Cemaat-i İslami, Keşmir'de barış için jirga kuracak
Cemaat-i İslami (JI), Azad Cemmu ve Keşmir (AJK) hükümeti ile yasaklı Müşterek Awami Eylem Komitesi (JAAC) arasında diyaloğu kolaylaştırmak üzere bir barış jirgası oluşturma kararı aldı. Karar, JI Emiri Hafız Naeemur Rahman başkanlığında Lahor'daki Mansura'da düzenlenen parti merkezi Şura toplantısında alındı. JI, bölgede son dönemde artan gerginliklerin ardından istikrarın ve normalleşmenin yeniden tesisini amaçlıyor. JAAC, daha önce düzenlediği protestolar ve hükümetle yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle yasaklanmıştı. JI'nin girişimi, geleneksel jirga mekanizmasını kullanarak taraflar arasında güven inşa etmeyi ve siyasi krize çözüm bulmayı hedefliyor. Jirganın ne zaman faaliyete geçeceği ve kimlerden oluşacağı konusunda ise henüz ayrıntılı bilgi paylaşılmadı. Azad Keşmir'deki siyasi ve sivil hareketler, bölgenin Hindistan ile Pakistan arasındaki hassas statüsü nedeniyle uluslararası ilgiyi de çekiyor. JI'nin arabuluculuk çabası, yerel aktörlerin diyalog yoluyla çözüm arayışının bir örneği olarak değerlendiriliyor. Ancak JAAC'ın yasaklı bir örgüt olması, sürecin hukuki ve siyasi zorluklar içerebileceğine işaret ediyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Hindistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 3 sa önce- Güvenlik12 Tem 15:21
JI to form Kashmir peace jirga to facilitate dialogue between govt, JAAC
Jamaat-i-Islami (JI) on Sunday decided to establish a “grand” Kashmir peace jirga to facilitate dialogue between the Azad Jammu and Kashmir (AJK) government and the banned Joint Awami Action Committee (JAAC) in an effort to restore stability and normalcy in the region. The decision was taken at a meeting of the party’s central Majlis-i-Shura chaired by JI Emir Hafiz Naeemur Rehman at Mansoorah, Lahore. According to a press release, the jirga will engage both the government and the JAAC, with the restoration of peace and the resolution of issues in AJK identified as its top priorities. To oversee the initiative, Rehman constituted a committee headed by JI Deputy Emir Liaqat Baloch. The committee included JI AJK Emir Dr Muhammad Mushtaq Khan and the party’s former regional chiefs Abdul Rashid Turabi and Dr Khalid Mahmood. The JI chief also indicated that the committee would be expanded to include former civil bureaucrats, retired judges, ex-military officials and members of civil society from AJK. The Shura expressed “deep concern” over the prevailing situation in AJK, warning that continued unrest could adversely affect the broader Kashmir cause. “No compromise can be made on the Kashmir issue,” the statement asserted, adding that countless Pakistanis and Kashmiris had sacrificed their lives for the cause. Addressing the meeting, the JI chief urged the federal government to initiate negotiations without delay to restore normalcy in the region. “Dialogue is the only viable way to resolve the ongoing crisis and prevent further deterioration of the situation,” Rehman was quoted as saying. He described Kashmir as Pakistan’s jugular vein, urging that the state should act like a “caring guardian by embracing aggrieved citizens instead of allowing tensions to escalate”. Referring to the security challenges in Balochistan and Khyber Pakhtunkhwa, he cautioned that Pakistan could not afford another internal conflict in AJK. He announced that the expanded committee would soon visit Rawalakot to meet JAAC leaders and make every possible effort to bring the situation under control through dialogue. Commenting on the controversy surrounding the 12 reserved seats in the AJK Legislative Assembly, Rehman said some concerns of the protesters were legitimate. However, he stressed that the “representation of refugees from Indian Illegally Occupied Jammu and Kashmir and the occupied territory itself in the assembly could not be abolished”. He said the issue of the reserved seats should be resolved through negotiations and expressed confidence that a workable solution could be found. “No one is bigger or smaller. The government should set aside stubbornness and ego and engage in meaningful dialogue,” he said, adding that JI had no political interest in the dispute and was acting solely to protect peace and safeguard the Kashmir cause. The JI chief also emphasised that further violence must be prevented at all costs. The regional administration and the JAAC remain at odds over various issues, most notably the committee’s demand to abolish the 12 seats in the region’s Legislative Assembly that are reserved for refugees from Indian-occupied Jammu and Kashmir who settled in mainland Pakistan after 1947. On June 5, following the announcement of the JAAC’s June 9 strike, the AJK government declared the body a proscribed organisation. A day later, authorities launched a crackdown on the JAAC, arresting scores of its leaders and activists from different areas. On Saturday, at least one man was killed and several others were injured in clashes between protesters and law enforcement personnel along a key road linking Arja and Rawalakot district, officials said. According to Poonch Divisional Commissioner Sardar Waheed Khan, JAAC activists had blockaded the road and were allegedly preventing people from travelling freely between the two sides.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
Bajaur'da ANP liderinin kardeşi silahlı saldırıda hayatını kaybetti
Pakistan'ın Bajaur aşiret bölgesinde Avami Ulusal Partisi (ANP) lideri Dr. Tariq'in kardeşi Abdur Raziq, Salı günü Lowi Sam pazarındaki iş yerinin önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. Saldırıyı kimliği belirsiz kişiler düzenledi. Olayı sosyal medya hesabından duyuran ANP Bajaur Milletvekili Mohammad Nisar Baz Khan, saldırının aydınlatılması için çağrıda bulundu. Polis soruşturma başlattı. Bajaur, uzun süredir militan grupların faaliyet gösterdiği istikrarsız bir bölge olarak biliniyor. Siyasi bir figürün yakınının hedef alınması, aşiret bölgelerindeki güvenlik sorunlarının vahametini bir kez daha ortaya koydu.
1 olay4 gün önce - Ortak aktörcanlı
Malakand'da Vergilere Karşı Kitlesel Protesto: 'Geri Adım Atılmazsa Eyalet Çapında Hareket Başlatacağız'
Pakistan'ın Hayber-Pahtunhva eyaletine bağlı Malakand bölümünde Pazar günü düzenlenen mitinglerde avukatlar, tüccarlar, siyasi parti temsilcileri, kanaat önderleri ve işçiler bir araya gelerek yeni vergi kararlarını protesto etti. Göstericiler, federal ve eyalet hükümetlerinden vergi uygulamasının derhal geri çekilmesini talep ederken, aksi takdirde eyalet çapında bir protesto hareketi başlatacakları uyarısında bulundu. Malakand bölümü, tarihsel olarak vergi düzenlemelerine karşı direnişin yoğun olduğu bir bölge olarak biliniyor. Son protestolar, artan ekonomik yükler karşısında toplumun farklı kesimlerini ortak bir tepkide buluşturdu. Gösterilerde, vergilerin bölge halkının geçim koşullarını daha da zorlaştırdığı ve yerel ticareti olumsuz etkilediği vurgulandı. Hükümet yetkilileri protestolara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmazken, uzmanlar bu tür kitlesel tepkilerin siyasi istikrar ve ekonomik reform çabaları açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Taleplerin karşılanmaması halinde protestoların genişleyerek hükümet üzerindeki baskıyı artırması bekleniyor.
Pakistan1 olay6 gün önce - Ortak aktörcanlı
İslamabad Yüksek Mahkemesi'ndeki Boş Koltuklara Üç Aday Belirlendi
İslamabad Yüksek Mahkemesi (IHC) yönetimi, mahkemedeki üç hakim boşluğu için üç aday belirleyerek Pakistan Adalet Komisyonu'na (JCP) iletti. Kaynaklara göre, JCP'nin bu ay içinde toplanarak adayları nihai olarak onaylaması bekleniyor. Süreç, yeni kurallar çerçevesinde yürütülecek ve bu durum atama prosedürüne ek bir denetim katmanı getiriyor. Pakistan'da yargı atamaları, yürütme ve yargı arasındaki hassas dengeyi yansıtıyor. IHC'nin aday listesini JCP'ye sunması, yeni yasal düzenlemelerin ilk uygulamalarından biri olarak görülüyor. Bu gelişme, ülkedeki yargı sisteminin işleyişi ve üst düzey atamalardaki kriterlerin şeffaflığı açısından önem taşıyor. Mahkemedeki boşlukların doldurulması, artan dava yükü ve adalete erişim talebi göz önüne alındığında kritik bir gereklilik. JCP'nin kararı, önümüzdeki haftalarda Pakistan'ın yargı bağımsızlığı tartışmalarının da odağında olacak.
Pakistan1 olay05 Tem - Ortak aktörcanlı
AB, Ukrayna programı kapsamında üç kişiyi yaptırım listesine ekledi
Avrupa Birliği, Ukrayna'nın toprak bütünlüğüne yönelik tehditlerle mücadele amacıyla yürütülen UKR yaptırım programına üç yeni isim daha ekledi. Rashid Gumarovich NURGALIEV, Oleg Vladimirovich LEBEDEV ve Lesya Mikhaylovna LAPTEVA, AB konsolide finansal yaptırım listesine alındı. Listeye eklenen kişilerin mal varlıkları dondurulacak ve AB ülkelerine seyahat yasakları uygulanacak. Bu adım, AB'nin Ukrayna'daki krize yönelik yaptırım rejimini genişletme kararlılığını gösteriyor. Söz konusu kişilerin Ukrayna'nın egemenliğini zedeleyen faaliyetlerde bulundukları gerekçesiyle hedef alındığı belirtiliyor. AB'nin UKR programı kapsamında bugüne kadar çok sayıda birey ve kuruluş yaptırım listesine eklenmişti. Yeni eklemeler, uluslararası toplumun Rusya-Ukrayna savaşına verdiği diplomatik ve ekonomik yanıtın sürdüğüne işaret ediyor. Özellikle Ukrayna'daki çatışmaların devam ettiği bir dönemde, AB'nin yaptırımları uygulama ve genişletme yönündeki baskısı dikkat çekiyor. Karar, üye ülkelerin oy birliğiyle alındı ve AB Resmi Gazetesi'nde yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Kazakistan3 olay30 Haz - Ortak aktörcanlı
ABD, Abd al-Hadi El-Iraki'yi Küresel Terör Yaptırım Listesine Ekledi
ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Abd al-Hadi AL-IRAQI adlı kişiyi Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar listesine aldı. Yaptırım, Küresel Terörizmle Mücadele (SDGT) programı kapsamında uygulanıyor. Bu kararla birlikte söz konusu kişinin ABD'deki mal varlıkları dondurulacak ve ABD vatandaşları ile kuruluşlarının bu kişiyle işlem yapması yasaklanacak. OFAC'ın SDGT listesi, uluslararası terörizmi finanse ettiğinden şüphelenilen kişi ve kuruluşları hedef alıyor. Söz konusu adım, ABD'nin terörizmle bağlantılı aktörlere yönelik mali baskı stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Irak285 olay30 Haz - Ortak aktörcanlı
OFAC’tan Terör ve Uyuşturucu Odaklı Kapsamlı Yaptırım Hamlesi
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), birden fazla kişi ve kuruluşu Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Yaptırım kapsamına alınan isimler arasında Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, Filistinli gruplardan Nayif Havatma ve Ahmad Jabril, Kolombiyalı uyuşturucu baronları Gilberto Jose Rodriguez Orejuela ile Miguel Angel Rodriguez Orejuela ve Mısır İslami Cihad üyeleri yer alıyor. Ayrıca Abu Sayyaf Grubu, Silahlı İslami Grup ve Aum Shinrikyo gibi örgütler de listeye dahil edildi. Listeye eklenen şahısların büyük bölümü, Küresel Terörist olarak Belirlenmiş (SDGT) programı kapsamında işleme tabi tutulurken, Rodriguez Orejuela kardeşler Narkotik Kaçakçılığı Yaptırım Programı (SDNT) altında hedef alındı. Bu hamleyle, söz konusu kişi ve grupların ABD tabanlı varlıkları dondurulacak ve Amerikalı bireyler ya da kurumlarla her türlü işlem yapmaları yasaklanacak. Söz konusu toplu yaptırım kararı, Washington’ın küresel terör finansmanı ağlarını ve ulusötesi uyuşturucu ticaretinin para akışını kesintiye uğratma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. OFAC’ın bu geniş çaplı listeleme işlemi, ABD’nin Ortadoğu, Güney Asya, Latin Amerika ve Uzak Doğu’daki muhtelif tehdit unsurlarına karşı yaptırım enstrümanını aynı anda kullanma kararlılığını yansıtıyor.
ABD1141 olay30 Haz