Erdoğan'dan AK Parti'nin 25. yılına özel makale: 5 maddelik hedef
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalede, partinin kuruluşundan bu yana izlediği vizyonu ve hedefleri anlattı. Makale, Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı. Erdoğan makalede, 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlatıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın makalesinde, partinin 25. yılı kapsamında beş maddelik bir hedef listesine yer verildiği bildirildi. Makalenin Al Arabiya gibi bölgesel bir mecrada yayımlanması, AK Parti'nin uluslararası kamuoyuna yönelik mesajını da yansıtıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Suudi Arabistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 sa önce- Ekonomik14 Ağu 09:13
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AK Parti'nin 25. yılına özel mesaj! 5 maddelik hedefi açıkladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı. İlginizi Çekebilir Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirterek, Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini anlattı. "14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." değerlendirmesini yapan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü. Demokratik meşruiyetin güçlenmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin temelini oluşturdu. Bunun en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadık. Milletimiz o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koydu. Bu kararlı duruş, vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasimizin kökleşmesinde tarihî bir dönüm noktası oldu." "HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNE UZANAN HAMLELERİMİZ TÜRKİYE'NİN ÜRETİM VE TEKNOLOJİ KAPASİTESİNİ GÜÇLENDİRDİ" Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirdikleri yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirtti. Kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini, kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklediklerinin altını çizdi. Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide attıkları adımların, stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Erdoğan, dış politikada Türkiye'nin, değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini anlattı. Türk ve İslam dünyasıyla münasebetlerini çok boyutlu bir şekilde geliştirirken, mazlumların haklarını her platformda cesaretle savunduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: "NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz." "11 İLİMİZİ VE MİLYONLARCA VATANDAŞIMIZI ETKİLEYEN BÜYÜK FELAKET MİLLETİMİZİN YÜREĞİNDE DERİN YARALAR AÇTI" Erdoğan, çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatarak, bu dönemlerin güçlü kurumların, etkin kamu yönetiminin ve millet-devlet dayanışmasının taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini belirtti. 6 Şubat depremlerinde tarihin en ağır afetlerinden birini yaşadıklarını aktaran Erdoğan, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı. "GELECEĞİN İMKANLARINA ODAKLANARAK YOLUMUZA AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDİYORUZ" Erdoğan, AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu ifade ederek, bu tecrübenin kendilerine sürekli yenilenme sorumluluğunu da yüklediğini anlattı. Milletin değişen beklentilerini, gençlerin gelecek arayışlarını, ekonomik güçlüklerin gündelik hayattaki etkilerini ve siyaset yapma biçimlerini açık yüreklilikle değerlendirmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." değerlendirmesinde bulundu. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN 5 MADDELİK HEDEFİ AÇIKLADI "Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır." açıklamasında bulunan Erdoğan, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı. Erdoğan, geçmişin birikimini geleceğin imkanlarıyla buluşturarak milletin refahını artıracaklarını belirterek, bölgenin istikrarını güçlendireceklerini ve daha adil bir uluslararası düzene katkı sunacaklarının altını çizdi. TARİHİ EŞİK Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Milliyet - Ekonomik14 Ağu 09:29
AK Parti 25 yaşında | Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarihi eşik
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 25'inci yılını "geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koydukları tarihi bir eşik" olarak nitelendirdi. AK Parti 25. yaşını kutluyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'nın da partisinin kuruluş yılına özel olarak kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirtti. Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini anlattı. “TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI” "14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." değerlendirmesini yapan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü. Demokratik meşruiyetin güçlenmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin temelini oluşturdu. Bunun en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadık. Milletimiz o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koydu. Bu kararlı duruş, vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasimizin kökleşmesinde tarihî bir dönüm noktası oldu." "YENİ BİR SIÇRAMAYA DÖNÜŞTÜRECEĞİZ" Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirdikleri yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirtti. Kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini, kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklediklerinin altını çizdi. Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide attıkları adımların, stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu. "ORTAK GELECEĞİMİZ İÇİN ZORUNLU" Erdoğan, dış politikada Türkiye'nin, değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini anlattı. Türk ve İslam dünyasıyla münasebetlerini çok boyutlu bir şekilde geliştirirken, mazlumların haklarını her platformda cesaretle savunduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: "NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz." 6 ŞUBAT DEPREMLERİ Erdoğan, çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatarak, bu dönemlerin güçlü kurumların, etkin kamu yönetiminin ve millet-devlet dayanışmasının taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini belirtti. 6 Şubat depremlerinde tarihin en ağır afetlerinden birini yaşadıklarını aktaran Erdoğan, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı. "KARARLILIKLA DEVAM EDİYORUZ" Erdoğan, AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu ifade ederek, bu tecrübenin kendilerine sürekli yenilenme sorumluluğunu da yüklediğini anlattı. Milletin değişen beklentilerini, gençlerin gelecek arayışlarını, ekonomik güçlüklerin gündelik hayattaki etkilerini ve siyaset yapma biçimlerini açık yüreklilikle değerlendirmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." değerlendirmesinde bulundu. 5 HEDEF "Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır." açıklamasında bulunan Erdoğan, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı. Erdoğan, geçmişin birikimini geleceğin imkanlarıyla buluşturarak milletin refahını artıracaklarını belirterek, bölgenin istikrarını güçlendireceklerini ve daha adil bir uluslararası düzene katkı sunacaklarının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan Mekke’de Tarihi Savunma Anlaşması
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, bölgesel gerilimlerin tırmandığı bir dönemde Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı. Anlaşma, taraflardan herhangi birine yönelik saldırıyı tüm ittifak üyelerine yapılmış sayarak kolektif savunma mekanizması kuruyor. İttifakın ayrıntıları henüz netleşirken, üç ülkenin savunma işbirliğini derinleştirme kararı dikkat çekiyor. Bu anlaşma, Orta Doğu ve Güney Asya’daki güç dengelerini etkileyebilecek potansiyele sahip. Özellikle bölgesel krizler ve güvenlik tehditleri karşısında yeni bir eksen oluşması olarak değerlendiriliyor. Mekke'de imzalanması, anlaşmaya İslam dünyasında sembolik bir ağırlık kazandırırken, tarafların diplomatik yakınlaşmasını da teyit ediyor.
Suudi Arabistan2 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Erdoğan ve Veliaht Prens Selman Telefonda Bölgesel Konuları Görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel meseleler ele alındı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Erdoğan, Suudi Arabistan’a yönelik saldırılardan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Görüşme, Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın güvenliğine verdiği önemi ve iki ülke arasındaki dayanışmayı teyit eder nitelikteydi. Özellikle son dönemde artan bölgesel gerilimler ışığında bu tür diplomatik temaslar, Ankara ile Riyad arasındaki iş birliğinin sürdürülmesi açısından kritik görülüyor. Telefon diplomasisi, iki ülkenin bölgesel istikrar ve güvenlik konularındaki ortak hassasiyetlerini yansıttı. Görüşmede ayrıca ekonomik ve ticari iş birliğini geliştirme fırsatlarının da değerlendirildiği düşünülüyor. Bu temas, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin normalleşme sürecindeki olumlu seyri güçlendiren bir adım olarak kaydedildi.
Suudi Arabistan1 olay03 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'nin Sattığı F-5'ler Husilerin Elinde: 390 Milyon Dolarlık Plan
ABD tarafından geçmişte Yemen'e satılan F-5 savaş uçakları, ülkedeki iç savaşın seyriyle birlikte İran destekli Husilerin kontrolüne geçti. 390 milyon dolarlık askeri yardım paketi kapsamında temin edilen bu uçaklar, Yemen ordusunun dağılması ve sahadaki güç dengelerinin değişmesi sonucu isyancıların eline düştü. Söz konusu gelişme, silah transferlerinin öngörülemeyen sonuçlarını ve modern çatışma bölgelerinde askeri envanterin nasıl el değiştirebileceğini gözler önüne seriyor. Husilerin bu uçakları kullanabilme kapasitesi, Kızıldeniz'deki deniz trafiğine yönelik tehditler ve bölgesel vekalet savaşının seyri açısından yeni bir boyut oluşturabilir. Yemen'deki iktidar boşluğunda, ABD menşeli askeri donanımın İran bağlantılı bir grup tarafından kullanılması, Washington yönetiminin uzun vadeli silah satış politikalarını da tartışmaya açıyor. Tarihsel olarak Kuzey ve Güney Yemen arasındaki bölünmüşlüğün izlerini taşıyan ülkede, bu tür silahların kimin elinde olduğu, çatışmanın seyrini belirlemeye devam edecek.
Suudi Arabistan1 olay03 Ağu - Aynı ülke gündemicanlı
MSB: Sınırda birlik veya personel azaltılması söz konusu değil
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında sınıra ilişkin açıklama yaptı. Sınırda birlik veya personel azaltılmasının söz konusu olmadığını belirten Aktürk, açıklamayı "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda yürütülen çalışmalar kapsamında dile getirdi. Aktürk, terörün ülkenin gündeminden tamamen ve kalıcı olarak çıkarılması, huzur ve güvenliğin güçlendirilmesi ile toplumsal birlikteliğin pekiştirilmesi yönündeki kararlılığı vurguladı. Bu ifadeler, sınır güvenliğine yönelik tartışmalara açıklık getirirken, mevcut askeri varlığın korunacağı mesajını öne çıkardı.
Suudi Arabistan1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye'den Kolombiya'nın Golan Tepeleri Kararına Sert Tepki
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya'nın işgal altındaki Golan Tepeleri'nde İsrail egemenliğini tanıma kararını kınadı. Bakanlık, yazılı açıklamasında bu adımı İsrail işgalini meşrulaştırma girişimi olarak nitelendirdi ve Golan'ın Suriye'nin ayrılmaz parçası olduğunu vurguladı. Açıklamada Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına atıfta bulunularak, uluslararası hukukun ihlaline dikkat çekildi. Kolombiya'nın bu kararı, Golan Tepeleri'nin statüsüne ilişkin uluslararası konsensüsten bir sapma teşkil ediyor. Bölge, 1967'den bu yana İsrail işgali altında bulunuyor ve BM kararları uyarınca Suriye toprağı olarak kabul ediliyor. Türkiye'nin tepkisi, Filistin ve Suriye toprak bütünlüğü konusundaki geleneksel tutumuyla örtüşüyor ve iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde gerilime yol açabilir.
Suudi Arabistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Husilerin El-Muha Limanı saldırısında 7 ölü, 35 yaralı
Yemen basınına yansıyan haberlere göre, Husiler El-Muha Limanı ve çevresindeki yerleşim bölgelerine saldırı düzenledi. İlk belirlemelere göre saldırıda 7 kişi yaşamını yitirirken 35 kişi yaralandı. Aynı saldırı dalgasında Husilerin, Hudeyde Valisi Hasan Ali Tahir'in El-Huha kentindeki ikametgahını balistik füzeyle hedef aldığı belirtildi. Vali Tahir'in saldırıdan yara almadan kurtulduğu öğrenildi. Yemen'deki iç savaşın önemli aktörlerinden Husilerin bu saldırıları, ülkedeki kırılgan ateşkes ve insani durum üzerindeki baskıyı yeniden gündeme getirdi. El-Muha Limanı, bölgeye insani yardım ulaştırılması açısından stratejik öneme sahip.
Suudi Arabistan2 olay3 gün önce