Büyük Taarruz'un 104. Yılında Kanlı Üniforma Mirası
26 Ağustos 1922'de Afyonkarahisar'da başlayan Büyük Taarruz, dört gün süren muharebelerin ardından 30 Ağustos Zaferi'yle sonuçlandı. Bu yıl taarruzun 104. yıl dönümünde, bağımsızlık ve Cumhuriyet'e giden yolda on binlerce kahramanın katkısı bir kez daha hatırlanıyor. Bu kahramanlardan biri de Kemal Doğan. Kızı Ayfer Neyzi, babasına ait kanlı ve kurşun delikli üniformayı özenle saklıyor. Üniforma, Büyük Taarruz'a katılan askerlerin bireysel izlerini bugüne taşıyan somut bir miras niteliğinde. Taarruz, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna yönelik en büyük adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. NTV'nin aktardığı aile hikâyesi, zaferin askeri boyutunun ötesindeki insani ve kuşaklar arası boyutunu ortaya koyuyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Irak gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 4h ago- Security26 Aug, 12:16
Büyük Taarruz'un 104. yıl dönümü. Babadan kalan miras kanlı üniforma
30 Ağustos Zaferi'nde on binlerce kahramanın katkısı var. Onlardan biri de Kemal Doğan. Doğan'ın kızı Ayfer Neyzi, babasının kanlı ve kurşun delikli üniformasını özenle saklıyor. (Haber: Yağız Şenkal) 26 Ağustos 1922'de; bağımsızlığa, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına, yönelik en büyük adım atıldı. Mehmetçik, Afyonkarahisar'da Yunan Ordusu'na karşı taarruza başladı. Dört gün süren muharebe sonrasında işgalciler yenilgiye uğratıldı. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere 30 Ağustos Zaferi'nde on binlerce kahramanın katkısı var. Onlardan biri de topçulara kumanda eden, Kemal Doğan. Doğan'ın kızı Ayfer Neyzi babasından kalan kanlı, kurşun delikli asırlık üniformayı özenle saklıyor. Babasının üniformasını gösteren Neyzi, "Irak Cephesi'nde vurulduğu zaman 1917'de üniformasında kurşun izi, çevresinde kan izleri var." dedi. Kemal Doğan Neyzi'nin "Çılgın Türk" diye nitelendirdiği babası Kemal Doğan, 1922'de Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde topçulara kumanda eden subaylardandı. Ayfer Neyzi "Babam, Büyük Taarruz'da topçu başmüfettişi olarak topçuya ateş emrini veren kişidir. Atatürk o sırada tepeden izliyor harekatı 'Aferin Kemal, çok iyi fevkalade Kemal diye yerinde sevinçle seslenirmiş." diye konuştu. Kemal Doğan, Atatürk ile beraber 19 Mayıs 1919'da Samsun'a giden ekiptendi. Doğan; 1911'de Libya'da, 1912'de Balkanlar'da, 1915'te Kafkasya'da, 1917'de Irak'ta, 1920'de Adana'da savaştı, 2 kez vuruldu, yenilgi üstüne yenilgi gördü hiç yılmadı. Kemal Doğan sonunda büyük zaferi Dumlupınar'da 30 Ağustos 1922'de gördü. Ayfer Neyzi Kemal Doğan'ın kızı Ayfer Neyzi "Babam hiçbir yenilgiden yılmadan, tekrardan vuruluyor, iyileşiyor, gidiyor. Yeniliyorlar, toparlanıyorlar tekrar gidiyor bir başka cepheye. Babamın annemle nikahının kıyıldığı gün 29 Ekim 1923'tür. Babam vurulursam ölürsem eşim dul, çocuklarım yetim kalır diye savaş bitene kadar evlenmemiş. Savaşırken ölebilmek özgürlüğünü tadabilmek için evlenmemiş." diye konuştu. Kemal Doğan'dan ailesine kalan bir önemli miras da bir mektup. Mektup bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından Kemal Doğan'a hitaben yazılmış. Tarih: 3 Eylül 1922 Yer: Uşak. Yani daha İzmir kurtarılmadan Atatürk bu mektubu kaleme almış. Osmanlıca yazılan mektupta şu ifadeler yer alıyor: "Birinci Ordu Topçu Müfettişi Miralay Kemal Efendi'ye; Dumlupınar Meydan Savaşı'nın büyük zaferinde size verilen görevleri olağanüstü bir surette yerine getirmeyi başarmanızı ve bu uğurda cansiperane ve fedakar gayret ve çalışmalarınızı cidden takdir ve tebrik eder ve rütbenizin 31 Ağustos 1922’den geçerli olmak üzere albaylığa terfi edildiğini bildiririm. Başkomutan Mustafa Kemal." Korgeneral rütbesinde emekli olan Kemal Doğan, 1951'de yaşamını yitirmişti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Irak Başbakanı: Yabancı Askerler 1 Ekim'de Ülkeden Ayrılacak
Irak Başbakanı Ali Faleh ez-Zeydi, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Charles Brad Cooper ile görüşmesinde, Uluslararası Koalisyon'un Irak'taki askeri misyonunun sona erdirilmesi ve güçlerin ülkeden ayrılması için 30 Eylül'ün kesin ve nihai tarih olduğunu açıkladı. Bu açıklamaya göre 1 Ekim itibarıyla Irak topraklarında yabancı koalisyon askeri kalmayacak. Söz konusu karar, DEAŞ'a karşı kurulan uluslararası koalisyonun Irak'taki askeri varlığının sona erme sürecini somut bir takvime bağlıyor. Başbakan ez-Zeydi'nin açıkladığı tarih, bu misyonun sonlandırılması için belirlenen en net takvimi oluşturuyor. Irak tarafının açıklaması, koalisyonun geleceğine ilişkin diplomatik sürecin ilerlediğini gösteriyor.
Irak2 olay14 Ağu - Aynı ülke gündemi
MGK Toplantısı Sona Erdi: Terörle Mücadele Vurgusu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında 6 Ağustos 2026'da toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 2 saat 15 dakika sürdü. Toplantının ardından yayımlanan bildiride, Türkiye'nin milli güvenliğini tehdit eden terör örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerine karşı alınan ve alınacak tedbirler değerlendirildi. MGK, bu örgütlerin bölgesel güvenliğe ve Türkiye'nin iç huzuruna yönelik tehditlerini masaya yatırarak, ilgili kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi yönünde kararlar aldı.
Irak1 olay06 Ağu - Aynı ülke gündemi
İsrailli Askerin Gözü Bağlı Filistinliyle Poz Verdiği Fotoğraf Infial Yarattı
İsrail ordusunda görev yaptığı belirtilen bir kadın askerin, gözleri bağlı ve başı öne eğik şekilde yerde oturan Filistinli bir gencin yanında gülümseyerek poz verdiği fotoğraf sosyal medyada hızla yayıldı ve infial yarattı. Middle East Eye’ın haberine göre, fotoğrafı askerlik hizmetini kısa süre önce tamamlamış olan bir asker paylaştı. Görüntü, kullanıcılar tarafından ‘kötülüğün sıradanlaşması’ olarak nitelendirildi. Bu tür paylaşımlar, İsrail-Filistin çatışmasında gözaltı uygulamaları ve askerlerin tutuklulara muamelesi konusundaki endişeleri tazeledi. İnsan hakları grupları, benzer görüntülerin, işgal altındaki topraklarda Filistinlilerin aşağılanmasının ve insanlık dışı muamelenin olağanlaştığına işaret ettiğini belirtiyor. Fotoğraf, İsrail ordusunun etik kuralları ve sosyal medya politikalarına dair soru işaretleri doğurdu. Olay, bölgede zaten gergin olan atmosferi daha da alevlendirirken, diplomatik çevrelerde de yankı buldu. Uluslararası hukukun, tutukluların onuruna saygıyı zorunlu kıldığı hatırlatılan bu tür görüntüler, taraflar arasındaki güvensizliği derinleştiriyor. İsrail ordusunun konuyla ilgili soruşturma başlatması bekleniyor.
Irak2 olay30 Tem - Aynı ülke gündemi
Orbán'ın Düşüşü Sırbistan'ın Yol Haritasını Değiştirdi
War on the Rocks tarafından yayımlanan analize göre, Macaristan Başbakanı Viktor Orbán'ın siyasi gücünü yitirmesi Sırbistan'ın stratejik tercihlerini yeniden şekillendiriyor. Orbán, otoriter yönetim modeli ve AB içindeki desteğiyle Sırp liderler için kilit bir müttefik konumundaydı. Düşüşü, Sırbistan'ı Avrupa'da daha yalnız bir konuma iterek AB'ye uyumu hızlandırma veya Rusya ile bağları derinleştirme seçeneklerini gündeme getirdi. Analiz, Putin'in Ukrayna'yı işgal konuşmasında 1999 NATO bombardımanına atıf yapmasını da hatırlatarak, Rusya'nın bölgedeki etkisini sürdürmek için tarihsel mağduriyet söylemlerini nasıl kullandığını vurguluyor. Orbán'ın devre dışı kalmasıyla Sırbistan'ın Batı ile Doğu arasındaki denge siyaseti daha karmaşık bir hal alırken, bu dönüşüm Orta ve Doğu Avrupa'daki jeopolitik rekabet açısından kritik görülüyor.
Irak1 olay28 Tem - Aynı ülke gündemi
ABD ve AB’nin Irak, Terör ve İran Odaklı Yeni Yaptırım Adımları
ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), Abd al-Hadi al-Iraqi’yi küresel terör yaptırım listesine (SDGT) ekledi. Aynı güncellemede Saddam Hüseyin ve oğulları Uday ile Kusay’ın da aralarında bulunduğu toplam yedi kişi, Irak’la ilgili IRAQ2 programı kapsamında Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine alındı. Bu isimlerin neredeyse tamamının ‘el-Tikriti’ nisbesini taşıması, eski rejimin Tikrit merkezli ağını hedef aldığını gösteriyor. Avrupa Birliği de eş zamanlı sayılabilecek bir hamleyle konsolide finansal yaptırım listesine 12 yeni kişi ekledi. IRQ programı çerçevesinde Muzahim Sa'b Hassan Al-Tikriti, Hani Abdel-Latif Tilfah Al-Tikriti ve Muhammad Hamza Zubaidi gibi Saddam dönemi yetkilileri listelendi. TAQA (terörle mücadele) programı kapsamında ise Abu Du’a, Maysar Ali Musa Abdallah Al-Juburi ve Ghazy Fezza Hishan Al-Mazidih gibi El-Kaide bağlantılı isimlere yaptırım getirildi. Ayrıca İran yaptırım programı (IRN) altında eski yargı erki başkanı Sadeq Larijani ve Devrim Muhafızları komutanı Mohammad-Reza Naqdi de listeye alındı. ABD ve AB’nin farklı programlar altında eş zamanlı sayılabilecek bu hamleleri, Batılı müttefiklerin terörizm, insan hakları ihlalleri ve geçmiş rejimlerin unsurlarına karşı mali baskı araçlarını senkronize biçimde kullandığını ortaya koyuyor. Yaptırımlar, söz konusu kişilerin mal varlıklarının dondurulmasını ve uluslararası finans sistemine erişimlerinin kısıtlanmasını öngörüyor. Özellikle Irak ve Suriye’deki istikrarsızlık ortamında, eski Baas rejimi kalıntıları ile radikal grupların finans kaynaklarının kurutulması, her iki tarafın da öncelikli güvenlik stratejileri arasında yer alıyor.
Irak285 olay30 Haz - Aynı ülke gündemi
ABD, Irak'taki Vatandaşlarını Olası Saldırılara Karşı Uyardı
ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği, Irak'taki Amerikan vatandaşlarına yönelik bir güvenlik uyarısı yayımladı. Uyarıda, Amerikan çıkarlarına yönelik olası saldırılar, uçuş aksamaları ve dünya genelinde ABD hedeflerine tehdit oluşturabilecek riskler konusunda dikkatli olunması istendi. Büyükelçilik, vatandaşlarına çevrelerindeki gelişmelere karşı teyakkuzda olmaları ve seyahat planlarını gözden geçirmeleri çağrısında bulundu. Bu uyarı, bölgede devam eden gerilim ve daha önce Amerikan çıkarlarını hedef alan saldırılar göz önünde bulundurulduğunda, Irak'taki güvenlik ortamının hassasiyetini bir kez daha ortaya koymaktadır. ABD'nin bu uyarısı, Irak'ta ve Orta Doğu genelinde Amerikan varlığına yönelik tehdit algısının sürdüğü bir dönemde geldi. Diplomatik kaynaklar, uyarının rutin güvenlik değerlendirmelerinin bir parçası olduğunu belirtirken, bölgedeki istikrarsızlık ve çeşitli silahlı grupların faaliyetleri nedeniyle risklerin canlı kaldığına dikkat çekiyor.
Irak1 olay24 Tem