100 milyar euroluk proje çöktü, KAAN tek alternatif: 'Başka ihtimal kalmadı'
Avrupa'nın yeni nesil savaş uçağı geliştirme hedefiyle başlattığı ve yaklaşık 100 milyar Euro bütçe ayrılan ortak proje, ülkeler arası anlaşmazlıklar nedeniyle fiilen çöktü. Bu durum, kıtanın hava gücü modernizasyonunda kritik bir tıkanmaya yol açtı. Rusya-Ukrayna Savaşı ile derinleşen güvenlik endişeleri, ABD'de Trump yönetiminin transatlantik ilişkilere getirdiği belirsizlik ve İran merkezli gerilimler, Avrupa'yı acil alternatif arayışına yöneltti. Bu tabloda, Türkiye'de geliştirilmekte olan beşinci nesil savaş uçağı KAAN, teknik özellikleri, üretim takvimi ve maliyet avantajıyla öne çıkan tek seçenek olarak değerlendirilmeye başlandı. Projenin çöküşü, Avrupa savunma sanayii için stratejik bir dönüm noktası olarak yorumlanıyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Fransa gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 2 gün önce- Güvenlik11 Haz 03:52
100 milyar Euro'luk proje çöktü, KAAN adeta tek alternatif: 'Başka ihtimal kalmadı!'
Metin Aktaşoğlu / metin.aktasoglu@milliyet.com.tr- Avrupa ve özellikle AB için Rusya-Ukrayna Savaşı ile iyice tırmanan güvenlik endişeleri, ABD'de ikinci kez Donald Trump'ın seçilmesi, gümrük vergileri gibi keyfi dayatmalar ve son olarak ABD ve İsrail'in İran'daki rejimi değiştirmeye yönelik giriştiği operasyonla adeta “kırmızı alarm” seviyesine ulaştı. Bu noktada Avrupa, yeni bir savunma sanayi ekosistemi inşa etmeyi kaçınılmaz görürken atılan adımların belki de en kritik olanı 6. nesil savaş uçağı projesi FCAS iptal edildi. Almanya ve Fransa'nın büyük umutlarla başladığı "Future Combat Air System" (Geleceğin Muharebe Hava Sistemi) adlı proje, Avrupa medyasında aktarılanlara göre yazılım, kaynak kodları ve fikri mülkiyet hakları gibi teknik ayrılıklar kadar Almanya ve Fransa arasındaki siyasi ve stratejik yaklaşım farklılıkları nedeniyle de suya düştü. Aslında neredeyse 10 yıl önce, yeni seçilen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Şansölyesi Angela Merkel'in Paris'te birlikte start verdiği proje Eurofighter veya Rafale gibi mevcut savaş uçaklarından farklı olarak birbirine bağlı bir “sistemler sistemi” olarak tasarlanmıştı. Projenin temelini Next Generation Weapon System (NGWS) adı verilen sistem oluşturuyor, pilotlu ya da insansız kullanılabilecek yeni nesil bir savaş uçağı öngörülüyordu. Uçak eşlikçi dronlarla desteklenecek tüm bileşenler bulut sistemiyle birbirine bağlanacak, sensör verileri burada gerçek zamanlı olarak birleştirilecekti. Elysee Sarayı yaptığı açıklamasında “Alman makamları, ilgili şirketler üzerinde daha fazla baskı kurulmasının mümkün olmadığı kanaatine vardı” gibi aslında muğlak bir açıklama yaptı. Meselenin detaylarına değinirken ortaya çıkan bu tablo, Türkiye'nin yerli savaş uçağı KAAN projesinin küresel savunma pazarındaki stratejik önemini yeniden ortaya koymakta. Bu bağlamda Savunma Politikası Analisti Turan Oğuz ile Savunma ve Havacılık Editörü Tolga Özbek, Milliyet.com.tr için konuyu değerlendirdi. Yorumlara geçmeden önce kısaca anlaşmazlık noktalarını masaya yatıralım. Fransız basını, Alman basını ve aynı zamanda Euronews'ün aktardığına göre teknik anlaşmazlıkların en başında Rafale ve Mirage gibi savaş uçaklarını üreten Fransız savunma şirketi Dassault ile kısmen kamulaştırılmış, yüzde 10'ar hissesine Almanya ve Fransa'nın, yüzde 4'lük hissesine ise İspanya'nın sahip olduğu Airbus arasındaki patent ve fikri mülkiyet hakkı kavgası yer alıyor. Anlaşmaya göre Dassault savaş uçağı geliştirecek, uçağa eşlik edecek 'drone'lardan Airbus sorumlu olacaktı. Alman televizyon kanalı ZDF'in aktardığına göre Dassault CEO'su Eric Trappier, hassas verilerin ve patentlerin Airbus ile paylaşılmasını istemiyor. Aynı zamanda fikri mülkiyet haklarına dair gelirlerin nasıl paylaşılacağı da iki dev şirket arasında tartışılmaktaydı. İkinci sırada liderlik kavgası yer almakta. Projenin başında hangi şirketten hangi isimlerin yer alacağı çözülemeyen bir pürüzdü. Dassault projenin liderliğini isterken Airbus, “küçük ortak” pozisyonunu kabul etmiyordu. Rafale'nin arkasındaki Dassault, projede kendi rolünü “ana üstlenici” olarak ifade ediyor ve A'dan Z'ye bir uçağı geliştirecek bilgi birikimine sahip olduğunu öne sürüyordu. Üçüncü ve en önemli nokta ise stratejik anlaşmazlıklar. Dünyanın nükleer silaha sahip sayılı ülkelerinden olan Fransa, nükleer silah taşıyabilen ve uçak gemilerinde konuşlandırılabilecek bir uçakta ısrarcıydı. Almanya ise buna gerek olmadığını savunuyordu. Airbus CEO'su Guillaume Faury, Şubat 2026'da savaş uçağının iki farklı versiyonunun üretilmesini önerirken bu öneri gerilimi tırmandırdı ve Mart ayı başında Dassault, bu öneriyle Airbus'ı projeyi sabote etmekle suçladı. Fransız gazetesi Le Monde'a konuşan Dassault CEO'su Eric Trappier, Mart 2026'da “Airbus artık Dassault ile çalışmak istemiyor” açıklamasını yaptı. 'TARİH TEKERRÜR EDİYOR' Tolga Özbek, FCAS projesinin sonlanmasını Avrupa içindeki derin görüş ayrılıklarına bağlıyor. Özbek, “Avrupa’da ortak bir proje yürütülmesi her ülkenin farklı bakışı nedeniyle oldukça güç” diyerek projenin neden yürümediğini şöyle açıklıyor: Alıntı Metni Airbus, aktarılan haberlere göre şimdi yeni ortaklıklar arıyor. Sektör çevreleri İsveçli Saab'ı ve Britanya-Japonya-İtalya ortak savaş uçağı programını alternatifler arasında göstermekte. Dassault'nun ise Rafale savaş uçağının yeni neslini kendi başına geliştirmesi bekleniyor. AB'nin iki devinin bundan böyle ortak bir teknolojik çatı altında ayrı ulusal projelere yönelmesi ihtimaller arasında. Tam da bu bağlamda KAAN gibi bağımsız bir proje Avrupa'nın da dikkatini çekerken bölge için güçlü bir alternatif olabilir. 'ZAMAN KAYBETMEK İSTEMEYEN KAAN'DAN YARARLANABİLİR' Tolga Özbek bu bağlamda İspanya üzerinden çarpıcı bir hatırlatma yapıyor. “Fransa ve Almanya projeden çıkınca üçüncü ortak İspanya açıkta kaldı. FCAS, yaklaşık 100 milyar Euro’luk dev bir proje. İspanya tek başına bu yola devam edemez” diyor ve ekliyor: Alıntı Metni “İspanya gibi geçmiş yıllarda jet eğitim uçağı üretmiş, havacılık sanayi gelişmiş ve Airbus’ın ortağı bir ülke tarafından tercih edilmesi, TUSAŞ için çok önemli bir tanıtım oldu” diyen Özbek, “Benzer bir KAAN adımı, uçağın dünya pazarına açılmasında önemli bir katkıya sahip olmasına olanak sağlayacaktır” yorumunda bulunuyor. Hatırlanacağı üzere TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, hafta başında Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği'nde düzenlenen "Yükselen Türkiye’nin Havacılık ve Savunma Teknolojisi" konferansında yaptığı konuşmasında TUSAŞ'ın vizyonundan söz ederken, “Sivil havacılık yapısalları alanında Airbus ve Boeing'in en büyük tedarikçilerinden biriyiz. Bazı kritik parçalarda dünyadaki tek üretecisyiz. Airbus'ın uçan hemen hemen her uçağında bir TUSAŞ dokunuşu vardır” demiş ve şunları eklemişti: “Avrupa'da Tempest veya FCAS gibi projeler konuşuluyor olsa da Fransa, Almanya, İspanya veya İngiltere henüz fiilen projelerine başlayabilmiş değiller. Biz ise onlardan çok daha ilerideyiz. Milli Muharebe Uçağımız KAAN’ın 21 Şubat 2024’teki ilk uçuşu, tüm ülkenin yürüyüşünü değiştirdi. Türkiye, bu teknolojiyi başarabilen dünyadaki 4 ülkeden biri oldu. Türk Hava Kuvvetleri'nin F-16'lardan oluşan taarruz omurgasını yerli ve milli sistemlerle modernize etmek adına takvimimizi hassasiyetle uyguluyoruz.” Turan Oğuz da meseleyi ele alırken benzer bir çerçeve çiziyor. Dünya genelinde 5. nesil uçaklara erişimin ne kadar kısıtlı olduğuna dikkat çeken Oğuz, ABD'nin F-22'yi satmadığını, Çin ve Rusya'nın ise kendi en gelişmiş modelleri olan J-20 ve Su-57'yi tam performanslı halleriyle ihraç etmediğini belirtiyor ve bunlara ek olarak F-35 ile ilgili de soru işaretlerinin mevcut olduğunu vurguluyor: Alıntı Metni 'DÜNYANIN O KADAR ZAMANI YOK' Dolayısıyla bugün Güney Kore'nin devam eden KF-21 projesi ve KAAN dışında bir alternatif bulunmuyor. Fakat KF-21 konusunu açtığımızda KAAN'ın stratejik önemi bir kez daha ortaya çıkmakta. Turan Oğuz bu durumu, “KF-21'de şöyle bir problem var; 23 tane alt sistemin 21'i Amerika'dan ithal edildi. Yani Amerikan teknolojisiyle, teknoloji transferiyle alınıp kullanıldı. Dolayısıyla KF-21 alabilmeniz için de ABD'nin ihraç lisansı vermesi yani ABD onayı gerekiyor. Böyle baktığınız zaman dünyada 5. nesil savaş uçağı alacaksanız KAAN'dan başka ihtimal kalmadı ortada” ifadeleriyle açıklıyor ve devam ediyor: Alıntı Metni KAAN VE 5,5. NESİL VİZYONU Turan Oğuz, KAAN’ı rakiplerinden ayıran en önemli özelliğin geleceğin savaş doktrinlerine uyumu olduğunu belirtiyor. KAAN’ın sadece bir uçak değil, bir sistemler bütünü olacağını ifade eden Oğuz, "KAAN bir yandan 5,5. nesil olarak çalışılıyor. Nedir bu 5,5. nesil özellikleri? Yapay zeka ve insanlı-insansız takımlar... Yani insansız savaş uçaklarıyla birlikte çalışması.. Türkiye hem 5. nesil bir savaş uçağı hem de birinci nesil insansız savaş uçağı (Kızılelma, ANKA-3) sahibi olacak. Dünyada çok az ülke bunu söyleyebilecek durumda. Ayrıca şimdi bütün dünya bunu yazıyor; Asya kaynaklarından, Çin ve Rus kaynaklarına, Batı kaynaklarına kadar Türkiye'nin yerinin çok farklı olduğu yazılıyor. İnsansız hava araçlarında ve elektronik harpte Türkiye en üst ligde. Türkiye kendi savaş doktrinlerini oluşturuyor” şeklinde konuşuyor. Avrupa’daki projelerin takvimlerinin 2040 ve sonrasına sarkması, KAAN’ın önündeki 2030-2050 penceresini daha da kritik hale getirebilir. Hem Tolga Özbek hem de Turan Oğuz, KAAN’ın ağ merkezli harp yeteneği, sensör füzyonu ve insansız platformlarla koordinasyonu sayesinde sadece Avrupa değil, dünya pazarında "oyun değiştirici" olacağı görüşünde birleşiyor. Son olarak Özbek, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yükselinin Avrupa'yı nasıl etkilediğine dair “Avrupa son bir yıldır Rusya’nın tehditini algılayarak ve ABD Başkanı Trump’ın da attığı adımla savunma sanayiine ciddi yatırım yapıyor. Silah alımları rekor kırıyor. Bu gelişmeler Türk Savunma Sanayii için çok önemli bir gelişme. İhracatımızın hızlı ve istikrarlı artması da bunu gösteriyor. Ancak Avrupa Birliği, Yunan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin alımları engellemesi bu konuda en büyük zorlukların başında geliyor. Bunu aşmak için örneğin geçmişe kadar bize ambargo uygulayan Almanya’nın Fransa’nın bireysel olarak gelmesi, temaslarda bulunması Türk Savunma Sanayii’nin durumunu ortaya koyuyor” yorumunda bulunuyor.
milliyet.com.tr
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
9 Yıllık Rüya Bitti: 100 Milyar Euroluk Savaş Uçağı Projesi Durduruldu
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve dönemin Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından 2017 yılında başlatılan Yeni Nesil Hava Muharebe Uçağı Sistemi (FCAS) projesi, Alman medyasında yer alan haberlere göre durduruldu. Yaklaşık 100 milyar euroluk maliyetiyle Avrupa’nın en büyük savunma girişimlerinden biri olması hedeflenen proje, Avrupa’nın ABD’den bağımsız stratejik özerklik arayışının sembolü olarak görülüyordu. Projenin durdurulması, Avrupa’nın ortak savunma kapasitesini güçlendirme yönündeki çağrıların yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor. Uzmanlar, bu kararın arkasında endüstriyel anlaşmazlıklar veya bütçe önceliklerindeki değişim gibi faktörlerin olabileceğini belirtiyor. FCAS’ın geleceği, kıta genelinde askeri işbirliğinin seyrini etkileyecek kritik bir mesele olarak öne çıkıyor.
Fransa1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Fransa, NATO tatbikatında ABD'ye alternatif yapay zekâ savaş sistemi denedi
Fransa, bir NATO tatbikatı sırasında Arcadia adlı yapay zekâ tabanlı komuta-kontrol sistemini test etti. Fransız şirketlerinin katkılarıyla geliştirilen sistem, ABD'li Palantir'in ürettiği ve NATO'nun hâlihazırda kullandığı Maven sistemine Avrupa menşeli bir alternatif olarak konumlandırılıyor. Bu deneme, Avrupa'nın savunma teknolojilerinde ABD'ye bağımlılığını azaltma ve stratejik özerklik kazanma hedefinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Arcadia'nın NATO bünyesinde denenmesi, Avrupa'nın askerî yapay zekâ alanında kendi çözümlerini üretme kapasitesini sergilemeyi amaçlıyor. Gelişme, transatlantik savunma iş birliği içinde Avrupa'nın teknolojik egemenlik arayışının giderek somut adımlara dönüştüğüne işaret ediyor. ABD sistemleriyle uyumlu ancak bağımsız bir altyapı hedefleyen Arcadia, özellikle veri kontrolü ve tedarik zinciri güvenliği konusunda Avrupa'ya hareket alanı kazandırabilir.
Fransa1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye, Fransa ile 2030’a Kadar 30 Milyar Dolar Ticaret Hedefliyor
Türkiye Ticaret Bakanı, Fransa’ya düzenlediği iki günlük ziyaret sırasında 2030 yılına kadar iki ülke arasındaki yıllık ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkarma hedefini açıkladı. Son beş yılda kaydedilen ilerlemeye atıfta bulunan Bakan, ticari ilişkilerin daha da derinleştirileceğini belirtti. Bu adım, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin önde gelen ekonomilerinden Fransa ile ekonomik ortaklığını güçlendirme ve dış ticarette dengeli büyüme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. İki ülke arasındaki ticaret hacmi son yıllarda istikrarlı artış göstermiş, ancak henüz hedeflenen seviyenin uzağında bulunuyor. Yetkililer, özellikle otomotiv, enerji ve savunma sanayi gibi yüksek katma değerli sektörlerdeki iş birliklerinin artırılmasının hedefe ulaşmada kilit rol oynayacağını vurguluyor. Türkiye’nin Fransa ile ticaretini çeşitlendirme çabası, küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve Avrupa pazarındaki konumunu sağlamlaştırma isteğiyle de örtüşüyor.
Fransa1 olay03 Haz - Aynı ülke gündemicanlı
Fransa'da Hamile Kadını Öldüren Pitbull Sahibine Ertelenmiş Hapis Cezası
Fransa'nın Soissons kentinde, yasadışı yollarla ithal edilen ve saldırganlığa eğitilmiş bir pitbull, sahibinin hamile kız arkadaşını öldürdü. Olay Kasım 2019'da, kent dışındaki bir ormanda meydana geldi. Christophe Ellul, kız arkadaşının cesedini ormanda buldu. Mahkeme, Ellul'u taksirle adam öldürmekten suçlu bularak dört yıl ertelenmiş hapis cezasına çarptırdı ve köpeğin uyutulmasına hükmetti. Suçun unsurları arasında köpeğin yasadışı ithalatı ve saldırı amaçlı eğitimi yer aldı.
Fransa1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Macron'dan G7 ve Çin'e Ticaret Dengesizliği Çağrısı
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 11 Haziran Perşembe günü G7 ülkeleri ve Çin ile küresel ticaret dengesizliklerini ele almak üzere bir video konferansa başkanlık edecek. Elysee Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre, toplantıda tarafların eşgüdümlü ekonomik adımlar atma yolları tartışılacak. Açıklamada, bu girişimin Çin, ABD ve Avrupa'nın ortak ekonomik hamleler konusunda yeni bir irade sergilediğini gösterdiği vurgulandı. Toplantı, küresel ticaretteki dengesizliklerin giderilmesine yönelik çok taraflı bir çaba olarak değerlendiriliyor.
Fransa2 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Rekor Mayıs Sıcakları İklim Eylemi Çağrılarını Küresel Ölçekte Artırdı
Avrupa Birliği'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi'ne göre, Mayıs 2024 kaydedilen en sıcak ikinci Mayıs oldu. Özellikle İngiltere, Fransa, İrlanda ve Portekiz'de, Kuzey Afrika'dan gelen sıcak hava kubbesi nedeniyle erken sezon sıcak dalgaları yaşandı ve çok sayıda sıcaklık rekoru kırıldı. Hindistan'da da mevsim normallerinin üzerinde seyreden tehlikeli sıcaklar, iklim değişikliğinin toplumlar üzerindeki etkisini bir kez daha ortaya koydu. Bilim insanları, gezegenin ısınmasının hızlandığını ve temel iklim göstergelerinin kötüleştiğini belirtirken, ABD ve diğer ülkelerdeki Dünya gözlem sistemlerine yönelik fon kararlarının, küresel ısınmayı takip çabalarını tehdit ettiği uyarısında bulundu. Aralarında BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'ne katkıda bulunanların da olduğu 70'i aşkın bilim insanı, sürekli ve sağlıklı iklim verisine erişimin önemine dikkat çekti. Rekor sıcaklıklar, iklim eylemi çağrılarını da güçlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iklim meselesini savaş ve küresel salgınlarla eşdeğer bir tehdit olarak nitelendirirken, Fransız ekonomistler zengin ülkelerin büyümeyi yavaşlatması, fosil yakıtları terk etmesi ve en varlıklı kesimleri vergilendirerek yoksul ülkelere iklim finansmanı sağlamasını öngören bir yol haritası sundu. Diğer yandan uzmanlar, iklim değişikliğinin kadınlar üzerindeki orantısız etkilerine de işaret etti. Tüm bu gelişmeler, iklim krizine karşı küresel işbirliği ihtiyacının aciliyetini vurguluyor.
Fransa6 olay2 gün önce