Van Gölü’nün yüzen treni! 101 yıldır feribottaki rayla geçiliyor: Sudaki 'canavarı' raporladılar
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Sudan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 2d ago- Economic16 Sept, 03:49
Van Gölü’nün yüzen treni! 101 yıldır feribottaki rayla geçiliyor: Sudaki 'canavarı' raporladılar
Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 1925 yılında büyük bir atılım yapılmış, Türkiye’nin en büyük gölü artık feribotlarla geçilmeye başlanmıştı. Ulaşımın zor olduğu ve çok alternatifi olmayan o günlerde bu gelişim çok daha önemliydi. Tıpkı demiryolları gibi... Demiryolları o yıllarda ve sonrasında da en önemli ulaşım sistemi olduğundan herhangi bir yerdeki demiryolu eksikliği ya da aksaklığı hayatın akışını olumsuz etkileyebilecek kadar önem kazanmıştı. Van, doğunun yükselen yıldızıydı, ışıl ışıl parlıyor her gün daha da gelişiyordu. Tarihe, efsanelere, destanlara konu olan bu şehir, yeni efsanelerin de doğacağı adresti. Ticaret feribotlarla hızlanmış ve artık yurtiçinden yurt dışına uzanır olmuştu. Türkiye’den İran’a pek çok ticari faaliyet yapılıyordu. Ancak deniz yolundan sonra karayolu, o dönem işleri yavaşlatıyordu. Bu nedenle raylı sistemler büyük bir kolaylık ve hız sağlayacak ‘yenilik ve gelişim’ olacaktı. Tabii düşünülmesi gereken tek şey karaya ray döşemek değildi. Türkiye’nin en büyük gölünü geçmek ve rayları o gölden geçirmek gerekiyordu. Suyun altından geçen bir tünel yapımı o günler için hayallere bile sığmazdı. Belki bir köprü yapılabilirdi ama o da çok zor teknik ve maddi imkan gerektiriyordu. Sanki en kolayı yine feribot kullanmaktı. Üstelik Van Gölü’nü trenle geçmeyi sağlayacak ve efsanelerde yer eden Van Gölü Canavarı’ndan uzak olmayacak bir feribot! YIL 1971: ORHAN ATLİMAN TREN FERİBOTU VAN GÖLÜ’NDE! 1971 yılında Van Gölü’nde yepyeni bir devir başlıyordu yıllarca tren vagonlarını gölün karşı kıyısına geçirecek feribotun inşası tamamlanmıştı. Artık Tatvan-Erciş arasında 80 kilometre genişliğinde 120 kilometre uzunluğundaki gölü geçmek için önce 1971’de Orhan Atliman tren feribotu devredeydi. 1 yıl sonra ise Rafet Ünal feribotu göreve gelmişti. Bu tren feribotları vagonları 90 kilometre boyunca taşıyacak ve gölün doğusunda İran’a gidecek ticaret kervanı için karadaki raylara bağlantı iskelesine ulaştıracaktı. Toplamda 5 saat sürecek olan bu yolculuğun sonunda binlerce liralık ticaretin en kilit noktası aşılmış olacaktı. Türkiye’nin en geniş mera alanlarından birine sahip olmasıyla Van, düşük maliyetli otlatmaya ve doğal besiciliğe imkân tanıyan toprakları sınırlarında barındırıyordu. Zaten şehrin kalkınmasında hayvancılık çok önemli bir rol üstlenmiş ve Van’ı doğu sınırlarımızın ardına ulaşan bir koridor haline getirmişti. Bu koridor hayvancılıkla kendi kendini geliştiren şehre treni, feribotu ve uluslararası ticaret ağını kazandırmıştı. Van’daki hayvancılık Türkiye’nin kalanı için de çok önemliydi. Bu şehir sadece kendine ve yakın doğusuna aydınlık bir koridor açmamıştı. Işığı batıya da uzanıyor, Türkiye’ye güneş hayvancılıkla güçlenen Van’dan doğuyordu. Türkiye genelinde toplam koyun ve keçi sayısında ilk sıralarda yer alan şehir, o topraklara özgü ‘Norduz koyunu’ gibi dirençli ve verimli genetik ırklara ev sahipliği yapıyor olmasıyla da eşsiz bir yere sahip. Tabii her gelişme bir diğerini peşinden getiriyor, Van’ın tren feribotlarının Türkiye’deki tek örneği İstanbul’da bulunuyordu. Belki de Van, doğunun İstanbul’uydu. Alıntı Metni VAN GÖLÜ CANAVARI RAPORLANDI! ARANIYOR Orhan Atliman gemisi Van’ın yıldızını daha da parlatıyordu. Ticaret kervanı ve yolcular bu gemide zaman geçirdikçe bazı efsaneler yeniden doğuyor ve dilden dile yayılıyordu. Yurt dışında bazı göllerde varlığı tartışılan ‘canavarlar’ Van Gölü’nde de olabilir miydi? Bölge insanı için bu sorunun cevabı: “Neden olmasın?” üstelik 1935’te İstanbul Boğazı’ndan çıkarıldığı iddia edilen ve gazetelerde haberleştirilen canavarlar varken Van’da da bir canavar olması düşünülebilirdi. Öyle ki takvimler 13 Mart 2007’yi gösterdiğinde 36 yaşındaki Orhan Atliman feribotu tarihe geçen efsaneyi raporlamıştı. Tatvan-Van seferini yapan feribotun kaptan ve personeli, “Van Gölü canavarını gördük” diyordu. Varlığı şüpheli olsa, hiç kesin olarak fotoğraflanmasa da Gevaş ilçesinde canavarın heykeli bile yapılmıştı. Ancak bu kez Orhan Atliman mürettebatının raporu bambaşka bir süreci başlatacaktı. Geminin üçüncü kaptanı Maşallah Baldır hızla üzerlerine doğru gelirken suya girip çıkan ve balinaya benzeyen yaratığın, sırtının siyah, sudan çıktığında ise karın bölgesinin beyaz olduğunu söylüyordu. Gemide yaşananlar anlatıldığında hiç de hafife alınmamıştı. Tatvan Belediyesi'nde görevli zabıtalardan oluşturulan 10 kişilik 'canavar arama timi' olaydan 3 gün sonra göreve başlamıştı. Timdekiler, dün sabahın erken saatlerinden itibaren silahlar, dürbün ve kameralarla Van Gölü'ne açılmış ve ilk resmi araştırmalarını yaptı. Ancak bu çalışmaların sonunda da daha öncekiler gibi canavardan yeni bir haber alınamadı. Tüm bunlar yaşanırken Orhan Atliman feribotu daha da yaşlanıyordu ve kendisinden daha genç feribotlara Van’daki koridoru emanet etme zamanı git gide yaklaşıyordu. VAN EMEKTARINA VEDA EDİYOR: YERİNE TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK FERİBOTU GELECEK 1971’de hizmete giren ve hiç durmadan çalışan bir tren feribotu için 47 yıllık mesai fazlasıyla uzundu. 2018’e gelindiğinde Orhan Atliman için artık emeklilik vakti gelmişti. Bir nesil, Van Gölü’nün en büyüğüne veda etmeye hazırlanıyordu. Onun için yolun sonu, Van için yeni bir tarih sahnesinin açılması demekti. Artık Türkiye’nin en büyük 2 feribotundan biri olan ‘Sultan Alparslan’ın devri başlıyordu. Ancak pek çok Vanlı için hüzünlü bir veda süreci aynı anda işlemeye devam ediyordu. Çünkü Orhan Atliman 2018’de emekli olsa da, 983,98 net ton ağırlığındaki tarihi feribotun geri dönüşüm ve söküm işlemleri Aralık 2023’te başlamıştı. Tatvan’da sökümü başlayan feribotun parçalara ayrılmış olması onun tamamen yok olacağı anlamına gelmiyordu aslında. 6 milyon liraya satılan geminin yapımında kullanılan tonlarca çelik, yeniden kullanılabilecek hale getirilmek üzere dönüştürülecekti. Belki de Van’daki tarihe, efsanelere şahit olan Orhan Atliman başka bir bedende yeniden hayat bulacaktı. Üstelik yerine gelen gemiler gelişime gelişim katmış ve daha yetenekli feribotlar olarak Van Gölü’ndeki hareketliliği hızla artırmıştı. Peki hangi özellikleriyle daha yeteneklilerdi? Alıntı Metni
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Gold mine collapses in Sudan: At least 82 workers killed, many more feared trapped
Sudan2 olay2 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
MSF: Sudan sağlık sistemi kesintiler sonrası çöküşün eşiğinde
Médecins Sans Frontières (MSF), Sudan'daki sağlık sisteminin finansman kesintileri nedeniyle çöküşün eşiğinde olduğu uyarısında bulundu. Kuruluş, dünya liderlerine yardıma muhtaç milyonlarca kişiye yönelik fonları artırma çağrısı yaptı. MSF'nin açıklamasına göre, kesintiler sağlık tesislerinin kapasitesini ciddi biçimde zayıflattı ve temel hizmetlere erişimi tehlikeye attı. Uluslararası toplumdan yeterli mali destek sağlanmazsa, sistemin tamamen çökme riski büyüyor. Bu durum, Sudan'daki insani krizin derinleşmesine yol açabilir.
Sudan1 olay08 Eyl - Aynı ülke gündemicanlı
BM Sudan için acil ateşkes çağrısı yaptı
Birleşmiş Milletler, Sudan'da insansız hava aracı saldırıları ve sağlık tesislerinin tahrip edilmesi nedeniyle derinleşen insani kriz karşısında acil ateşkes çağrısında bulundu. Africanews'in haberine göre, çatışmaların şiddeti sivil altyapıyı hedef alırken sağlık hizmetlerine erişim de giderek kısıtlanıyor. BM'nin çağrısı, Sudan'daki çatışmaların insani boyutunun ağırlaştığını ve tarafların düşmanlıkları durdurmasının aciliyetini ortaya koyuyor. Ateşkesin sağlanması, insani yardımların ulaştırılması ve temel hizmetlerin korunması açısından kritik görülüyor.
Sudan1 olay08 Eyl - Aynı ülke gündemicanlı
Sudan'da İç Savaşın Kayıp Bilançosu: 11 Bin Aktif Vaka
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), Sudan'da devam eden iç savaşta 11 binden fazla aktif kayıp kişi vakası kaydetti. Kurum, kayıpların akıbetini tespit etmek ve ailelere bilgi sağlamak amacıyla çatışmanın taraflarıyla gizli görüşmeler yürütüyor. Sudan'da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki çatışmalar, geniş çaplı yerinden edilme ve kayıp vakalarına yol açıyor. ICRC'nin açıkladığı rakam, iç savaşın insani maliyetinin boyutunu ortaya koyarken; gizli diplomasi kanallarının, kayıpların bulunması için kritik bir rol üstlendiğine işaret ediyor.
Sudan1 olay07 Eyl - Aynı ülke gündemicanlı
BM: Sudan'da yabancı savaşçılar çatışmayı ve sivil şiddeti artırıyor
BM destekli Sudan bağımsız araştırma misyonu, yabancı savaşçıların ve destek ağlarının Sudan'daki çatışmayı körüklediğini ve sivillere yönelik şiddeti tırmandırdığını bildirdi. Misyon, yabancı müdahalenin savaşan tarafların askeri kapasitesini güçlendirdiğini ve daha karmaşık askeri operasyonlara imkan tanıdığını vurguladı. Bu tespit, Sudan'daki iç savaşın yalnızca iç dinamiklerle sınırlı kalmadığını, bölgesel ve uluslararası aktörlerin de sürece dahil olduğunu ortaya koyuyor. Yabancı unsurların dahli, çatışmanın uzamasına ve sivil kayıpların artmasına neden oluyor. Sudan'daki insani durum, bu dış desteğin etkisiyle daha da kırılgan hale geliyor.
Sudan4 olay07 Eyl - Aynı ülke gündemicanlı
ABD'li Demokrat Senatörlerden Sudan İçin BM Yaptırım Çağrısı
ABD Senatosu'ndan yedi Demokrat senatör, Cuma günü ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz'a bir mektup göndererek, Washington yönetiminin Sudan'daki çatışan taraflara finansman akışını sınırlandıracak ek yaptırım kararlarının BM Güvenlik Konseyi'nde kabul edilmesi için çaba göstermesi çağrısında bulundu. Mektuba öncülük eden Senatör Chris Murphy, bu adımın dünyanın en büyük insani krizini sürdüren tarafların para kaynaklarını kesmeyi hedeflediğini belirtti. Senatörlerin mektubu, Sudan'daki çatışmanın yol açtığı insani yıkımın boyutuna dikkat çekerek BM Güvenlik Konseyi'nde ek yaptırım önlemleri alınmasını talep ediyor. Bu girişim, ABD'nin Birleşmiş Milletler nezdinde Sudan konusunda daha aktif bir tutum benimsemesi yönündeki Kongre baskısını ortaya koyuyor.
Sudan1 olay06 Eyl