Makkah alliance binds partners to decade-long pact
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Political21 Oct, 02:35
Makkah alliance binds partners to decade-long pact
• Turkiye seeks parliamentary nod for defence agreement; officials say Ankara’s support may be limited to provision of weapons, equipment and intelligence sharing • Pakistan has already ratified treaty; only PM and cabinet’s nod required under Article 90 • Egypt’s parliament to vote on support for Riyadh on Oct 26 • Pakistan, Turkiye, Qatar and Indonesia expected to sign defence cooperation agreement in Doha today ANKARA: Turkiye has submitted the Makkah defence pact to parliament for ratification, moving Nato’s second-largest army closer to a formal mutual defence pledge with Riyadh as it continues to face Houthi attacks. Pakistan, Saudi Arabia and Turkiye signed the Makkah Joint Defence Agreement in August, under which an armed attack on one member is considered an attack on all. The provision, similar to Nato’s Article 5, refers to Article 51 of the UN Charter, which covers the individual or collective right of states to self-defence against armed attacks. All three members have agreed to use “all necessary means” to eliminate threats to one another’s territorial integrity, sovereignty or internationally recognised borders, as per the text seen by Reuters. The agreement will enter into force upon the deposit of the ratification documents with the secretariat in Riyadh, and will remain valid indefinitely. The parties may not withdraw from the agreement for the first 10 years. While Pakistan has made it clear that ‘collective deterrence measures’ under the trilateral defence agreement are “already in play”, Ankara still requires formal parliamentary ratification for the agreement. According to official sources, Pakistan follows an executive-led treaty-making system, where the federal government’s ratification is enough for subjects in the federal legislative list. According to Article 90 of the Constitution, “the executive authority of the Federation shall be exercised in the name of the President by the Federal Government, consisting of the Prime Minister and the Federal Ministers, which shall act through the Prime Minister, who shall be the chief executive of the Federation.” However, under Turkiye’s constitution, separate permission from parliament is required to deploy troops abroad, regardless of any international agreement. According to the Reuters news agency, Parliament Speaker Numan Kurtulmus, currently visiting Kyrgyzstan, is expected to refer the agreement to parliament’s foreign affairs commission upon his return, which could debate the agreement as early as Friday. President Recep Tayyip Erdogan’s communications director, Burhanettin Duran, said that Turkiye’s recent step marked an important milestone towards the institutionalisation of strategic cooperation between the three nations. “This strategic partnership developed between our countries aims to strengthen collective deterrence, enhance joint capabilities in the defence sector, and safeguard security and stability in our region,” Duran said in a post on X. A Turkish official, who spoke to Reuters on the condition of anonymity, said Turkiye’s own contribution was expected to be limited to military equipment, intelligence sharing and weapons systems, adding that no other form of deployment had taken place under the alliance so far. Asked how Turkiye could help Saudi Arabia defend against attacks by Yemen’s Houthis, Turkish Foreign Minister Hakan Fidan said that the Makkah Agreement was not an “offensive agreement,” adding that Turkiye would not send troops to another country to carry out attacks on its territory. Although not part of the Makkah alliance, Egypt’s parliament is also expected to vote on authorising potential military support for Saudi Arabia on Oct 26. Ahead of its submission for parliamentary approval, the contents of the agreement were published in full for the first time by Turkish state broadcaster, TRT Haber. Turkiye, which has a robust defence industry, has condemned Houthi attacks on Saudi Arabia, expressed willingness to help meet Riyadh’s military technology needs and agreed to join a Saudi-led coalition to ensure navigational safety in the Red Sea. The agreement also envisages close cooperation on defence industry, intelligence sharing, logistical support and the fight against “all means of terrorism,” including at the operational level. Defence deal Meanwhile, TRT World also reported that Turkiye, Qatar, Pakistan and Indonesia are expected to sign a defence industry cooperation memorandum today (Wednesday). The signing will be held in Qatar, which is also expected to announce plans to establish a local defence production hub, the Gulf state’s Minister of State for Defence Affairs Sheikh Saoud bin Abdulrahman Al Thani told the Global Security Forum in Doha on Monday. Turkish Defence Minister Yasar Guler will travel to Doha for the signing. Interior Minister Mohsin Naqvi, who was also in Doha for the security forum, is expected to represent Pakistan at the signing. Earlier, Mr Naqvi met with his Qatari counterpart Sheikh Khalifa bin Hamad bin Khalifa Al Thani, who also commands Qatar’s Internal Security Force (Lekhwiya). The two discussed the current regional situation and matters concerning regional peace and stability, the state-run APP news agency reported. During their meeting, the two men agreed to expand the security partnership between Pakistan and Qatar. They also held detailed discussions on expanding cooperation in areas related to internal security. Published in Dawn, October 21st, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Ortak aktörcanlı
ABD-İran Mutabakatına Rağmen İsrail'den Lübnan'a Kanlı Saldırı: 4 Ölü
İsrail ordusu, ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes mutabakatına ve mevcut ateşkese rağmen, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentine bağlı Meyfedun ve Şevkin beldelerinde üç aracı insansız hava aracıyla vurdu. Saldırıda dört kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la bir ateşkes anlaşmasına varıldığını ve Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın sona erdiğini açıklamış, Tahran ise teklifi incelediğini bildirmişti. Buna karşın İsrail, Lübnan'ın güneyindeki 29 belde için tahliye uyarıları yaparak Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenledi. AB, Lübnan'ın ateşkes kapsamına alınması gerektiğini vurgularken BM çatışmalarda düşüş gözlendiğini belirtti. Saldırı, ABD-İran hattında ilerleyen diplomatik sürecin sahadaki kırılganlığını ortaya koyuyor. İsrail'in operasyonlarına devam etmesi, varılan mutabakatın kapsayıcılığına yönelik soru işaretlerini artırırken, Lübnan'da sivil kayıplar ve altyapı hasarı derinleşiyor. Uluslararası aktörler, kalıcı bir ateşkes için Lübnan'ın da sürece dahil edilmesi çağrısında bulunuyor.
607 olay17 sa önce - Ortak aktörcanlı
'We never gave up': Naqvi highlights Pakistan's peace efforts in US-Iran war at Qatar forum
Pakistan1 olay1 gün önce - Ortak aktör
Hürmüz'de ateşkes ihlalleri: ABD-İran taslağı müttefiklerde, Rusya nükleer atağını sürdürüyor
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı çevresindeki ateşkes ihlalleri sürerken, ABD Başkanı Donald Trump'ın hazırladığı anlaşma taslağı İsrail ve diğer müttefiklere dağıtıldı. İsrail medyası, Tel Aviv yönetiminin nükleer meseleleri erteleyen geçici bir mutabakattan endişe duyduğunu bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı, son 48 saatte ABD güçlerinin Hürmüzgan'da 'bariz ateşkes ihlali' gerçekleştirdiğini savunarak tepki göstereceğini açıkladı; ayrıca Trump'ın Umman'a yönelik tehditlerini kınadı. ABD istihbaratı ise İran'ın ateşkes sırasında insansız hava aracı üretiminin bir kısmını sürdürdüğünü ve ordusunu beklenenden hızlı toparladığını öne sürdü. Eş zamanlı olarak Rusya nükleer enerji alanındaki etkinliğini artırıyor. Bulgaristan, Kozloduy Nükleer Santrali için Rus ekipman alımına yönelik AB yaptırım muafiyetini onayladı; Rusya Devlet Başkanı Putin, küçük modüler nükleer santral konusunda başka ülke olmadığını söyledi. Rusya Başbakan Yardımcısı Novak, Çin ile yeni atom enerjisi projelerini görüşmeye hazır olduklarını belirtti; Rosneft CEO'su Sechin ise küresel petrol piyasasında OPEC yerine Çin'in belirleyici olduğunu savundu. Ukrayna'da Rusya kontrolündeki Zaporijya Nükleer Santrali'nde hasarlı enerji hattının onarımı için IAEA'nın arabuluculuğunda geçici ateşkes yürürlüğe girdi. Santralin iki haftayı aşkın süredir dizel jeneratörlerle çalıştığı ve olası bir istasyon kararması riskiyle karşı karşıya olduğu belirtildi. Bu gelişmeler, nükleer enerji ve silahlanma konularının hem Orta Doğu hem de Avrupa'daki jeopolitik gerilimlerin merkezinde yer aldığını gösteriyor.
542 olay05 Eki - Ortak aktör
Pakistan'ın Yoğun Arabuluculuğuyla ABD-İran Anlaşması Ufukta
Pakistan, ABD ile İran arasındaki dolaylı müzakerelerde yoğun bir diplomatik trafik yürütüyor. İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi bir hafta içinde ikinci kez Tahran'a giderek İran'ın görüşlerini aldı ve bunları ABD'ye iletti. Reuters'a konuşan Pakistanlı kaynaklar, İran ve Pakistan'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını ve savaşın sona erdirilmesini öngören revize bir barış teklifini ABD'ye sunduğunu belirtti. İran Dışişleri Bakanlığı da Pakistan üzerinden ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ilişkileri 'sıfırlamak' için bir fırsat olduğunu söylerken, ilerleme kaydedildiğini ancak başarısızlık halinde askerî seçeneğin masada olduğunu vurguladı. Beklenen anlaşma, 60 günlük bir ateşkesi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını, İran'a yönelik liman ablukalarının kaldırılmasını ve yaptırım muafiyetlerini içeriyor. Buna karşılık İran'ın nükleer programını müzakere etmesi ve İsrail-Hizbullah çatışmasını sonlandırması şart koşuluyor. Axios'a göre Beyaz Saray, kalan anlaşmazlıkları çözerek Pazar günü bir mutabakat zaptı açıklamayı planlıyor. Küresel petrol piyasaları gelişmeleri yakından izlerken, Trump yönetimi Körfez ülkelerinin talebiyle İran'a yönelik bir saldırıyı iptal ettiğini duyurdu. Bölgesel diplomasi, İran ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarının gerilimi azaltmaya yönelik telefon görüşmesiyle tamamlanıyor. Bu arada Beyaz Saray yakınlarında yaşanan silah sesleri, Trump'ın İran anlaşması üzerinde çalıştığı sırada kısa süreli bir güvenlik alarmına yol açtı.
İran15 olay24 May - Ortak aktör
Trump, Körfez Liderlerinin Talebiyle İran Saldırısını Erteledi
ABD Başkanı Donald Trump, 19 Mayıs 2026 Salı günü İran'a yönelik başlatılması planlanan geniş çaplı askeri operasyonun, Körfez ülkelerinin liderleri tarafından yapılan müdahale sonucu ertelendiğini açıkladı. Trump, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın devam eden diplomatik çabaları gerekçe göstererek operasyonu durdurma talebinde bulunduğunu belirtti. Ertelenmenin, ABD ile İran arasında tırmanan gerilim ve olası bir çatışmanın bölgesel istikrar ile küresel enerji piyasaları üzerindeki yıkıcı etkilerine dair endişelerin arttığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekiyor. Körfez ülkelerinin doğrudan diplomatik girişimi, bölgesel aktörlerin kriz yönetimindeki artan ağırlığını yansıtırken, operasyonun ertelenmesi müzakereler için zaman kazandırabilir. Öte yandan, Rusya merkezli TASS ajansına konuşan bir uzman, İran'la yaşanacak bir savaşın ardından ABD'nin Trump sınıfı savaş gemisi projesini iptal edebileceğini ve donanma stratejisini yeni nesil muhripler ile insansız su altı araçlarına kaydırabileceğini öne sürdü.
ABD3 olay20 May - Ortak aktör
İran ‘onurlu çerçeve’ ile savaşa son vermeye hazır, ABD anlaşma için bastırıyor
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Sani ile yaptığı telefon görüşmesinde, devam eden savaşı sona erdirmek ve bölgesel gerilimi azaltmak için ‘onurlu bir çerçeve’yi hayata geçirmeye hazır olduklarını söyledi. Devlet medyasına yansıyan açıklamada Pezeşkiyan, Tahran’ın diyalog ve angajmana bağlılığını sürekli gösterdiğini vurguladı. BBC Uluslararası Editörü Jeremy Bowen ise Beyaz Saray’ın kamuoyu yoklamaları ve Körfez müttefiklerinin baskısı altında bir anlaşma için çabaladığını, ancak İran’ın taviz koparmadan geri adım atmadığını yazdı. İran’ın diplomatik açıklaması, bölgedeki çatışmaların tırmandığı bir dönemde geldi ve özellikle Katar’ın arabuluculuk rolünü teyit etti. Pezeşkiyan’ın ‘onurlu çerçeve’ vurgusu, Tahran’ın ulusal çıkarlarından ödün vermeden bir çözüm aradığını gösterirken, ABD tarafındaki hareketlilik Trump yönetiminin önümüzdeki seçimler öncesinde dış politika başarısına duyduğu ihtiyaca işaret ediyor. İki haber birlikte okunduğunda, taraflar arasında bir müzakere zemini arandığı ancak beklentilerin henüz örtüşmediği ortaya çıkıyor. Gelişmeler, Orta Doğu’daki geniş çaplı savaşın sadece askeri boyutuyla değil, diplomatik ve siyasi maliyetiyle de masaya yatırıldığını gösteriyor. İran’ın nükleer programı, bölgesel vekil güçler ve ABD’nin İsrail’e desteği gibi başlıkların müzakere paketinde yer alması muhtemel. Katar’ın kanalıyla yürütülen temaslar, olası bir ateşkes ya da gerilim düşürücü mekanizma için sinyal olarak değerlendiriliyor. Ancak BBC yorumu, İran’ın stratejik taleplerinden vazgeçmediğini ve Trump yönetiminin aceleci bir anlaşma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
İran18 olay11 Haz