Dawn'da Utanma ve Utanmazlık Üzerine Bir Değerlendirme
Dawn gazetesinde yayımlanan "Shame and shamelessness" başlıklı yazıda, Alman şair Wolfram von Eschenbach'ın "Utanma duygusunu asla kaybetmemelisin" sözüne atıfla, utanmanın insanlığın korunmasındaki rolü ele alınıyor. Yazar, bu düşünce üzerinde uzun süredir kafa yorduğunu ve haberlerde bir yargı mensubunun sergilediği tutum nedeniyle konuyu yeniden hatırladığını belirtiyor. Metin, utanma duygusunun yitirilmesini, tüy döken bir kuşun erdemlerini dökmesi metaforuyla ilişkilendiriyor. Haberlerde yer alan bir yargı mensubunun davranışı, yazara göre bu erozyonun güncel bir örneği olarak öne çıkıyor. Yazı, kamuoyunda utanma duygusunun zayıflamasının bireysel ve toplumsal sonuçlarına dikkat çekiyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Pakistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Security05 Sept, 03:28
Shame and shamelessness
“You must never lose your sense of shame. If one is past all shame, what is one fit for? One lives like a bird in moult, shedding virtues like plumes all pointing down to hell” — Wolfram von Eschenbach (German poet.) I’VE been wrestling with this idea — the essentiality of shame for retaining humanity — for some time now. But I am reminded of it every time I read in the news about how one judge or the other has, again, successfully continued Imaan Mazari and Hadi Chattha’s perverse incarceration. The novel Shame presents another take on the idea. While acknowledging its necessity, it argues shame is never truly lost. It is suppressed, it is unacknowledged, it is transferred to others, but it invariably re-emerges, nay erupts, mutated into manifestations of violence and tyranny throughout society. Surviving in Pakistan (but, more specifically, thriving in Pakistan) demands the suppression of shame. Being more fortunate, we suppress the shame of a cruel and rapacious system built to profit the powerful by exploiting the powerless. As Muslims, we suppress our shame at how we steadily criminalise the very existence of our minorities and force them to leap through ever-higher hoops to earn their right to live. As citizens, we suppress the shame of a state that has long abandoned any pretence to being representative and casually disappears dissidents. As lawyers, we suppress the shame of a legal system indifferent to justice and riddled with cowardice and venality. We suppress the shame, not only from fear of the consequences of speaking or acting, but so we can live with ourselves. There are a few, however, who feel the sting of shame more sharply. They speak, and act, while we watch. They carry the burden of our collective shame and expiate it. There are a few who carry the burden of our collective shame and expiate it. Imaan and Hadi belong on that list. One might not subscribe to all their opinions. One might think them misguided in some of the causes they choose to advocate. And, while ensconced in the quiet safety of one’s living room, one can disagree with their or, more particularly, her manner of articulation. But while we may not possess the courage to emulate them, do we lack even the shame to admire them? This January, Judge Afzal Manjoka sentenced the couple to prison for 17 years. As per the judgement, Imaan’s crime was sending six tweets. In one, she posted a picture of Mahrang Baloch raising a victory sign and encouraged the public to raise their voice against fake encounters, enforced disappearances and killings in Balochistan. In another, she said innocents kept in illegal detention and torture cells were also victims — just like those targeted in terrorist attacks. In a third tweet, she said state repression in Balochistan was making the insurgency worse. In a fourth, she argued that reports about anti-terrorist operations by security officials in Balochistan had lost credibility. Two of her tweets were about KP. In the first, she said “we said never forget but acted like nothing happened. The terrorist who had our children slaughtered was set free by the state. The disastrous good Taliban vs bad Taliban policy continues even today”. Presumably, she was referring to the TTP’s former spokesperson, Ehsanullah Ehsan, who initially surrendered and was detained in a military safe-house but later ‘escaped’ and claimed to be living the expatriate’s dream in Turkiye. Notably, the parents of the 147 children in the Army Public School massacre earlier raised the same grievance in their petition before the Supreme Court. Her second tweet condemned the forced disappearance of Ghazi Amanullah, brother of PTM leader Manzoor Pashteen, and argued the state was targeting peaceful dissidents and their families. As I said earlier, one might object to the tenor of some of her speech. But the content? Who seriously disagrees that the good Taliban, bad Taliban strategy we’ve followed on and off in Afghanistan and Pakistan for three decades has, on each occasion, come back to bite us? Or that decades of the state’s undiscriminating repression in Balochistan has only fuelled the insurgency? But even if you disagree, and are a genuine adherent of the ‘Pindi knows best’ philosophy, do you reckon people expressing the contrary view should be convicted of terrorism and jailed for 17 years? Poor Hadi, of course, didn’t even tweet anything himself. The judgement accuses him, however, of retweeting four of Imaan’s tweets. Unstated in the judgement (but imprudently expressed by Chief Justice Sarfaraz Dogar in an earlier, unrelated, case) is his true crime: being a Pakistani man who cannot control his own wife. But my question is not to Judge Manjoka, nor about how closely his judgement of Jan 24 hews to the narrative expressed in the press conference held on Jan 6 by a security official accusing Imaan of being “a lawyer for terrorists” and “a foreign agent”. My question is to everyone who wears a judicial robe: how is it possible to witness the travesty of Imaan and Hadi’s trial, the breach of every principle of due process, the utter frivolity of the charges against them, the draconian punishments awarded to them, and not feel an outpouring of shame at one’s own helplessness? It is to everyone who wears a black coat. How can one belong to a profession committed to upholding the rule of law yet observe the presidents of the Supreme Court Bar and Islamabad High Court Bar (belonging to the Asma Jahangir group, no less!) defending these convictions; and witness the failure of the majority of bars to rise to the defence of their own, without feeling the sharp sting of shame? The question is about the nature of shame itself. What happens to a society forced to live without it? The writer is a member of the Pakistan Bar Council. Published in Dawn, September 5th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Ahsan Iqbal: Üniversiteler ulusal düşünce kuruluşuna evrilmeli
Pakistan Planlama, Kalkınma ve Özel Girişimler Bakanı Ahsan Iqbal, Lahor'daki Government College University'nin Kala Shah Kaku'da bulunan yeni kampüsünü ziyaret etti. Ziyarette devam eden altyapı geliştirme çalışmaları ve akademik faaliyetlerin genişletilmesi konularını inceledi. Iqbal, üniversitelerin ulusal düşünce kuruluşlarına ve ekonomik büyümenin katalizörlerine dönüşmesi gerektiğini belirtti. Bu açıklama, Pakistan hükümetinin yükseköğretimi kalkınma politikalarının bir parçası olarak gördüğü bir dönemde geldi. Üniversitelerin yalnızca eğitim kurumu değil, aynı zamanda politika üretimine ve ekonomik dönüşüme katkı sağlayan merkezler olarak konumlandırılması gerektiği vurgulandı. Bakanın ziyareti, yeni kampüsün altyapı yatırımlarının bu hedef doğrultusunda değerlendirildiğini gösteriyor.
Pakistan1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Nepra, 800 MW yenilenebilir ihalede batarya depolama zorunluluğuna izin verdi
Pakistan Ulusal Elektrik Gücü Düzenleme Kurumu (Nepra), hükümetin yaklaşan 800 megavatlık rüzgar ve güneş enerjisi kapasite ihalesinde bağımsız güç üreticilerine (IPP) zorunlu Batarya Enerji Depolama Sistemleri (BESS) şartı getirmesine onay verdi. Karar Cuma günü İslamabad'da alındı ve elektrik arzındaki ciddi ördek eğrisi sorunlarıyla mücadele etmeyi hedefliyor. Bu adım, değişken yenilenebilir üretimin şebeke istikrarını koruyacak şekilde entegre edilmesi için depolama kapasitesinin zorunlu tutulmasını öngörüyor. İhale kapsamındaki rüzgar ve güneş projelerinden toplam 800 MW kapasite beklenirken, batarya depolama şartı güneş ve rüzgar üretimindeki dalgalanmaları dengeleyerek şebeke yükünü azaltmayı amaçlıyor. Karar, Pakistan'ın yenilenebilir enerji dönüşümü ve arz güvenliği politikaları açısından önemli bir düzenleme olarak öne çıkıyor.
Pakistan1 olay14 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan, ADB'den Demiryolu ve PPP Yatırımları İçin Ek Finansman İstedi
Pakistan, Asya Kalkınma Bankası'ndan (ADB) kamu-özel işbirlikleri (PPP) için ölçeklendirilmiş finansman talep ediyor; talebin merkezinde 10 milyar dolarlık Karaçi-Peşaver Ana Demiryolu Hattı (ML-1) bulunuyor. ADB'nin Güney, Orta ve Batı Asya'dan sorumlu Başkan Yardımcısı Yingming Yang liderliğindeki heyet, Mart ayında onaylanan 10 milyar dolarlık Ülke İşbirliği Stratejisi 2026-30'un takibi kapsamında İslamabad'da temaslarda bulunuyor. Pakistan'ın bu girişimi, altyapı projelerinde dış finansmanı artırma ve kamu kaynaklarının yetersiz kaldığı alanlarda özel sektör katılımını güçlendirme arayışını yansıtıyor. ML-1 modernizasyonu, ülkenin demiryolu ağının kapasitesini ve güvenilirliğini artırmayı hedefliyor. ADB heyetinin ziyareti, strateji belgesindeki öncelikli projelerin finansman takvimini ve uygulama adımlarını görüşüyor.
Pakistan3 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
ANF: ABD ve Sri Lanka ile Afganistan Bağlantılı Uyuşturucu Ağı Çökertildi
Pakistan Uyuşturucuyla Mücadele Gücü (ANF), Cuma günü yaptığı açıklamada, Afganistan bağlantılı ulusötesi bir uyuşturucu kaçakçılığı ağının çökertilmesine istihbarat paylaşımı yoluyla katkı sağladığını bildirdi. ANF, ABD ve Sri Lanka makamlarıyla paylaştığı bilgilerin ardından bu ülkelerin ortak uluslararası operasyon düzenlediğini ve 671 kilogram metamfetamin (ICE) ele geçirdiğini duyurdu. Açıklamada, ele geçirilen maddenin Afganistan bağlantılı uyuşturucu kaçakçılığı ağıyla ilişkili olduğu belirtildi. Operasyonun, bölgedeki sentetik uyuşturucu üretimi ve kaçakçılığına karşı uluslararası işbirliğinin bir örneği olduğu değerlendiriliyor. ANF'nin istihbarat paylaşımı, Pakistan'ın bu tür sınır aşan suçlarla mücadeledeki rolünü ortaya koyuyor.
Pakistan1 olay23 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'da Beslenme Krizi İçin Entegre Sosyal Koruma Çağrısı
Pakistan'da yetersiz beslenme sorunu, sosyal koruma programlarıyla entegre biçimde ele alınması gereken bir mesele olarak gündeme getirildi. Benazir Gelir Destek Programı Başkanı Senatör Rubina Khalid, İslamabad'da düzenlenen 'Act for Nutrition' konferansında yaptığı konuşmada, mali yardım sağlamanın ötesinde ailelerin kırılganlıktan onurlu bir yaşama geçişine destek olunması gerektiğini söyledi. Khalid, 'Beslenmenin Sosyal Korumaya Entegrasyonu' başlıklı oturumda Pakistan'ın ciddi bir yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Konferanstaki konuşmacılar, sosyal koruma politikalarının beslenme hedefleriyle birleştirilmesi çağrısında bulundu. Bu yaklaşım, yoksul hanelerin gıda güvenliğini ve çocuk beslenmesini iyileştirmeyi amaçlıyor.
Pakistan2 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Pakistan'da HIV Salgını: En Az 7.500 Çocuk Virüsü Kaptı
Dawn gazetesinde yayımlanan 'Fires, symptoms & the disease' başlıklı köşe yazısında, Pakistan'da hızla yayılan HIV salgınına dikkat çekildi. Yazıda en az 7.500 çocuğun virüsü kaptığı belirtildi. Yazı, yazarın daha önce kaleme aldığı 'Collapse and consequences' başlıklı yazısına atıfta bulunuyor. Pakistan İçişleri Bakanı'nın kullandığı 'collapse' ifadesinin sonuçları, hızla yayılan HIV salgını üzerinden örneklendiriliyor.
Pakistan1 olay1 gün önce