Üçlü Dışişleri Bakanları Güney Kafkasya'da İstikrar ve Barış Vurgusu Yaptı
Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan dışişleri bakanları üçlü mekanizma çerçevesinde bir araya geldi. Toplantıda, 14 yıldır kesintisiz işleyen bu istişare platformunun bölgede güven tesis eden ve somut sonuçlar üreten bir yapıya dönüştüğü belirtildi. Bakanlar, enerji, ulaştırma ve iletişim alanlarında entegrasyonu derinleştirerek daha bütünleşmiş bir bölge hedeflediklerini vurguladı. Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, üçlü mekanizmanın Güney Kafkasya'da barış, istikrar ve sürdürülebilir refahın teminatı olarak görüldüğünü ifade etti. Toplantıda ayrıca Rusya-Ukrayna savaşının bir an önce barışçıl yollarla sona ermesinin elzem olduğu değerlendirildi. Bu çağrı, bölgesel iş birliğinin krizlerin çözümünde oynayabileceği yapıcı role işaret ediyor. Görüşme, enerji koridorları ve ulaştırma bağlantıları açısından stratejik önem taşıyan üç ülkenin, bölgesel dinamikleri etkileyen jeopolitik gelişmeler karşısında eş güdüm arayışını ortaya koydu. Üçlü mekanizmanın, Güney Kafkasya'nın istikrarına katkı sağlayan bir diyalog zemini olarak önemi bir kez teyit edilirken, iş birliğinin önümüzdeki dönemde somut projelerle derinleştirilmesi bekleniyor.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Ermenistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Zaman çizelgesi
en güncel: 4 gün önce- Diplomatik09 Haz 04:02
Türkiye- Azerbaycan-Gürcistan Dışişleri Bakanları Toplantısı yapıldı! Rusya-Ukrayna savaşının barışa ulaşması elzem
Üçlü mekanizmanın 14 yıla yakın süredir kesintisiz işlediğini belirten Fidan, enerji, ulaştırma ve iletişim alanlarında daha bütünleşmiş bir bölge hedeflediklerini söyledi. Fidan, üçlü mekanizmanın sonuç üreten ve bölgede güven tesis eden bir istişare zemini haline geldiğini söylerken “Biz bu mekanizmayı aynı zamanda Güney Kafkasya’da barışın, istikrarın ve sürdürülebilir refahın teminatlarında biri olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. Orta Koridor mesajı Enerjiye makul maliyetle ve kesintisiz erişimin tüm dünya için hayati bir mesele haline geldiğini vurgulayan Fidan, “Bundan sonraki hedefimiz enerji, ulaştırma ve iletişim alt yapılarında daha da bütünleşmiş bir bölge inşa etmektir. Bu bütünleşme Avrupa ile Asya arasında daha güvenli, daha hızlı ve daha öngörülebilir bir geçiş hattı oluşturulması bakımından da ayrıca stratejik önem taşımaktadır” diye konuştu. Bu vizyonun en umut verici karşılığını Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde gördüklerini söyleyen Fidan, “Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış sürecini destekliyoruz. Azerbaycan’ın meşru kaygılarının giderilmesini ve barış anlaşmasının gecikmeksizin imzalanmasını da ayrıca temenni ediyoruz” dedi. “Bölgeyi ve dünyayı felaketin eşiğine getiren bir savaşın geride bırakılması elzemdir” diyen Fidan, kalıcı barışın sağlanması için temasların sürdürüldüğünü kaydetti. Fidan, bir yandan bölge ülkeleriyle yakın istişare halinde çalışıldığını aktararak, Türkiye’nin bu kritik dönemde diplomasi ve diyaloğu desteklemeyi sürdüreceğini belirtti.Kuzeydeki savaşın da bölge güvenliğini doğrudan etkilediğini kaydeden Fidan “Rusya-Ukrayna savaşında barışa ulaşılmasını, bölgemizin istikrarı ve güvenliği için elzem görüyoruz. Bu diplomatik sürecin ve barışa dönük çabaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. İstanbul Bildirisi Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen toplantı kapsamında Bakan Fidan ikili görüşmeler de gerçekleştirdi, aile fotoğrafı çekimi yapıldı. Yaklaşık bir saat süren toplantının ardından Bakan Fidan, Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile birlikte İstanbulBildirisi’ni imzaladı. ‘Savaş yayılma eğilimi gösteriyor’ Fidan, basın mensuplarının soruları üzerine Rusya-Ukrayna savaşının yayılma eğilimi gösterdiğini, Baltık ülkelerinde ve Romanya’da savaşın etkilerinin görüldüğünü, mayınların ve insansız deniz araçlarının Türk boğazlarına kadar sürüklendiğini söyledi. Fidan, “Artık taraflar var olan askeri denklemi değiştirmek için daha fazla farklı hedefleri vurma arayışındalar. Artık hiçbir hedef, alt yapı, üstyapıyla ilgili sınırı hemen hemen kalmamış durumda. Bu da savaşın yıkıcı etkisini gösteriyor” dedi. Karadeniz’de seyrüsefer endişesi Karadeniz Tahıl Girişimi’nin savaş döneminde önemli bir başarı olduğunu hatırlatan Fidan, “Karadeniz’de seyrüsefer emniyetinin savaşın yaygınlaşmasından dolayı giderek azalmış olması hepimiz için endişe verici”ifadelerini kullandı. Azak denizindeki saldırılara da dikkat çeken Fidan, Türk ve diğer sivil gemilerin hedef alınmamasının önemli olduğunu, hükümet ve bakanlık olarak konuyu yakından takip ettiklerini belirterek, “Ama meseleyi kökten çözmek, bütün sorunlara verilecek en büyük cevap olacak. Onun için ateşkes görüşmelerine de büyük ağırlık veriyoruz” dedi. Fidan, Türkiye’nin amacının bulunduğu tüm stratejik havzalarda bölgesel iş birliğini ve barışı tesis etmek, çatışmaları önlemek veya şiddetini azaltmak olduğunu belirtti.
milliyet.com.trmilliyet.com.tr
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Al Jazeera: Bayraktar Doktrini Türkiye'nin Jeopolitik Gücünü Artırıyor
Al Jazeera tarafından yayımlanan bir analizde, Türkiye'nin savunma sanayisindeki hızlı yükselişi ve özellikle Bayraktar insansız hava araçlarına dayanan yeni askeri doktrininin uluslararası güvenlik mimarisini yeniden şekillendirdiği vurgulandı. 'Bayraktar doktrini' olarak adlandırılan yaklaşımın, son 44 yılda oluşan konvansiyonel savaş kurallarını dönüştürdüğü belirtildi. Analizde, Türkiye'nin insansız sistemleri etkin kullanımı sayesinde bölgesel çatışmalarda belirleyici bir aktör haline geldiği, bu durumun NATO içindeki dengeleri de etkileyebileceği ifade edildi. Uzmanlar, düşük maliyetle yüksek hassasiyet sunan bu teknolojinin, orta ölçekli güçler için asimetrik avantaj sağladığını kaydetti. Jeopolitik açıdan değerlendirildiğinde, Bayraktar sistemlerinin Libya, Suriye ve Karabağ gibi çatışma sahalarında elde ettiği sonuçlar, Türkiye'nin askeri caydırıcılığını pekiştirirken, savunma ihracatı yoluyla ekonomik ve diplomatik nüfuzunu da artırdığı gözlemlendi.
Ermenistan1 olay20 sa önce - Aynı ülke gündemi
Rusya Dışişleri'nden Starobelsk Saldırısına İlişkin Diplomatik Girişim
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, tüm Rus diplomatik misyonlarının Starobelsk'teki terör saldırısı hakkındaki gerçekleri sistematik biçimde dünya kamuoyuna duyurmak için çalışacağını açıkladı. Zaharova, saldırının uluslararası toplum tarafından doğru anlaşılması için diplomatik kanalların etkin şekilde kullanılacağını vurguladı. Bu açıklama, olayın Rusya dış politikasındaki önceliğini ve saldırıya ilişkin resmî anlatının küresel düzeyde yaygınlaştırılmasına yönelik kararlılığı göstermektedir.
Ermenistan1 olay28 May - Aynı ülke gündemicanlı
Fransa'nın Türkiye'ye Karşı Yıpranan Etki Alanları ve Macron'un Tepkisi
Fransa, 2009'da NATO askeri yapısına geri döndükten sonra Türkiye'nin Akdeniz, Karadeniz, Kafkasya, Balkanlar ve Orta Doğu'da artan nüfuzunu pasifize etme stratejisi benimsedi. Ancak bu politikanın ilk kırılma noktası, henüz Fransa NATO'ya dönmeden önce, 2008 Rusya-Gürcistan savaşında yaşandı. Dönemin Başbakanı Erdoğan'ın diyalog merkezli girişimleri, Türkiye'yi bölgesel bir aktör olarak öne çıkarırken, Fransa'nın etki alanında kayıp olarak değerlendirildi. Milliyet gazetesindeki yazıda, 'Mösyö mikser' takma adıyla anılan Macron döneminde Fransa'nın Türkiye karşısındaki kayıplarının sürdüğü ve Paris'in giderek sertleşen bir tutum aldığı iddia ediliyor. Bu bağlamda 2008'deki gelişme, Fransa için erken bir uyarı niteliği taşıyor. İlerleyen yıllarda özellikle Doğu Akdeniz enerji kaynakları konusunda yoğunlaşan rekabet, Fransa ile Türkiye arasındaki gerilimin temel unsurlarından biri haline gelirken, Ankara'nın 2008'de sergilediği diplomatik kapasitenin bugünkü bölgesel etkinliğin habercisi olduğu belirtiliyor.
Ermenistan1 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ermenistan seçim öncesi Rusya'dan Batı yanlısı güçlere karşı uyarı
Ermenistan'da parlamento seçimleri yaklaşırken, binlerce kişi başkent Erivan'da hükümeti protesto etti. Göstericiler, mevcut yönetimin izlediği politikaları 'haince' olarak nitelendirip, yeniden seçilmeleri halinde 'Azerbaycanlılarla birlikte yaşamak' zorunda kalacakları uyarısında bulundu. Azerbaycan, Ermenistan'ın uzun süredir rakibi ve iki ülke arasında kırılgan bir barış süreci yürütülüyor. Bu iç tartışmaların ötesinde, seçimlerin üzerinde daha büyük bir gölge var: Rusya, oy verme işlemi öncesinde 'Avrupa yanlısı güçlerin' seçilmemesi yönünde uyarılarda bulundu. Ermenistan'ın son dönemde Moskova ile tarihi bir kopuş yaşadığı ve Batı'ya yöneldiği biliniyor. Rusya'nın bu çıkışı, bölgedeki nüfuz mücadelesinin seçimlere doğrudan yansıması olarak değerlendiriliyor. Ermenistan için bu seçim, yalnızca iç siyasi tercihleri değil, aynı zamanda jeopolitik yönelimini de belirleyecek kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Halkın tercihi, ülkenin Rusya ile geleneksel bağlarını mı koruyacağını yoksa Batı ile entegrasyonu mu derinleştireceğini ortaya koyacak.
Ermenistan2 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ermenistan Seçimleri: Paşinyan Yüzde 57 Oy Oranıyla Zafer İlan Etti
Ermenistan’da yapılan parlamento seçimlerinde oy sayımı devam ediyor. Seçime katılım oranı son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. İlk sonuçlara göre mevcut Başbakan Nikol Paşinyan’ın partisi oyların yüzde 57’sini aldı. Toplam 16 parti ve 2 ittifakın yarıştığı seçimde Paşinyan, sandık çıkış anketleri ve kısmi sayım sonuçlarının ardından zafer ilan etti. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Paşinyan, elde edilen sonuçtan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Resmi sonuçların açıklanmasının ardından Paşinyan’ın yeniden hükûmeti kuracak çoğunluğu elde etmesi bekleniyor.
Ermenistan1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ermenistan'da 5 Yıllık Parlamento Seçimleri Başladı
Ermenistan'da seçmenler, ülkeyi 5 yıl yönetecek yeni parlamentoyu belirlemek için sandık başına gitti. Resmi haber ajansı Armenpress'in bildirdiğine göre, yaklaşık 3 milyon nüfuslu ülkede oy verme işlemi yerel saatle 08.00'de başladı ve 20.00'ye kadar sürecek. Seçim sonuçları, Ermenistan'ın önümüzdeki beş yıllık siyasi rotasını çizecek. Yeni parlamentonun oluşumu, ülkenin iç ve dış politikasındaki öncelikleri belirlemede kilit rol oynayacak.
Ermenistan1 olay6 gün önce