İçeriğe atla
Stories
TR
Developing

Son dakika...Maltepe'de yıkılan binanın altındaki tekstil atölyesinin sahibi konuştu: Kolon kesmedim

Started 08 Oct, 10:07 2 events Updated 16h ago
Paylaş
Bağlam · AI üretimi

Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.

Bu gündemi takip et

Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.

React to this story:

Timeline

latest: 16h ago
  1. Economic08 Oct, 10:07

    Son dakika...Maltepe'de yıkılan binanın altındaki tekstil atölyesinin sahibi konuştu: Kolon kesmedim

    Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Maltepe’de çöken 7 katlı binadaki usulsüzlükler, kaçak kat ve giriş katta bulunan dükkanla ilgili iddialar peş peşe geliyor. Bunlar arasında en güçlüsü ise giriş katta bulunan dükkanda kolon kesilip kesilmediği… Tekstil dükkanı olarak kullanılan bu alanın işletme sahibi Serkan Kaya, dükkanda fark ettiği veya usulsüz bir tadilat yapılıp yapılmadığı ile ilgili gerçekleri Milliyet.com.tr’ye anlattı. ‘ESKİDEN BAKLAVA FIRINI VARDI ASLA KOLON KESMEDİM’ Maltepe’de çöken 7 katlı binaya ilişkin belediye başkanı Esin Köymen, yapıda belirtildiğinden farklı kaçak katlar olduğunu ve usulsüzlükler bulunduğunu açıklamıştı. Bu açıklamanın ardından ortaya atılan iddialar arasında sadece ilk 3 katı çöken binada bir kolon kesimi olup olmadığı da vardı. Binanın giriş katında bulunan tekstil işletmesinin sahibi Serkan Kaya, kolon kesilip kesilmediğini ve dükkânda hangi işlerin yapıldığını şöyle anlattı: “Çok fazla iddia var kolonlar kesildi ya da içeride makineler vardı diye… Ben orada sadece kumaş satıyordum. Yani içeride böyle usulsüz bir tadilat yapmadım. Hatta benden önce bu dükkân baklava fırını olarak kullanılmış ve içeride tuğladan yapılmış bir taş fırın bile vardı. Ben bunu da kaldırdım ve aslında yapıyı hafifletmiş oldum. Zaten fırın olan yapılarda çok fazla deformasyon olabiliyor.” Yıkılan binanın 2014'ten bir görünümü ALTINDA FIRIN OLAN BİNALAR 6 ŞUBAT SINAVINI DA GEÇEMEDİ! Tıpkı Maltepe’de yıkılan binada olduğu gibi başka yapılarda da yıkım söz konusu olunca pek çok parametre etkili oluyordu. Bir deprem olmadan da yıkılan binalardaki bazı ortak özellikler dikkat çekici oluyor. Altına dükkân yapılmış binalarda ise içinde ‘fırın’ olanlar farklı etkilenebiliyor. Daha önce İstanbul’da kendiliğinden çöken başka binalarda ve 6 Şubat depremlerinde birebir aynı olan 2 binadan birinde fırın olduğu ve bunun da beton ve donatılara zarar vererek yıkıma neden olduğu ortaya konmuştu. Üstelik bu noktada bir detay dikkat çekiyordu: Kahramanmaraş depreminde gözlemlenen konulardan biri binada yüksek sıcaklık oluşturan ekmek fırını gibi işletmelerin, fırın ve baca çevresindeki betonarme taşıyıcı elemanlarda ısı yalıtımı yetersiz olabildiği için beton dayanımının ısınma soğuma döngüleri sebebiyle düştüğü ve beton ile donatı arasındaki aderansın zayıflıyor. Bu da yapının dayanımını ve olası bir depremde ayakta kalma ihtimalini ciddi şekilde azaltıyordu. Ekmek fırınlarının müstakil binalarda ve ayrık nizamda inşa edilmesi şartı, 10 Kasım 2014 tarihinde İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te yapılan değişiklikle getirilmişti. Ancak mevcut işletme ruhsatı bulunan fırınlar bu şartın dışında kalıp faaliyetlerine devam edebiliyor. Bu nedenle, binalarında yıllardır faaliyet gösteren fırınlar bulunan yapıların özellikle bu zayıflatma etkisine dikkat etmeleri ve binalarını depreme karşı kontrol ettirmeleri öneriliyor. Son dakika...Maltepe'de çöken binanın iki katı kaçak çıktı! Belediye Başkanı Öymen: İskanı 5 kat görünüyor Maltepe'de 7 katlı binanın 3 katı çöktü! Enkazda arama kurtarma çalışması

    Milliyet
  2. NATURAL_DISASTER09 Oct, 05:06

    Maltepe’deki yıkımın perde arkası! 1980'ler ve 1990'larda yaygındı: Kartal-Trakya formasyonu sağlam

    Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Maltepe’de ilk 3 katı sabahın ilk saatlerinde çöken 7 katlı binada yıkımın olası sebepleri araştırılırken pek çok iddia da peş peşe geliyordu. Bu tip ‘pasta’ gibi çökmelerin olduğu yapılarda yaşananların nedenleri arasında oldukça dikkat çekici ihtimaller bulunuyordu. Ancak bu yapı özelinde, bulunduğu zeminin sağlamlığı da dikkat çekmekte. Çünkü 2 katı kaçak olan 7 katlı bu apartman Kartal ve Trakya Formasyonları üzerinde bulunuyordu. Peki ama bu ne demek? Yıkımın perde arkasında neler var? Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Önder Çetin yıkımın perde arkasındaki olası problemleri Milliyet.com.tr’ye anlattı. YAPININ KONUMUNDA SAĞLAMLIK DETAYI! ‘KARTAL-TRAKYA FORMASYONU’ Binada yaşanan çökmenin sebebinin yapılan incelemeler sonucunda tespit edilmesi bekleniyor. Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen de ilk inceleme ve araştırmalarda elde edilen bulgularla ilgili yaptığı açıklamayla binada en üst iki katının kaçak çıkıldığının tespit edildiğini vurguladı. Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen: “Mesele tam da binanın iskânda kaç katlı olduğu. 80'li yıllarda yapılmış bir bina ve projesini arşivden çıkarttığımızda gördüğümüz binanın üzerinde kaçak iki katın olduğunu gördük. İskânı 5 kat görünüyor, iki kat kaçak çıkılmış. Belediye arşivimizdeki tutanakları kontrol ettik binanın böyle bir durumu olduğunu gördük.” Üstelik yapının çökme şekli de pek çok şeyi ifade ediyordu. 7 katlı binanın kaçak kat çıkılmasını açıklayan bir çökme şekli olduğunu anlatan Maltepe Belediye Başkanı ‘kolonların taşıma kapasitesinin aşılmış’ olabileceğine dikkat çekti. Alıntı Metni 1980 VE 1990’LARDA YAYGINDI! ‘TÜM YÜKLER ÜST ÜSTE BİNİYOR’ Binanın şekli, ülkemizdeki pek çok yapıya benziyordu. Temel ve zemin katın diğer katlara oranla daha dar tasarlanmış olması ve yapının üst katlarının kenarlara doğru çıkma yapılmış olması aslında son derece riskli bir sistemi ortaya çıkarıyordu. Bu kez olması gereken ‘süreklilik kuralı’ atlanmış oluyor ve yapının dev ağırlığı altında son derece kırılgan hale gelen kolon ve kirişler gereğinden fazla yoruluyordu. Bu kadar yükü taşıyacak şekilde inşa edilmeyen yapılar ise ülkemizde belirli yıllarda oldukça fazla inşa edilmişti. Prof. Dr. Kemal Önder Çetin bunu şöyle açıkladı: “Taban alanı üst katlardan dar olan, çıkmalarla genişletilmiş binalarda üst kat kolonları çoğu zaman alttaki kirişlerin üzerine oturur. Bu durum taşıyıcı sistemde düşey süreksizlik yaratır ve yükler dolaylı, dışmerkez bir yoldan aktarılır. Geniş çıkmalar ayrıca katlar arasında ani kütle değişimine, yani kütle düzensizliğine yol açar. Giriş katının tavan yüksekliğinin fazla olması da bu kattaki kolonları narinleştirir. Bu durum yatay yükler altında yumuşak ve zayıf kat oluşturur. Düşey yükler altında ise burkulma ve eksenel kapasite kaybı riskini artırır. Bu tür tasarımlar 1980 ve 1990'ların yapı stokunda yaygındır. Yapı, tasarlandığı dönemde geçerli olan 1975 Deprem Yönetmeliği ve TS500-1984'e uygun tasarlanmış olsa bile o dönemde kolon uçlarında sıklaştırılmış etriye ve 135° kancalı sargı donatısı uygulaması yaygın değildi. Bugünkü anlamıyla ‘güçlü kolon–zayıf kiriş’ yaklaşımı mevcut değildi. Sahada karılan düşük dayanımlı betonlar (BS14–BS16 ve altı) ile betona aderansı zayıf olan nervürsüz S220 donatı da o dönemlerde yaygın olarak kullanılıyordu.” MİKRO ÇATLAKLARIN BÜYÜMESİNİ HIZLANDIRIYOR! FAYA 15 KİLOMETRE UZAKLIKTA Yapının çökmesinden önce bir bina sakinin çektiği videodaki ifadeler dikkat çekiyordu. Videoyu çeken kişi duvarlardaki çatlakların her gün daha da büyüdüğünü ve binanın çökmesinden endişe duyduğunu ifade ediyordu. Bina sakinlerinin daha önce kentsel dönüşüm için konuştuğu ama harekete geçmediği de biliniyordu. Ancak çatlaklar, kentsel dönüşümden daha hızlı davranmış ve binayı bulunduğu noktada her geçen gün biraz daha kaydırmıştı. İlk 3 katının çökmesinin ardından ise arama kurtarma çalışmaları esnasında kalan katlar da hızla yanda bulunan başka bir binaya doğru eğilmiş ve yıkılma tehlikesi içine girmişti. Prof. Dr. Kemal Önder Çetin yıkımdan önce oluşan çatlaklar ve ortaya çıkan sonuçta etkili olabilecek ihtimallere ilişkin, “Zemin katta yer alan ısı yalıtımı yetersiz fırınlar gibi ısı kaynakları beton ve donatı arasındaki aderansı bozarak mukavemet kaybını artırabilir. Tekstil makineleri gibi titreşim kaynaklarının tek başına bir binayı yıkması pek mümkün değildir. Ancak zayıf betonda uzun yıllar içinde mikro çatlakları ve korozyonu hızlandırabilirler. Ancak bu tür hususlar asıl etken olarak pek ortaya çıkmaz. Yapısal güvenliği asıl tehdit eden kolon ve perdelerin kesilmesi ya da kat eklenerek yapının tasarım yüklerinin üzerinde yükleri taşımaya zorlanmasıdır. Güvenli performans kriterlerinin uzağında kendi ağırlığı altında dahi ‘sınırda’ stabil olduğu düşünülen bir yapıda yaşanan ani göçme kolonların eksenel taşıma kapasitesinin aşılmasını düşündürür. Bu ani toptan göçme yenilmesini tetikleyen birden fazla etken olabilir. Bunlar olası kat eklemeleri ve taşıyıcı elemanlara yapılan izinsiz müdahaleler, düşük malzeme dayanımı, yorulma sebebiyle görülen mukavemet ve rijitlik azalışı, yetersiz betonarme kesit alanı, boyuna ve sargı donatısı, ve yapısal tasarım ve detay uygulaması eksiklikleri yeraltı su seviyesi değişiklikleri ve zamana bağımlı gelişen temel deformasyonları gibi geoteknik etkenlerdir” diye konuştu. İstanbul merkezli bir deprem olması halinde yaşanabileceklere de dikkat çeken Prof. Dr. Kemal Önder Çetin sözlerini şöyle noktaladı: Alıntı Metni

    Milliyet
ilgili gelişmeler