Hürmüz’de İran Hamlesi, Nükleer Görüşmelerde Kritik Eşik
İran, Hürmüz Boğazı’nın yönetimi için Devrim Muhafızları bünyesinde yeni bir kurum oluşturdu ve tanker geçişlerine kontrollü izin verdi. Bu adımlar, ABD’nin bölgedeki askeri varlığı ve yaptırımlarıyla tırmanan gerilimin ortasında, Tahran’ın stratejik su yolundaki kontrolünü pekiştirme hamlesi olarak değerlendirildi. Yeni kurulan Hürmüz Boğazı Su Yolu Yönetimi sosyal medya üzerinden duyuru yaparken, İran aynı günlerde her biri 2 milyon varil kapasiteli beş süper tankerin geçişine onay vererek enerji piyasalarına mesaj gönderdi. Öte yandan, Pakistan arabuluculuğunda üç aydır süren barış görüşmelerinde ilerleme kaydedildiği bildirilse de, dini lider Hamaney’in zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını reddettiği iddiası müzakerelerde tıkanıklığa işaret ediyor. Pentagon’un İran saldırılarına karşı İsrail’i savunmak için önleyici füze stoklarında ciddi azalma yaşandığını raporlaması, askeri boyutun maliyetini ortaya koydu. Diplomasi ve askeri baskı arasında sıkışan süreçte, anlaşmanın hem çok yakın hem çok uzak olduğu ifade ediliyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Zaman çizelgesi
en güncel: 23 May- Güvenlik18 May 10:43
İran’dan Hürmüz için yeni kurallar! Boğaz yönetimi için yeni kurum kuruldu
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı'nın yönetiminden sorumlu bir kurumun oluşturulduğunu duyurdu. X sosyal medya platformunda, oluşturulan kurumla ilgili “Hürmüz Boğazı Su Yolu Yönetimi” (Persian Gulf Strait Authority- PGSA) ismini taşıyan resmi hesap açıldı ve boğazdan geçişlerle ilgili gelişmelerin söz konusu bu hesap üzerinden takip edilmesi istendi. İran devlet televizyonu Press TV, 5 Mayıs’ta boğazdan geçmek isteyen gemilerin "info@PGSA.ir" adresinden bir e-posta alarak, Hürmüz Boğazı geçiş kuralları hakkında bilgilendirilecekleri ve gemilerin bu çerçeveye göre geçiş izni alabileceklerini kaydetmişti. İRAN'IN HÜRMÜZ BOĞAZI'NI KAPATMASI VE ABD'NİN DENİZ ABLUKASI İran, ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta ortak saldırılarıyla başlayan savaş sonrasında küresel enerjinin stratejik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nı kapatmıştı. Bu kararla petrol fiyatlarında savaş öncesine kıyasla yüzde 65'lere kadar artış görüldü. ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a deniz ablukası uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı. İRAN DONANMASI İLE KOORDİNASYON ŞARTI İran, 17 Nisan'da Lübnan'da ateşkes sağlanması üzerine ateşkes süresince Hürmüz Boğazı'nın İran Donanması ile koordinasyon halinde olmak şartıyla ticari gemilerin geçişlerine açık olduğunu duyurmuş ancak ABD'nin deniz ablukasına devam edeceğini duyurması üzerine boğazdan geçişlere yeniden kısıtlamalar getirdiğini açıklamıştı. ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş, İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu. İsrail ve Yunan basınında 'Mavi Vatan yasası' endişesi! Atina'nın karşı planı ortaya çıktı, Her şey bir anda değişiyor! Yaşlanmanın bilinmeyen yüzü: 'En kritik iki yaş açıklandı'
milliyet.com.tr - Ekonomik20 May 12:04
ABD ablukası sürerken İran'dan flaş Hürmüz hamlesi
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapmak isteyen 5 süper tankere izin vermesi, küresel enerji piyasalarında dikkat çekti. Her biri yaklaşık 2 milyon varil petrol taşıma kapasitesine sahip tankerler için Devrim Muhafızları’nın onay verdiği bildirildi.
- Güvenlik21 May 11:44
Tahran’dan ABD’nin kritik talebine ret: 'Uranyum stoku İran’da kalacak'
İran dini lideri Mücteba Hamaney'in, nükleer silah sınırındaki zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmaması yönünde talimat verdiği öne sürüldü. Reuters’a konuşan iki üst düzey İranlı kaynak, kararın ABD’nin barış görüşmelerindeki temel taleplerinden birine karşı Tahran’ın tutumunu sertleştirdiğini belirtti.
- Güvenlik22 May 05:09
Pentagon'dan itiraf gibi rapor! İran saldırıları sonrası kritik tablo: İsrail'in yükünü ABD çekti
Pentagon değerlendirmelerine göre ABD, İran saldırıları sırasında İsrail’i savunmak için yüzlerce gelişmiş önleyici füze kullanarak füze savunmasının en büyük yükünü üstlendi. Washington’un THAAD ve deniz tabanlı füze stoklarında ciddi azalma yaşandığı belirtilirken, bu durumun ABD’nin küresel askeri hazırlığına ilişkin endişeleri artırdığı ifade edildi. ABD’li yetkililer, İran ile çatışmaların yeniden başlaması halinde mühimmat krizinin daha da derinleşebileceği uyarısında bulundu.
- Diplomatik23 May 15:01
İran-ABD temaslarında kritik eşik: Arabulucu Pakistan da ilerleme olduğunu söyledi
İran, ABD ve arabulucu Pakistan, yaklaşık üç aydır süren savaşı sona erdirmeye yönelik görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini açıkladı. İran devlet televizyonu, yetkililere dayandırdığı haberinde ABD ile anlaşmanın çerçeve metni konusunda son aşamada olunduğunu bildirdi. Diğer yandan İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, görüşmelere ilişkin, "Anlaşmaya hem çok uzak, hem de çok yakınız." dedi. Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir'in Tahran ziyaretini değerlendiren Bekayi, "Üzerinde ihtilaf bulunan konular hala mevcut. Şu anda mutabakat zaptını sonuçlandırmak için çaba gösteriyoruz." ifadelerini kullandı. İran'ın odak noktasının savaşının sona erdirilmesi olduğunu söyleyen Bekayi, ABD ve İran'ın ortaya koyduğu görüşlerin çözüme ulaşabilme noktasında birbirine yaklaştığını ancak bunun anlaşma manasına gelmediğini vurguladı. Bekayi, "ABD'nin çelişkili tutumu nedeniyle sürecin değiştiğini söyleyemeyiz." diye konuştu. Bekayi, Hürmüz Boğazı'na ilişkin ise, "Hürmüz Boğazı'nın ABD ile ilgisi yok. Bu, biz ve kıyıdaş ülkelerle alakalı." dedi. Müzakerelerin mevcut aşamasında nükleer meseleler ve yaptırımların ayrıntılarıyla ilgili hususların yer almadığını belirten Bekayi, ülkesinin yaptırımların kaldırılmasına yönelik talebinin değişmez bir tutum olduğunu söyledi. Bekayi, nükleer meselenin ABD ile varılacak mutabakat sonrası ele alınması gerektiğine işaret ederek, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusunun ise görüşmede gündemde olduğunu söyledi. Bekayi ayrıca, İran'ın ABD'ye ilettiği 14 maddelik teklifinde, hem nükleer konulara hem de dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması hususuna atıf yapıldığını dile getirdi. Nükleer konuya 30 ya da 60 gün içinde girilip girilmeyeceği hususunun sonraki aşamalarla ilgili olduğunu söyleyen Bekayi, resmi arabulucu ülkenin Pakistan olduğunu ve Katar'ın da görüşmelere yardımcı olmaya çalıştığını ifade etti. PAKİSTAN: GÖRÜŞMELERDE ‘’CESARET VERİCİ'' İLERLEME SAĞLANDI İran devlet medyasına göre Munir, Tahran’dan ayrılmadan önce İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile de görüştü. Görüşmelerin ardından Pakistan ordusu son 24 saatte yürütülen görüşmelerin nihai bir anlaşmaya yönelik “cesaret verici” ilerleme sağladığını açıkladı. RUBİO: BAZI İLERLEMELER SAĞLANDI Hindistan’ı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran konusunda bazı ilerlemeler kaydedildiğini belirterek, Washington’ın önümüzdeki günlerde konuya ilişkin “söyleyecek bir şeyi olabileceğini” ifade etti. Rubio, Yeni Delhi’de gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bazı ilerlemeler sağlandı. Hatta şu anda bile çalışmalar sürüyor. Belki bugün daha sonra, yarın ya da birkaç gün içinde açıklayacak bir şeyimiz olabilir.” dedi. Financial Times gazetesi de ABD ve İran'ın ateşkesi 60 gün süreyle uzatmaya yakın olduğunu bildirdi. TARAFLAR NE İSTİYOR? İran, müzakerelerde ABD’ye verdiği yanıtta bölgedeki savaşın sona erdirilmesini, Lübnan dahil tüm cephelerde çatışmaların durmasını ve Washington’ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırmasını talep etti. Tahran ayrıca, ABD yaptırımları nedeniyle yurtdışında dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılmasını istiyor. İran tarafı bunun yanında nükleer program konusunda da müzakerelere açık olduğu mesajını verdi. Amerikan basınında yer alan haberlere göre Tahran, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun bir kısmını seyreltebileceğini ve bir bölümünü üçüncü bir ülkeye göndermeyi değerlendirebileceğini iletti. Ancak İran’ın, nükleer tesislerini tamamen sökmeyi reddettiği ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerini uzun süreli olarak durdurmaya yanaşmadığı belirtiliyor. ABD ise İran’ın elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun ülkeden çıkarılmasını ve Tahran’ın nükleer programının ciddi şekilde sınırlandırılmasını talep ediyor. Washington yönetimi, İran’ın nükleer silah üretme kapasitesine ulaşmasını engellemenin temel öncelik olduğunu savunuyor. Taraflar arasında Hürmüz Boğazı konusunda da pazarlık yürütülüyor. İran’ın, savaş sonrası ticari gemi geçişlerine kapatılan boğazı kademeli olarak yeniden açmayı önerdiği belirtiliyor. Buna karşılık Tahran, ABD’nin 13 Nisan’dan itibaren İran deniz ticaretine yönelik uyguladığı ablukanın gevşetilmesini istiyor.Dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, küresel enerji fiyatlarında dalgalanmaya yol açmıştı. İran basınına göre Tahran yönetimi, boğaz üzerindeki kontrolünden vazgeçmeyeceğini de vurguluyor.