Ahbap soruşturmasında Mahsun Kırmızıgül ve Feyza Altun'un ifadeleri açıklandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü 'Ahbaplar suç örgütü' soruşturmasında, şarkıcı Mahsun Kırmızıgül ve avukat Feyza Altun'un savcılıkta verdiği ifadeler ortaya çıktı. Feyza Altun ifadesinde, iddiaları duydukça üzüntü, rahatsızlık ve öfke duyduğunu, bunları asla beklemediğini belirtti. Soruşturma kapsamında Ahbap Derneği'nin faaliyetleri mercek altında tutuluyor. Kamuoyunda yankı uyandıran bu ifadeler, derneğin konumuna ilişkin tartışmaları alevlendirdi.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Birleşmiş Milletler gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- İnsani27 Tem 15:13
'Ahbaplar suç örgütü' soruşturması! Mahsun Kırmızıgül ve Feyza Altun'un ifadeleri ortaya çıktı
"Ahbaplar suç örgütü" soruşturması kapsamında savcılıkta ifade veren avukat Feyza Altun, "Duygularımı ifade etmeden önce ilk olarak duygusal anlamda çok üzgün, rahatsız ve de kızgın olduğumu ifade etmek istiyorum. Yapılanları ya da iddia edilenleri duydukça öfkelenip üzüldüm. Asla beklemediğim bir şeydi" ifadelerini kullandı. İlginizi Çekebilir İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Feyza Altun İstanbul Adalet Sarayı'nda ifade verdi. Altun'un savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. 'O DÖNEM FAYDALI OLABİLMEK ADINA BU DERNEĞİN ÇALIŞMALARINI TAKDİR ETTİK' Feyza Altun ifadesinde, "Duygularımı ifade etmeden önce ilk olarak duygusal anlamda çok üzgün, rahatsız ve de kızgın olduğumu ifade etmek istiyorum. Yapılanları ya da iddia edilenleri duydukça öfkelenip üzüldüm. Asla beklemediğim bir şeydi. O dönem ortaya çıkan kaotik ortamda faydalı olabilmek adına bu derneğin çalışmalarını takdir ettik. Amacımız ihtiyaç sahiplerine ya da mağdur olmuş insanlara faydalı olacağını düşündüğümüz bir organizasyon hakkında iyi niyet göstermekti. "BAĞIŞ ÇAĞRISI YAPMAMIŞTIM, BAĞIŞ DA YAPMAMIŞTIM" Bana sormuş olduğunuz devlet kurumlarına dair güveni konu ettiğim tweet'i bu duygularla paylaştım. Gelinen noktada bunun hata olduğunu görüyorum. Bu rezalette birlikte anılmaktan esef duyuyorum. Ben zaten bağış çağrısı yapmamıştım. Bağış da yapmamıştım. Herhangi bir parasal ilişkim olmamıştır. Sadece sosyal medya üzerinden gördüğüm sahadaki çalışmaları bende güzel fikirler uyandırmıştı" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Mahsun Kırmızıgül İstanbul Adalet Sarayı'nda ifade verdi. Kırmızıgül'ün savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. 'HALUK LEVENT’İN DAHA DÜZGÜN BİR İŞ ÇIKARACAĞI UMUDUYLA MUTLU OLMUŞTUM' Mahsun Kırmızıgül ifadesinde, "Ben Haluk Levent’i çok uzun bir süre önce tanıdım. Yaptığım açıklamadan da anlaşılacağı üzere gençlik zamanlarımdan ve hayat serüveninin başlarındayken beraberdik. O dönem kendisi bir takım sorunlar yaşadı, bazı alışkanlıkları vardı. Bunlar kendisini zor şartlara sürüklüyordu. Bir dönem cezaevine girdi. Onu kuruma bizzat biz götürüp teslim etmiştik. Bu zor durumlardan kurtulması için maddi manevi çok çaba gösterdik. Ardından 2023 yılında büyük bir deprem felaketi yaşandı. O dönem Ahbap Derneği önemli bir çıkış yaptı. Ben de iç dünyamda gerek yapılacak yardımlar dolayısıyla gerekse de Haluk Levent’in daha düzgün bir iş çıkaracağı umuduyla mutlu olmuştum. Gelinen noktada yaşananlar ve iddiaları duydukça inanılmaz derecede üzülüyorum" dedi. ‘ŞAHSİ OLARAK BİR YARDIMDA BULUNMADIM’ Kırmızıgül, “Ben o dönem kendi imkanlarımla Adıyaman’a gittim. Maddi manevi ciddi bir çaba gösterdim. Bizzat yardımları organize ve koordine ettim. Haluk Levent’le de görüştüm. Derneğin çadırlarının 1500 adedini gönderdi. Bizzat dağıttık ancak şahsi olarak bir yardımda bulunmadığım gibi yardımda bulunulması için çaba da göstermedim. Elimizden geleni yapmak için gerek AFAD’la, gerek kamu kurumlarıyla ve bu dernekle iletişim kurmuştuk. Ülkemizin, vatandaşlarımızın ve herhangi bir insanın bu yaşananları hak ettiğini düşünmüyorum. Keşke bunlar yaşanmasaydı. Vicdanlar yaralanmıştır” dedi.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
LGS Sonuçları Açıklandı, İstanbul'da Özel Okul Kayıt Kuyrukları Başladı
Liselere Geçiş Sınavı sonuçlarının geçen hafta cuma günü açıklanmasının ardından, yaklaşık bir milyon öğrenci ve ailesi tercih sürecine girdi. Özel okulların kayıt dönemini başlatmasıyla, İstanbul'daki tanınmış okulların bahçelerinde veliler beklemeye başladı. Kayıt hakkını kaybetmek istemeyen aileler, okul önünde nöbetleşe bekleyerek görev paylaşımı yapıyor. LGS maratonunun sona ermesiyle birlikte, özellikle popüler özel okullara kayıt yaptırmak isteyen aileler, sınırlı kontenjanlar nedeniyle okul kapılarında sıra beklemek zorunda kalıyor. Dün itibarıyla başlayan bekleyiş, eğitimde nitelikli okullara erişim yarışının her yıl yinelenen bir örneğini oluşturuyor. Yetkililer, kayıt sürecinin belirli bir takvim dahilinde ilerlediğini hatırlatırken, velilerin bu yoğun çabası, özel okulların kayıt politikaları ve eğitim sistemindeki rekabet konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getiriyor.
Birleşmiş Milletler1 olay14 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
UNFPA: Afrika'da anne ölümlerini bitirmek için yerli sağlık yatırımı şart
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Batı ve Orta Afrika Bölge Direktörü Dr. Sennen Hounton, Afrika ülkelerine sağlık harcamalarında yerli finansmanı artırma çağrısında bulundu. Hounton, yetersiz ve sürdürülemez bütçe tahsislerinin kıtada önlenebilir anne ölümlerini sona erdirmenin önündeki en büyük engellerden biri olduğunu vurguladı. Afrika, dünyadaki en yüksek anne ölüm oranlarına sahip bölgelerden biri olmaya devam ediyor. Sağlık sistemlerine yapılan yatırımlar büyük ölçüde dış yardımlara dayanırken, UNFPA ulusal bütçelerden ayrılan payın artırılmasının hayati olduğuna dikkat çekiyor. Bu çağrı, sağlık altyapısının güçlendirilmesi, nitelikli personel istihdamı ve temel ilaçlara erişimin sağlanması gerektiğini ortaya koyuyor. Siyasi ve ekonomik bağlamda, COVID-19 sonrası toparlanma süreci ve küresel finansman daralmaları Afrika'daki sağlık bütçelerini daha da kırılgan hale getirdi. Uzmanlar, hükümetlerin vergi tabanını genişletme, kayıt dışı ekonomiyi azaltma ve sağlık sigortası modellerini yaygınlaştırma gibi yollarla yerel kaynakları harekete geçirmesinin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada belirleyici olacağını belirtiyor. UNFPA'nın mesajı, uluslararası toplumdan uzun vadeli ortaklık desteği beklenirken, asıl sorumluluğun ulusal hükümetlere düştüğünü hatırlatıyor.
Birleşmiş Milletler2 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Afrika'da Çatışma ve Uzak Bölgelerde Çocuklar Aşıya Erişemiyor
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Küresel Gençlik Sağlık Danışma Grubu üyeleri Sagal ve Johao, yıllarca süren silahlı çatışmaların ve siyasi istikrarsızlığın yaşandığı bölgeler ile ulaşılması güç kırsal alanlarda, hiç aşılanmamış çocuklarla her gün karşılaştıklarını bildiriyor. Birbirinden çok farklı coğrafyalarda büyümelerine rağmen, her iki genç de aşısız çocukların sağlık risklerine dikkat çekiyor. Afrika'da çatışma ortamları ve uzak bölgeler, sağlık hizmetlerine erişimi ciddi biçimde kısıtlıyor. Düzenli aşılama programlarının aksaması, salgın hastalıklara karşı kırılganlığı artırırken, küresel sağlık eşitsizliklerini de derinleştiriyor. UNICEF'in gençlik danışma grubu, bu tür ihmal edilmiş bölgelerde farkındalık yaratmak ve aşılamayı yaygınlaştırmak için çalışmalar yürütüyor. Uzmanlar, aşılama oranlarındaki düşüşün yalnızca yerel değil, küresel bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor. Sınır tanımayan hastalıklar, en savunmasız çocukların korunmasını zorunlu kılıyor. Uluslararası toplumun, barış tesis edilmesi ve altyapının güçlendirilmesi yoluyla sağlık hizmetlerine erişimi artırması gerekiyor.
Birleşmiş Milletler1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Hürmüz'de Hegemonya Batıyor: Ateşkes Çöktü, Çatışmalar Babülmendep'e Sıçradı, Pentagon'un Stokları Tükeniyor
Haziran ayında varılan ve kısa süreli bir sükûnet sağlayan ateşkes, dört hafta dolmadan bozuldu. Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden başlayan çatışmaların şiddeti artarken, operasyonların coğrafi kapsamı Babülmendep Boğazı'na doğru genişledi. Pentagon'un hem mali kaynakları hem de füze stokları hızla tükeniyor. Süreç, bir işgal girişimi felaketine doğru tırmanırken, bu durum ABD'nin askerî kapasitesi üzerindeki baskıyı ve bölgesel bir yayılma riskini gözler önüne seriyor. Küresel ticaretin kritik deniz geçiş noktalarındaki istikrarsızlık, enerji arz güvenliğinden lojistik maliyetlere kadar geniş bir yelpazede ekonomik sonuçlar doğurabilir. Uluslararası kamuoyu, bir yandan bozulan ateşkesin nedenlerini sorgularken diğer yandan tırmanan krizin diplomatik yollarla durdurulması için girişimlerin yetersiz kaldığını tartışıyor.
Birleşmiş Milletler1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
ICJ ve ICC Arasındaki Kritik Farklar ABD'nin ICC Baskısıyla Netlik Kazandı
Lahey'deki iki önemli uluslararası mahkeme sıklıkla birbiriyle karıştırılıyor. Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), devletler arasındaki uyuşmazlıkları çözüme kavuştururken, 2002'de kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım gibi ağır ihlaller nedeniyle bireyleri yargılıyor. ABD'nin ICC'ye yönelik son dönemde artan baskısı, bu iki kurum arasındaki farklılıkları yeniden gündeme taşıdı. ABD, tarihsel olarak ICC'nin yargı yetkisini tanımıyor ve kendi vatandaşlarının mahkeme önüne çıkarılmasına karşı çıkıyor. Washington yönetimi, ICC'nin özellikle Afganistan'daki ABD askerleri ve İsrailli yetkililer hakkında yürüttüğü soruşturmalar nedeniyle mahkemeyi hedef alıyor. Bu duruş, ulusal egemenlik kaygıları ve siyasi koruma reflekslerinden besleniyor. ICC'nin devletler değil bireyler üzerinde yargı yetkisine sahip olması, uluslararası ceza adaletinin temelini oluşturuyor. ABD'nin mahkemeye karşı yaptırım tehditleri ve diplomatik manevraları, küresel hesap verebilirlik mekanizmalarının işleyişini zayıflatma riski taşıyor. Lahey'deki bu iki mahkemenin rollerinin netleşmesi, uluslararası hukuk sisteminin bütünlüğü açısından kritik önemde.
Birleşmiş Milletler1 olay19 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Şeyhülislam Paşazade, Angola'daki BM Destekli Zirvede Küresel Barış Çağrısı Yaptı
Kafkas Müslümanları İdaresi Başkanı Şeyhülislam Allahşükür Paşazade, Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı (UNAOC) tarafından 16-17 Temmuz tarihlerinde Angola'nın başkenti Luanda'da düzenlenen Barış İttifakı Zirvesi'ne katıldı. Paşazade, BM Genel Sekreter Yardımcısı ve UNAOC Yüksek Temsilcisi Miguel Ángel Moratinos ile BM İslamofobiyle Mücadele Özel Temsilcisi'nin daveti üzerine zirvede yer aldı. Zirvede bir konuşma yapan Paşazade, küresel barışın tesisi ve sürdürülebilirliği için dinler arası diyaloğun ve ortak değerlerin önemine vurgu yaptı. Bu katılım, İslamofobiyle mücadele ve kültürlerarası anlayışın güçlendirilmesi hedefiyle düzenlenen BM girişimlerine Kafkasya'daki Müslüman toplumunun liderliğinden verilen bir destek olarak değerlendiriliyor.
Birleşmiş Milletler1 olay18 Tem