Yılmaz: Türkiye Lübnan'ın Güvenliğini ve İstikrarını Desteklemeyi Sürdürecek
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Lübnan Başbakan Yardımcısı Mitri ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Türkiye'nin Lübnan'ın güvenliği, istikrarı ve ekonomik kalkınmasına yönelik desteğini sürdüreceğini açıkladı. Yılmaz, İsrail'in yayılmacı politikalarına dikkat çekerek bölgesel dayanışmanın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu açıklama, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki diplomatik angajmanını yansıtırken, Lübnan'ın ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlıkla mücadele ettiği bir dönemde Ankara'nın Beyrut'a verdiği desteğin altını çizdi. İki ülke arasındaki temasların, özellikle İsrail'in bölgedeki askeri varlığının arttığı bir süreçte güvenlik iş birliğini kapsadığı belirtiliyor. Türkiye'nin Lübnan'a yönelik taahhüdü, uzun süredir devam eden ikili ilişkiler bağlamında ele alınırken, bölgedeki çatışmaların yayılmasını önlemeye yönelik diplomatik çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yılmaz'ın mesajı, aynı zamanda Türkiye'nin Orta Doğu'da daha etkin bir rol üstlenme stratejisinin de işareti olarak yorumlandı.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Afganistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 19 Jun- Political17 Jun, 10:44
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Türkiye, Lübnan'ın güvenliğini desteklemeyi sürdürecek
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Lübnan Başbakan Yardımcısı Mitri ile görüştü. Cevdet Yılmaz, görüşmenin ardından "Türkiye, Lübnan'ın güvenliğini, istikrarını ve ekonomik kalkınmasını desteklemeyi sürdürecektir." mesajını paylaştı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İsrail'in yayılmacı politikalarına karşı bölgesel dayanışmanın güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek, "Türkiye, dost ve kardeş Lübnan'ın güvenliğini, istikrarını ve ekonomik kalkınmasını desteklemeyi sürdürecektir." ifadesini kullandı. Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Lübnan Başbakan Yardımcısı Tarık Mitri ve beraberindeki heyeti kabul etti. Görüşmede, Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Musa Kulaklıkaya da yer aldı. Cevdet Yılmaz, NSosyal hesabından görüşmeye ilişkin yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: "İsrail'in yayılmacı politikalarına karşı bölgesel dayanışmanın güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Lübnan'ın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve birliğine yönelik her saldırı uluslararası hukukun açık ihlalidir. Biz de bu bağlamda Sayın Mitri ile görüşmemizde, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve bölgemizde yol açtığı insani yıkım başta olmak üzere güncel bölgesel gelişmeleri kapsamlı bir şekilde değerlendirdik. Türkiye, dost ve kardeş Lübnan'ın güvenliğini, istikrarını ve ekonomik kalkınmasını desteklemeyi sürdürecektir. Bunun yanı sıra ekonomi, enerji ve savunma alanlarındaki işbirliğimizin geliştirilmesi, Lübnan'da tüm kesimleri kuşatan kapsayıcı politikaların güçlendirilmesi ve Suriye’nin istikrarına katkı sağlayacak ortak çalışmalar öncelikli başlıklarımız arasındadır." TİKA, AFAD ve Türk Kızılay aracılığıyla yürütülen insani yardım faaliyetlerinin devamının da bu anlayışın önemli bir parçası olduğunu dile getiren Yılmaz, Lübnan'ın ve bölgenin huzuru, istikrarı ve refahı için yürüttükleri işbirliğinin daha da güçlenmesini temenni etti.
- Economic19 Jun, 20:48
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Türkiye Cumhuriyeti olarak hem haklı olacağız hem güçlü olacağız
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Elazığ Dernekler Birliği Federasyonu (ELBİRFED) tarafından bir otelde düzenlenen 'Çaydaçıra Işığında Birlik Gecesi' programına katıldı. Burada konuşan Yılmaz, son çeyrek asırda Elazığ'a hizmet etmek için ellerinden gelen tüm gayreti sarf ettiklerini kaydederek, "Altyapı yatırımlarıyla, ulaştırma ve hava yolu başta olmak üzere altyapıya, ulaşıma yaptığımız yatırımlarla, hastanelerle, yeni okullarla, üniversitenin gelişimiyle, kırsal alana yaptığımız yatırımlarla yine şehir altyapısına yaptığımız yatırımlarla bu medeniyet şehrimizin modern bir altyapıya kavuşmasında, bugünkü dünya şartlarına uyum sağlamasında önemli yatırımlar yaptık, önemli destekler sunduk. Aynı şekilde ekonomik kalkınma açısından, sanayileşme açısından da Elazığ çok önemli bir cazibe merkezi, nitelikli insan kaynağıyla, köklü şehir kültürüyle bugünkü dünyada tarımın, sanayinin, hizmetlerin gelişiminde elimizden gelen tüm desteği verdik. Özellikle teşvik politikalarıyla bu yöremizdeki yatırımlara, özel sektör yatırımlarına destek olmaya çalıştık. Çünkü şunu biliyoruz; bir il, bir şehir sadece kamu yatırımlarıyla gerçek anlamda kalkınmayı yakalayamaz, eksik kalır. Kamu yatırımlarıyla özel yatırımlar birbirini tamamladığında bir il, bir şehir gerçek anlamda kalkınır, mesafe kaydeder. Bu anlayış içinde Elazığ'ımızda organize sanayi bölgelerini geliştirdik, turizme destek olmaya çalıştık, sulama yatırımları, diğer yatırımlarla tarımsal üretimin artması için gayret ettik. Çok önemli bir mikroklima olduğunu da söylememiz lazım. Elazığ'nın sebzesiyle, meyvesiyle, çok da önemli bir tarımsal potansiyeli olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla tarıma, sanayiye ve turizme yatırımlarımızı çeşitli kanallarla sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Yılmaz, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Elazığ'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yeni bir şehirleşme vizyonunu hayata geçirdiklerini belirterek, 2020 ve 2023 depremlerinin ardından Elazığ'da yaklaşık 34 bin vatandaş için konut hak sahipliğinin kabul edildiğini ve bugüne kadar 40 bin konutun tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunulduğunu anımsattı. 'ELAZIĞ, BAYRAK ŞEHİRLERİMİZDEN BİRİ' Terörsüz Türkiye sürecine değinen Yılmaz, terörün bugüne kadar Türkiye'ye maliyetinin 2 trilyon doların üzerinde olduğunu, bu kaynakların kalkınmaya, gelişmeye, sosyal refaha, teknolojiye, Türkiye'nin ilerlemesine hizmet etmesini istediklerini dile getirerek, "Terörün gölgesinin ortadan kalktığı bir ortamda şehirlerimiz sahip oldukları potansiyeli çok daha etkin bir şekilde değerlendirme imkanına kavuşacak, gençlerimiz enerjilerini geleceğe, üretime, başarıya yöneltecektir. Elazığ'ımız bu anlamda bayrak şehirlerimizden biri. Vatan, bayrak, devlet, milli birlik dediğimizde ilk akla gelen şehirlerimizden biri Elazığ ve inanıyorum ki bu Terörsüz Türkiye sürecinde de birliğe, kardeşliğe, istikrara en güçlü desteği verecek illerimizin başında da yine Elazığ gelecektir" dedi. 'ZULÜM HİÇBİR ZAMAN EBEDİYEN DEVAM ETMEZ' Bölgede yaşananlara da vurgu yapan Yılmaz, şunları söyledi: "Ben güçlüysem her şeyi yapabilirim' gibi bir zihniyet dünyada güçleniyor. Ahlaktan, merhametten, adaletten, hukuktan kopuk bir şekilde güç siyasetinin ön plana çıktığı bir dönemdeyiz. Bizim medeniyetimiz elbette ki bunu kabul edemez. Biz tabii ki güçlü olacağız, tabii ki güçleneceğiz ama bugünkü gibi değil, bugün dünyaya hakim olan bu anlayış gibi değil. Biz hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız. Sadece güç ahlaktan kopuk, adaletten kopuk bir güç, hukuktan kopuk bir güç hiçbir değer ifade etmiyor ve kalıcı olması mümkün değil. Zulüm hiçbir zaman ebediyen devam etmez. Sadece haklı olmak da maalesef bugünkü dünyada yetmiyor, çünkü güçlüler gelip size kendi koşullarını dayatıyorlar. Dolayısıyla biz Türkiye Cumhuriyeti olarak hem haklı olacağız hem güçlü olacağız. Bizim çabamız budur ve bunu da tarihten aldığımız değerlerimizle, gücümüzle bunu geleceğe taşıyarak başaracağız, Türkiye Yüzyılı'nı en güçlü şekilde inşa edeceğiz. İlginizi Çekebilir Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan çok tecrübeli ve dirayetli bir lider. Dünyada böyle liderler pek kalmadı doğrusu. Avrupa'ya bakıyorsunuz, birçok coğrafyaya bakıyorsunuz yetersiz liderlerin ülkelerine ne büyük maliyetler ürettiklerini hep birlikte görüyoruz. Bu ateş çemberinin içinde Türkiye Cumhuriyeti istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Bu öyle kolay bir iş değil, bu liderlikle olan bir şey, bu güçlü bir kurumsal altyapıyla, kadrolarla gerçekleşen bir süreç ve bunu mutlaka devam ettirmemiz, bugünün dünyasında, bölgesinde ülkemizi çok daha üst seviyelere taşımamız lazım. Bu anlamda da dediğim gibi şanslı ülkelerden biriyiz, tecrübeli kadrolarımız var, güçlü ve dirayetli bir liderliğimiz var ve her şeyden önemlisi tabii milletimizin feraseti var, basireti var. Bu ortamda ben ülkemizin yolunun açık olduğunu, bugünden çok daha ileri noktalara ulaşacağımızı rahatlıkla ifade etmek isterim." Kemal Kılıçdaroğlu'ndan sert mesaj: Arınma yapacağım diye benden korkuyorlar
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İsrail'in 1915 olayları kararına Türkiye'den sert tepki
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, İsrail hükümetinin 28 Haziran 2026'da 1915 olaylarına ilişkin aldığı siyasi kararı kınayan bir açıklama yaptı. Açıklamada, Filistin halkına yönelik sistematik zulüm uygulamak ve Gazze'de soykırım işlemek suçlamalarıyla Uluslararası Adalet Divanı'nda yargılanan İsrail yönetiminin, tarihsel konuları siyasi amaçlarla kullanmasının kabul edilemez olduğu belirtildi. Türkiye, İsrail'in bu kararını, kendi eylemlerini gizlemeye yönelik bir girişim olarak niteledi ve uluslararası toplumu çifte standarttan kaçınmaya çağırdı. Bu gelişme, iki ülke arasında zaten gerilimli olan ilişkileri daha da tırmandırma potansiyeli taşıyor.
Afganistan2 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Kral Charles’ın Davetiyle Harry Buckingham Sarayı’na Tek Başına Gidiyor
Sussex Dükü Prens Harry, bu hafta gerçekleştireceği Londra ziyareti sırasında Kral Charles’ın bizzat yaptığı daveti kabul ederek Buckingham Sarayı’nda konaklayacak. Eşi Meghan Markle ve çocukları güvenlik gerekçeleriyle kendisine eşlik etmeyecek, böylece Harry ziyaretini yalnız gerçekleştirecek. Sözcüsü tarafından doğrulanan bu gelişme, Kraliyet ailesi içinde son dönemde yaşanan gerginliklerin ardından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor. Ziyaret, Prens Harry’nin Kraliyet görevlerinden çekilmesi ve ABD’ye yerleşmesinin ardından Kral III. Charles ile doğrudan temas kurulduğu ender anlardan birine işaret ediyor. Buckingham Sarayı’nda kalma kararı, iki taraf arasında uzun süredir kopuk olan diyaloğun yeniden tesisine yönelik sembolik bir jest olarak yorumlanabilir. Güvenlik endişeleri nedeniyle ailenin geri kalanının ziyarete katılmaması, Harry’nin İngiltere’deki güvenlik statüsüne ilişkin süregiden tartışmaları da yansıtıyor. Bu bağlamda, ziyaretin hanedan içi ilişkilerin normalleşmesi açısından sınırlı ama anlamlı bir temas olabileceği belirtiliyor.
Afganistan2 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Cudi Dağı'nda Hz. Nuh Anması: Kardeşlik Türküleri Yükseldi
Şırnak'ın Cudi Dağı Sefine bölgesinde, 1984'ten bu yana terör olayları nedeniyle ara verilen Hz. Nuh'u anma töreni, bu yıl dördüncü kez düzenlendi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, eşi Sevgi Kurtulmuş, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve İçişleri Bakan Yardımcısı'nın da katıldığı programda, bölgenin kültürel ve dini mirasına vurgu yapıldı. Kurtulmuş, yaptığı konuşmada "kardeşlik türküleri söyleyeceğiz" diyerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. 1984'te kesintiye uğrayan ve 2021'de yeniden başlatılan etkinlik, bölgede terörün gölgesinde kalan ortak değerlerin yeniden canlandırılması açısından önem taşıyor. Valilik ve belediye iş birliğiyle düzenlenen tören, farklı kesimlerin bir araya gelmesine zemin hazırladı. Etkinlik, güvenlik endişelerinin azaltıldığı bir ortamda, toplumsal uzlaşıya katkı sağlamayı hedefliyor. Hz. Nuh'un tufandan sonra gemisinin Cudi Dağı'na oturduğuna inanılması, bölgeye dini bir hassasiyet kazandırıyor. Bu tür anma törenlerinin düzenlenmesi, devletin bölgedeki normalleşme ve kalkınma çabalarının bir parçası olarak değerlendirilebilir. Kurtulmuş'un verdiği mesaj, siyasi düzeyde de terörle mücadelede toplumsal desteğin ve kardeşlik vurgusunun altını çiziyor.
Afganistan1 olay22 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Shahrbanoo Sadat’ın ‘İyi Erkek Yok’ filmi USAID’in Afganistan’daki geçmişini irdeliyor
Shahrbanoo Sadat imzalı belgesel ‘İyi Erkek Yok’, ABD’nin 1980’lerde Afganistan’da yürüttüğü eğitim programlarına odaklanıyor. Film, USAID’in Nebraska-Omaha Üniversitesi ve Afganistan Çalışmaları Merkezi aracılığıyla, Sovyetler’e karşı direnişi teşvik etmek amacıyla Afgan okul çocuklarına İslami içerikli ders kitapları hazırlattığını ortaya koyuyor. Soğuk Savaş döneminde Washington’un jeopolitik hedeflerine hizmet eden bu girişim, uzun vadede dini radikalleşmeyi beslediği eleştirileriyle karşılanıyor. Belgesel, ABD ve NATO’nun Afganistan’daki müdahalelerinin sonuçlarını sorguluyor. 1961’de kurulan USAID’in insani yardım görünümü altında yürüttüğü bu tür programların bölgedeki toplumsal ve siyasi dengeleri nasıl dönüştürdüğünü tartışmaya açan yapım, Afganistan’ın yakın tarihine ışık tutuyor. Filmin gösterime girmesi, Batılı güçlerin askeri ve kalkınma yardımlarının istenmeyen sonuçlarına ilişkin süregelen tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.
Afganistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Starmer'dan Halefine Uyarı: Küresel Krizler Diplomasiyi Zorunlu Kılıyor
Görevden ayrılmaya hazırlanan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yerine geçecek siyasetçiye uluslararası krizlere ve diplomasiye yeterli zaman ayırması gerektiği konusunda açık bir uyarıda bulundu. Starmer, dünya genelindeki sorunların gündemi belirlemeye devam edeceğini ve bu nedenle bir sonraki başbakanın dış politikaya kendisinden daha az eğilme şansının olmadığını vurguladı. Bu açıklama, Birleşik Krallık'taki siyasi geçiş sürecinde dış politikanın önceliğini koruyacağını gösteriyor. Starmer'ın sözleri, küresel belirsizliklerin ve krizlerin sürdüğü bir dönemde, İngiltere'nin uluslararası arenada aktif rol almasının zorunlu olduğuna işaret ediyor. Halefine yönelik bu uyarı, görev değişiminin politika yapımında köklü bir sapmaya yol açmaması gerektiğine dair bir mesaj niteliği taşıyor.
Afganistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan’dan dönen Afganlar kimliksizlik riskiyle karşı karşıya
Pakistan’dan ayrılarak ülkelerine dönen Afganlar, Torkham sınır kapısında eşyalarıyla geçiş yaparken çoğu kez hayatlarını yeniden kurmak için gerekli olan bir belgeye sahip değil: kimlik kartı. Sınırın Afganistan tarafında, çocuklar ve yetişkinler valizlerini taşıyarak veya başlarının üstünde eşyalarını taşıyarak, varışlarını kaydettirmek için masadan masaya ilerliyor. Pakistan’da yıllardır yaşayan çok sayıda Afgan, ülkeyi terk etmek zorunda kalırken, kimlik belgesi eksikliği eğitim, sağlık ve diğer temel hizmetlere erişimde ciddi engel oluşturuyor. Yetkililer, dönüş sürecinde bu durumun kayıt işlemlerini yavaşlattığını ve dönenlerin Afganistan’da vatandaşlık haklarından yararlanmasını zorlaştırdığını belirtiyor. Gelişme, hem Pakistan’ın izlediği geri dönüş politikaları hem de Afganistan’ın iç yönetim kapasitesi açısından dikkat çekici bir sınav niteliğinde. Sınırda yığılmalar ve bürokratik aksaklıklar, iki ülke arasındaki insani ve diplomatik ilişkilerde yeni gerilimlere yol açma potansiyeli taşıyor.
Afganistan1 olay2 gün önce