Mekke Savunma Anlaşması NATO'ya alternatif değil; ortak mekanizmalar geliyor
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, geçen hafta Mekke'de imzalanan savunma anlaşması çerçevesinde siyasi ve askeri koordinasyon mekanizmaları kuracak. Ankara'daki savunma bakanlığının açıklamasına göre bu mekanizmalar taraflar arasında eşgüdümü sağlarken savunma sanayii işbirliğini de derinleştirecek. Anlaşma; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in katılımıyla imzalanmıştı. Ankara, anlaşmanın NATO üyeliğine alternatif oluşturmadığını ve İttifak'ın 5. Maddesi ile çelişmediğini vurguladı. Türk askerinin bölgesel krizlere çekileceği yönündeki yorumlar da reddedildi. İsrail basınında yer alan analizlerde anlaşmanın Türkiye için savunma sanayii ve ekonomik kazanım kapısı olabileceği, bazı değerlendirmelerde ise buna karşı yeni ittifak senaryolarının tartışıldığı belirtildi.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 18 Aug- Diplomatic07 Aug, 04:54
İsrail ve Yunanistan'da alarm zilleri çalıyor! Üç ülkeye işaret ettiler: 'Türkiye'den yeni savunma ekseni, ölümcül ittifak'
MİLLİYET.COM.TR / Fransız haber ajansının AFP’nin haberine göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bugün Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde ortak savunma anlaşması imzalaması bekleniyor. Suudi kaynaklara göre anlaşma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in katılımıyla imzalanacak. AFP'ye konuşan ordu ve hükümete yakın iki kaynak, üç ülke arasında ortak savunma anlaşmasının bugün imzalanacağını doğrularken, uzun süredir gündemde bulunan sürecin bölgede son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle hız kazandığını ifade etti. ‘HAZIRLIK YILIN BAŞINDAN BU YANA DEVAM EDİYORDU’ Aktarılana göre anlaşmaya yönelik hazırlık süreci yılın başından bu yana devam ediyordu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile savunma anlaşması ihtimaline ilişkin görüşmeler yürüttüğünü açıklamıştı. Güvenlik ve diplomatik kaynaklar da Ankara'nın, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın yer aldığı bir savunma yapılanmasına katılmasını değerlendirdiğini belirtmişti. ‘ÖLÜMCÜL İTTİFAK’ Üçlü savunma anlaşması henüz imzalanmadan İsrail ve Yunanistan'da alarm zilleri çalmaya başladı. İsrail basınından Ynet, "Tahminimizce bu anlaşmaya göre karşılıklı güven kapsamında bir ülkenin toprağına yapılacak saldırı, diğer ülkelere de yapılmış sayılacak. Bu nedenle Pakistan'ın nükleer silah kapasitesi ve Türkiye'nin İsrail karşısında Orta Doğu'daki bir numaralı tehdit olması sebebiyle Tel Aviv için 'ölümcül ittifak' anlamına gelebilir" ifadelerini kullandı. ‘HESAPLARI BOZACAK MESAJ’ Tel Aviv merkezli i24 ise "Cidde'de kritik gün" başlıklı haberinde, "Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, Cidde'de ortak savunma anlaşmasını sonuçlandırmak için bir araya gelecek. NATO üyesi Türkiye'nin askeri sanayisini, Suudi Arabistan'ın ekonomik gücünü ve nükleer silahlı Pakistan'ın silahlı kuvvetlerini bir araya getiren bu anlaşma, Orta Doğu ve Güney Asya'da güçlü bir güvenlik ekseni oluşturuyor. İsrail açısından ise bölgesel hesapları bozacak mesaj değeri taşıyor" denildi. ‘KARTLAR YENİDEN DAĞITILACAK’ Yunan basınından Pieria 24 ise "Türkiye, iki ülkenin de desteğiyle gücüne güç katacak" başlıklı haberinde, "Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında bugün savunma alanında imzalar atılacak. Bölgedeki son gelişmelerle anlaşmanın imzalanmasının hızlandığı düşünülüyor. Bu anlaşmanın imzalanması, Orta Doğu'da artan gerilim döneminde üç ülke arasındaki askeri iş birliğini güçlendirerek bölgede kartları yeniden dağıtacak" değerlendirmesinde bulundu. ‘ORTA DOĞU’DA YENİ SAVUNMA EKSENİ’ Atina merkezli Newsbreak.gr ise "Orta Doğu'da yeni savunma ekseni" başlıklı haberinde, "Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün altın imzaları atıyor. Böylelikle Orta Doğu'da yeni savunma ekseni oluşuyor. Peki Türkiye bu anlaşma ile neyi hedefliyor? Ankara'nın bölgesel koordinasyondaki rolünü ve savunma sistemleri ihracatını artırması, ayrıca anlaşmanın ortak üretimi genişletme hedefine katkı sağlaması bekleniyor" denildi. ‘UZUN ZAMANDIR KONUŞULUYORDU’ Son olarak Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini ise, "Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında uzun zamandır konuşulan savunma anlaşması için nihai imzaların bugün atılacağı söyleniyor. Bölgedeki son gelişmelerin gölgesinde anlaşma süreci hızlandı" ifadelerini kullandı. NE OLMUŞTU? Pakistan Savunma Üretim Bakanı Rıza Hayat Harraç daha önce yaptığı açıklamada, yaklaşık bir yıl süren müzakerelerin ardından üç ülkenin ortak savunma anlaşması taslağını hazırladığını duyurmuştu. Harraç, söz konusu anlaşmanın Suudi Arabistan ile Pakistan arasında 2025 yılında imzalanan ikili savunma anlaşmasından ayrı olduğunu vurgulayarak, üçlü mutabakatın yürürlüğe girmesi için tarafların nihai onay sürecini tamamlaması gerektiğini söylemişti. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Pakistan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Asım Munir perşembe günü Suudi Arabistan'a ulaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ise bugün Cidde'ye gitmesi bekleniyor. Suudi Arabistan ile Pakistan arasında 2025 yılında imzalanan savunma anlaşması, İslamabad'ın nükleer silahlara sahip olması nedeniyle uluslararası kamuoyunda çeşitli değerlendirmelere konu olmuştu. Türkiye'nin de dahil olacağı yeni üçlü anlaşmanın, taraflar arasındaki savunma sanayii, askeri koordinasyon ve stratejik iş birliğini daha ileri seviyeye taşıması bekleniyor.
Milliyet - Security07 Aug, 14:51
Mekke Savunma Anlaşması Türkiye'nin bölgedeki konumunu nasıl etkileyecek?
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan üçlü savunma anlaşmasına ilişkin Ankara'dan yapılan ilk değerlendirmeler, bu adımın Türkiye'nin NATO üyeliğine bir alternatif oluşturmadığı ve Türk askerinin bölgesel krizlerin içine çekileceği anlamına gelmediği mesajını veriyor.
- Security07 Aug, 17:55
Türkiye rejects claims Mecca Joint Defense Agreement conflicts with NATO's Article 5
Communications Directorate says pact complements existing alliance obligations, is not alternative to NATO
- Security10 Aug, 04:53
İsrail basınından çarpıcı 'Mekke Anlaşması' analizi! 'En büyük kazanan Türkiye olabilir'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ve Pakistan Başbakanı Şerif tarafından Cuma günü Mekke’de imzalanan ‘Mekke Savunma Anlaşması’ uluslararası basında yankı bulmaya devam ediyor. İsrail merkezli Calcalist'te yayımlanan analizde, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın Türkiye için önemli bir savunma sanayii ve ekonomik fırsata dönüşebileceği değerlendirildi. Analizde, anlaşmanın temel olarak üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının tümüne yönelik saldırı kabul edilmesini öngören bir güvenlik anlaşması olduğu belirtildi. Ancak Türkiye açısından asıl önemli unsurun, üç ülkenin savunma alanındaki iş birliğini "tüm boyutlarıyla" derinleştirme kararı olduğu vurgulandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın anlaşmanın "savunma sanayisinde ortak projelere" yol açması gerektiğine ilişkin açıklamasının da Ankara'nın anlaşmayı yalnızca güvenlik çerçevesinde değil, savunma ihracatını ve gelirlerini artıracak bir platform olarak gördüğüne işaret ettiği savunuldu. ‘TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ İÇİN UYGUN ZAMANLAMA’ Analize göre anlaşmanın zamanlaması Türkiye açısından oldukça elverişli. Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisi ihracatının 2025'te bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 48 artarak 10,05 milyar dolara ulaştığı, sektörde imzalanan yeni sözleşmelerin toplam değerinin ise 17,8 milyar dolara çıktığı belirtildi. ‘TÜRKİYE’NİN KENDİNİ KANITLMAMIŞ SİSTEMLERİNE İHTİYAÇLARI VAR’ Suudi Arabistan'ın ise Türkiye'nin bugün sunabildiği sahada kendini kanıtlamış sistemlere, rekabetçi fiyatlara ve teknoloji transferi ile ülkede üretim yapmaya yönelik isteğe ihtiyaç duyduğu ifade edildi. Riyad'ın Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu kapsamında askeri harcamalarda yerelleşme oranını yüzde 50'ye çıkarma hedefi bulunduğu hatırlatılarak, Mekke Anlaşması'nın bu hedefle örtüştüğü değerlendirildi. BAYKAR VE ROKETSAN ÖRNEĞİ Analizde Türkiye ile Suudi Arabistan'ın savunma alanındaki ilişkilerinin yeni başlamadığına dikkat çekildi. Yaklaşık üç yıl önce imzalanan Türk İHA'larının Suudi Arabistan'a satış anlaşmasının, ortak üretim ile teknoloji transferini de kapsadığı aktarıldı. Şubat 2026'da ise Türk savunma şirketi Roketsan'ın Suudi Arabistan'da tedarik zinciri ve yerel üretim kapasitesinin geliştirilmesine yönelik anlaşmalar imzaladığı belirtildi. Analize göre Mekke Anlaşması, bu ticari ve savunma sanayisi ilişkisine uzun vadeli stratejik bir çerçeve kazandırabilir. ‘İŞ BİRLİĞİ YALNIZCA SİLAHLA SINIRLI DEĞİL’ Calcalist analizinde Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin savunma sanayisinin ötesine geçtiği de vurgulandı. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 8,6 milyar doları aştığı ve bu yıl için 10 milyar dolarlık hedef belirlendiği ifade edildi. Suudi Arabistan'ın Türkiye'deki yatırımlarının ise 2026'da 2 milyar doların üzerine çıktığı aktarıldı. Türk müteahhitlik şirketlerinin Suudi Arabistan'da bugüne kadar 434 projeyi tamamladığı ve bu projelerin toplam değerinin 32,5 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Bu nedenle Türkiye'nin, savunma alanındaki yeni ortaklığın ticaret, finans ve yatırım ilişkilerini de hızlandırmasını beklediği kaydedildi. ‘SUUDİ ARABİSTAN SERMAYE, PAKİSTAN ASKERİ DERİNLİK, TÜRKİYE SANAYİ GETİRİYOR’ Analizin temel argümanına göre üç ülkenin ekonomik ve askeri kapasiteleri birbirini tamamlıyor. Suudi Arabistan sermaye ve büyük bir savunma tedarik pazarı, Pakistan askeri derinlik, Türkiye ise bu iş birliğini somut savunma ürünlerine dönüştürebilecek sanayi altyapısını sağlıyor. ‘TÜRKİYE EN BÜYÜK KAZANAN OLABİLİR’ Analizde, anlaşmanın somut ortak projelere dönüşmesi halinde Türkiye'nin ittifakın en büyük ekonomik kazananı olabileceği savunuldu. Türkiye'nin büyük ölçekli savunma ihracatı gerçekleştirebilen, üretim konusunda deneyimli ve yeni pazarlar arayan şirketlere sahip olduğu belirtildi. Analize göre Ankara bu fırsatı doğru değerlendirebilirse, Mekke Anlaşması önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin savunma sanayisi ihracatı ve yatırımları açısından önemli motorlardan biri haline gelebilir. Gazze'de görev yapan İsrail askeri Vietnam'da tatilde! Hakkında suç duyurusu İsrailli bakanın 'Mekke Anlaşması' korkusu! 'Bizim için çok kötü bir gelişme'
Milliyet - Security10 Aug, 12:02
İsrail'den dikkat çeken Türkiye senaryosu! Mekke Anlaşması'na karşı 7'li ittifak
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ve Pakistan Başbakanı Şerif tarafından Mekke’de imzalanan ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ İsrail basınında geniş yer bulmaya devam ediyor. TEL AVİV İÇİN YENİ DENKLEM Son olarak İsrail’in Maariv gazetesinde yayımlanan analizde göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki ittifak İsrail karşıtı olarak tanımlanmasa da, yoğunlaştırdığı askeri, ekonomik ve nükleer gücün Tel Aviv’i yeniden düşünmeye zorladığı ifade edildi. İttifak için, “tamamen farklı bir ağ” ifadesi kullanıldı. Maariv’deki Emekli Albay Amir Noy imzalı yazıda, İsrail’in ittifakı doğrudan bir tehdit olarak görmek yerine, buna karşı kendi ittifak ağını oluşturması gerektiği belirtildi. ‘İSRAİL DÜŞMAN İLAN EDİLMEYİ BEKLEMEMELİ’ Habere göre devletler ittifaklarını yalnızca ilan ettikleri düşmanlara göre değil, sahip oldukları çıkarlar, birleştirdikleri kapasite ve karşılaşmaya hazırlandıkları senaryolara göre kuruyor. Anlaşmada İsrail’in düşman olarak tanımlanmadığına dikkat çeken Noy, buna rağmen Tel Aviv’in yalnızca anlaşmanın maddelerine bakarak daha geniş stratejik tabloyu gözden kaçırmaması gerektiğini savundu. Yazıda, ‘Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın İsrail’i, resmen düşman ilan etmesini beklemeye gerek yok. Bunun İsrail'in göz ardı edemeyeceği stratejik bir gelişme olduğunu anlamak için yeterli sebep var” ifadeleri kullanıldı. TÜRKİYE’NİN İTTİFAKA GETİRDİKLERİNİ SIRALADILAR: BÜYÜK BİR ORDU, GELİŞMİŞ BİR SAVUNMA SANAYİ… Analize göre Türkiye’nin ittifaka büyük bir ordu, gelişmiş savunma sanayisi, insansız hava araçları, hava ve deniz gücü ile bölgesel nüfuz hedefleri getirdiği iddia edildi. Suudi Arabistan ekonomik güç, enerji kaynakları, coğrafi derinlik ve Körfez’deki stratejik konumuyla öne çıkarken, Pakistan’ın ise büyük ordusunun yanı sıra operasyonel deneyimi ve nükleer kapasitesiyle ittifakın askeri ağırlığını artırdığı vurgulandı. ‘İSRAİL’İN GÖRMEZDEN GELEMEYECEĞİ GÜÇ’ Analizde, bu nedenle anlaşmanın “İsrail karşıtı bir ittifak” olarak nitelendirilemeyeceğini ancak İsrail’in görmezden gelemeyeceği ölçekte bir bölgesel güç potansiyeli taşıdığını ifade ediyor. ‘TÜRKİYE FAKTÖRÜ GÖZ ARDI EDİLEMEZ’ Haberde, Mekke’de imzalanan anlaşmanın Türkiye’nin Suriye’de artan etkisinden bağımsız değerlendirilemeyeceği iddia edildi. Analizde, Suriye’de yeni ordunun Türkiye’nin etkisi altında şekillenmesi ve Ankara’nın ilerleyen dönemde Lübnan’daki nüfuzunu da artırması halinde İsrail’in kuzey ve doğusunda Türkiye merkezli bir stratejik alan oluşabileceği öne sürüldü. ‘İSRAİL SINIRINDA TÜRK TANKLARI HAYAL ETMEYE GEREK YOK’ Haberde ayrıca şu ifadeler yer aldı: Alıntı Metni ‘TÜRKİYE’Yİ DÜŞMAN İLAN ETMEYİN’ Haberde, söz konusu ittifaka karşı İsrail’in hangi adımları atabileceği de şu şekilde sıralandı: Savaşa girmemeli. Türkiye'yi düşman ilan etmemeli. Ve "İslam'a karşı ittifak" kurmamalı. Bir denge kurmalı. İsrail, tek bir ittifak algısından, ittifaklar ağı algısına geçmelidir. MEKKE ANLAŞMASI'NA KARŞI EN AZ 7'Lİ BLOK Analizin en dikkat çekici bölümlerinden birinde ise İsrail’in Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan ile asker sayısı, ekonomik güç veya insan gücü bakımından rekabet edemeyeceği vurgulandı. Bu doğrultuda İsrail’in ABD, Hindistan, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ve Amman’ın yanı sıra Latin Amerika’daki yeni ortaklarla kendi güvenlik ağını oluşturması gerektiği savunuldu. 660 bin kilometreküplük gizli kaynak! Yeraltında göllerin 20 katı var Meloni'nin koltuğu tehdit altında! Anketlerde geri düştü, yeni hamlesini devreye soktu
Milliyet - Security13 Aug, 09:46
Turkey, Pakistan, Saudi Arabia will form political, military mechanisms to coordinate under defence pact, Ankara says
ANKARA, Aug 13 (Reuters) - Turkey, Saudi Arabia and Pakistan will form political and military mechanisms under a defence pact signed between the regional powers last week, Turkey's defence ministry said on Thursday, adding the alliance would also deepen defence industry cooperation.
- Security15 Aug, 12:12
Son dakika...Yunanistan'da gündem: Mekke İttifakı! Atina'nın iki büyük kabusu
Yunanistan'da yayımlanan To Vima gazetesi, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye için çok avantajlı olduğunu yazdı. To Vima gazetesinin Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı değerlendirdiği bugünkü haberinde, anlaşmayı önemli kılan şeylerden birinin de tarafların stratejik avantajları olduğu belirtildi. Suudi Arabistan'ın Körfez'in ekonomi ve enerji açısından en önemli ülkelerinden olduğu, Pakistan'ın düzenli bir ordu ve nükleer silahlara sahip olduğu ifade edilen haberde, Türkiye'nin ise savunma sanayisini büyüttüğüne dikkat çekildi. İlginizi Çekebilir Haberde, her üç ülkenin de ABD ile iyi ilişkileri olduğuna işaret edilerek, "Türkiye'nin bu birliktelikte yer alması Orta Doğu'daki konumunu güçlendiriyor ve İran Körfezi'ndeki güçlü ülkelerle ilişkilerinin derinliğini gösteriyor." yorumu yapıldı. BÖLGESEL GÜÇ: TÜRKİYE Bu durumun, Türkiye'nin kendisini bölgesel bir güce dönüştürme yönündeki geniş stratejisini de güçlendirdiği vurgulanan haberde, Türkiye'nin sadece jeopolitik gelişmeleri takip etmekle kalmayıp, sınırlarından yüzlerce kilometre uzaktaki gelişmeleri de şekillendirebileceği kaydedildi. ATİNA'NIN İKİ BÜYÜK KABUSU Kathimerini gazetesinin haberinde ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Atina'ya Orta Doğu'daki güvenlik mimarisi temel prensiplerinin değiştiğini gösterdiği ifade edildi. Haberde, Yunanistan'ın temel endişesinin Türkiye'nin konumunu güçlendirmesi ve Mısır'ın anlaşmaya katılma ihtimali olduğuna değinildi. Bu anlaşmanın aniden ortaya çıkmadığı ve yazın Türkiye'nin bölgede attığı diplomatik adımların bir sonucu olduğunun altı çizilen haberde, Türkiye'nin savunma sanayisinde Suudi Arabistan'la birlikte üretime geçebileceği değerlendirmesi yer aldı. YUNANİSTAN'IN DEZAVANTAJLARI Haberde, anlaşmanın Yunanistan için dezavantajlarından birinin ise Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoruna (IMEC) ilişkin planların iptal edilmesi olabileceği aktarıldı. Öte yandan, Türkiye'nin Batı ile açık diyalog kanalları ve dinamik bir savunma sanayisine sahip olmasına, Suudi Arabistan’ın hem büyük enerji rezervlerine sahip olması hem de Müslüman dünyasında önemli bir yerinin bulunmasına ve Pakistan'ın nükleer silaha sahip tek Müslüman ülke olmasının altı çizilen haberde, tüm bu nedenlerle bu birlikteliğin rasyonel bir seçim olduğu belirtildi. İsrail gazetesinde Türkiye ile savaş senaryosu! 'NATO üyeliği Ankara'yı korumaz' MEKKE ORTAK SAVUNMA ANLAŞMASI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos'ta Mekke'de "Ortak Savunma Anlaşması"na imza atmıştı. Anlaşma, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor. Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor. Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor. İşte Reha Muhtar'ın serveti! Yasal mirasçıları kim?
Milliyet - Security16 Aug, 03:49
Mekke Paktı’nda dönüşümlü başkanlık! Savunmada 3*3 formülü
AYDIN HASAN / ANKARA - Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndaki hüküm gereği üç devletten birine yapılacak saldırının üç ülkeye de yapılmış sayılacağı açıklanmıştı. Kamuoyuna tam metni açıklanmayan anlaşma ile ilgili ayrıntılar da ortaya çıkmaya başladı. NATO modeli uygulanacak Milliyet’in aldığı bilgiye göre; NATO’da olduğu gibi karar mekanizmalarında ülkelerin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanları rol üstlenecek. Anlaşmanın ülkelerin iç hukuki süreçlerini tamamlamasının ardından üç ülkenin dışişleri bakanı, savunma bakanı ve genelkurmay başkanından oluşan kurul, ilk toplantısını yapacak. Kurul, toplantısında anlaşma metnindeki taahhütlerin sahada nasıl hayata geçirileceği hususunda değerlendirmede bulunacak. Pakt üyesi bir devlete yapılacak saldırı karşısında verilecek ortak tepki konusunda ise esnek bir değerlendirme yapılacak. Otomatik bir tepki kalıbı doğrultusunda hareket edilmesi yerine her duruma göre ilgili ülkenin talebi çerçevesinde özel bir değerlendirme yapılması üzerinde duruluyor. Bir ülkenin başvurusu durumunda, talebi çerçevesinde tehditin boyutuna göre çok aşamalı değerlendirmede bulunulacak. Doğrudan askeri destek ileri safhada olabilecek. Duruma göre destek, istihbarat, lojistik, mühimmat gibi konularla sınırlı tutulabilecek. Yılda iki kez toplanması planlanan kurulun kararlarının uygulama ve takibi, kurulacak sekreterya tarafından yapılacak. Sekreteryanın başkanlığı 3’er yıl süreyle dönüşümlü olarak yürütülecek. Başkanlığı sırasıyla Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye yürütecek. ÜÇ ÖNCELİK Anlaşmanın en önemli ayaklarından biri de, üç ülke arasındaki savunma sanayii alanındaki iş birliğinin üst seviyeye taşınması. İş birliği içinde öne çıkan üç alanı ise havada, karada ve denizde insansız platformlar, elektronik harp ve yapay zekâ oluşturacak. Böylece bu alandaki kabiliyetler üç ülkenin teknoloji ve finans güçlerinin birleştirilmesi yoluyla çarpan etkisiyle yükseltilecek. Üç ülkenin silahlı güçleri ve sistemleri arasında uyumun sağlanması için ortak tatbikatlar da düzenlenecek.
Milliyet - Diplomatic18 Aug, 04:47
İsrail basınından flaş iddia! Dördüncü ülkeye işaret ettiler: 'Türkiye büyük anlaşma yolunda, 15 milyar dolarlık hedef'
MİLLİYET.COM.TR / İsrail basınında Türkiye'nin bölgedeki hamleleri yakından izlenmeye devam ediliyor. Maariv, “Askeri ittifaktan Süveyş Kanalı'na: Büyük Anlaşma” başlıklı analizinde, Ankara ile Kahire arasındaki yakınlaşmanın yalnızca savunma ve güvenlik alanıyla sınırlı kalmadığına dikkat çekti. ‘DÖRDÜNCÜ ÜLKE DAHİL OLABİLİR’ Maariv'in iddiasına göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında geçtiğimiz hafta imzalanan “Mekke Anlaşması”na dördüncü ülke olarak Mısır'ın da dahil edilmesi yakın vadede gerçekleşebilir. Gazete, Kahire'nin ise bu yakınlaşmayı yalnızca siyasi ve güvenlik konumunu güçlendirmek için değil, Türkiye ile ekonomik ilişkileri yeni bir seviyeye taşımak için de kullandığını vurguladı. ‘15 MİLYAR DOLARLIK HEDEF’ İsrail basınının dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri ise 15 milyar dolarlık ticaret hedefi oldu. Haberde “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi tarafından ortaya konulan hedef doğrultusunda Ankara ile Kahire arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması planlanıyor” denildi. İlginizi Çekebilir ‘EL ALAMEYN’DEN DÜNYAYA VERİLEN MESAJ’ Maariv, Türkiye'nin Mısır'ın son dönemde ikili ilişkilerindeki olumlu atmosfere ve gelişmelere de dikkat çekti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın El Alameyn ziyaretini de bu kapsamda değerlendiren gazete, Bakan Fidan'ın Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdel Ati ile verdiği mesajların Ankara'nın Kahire'ye verdiği stratejik önemi ortaya koyduğunu aktardı. Haberde “Türk Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye ve Mısır'ın bölgede ağır tarihi ve coğrafi sorumluluklar taşıyan ‘iki büyük ülke’ olduğunu belirterek, ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin Orta Doğu'da barış, istikrar ve refaha katkı sağlayacağını ifade etti” denildi. Bununla birlikte Maariv, Mısır'ın ise Mekke Anlaşması’na karşı temkinli hareket ettiğini iddia ederek “Kahire'nin anlaşmaya imza atan üç ülkeyle koordinasyon içinde ancak savunma taahhütlerinin kapsamını nihai karar öncesinde ayrıntılı biçimde incelemek istiyor” ifadelerini kullandı. ‘TÜRK BÖLGESİ PLANI’ Öte yandan İsrail basınına göre Kahire'nin Ankara ile yürüttüğü temasların asıl dikkat çekici boyutu ekonomi. Maariv'in haberinde öne çıkan en dikkat çekici iddialardan biri Süveyş Kanalı Ekonomik Bölgesi'nde Türk sanayi bölgesi kurulması planı oldu. Haberde “Mısır, Türk şirketlerini otomotiv, alüminyum, ağır makineler, kimya, tekstil ve hazır giyim başta olmak üzere çok sayıda sektörde yatırım yapmaya çekmek istiyor. Kahire'nin hesabı açık: Türkiye'nin üretim gücünü Mısır'ın stratejik coğrafi konumuyla birleştirmek ve ülkeyi Afrika ile Orta Doğu pazarlarına açılan bir Türk üretim ve ihracat üssüne dönüştürmek” denildi. TÜRKİYE'NİN AFRİKA HAMLESİ DE İSRAİL’İN RADARINDA Ankara ve Kahire arasında ekonomik iş birliğinin başka başlıklarının masada olduğunun öne sürüldüğü haberde “İki ülke, özellikle raf ömrü kısa ürünlerin daha hızlı taşınmasını sağlayacak Ro-Ro hattının yenilenmesini görüşüyor. Madencilik alanında da Mısır, Türk şirketlerini maden arama, hammadde işleme ve ortak araştırma faaliyetlerine yatırım yapmaya çağırıyor. Bunun yanı sıra Mısır'ın, Türkiye Ulaştırma Bakanlığı ile çeşitli Afrika ülkeleri arasında lojistik bağlantılar konusunda imzalanan mutabakata dahil edilmesini öngören belge de imzalandı” denildi. Haberde “Ankara-Kahire hattındaki ekonomik ilişkinin yalnızca iki ülke arasındaki ticaretle sınırlı değil; Türkiye'nin Afrika'ya uzanan ticaret ve lojistik ağında Mısır'ı stratejik bir merkez olarak konumlandırdığını ortaya koyuyor” değerlendirmesinde bulundu. GAZZE, SUDAN VE LİBYA DA MASADA Maariv'in haberinde Türkiye-Mısır temaslarının yalnızca ekonomik ve askeri başlıklardan oluşmadığına da dikkat çekildi. İsrail’in ablukası altındaki Gazze ve Batı Şeria'daki saldırıların sona erdirilmesi, İsrail'in Gazze'den çekilmesi ve insani yardımların bölgeye engelsiz biçimde ulaştırılması konusunda Ankara ve Kahire'nin ortak tutum sergilediği aktarıldı. Sudan ve Libya da görüşmelerin merkezinde yer aldığı öne sürülürken “Mısır, Sudan krizinin Sudan'ın sahipliğinde çözülmesi ve devlet kurumlarının bütünlüğünün korunması gerektiğini savunurken, Libya konusunda Ankara ve Kahire cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine götürecek süreci destekliyor” denildi. İSRAİL, TÜRKİYE-MISIR HATTINI NEDEN YAKINDAN İZLİYOR? Maariv'in haberinde ortaya çıkan tablo, Türkiye-Mısır ilişkilerindeki yakınlaşmanın savunma anlaşmasının çok ötesinde bir stratejik ortaklık zemini oluşturduğuna işaret ediyor. Süveyş Kanalı'nda Türk sanayi bölgesi kurulması, 15 milyar dolarlık ticaret hedefi, limanlar arasındaki Ro-Ro bağlantısının güçlendirilmesi ve Afrika'ya uzanan lojistik hatlar, bu ilişkinin boyutunu ortaya koyuyor. İsrail basınının Türkiye-Mısır yakınlaşmasını bu denli yakından takip etmesi de dikkat çekiyor. Analistlere göre Maariv'in geniş analizinde ortaya koyduğu tablo, Ankara'nın Mısır üzerinden Doğu Akdeniz'den Süveyş'e, Körfez'den Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada ekonomik, diplomatik ve güvenlik etkisini aynı anda büyüttüğünü gösteriyor. Gazze için kritik zirve Burnham’ı işlettiler!
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Mekke’ye Husi saldırısı
Türkiye1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye’de 700 bin demans hastası var! Alzheimer patlaması
Türkiye1 olay6 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye vizyonu tarihi bir öneme sahiptir
Türkiye1 olay20 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
SON DAKİKA CİNAYET HABERLERİ: Kayıp Ayşegül'ün cesedi bulundu
Türkiye1 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
‘Hastaneler hastalar için var, halbuki bugün ihtiyacımız sağlığı geliştirmek’
Türkiye1 olay1 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Kahramanlarımız başımızın tacı
Türkiye1 olay1 gün önce