İçeriğe atla
Stories
TR
Developing

Savunma sanayisinde 25 yıllık dönüşüm: Özgün platform ve sistemler

Summary · AI generated

Türk savunma sanayisi, yaklaşık 25 yıllık süreçte ölçek, teknolojik yetkinlik, yerlilik, ihracat ve ürün çeşitliliği bakımından önemli bir dönüşüm geçirdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalarla sektör, ağırlıklı olarak yurt dışı tedarik ve lisanslı üretime dayanan yapıdan, özgün platformlar ve sistemler geliştiren bir yapıya evrildi. Bu değişim, Türkiye'nin savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma ve yerli üretim kapasitesini artırma yönündeki hedefleriyle örtüşüyor. İhracat ve ürün çeşitliliğindeki gelişmeler, sektörün uluslararası pazardaki rekabet gücünü de etkileyen unsurlar olarak öne çıkıyor.

This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.

Started 18 Aug, 04:02 1 events Updated 5h ago
Paylaş
Bağlam · AI üretimi

Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.

Bu gündemi takip et

Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.

React to this story:

Timeline

latest: 5h ago
  1. Security18 Aug, 04:02

    Kritik teknoloji yüksek değer

    Duygu Erdoğan - Türk savunma sanayisi, yaklaşık 25 yıllık dönemde ölçek, teknolojik yetkinlik, yerlilik, ihracat ve ürün çeşitliliği bakımından önemli dönüşüm geçirdi. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğündeki Türk savunma sanayisi, yaklaşık çeyrek asırlık süreçte ağırlıklı olarak yurt dışı tedarik ve lisanslı üretime dayanan yapıdan özgün platform ve sistemler geliştiren, kritik teknolojilere yatırım yapan ve küresel pazarlara yüksek katma değerli ürünler ihraç eden yapıya ulaştı. Buna göre, 2002 yılında 56 savunma sanayisi firmasının faaliyet gösterdiği ve 62 projenin yürütüldüğü sektörde 2024-2026 döneminde firma sayısı 4 bin 500’ün, proje sayısı 1400’ün üzerine çıktı. Yaklaşık 5,5 milyar dolar seviyesindeki toplam proje hacmi de 100 milyar doların üzerine yükseldi. Sektördeki dönüşüm ihracat rakamlarına da yansıdı. 2002’de 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı, 2025’te 10,05 milyar dolara ulaştı. Bu yılın ocak-temmuz döneminde 5,79 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken temmuz itibarıyla son 12 aylık ihracat 11,2 milyar dolar seviyesine çıktı. 100 bin istihdam Aynı dönemde yıllık AR-GE harcamaları yaklaşık 49 milyon dolardan 3.5 milyar doların üzerine çıkarken yerlilik oranı yaklaşık yüzde 20 seviyesinden yüzde 80’in üzerine yükseldi. Doğrudan istihdamın 100 bin kişiyi aştığı sektördeki çalışanların yaş ortalaması 34 oldu. 2000’li yılların başında hazır alım, lisans altında üretim ve teknoloji transferinin ağırlık taşıdığı sektör, zaman içinde yurt içi geliştirme, özgün tasarım ve kritik alt sistemlerin millileştirilmesine yöneldi. Zırhlı araçlar ve klasik platformlardan insansız sistemlere, savaş gemilerine, jet uçaklarına, hava savunma sistemlerine, radar ve elektronik harbe, akıllı mühimmata, motor, uzay ve ileri elektronik teknolojilerine uzanan geniş bir ürün ve teknoloji portföyü oluştu. 2002’de yaklaşık 1.1 milyar dolar seviyesinde olan savunma ve havacılık cirosu, 2026’da 20 milyar doların üzerine çıktı. Havada insansız güç Son 25 yılın en görünür dönüşüm alanlarından birini insansız hava araçları (İHA) oluşturdu. Bayraktar TB2, Türkiye’nin insansız hava araçlarında küresel ölçekte görünürlük kazanmasını sağlarken operasyonel başarıyı ihracat başarısına dönüştüren en sembolik savunma sanayisi atılımlarından biri oldu. Bayraktar AKINCI’nın yüksek faydalı yük, uzun menzil, gelişmiş sensör ve ağır mühimmat entegrasyonu sayesinde insansız hava gücü, taktik seviyeden stratejik taarruz kapasitesine taşındı. BAYRAKTAR KIZILELMA da yüksek sürat, düşük görünürlük, hava-hava ve hava-yer görevleri ile kısa pistli gemilerde operasyon kabiliyetini bir araya getirdi. ANKA ve AKSUNGUR da uydu haberleşmesi, milli elektro-optik sistemler, mühimmat ve motor entegrasyonuyla yüksek irtifa, uzun havada kalış ve stratejik keşif-gözetleme kabiliyetinin gelişmesine katkı sağladı. Havada katmanlı yapı HİSAR ve SİPER sistemleri, alçak, orta ve yüksek irtifadaki farklı tehditlere karşı sensör, komuta-kontrol ve füze sistemlerini milli bir mimaride birleştiren katmanlı hava savunma yapısının temel unsurları arasında yer aldı. ÇELİK KUBBE de radarlar, elektro-optik sensörler, elektronik harp unsurları, komuta-kontrol altyapısı ve farklı menzillerdeki hava savunma silahlarını ortak bir ağ altında buluşturdu. SOM, ATMACA ve KARA ATMACA, TAYFUN hava, deniz ve kara platformlarında uzun menzilli hassas taarruz kabiliyeti geliştiriyor. Denizlerde kabiliyet arttı Deniz platformlarında MİLGEM, korvetten fırkateyne uzanan yerli savaş gemisi tasarım kabiliyetinin temelini oluşturdu. Savaş yönetim sistemleri, sensörler ve silah entegrasyonundaki kazanımlar, deniz savunma sanayisinde bağımsızlığın ve ihracatın önemli unsurlarından biri haline geldi. Bu kabiliyetin ileri halkalarından TF-2000 Hava Savunma Muhribi, MİLDEN Projesi; TCG ANADOLU ve Bayraktar TB3 birlikteliği de denizlerde yüksek kabiliyetle Türk savunma gücünü temsil ediyor.

    Milliyet
ilgili gelişmeler