlanacağını belirtti. Yasanın müstakil, geçici ve af niteliği taşımayacağı mesajını veren Kurtulmuş, süreçte sona yaklaşıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Edirne’de yaptığı konuşmada ‘Terörsüz Türkiye’ vurgusuyla tempoyu artıracaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile Ankara’da yaptığı görüşmede NATO’nun caydırıcılığının ortak hedef olduğunu açıkladı ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefini 15 milyar dolar olarak duyurdu. Almanya Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde de NATO’nun Ankara’daki zirvesinde Avrupa savunmasını güçlendirme ve transatlantik bağın korunması beklentisini iletti. ABD’nin askeri taahhüdünü azalttığı bir dönemde Türkiye’nin savunma alanındaki jeopolitik ağırlığına dikkat çekildi. Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’la görüşmesinde İran-ABD mutabakatını memnuniyetle karşılarken, Türkmenistan Milli Lideri Berdimuhamedov’u da iki zirveye davet etti. Öte yandan Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada 23 çeyrektir kesintisiz büyümenin altını çizdi. İçeride terörsüzleşme adımları devam ederken, dış politikada NATO ve bölgesel diplomasi eş zamanlı yürütüldü.
Türkiye41 olay8 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO zirvesi ittifakın gelecek vizyonunu belirleyecek kritik eşik
Milli İstihbarat Akademisi, yaklaşan NATO zirvesi öncesinde yayımladığı raporda, zirvenin ittifakın önümüzdeki dönemde nasıl bir yapıya bürüneceğini ortaya koyacak kritik bir dönemeç olduğu tespitine yer verdi. Rapor, zirvenin asıl anlamının dönemsel güvenlik krizlerinin yönetilmesinin ya da savunma harcamalarına ilişkin tartışmaların ötesinde, NATO’nun gelecek vizyonuna ışık tutması olduğunu vurguluyor. Çalışmada, “Ankara Zirvesi, NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye” başlığı altında, Türkiye’nin ittifak içindeki konumu ve rolünün de bu dönüşüm sürecinde belirleyici olacağına dikkat çekiliyor. Zirvenin, NATO’nun çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlama kapasitesi ve üye ülkeler arasındaki stratejik uyum açısından bir sınav niteliği taşıdığı ifade ediliyor.
Türkiye4 olay1 sa önce