ABD'nin Sattığı F-5'ler Husilerin Elinde: 390 Milyon Dolarlık Plan
ABD tarafından geçmişte Yemen'e satılan F-5 savaş uçakları, ülkedeki iç savaşın seyriyle birlikte İran destekli Husilerin kontrolüne geçti. 390 milyon dolarlık askeri yardım paketi kapsamında temin edilen bu uçaklar, Yemen ordusunun dağılması ve sahadaki güç dengelerinin değişmesi sonucu isyancıların eline düştü. Söz konusu gelişme, silah transferlerinin öngörülemeyen sonuçlarını ve modern çatışma bölgelerinde askeri envanterin nasıl el değiştirebileceğini gözler önüne seriyor. Husilerin bu uçakları kullanabilme kapasitesi, Kızıldeniz'deki deniz trafiğine yönelik tehditler ve bölgesel vekalet savaşının seyri açısından yeni bir boyut oluşturabilir. Yemen'deki iktidar boşluğunda, ABD menşeli askeri donanımın İran bağlantılı bir grup tarafından kullanılması, Washington yönetiminin uzun vadeli silah satış politikalarını da tartışmaya açıyor. Tarihsel olarak Kuzey ve Güney Yemen arasındaki bölünmüşlüğün izlerini taşıyan ülkede, bu tür silahların kimin elinde olduğu, çatışmanın seyrini belirlemeye devam edecek.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Suudi Arabistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Security03 Aug, 03:48
390 milyon dolarlık plan! ABD sattı, İran destekli Husiler kullandı: F-5'ler bugün kimin elinde?
Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Dünya üzerinde bazı ülkelerin tarihlerinde önemli yol ayrımları bulunuyor ve birden fazla ülkenin çeşitli nedenlerle Kuzey / Güney, Doğu / Batı şeklinde ikiye bölündüğü biliniyor. Bunun en eski örneklerinden birisi ise Yemen. Ülkenin Kuzeyi, 19. ve 20. yüzyılların başlarında Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçasıyken Osmanlı’nın kontrol sağlamakta zorlandığı güney kısım ise İngiltere’nin sömürgelerinden birisiydi. Kuzey Yemen, 1948 yılında ABD tarafından resmen tanınarak Suudi Arabistan destekli bağımsız bir ülke oldu. Devir Soğuk Savaş devriydi ve bu dönemin gereği ABD’nin destek olduğu bir yapının tam karşısında da Sovyetler Birliği’nin (SSCB) destek olduğu bir başka yapıyı görmek birçok kişi için sıradan bir durumdu. Yemen’de durum tam olarak böyle oldu. Yemen’in kuzeyinde ABD destekli bir devlet bulunurken güneyinde ise Sovyetler Birliği destekli Güney Yemen Halk Demokratik Cumhuriyeti bulunuyordu. ABD ve SSCB’nin tıpkı Kore ve Almanya’da karşı karşıya geldiği Yemen’de Kuzey ve Güney arasında bir savaş kaçınılmaz hale geldi. Ancak bu savaştan önce her iki Yemen’in de kendi içinde vermesi gereken iki ayrı iç savaş vardı. Alıntı Metni ABD DESTEĞİNİ SUUDİ ARABİSTAN FİNANSE ETTİ Kuzey Yemen’de yaşanan iç savaşın ardından ilan edilen Yemen Arap Cumhuriyeti’nin en büyük destekçilerinden birisi sınır komşusu Suudi Arabistan’dı. Riyad yönetimi, Sosyalist Parti’nin iktidarda olduğu Güney Yemen’in Kuzey Yemen ile birleşmesi ihtimalinden rahatsızdı ve bu maksatla Birinci Yemen Savaşı sırasında Kuzey Yemen’e silah ve mühimmat desteği sağlamıştı. 1979 yılında İkinci Yemen Savaşı başladığında, Suudi Arabistan bu desteğin boyutunu arttırmaya karar verdi ve ABD’nin kapısını çaldı. Suudi Arabistan’ın girişimleri ve finansmanını üstlenmesinin ardından 1979 yılında Başkan Jimmy Carter döneminde ABD, karşısında sosyalist bir yönetim bulunan Kuzey Yemen’e silah desteği sağlamaya başladı. 390 milyon dolarlık yardım paketi, sekizi daha önce Etiyopya için üretilmiş ancak daha sonra ambargo sebebiyle depoya park edilmiş, dördü ise yeni üretilmiş 12 adet F-5E uçağını içeriyordu. Savaş uçaklarına ek olarak Kuzey Yemen’e C-130 nakliye uçakları, 60 M-60 tankı, 50 M-113 zırhlı personel taşıyıcı, 302 adet havadan havaya füze sağlanması kararlaştırılmıştı. Alıntı Metni TAYVANLI PİLOTLAR YEMEN’E GELDİ 28 Şubat 1979'da SSCB destekli Güney Yemen’in Kuzey Yemen’e kapsamlı hava saldırıları gerçekleştirmesinin ardından Başkan Carter, Yemen’deki durumu ABD’nin Ortadoğu çıkarlarına aykırı bir durum olarak görmeye başladı. 7 Mart 1979'da Başkan Carter, yaşanan çatışmaların ABD'nin güvenliğini tehlikeye attığını belirterek özel bir yasa maddesini devreye soktu. Bu sayede, normalde gereken Kongre onayını beklemeden, içinde 12 adet F-5E savaş uçağının da bulunduğu 390 milyon dolarlık askeri yardımı hızla Yemen'e gönderdi. ABD’nin uçakları acil olarak Yemen’e göndermesi yapılan planlamanın aksamasına yol açmıştı. Uçaklar erken geldiği için Kuzey Yemen’de F-5 savaş uçaklarını uçuracak pilotların eğitimleri tamamlanmamıştı. Tam da bu noktada Suudi Arabistan bir kez daha devreye girdi. Yapılan görüşmelerin ardından ABD ve Suudi Arabistan’ın girişimleriyle bir grup Tayvanlı pilotun Kuzey Yemen’e gelmesi, eğitim ve bakım süreçlerini hızlandırması kararlaştırıldı. İkinci Yemen Savaşı, 19 Mart 1979'da yaklaşık 3 hafta içinde sona erdiğinde Tayvanlı pilotlar Kuzey Yemen’de bulunuyordu. Daha sonra ortaya çıkan resmi belgelere göre 1979-1990 yılları arasında 1000'den fazla Tayvanlı pilot ve bakım personeli Kuzey Yemen’de görev yaptı ve eğitim faaliyetlerinde rol aldı. 1990 yılında iki Yemen birleşme kararı aldı ve Yemen Cumhuriyeti kuruldu. Ancak bu birleşme sonrasında kuzey ve güney arasında zaman zaman düşük ölçekli çatışmalar yaşanmaya devam etti. ABD’nin Yemen’e sattığı F-5 uçaklarının bir kısmı bu çatışmalarda imha oldu. Alıntı Metni
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
ABD ve Suudi Şirketler Hürmüz Dışında 5 Milyar Dolarlık Rafineri Kuracak
ABD ve Suudi Arabistan menşeli şirketlerden oluşan MERA Oil konsorsiyumu, Basra Körfezi'nde 5 milyar dolar yatırımla yeni bir rafineri inşa etmeyi planlıyor. Tesiste günlük 200 bin varil ham petrol işleme kapasitesi hedefleniyor. Konsorsiyumda Teksas merkezli MWG Group, Patel Family Office ve Suudi AHQ ile bağlantılı PWS şirketi yer alıyor. Projenin, bölgedeki mevcut siyasi gerilimlere rağmen hayata geçirileceği belirtiliyor. Hürmüz Boğazı dışına konumlandırılacak rafineri, petrol arz güvenliğine yönelik endişelerin arttığı bir dönemde stratejik bir yatırım olarak değerlendiriliyor. Proje, enerji altyapısının çeşitlendirilmesine katkı sağlayabilir.
Suudi Arabistan1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemi
ABD, Suudi Arabistan ve Kuveyt'e 2,4 milyar dolarlık silah satışına onay verdi
ABD Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan'a yaklaşık 1,96 milyar dolar değerinde, 20 bin adede kadar hassas güdüm kitini içeren hava savunma silah satışına ve Kuveyt'e de 484 milyon dolarlık C-17 nakliye uçağı sürdürme paketine onay verdi. Onay, Orta Doğu'daki gerilimlerin tırmandığı, özellikle Suudi Arabistan'ın hava savunma ihtiyacının arttığı bir dönemde geldi. Bakanlık, satışın ABD'nin dış politika ve ulusal güvenlik hedeflerini destekleyeceğini, Suudi Arabistan'ın NATO dışı önemli bir müttefik olarak Körfez'de siyasi istikrar ve ekonomik ilerleme için bir güç olduğunu belirtti. Kuveyt'e yönelik paket ise mevcut lojistik kabiliyetlerin sürdürülmesini amaçlıyor. Silah satışları, ABD'nin bölgedeki müttefiklerine askeri destek taahhüdünü yinelerken, aynı zamanda Orta Doğu'daki güç dengeleri ve devam eden çatışmalar bağlamında diplomatik bir mesaj niteliği taşıyor.
Suudi Arabistan5 olay16 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
ABD ile İran arasındaki çatışmaya ara, petrol fiyatlarında sert düşüş
ABD ve İran, iki haftadır süren karşılıklı saldırıların ardından hafta sonunda çatışmalara ara verdi. Bu gelişme, küresel piyasalarda diplomatik bir çözüm umudunu artırdı ve petrol fiyatlarını haftanın en düşük seviyesine yaklaştırdı. Pazartesi günü Brent ham petrolünün varil fiyatı, bir ara yüzde 9,5'e varan düşüşün ardından yüzde 6 civarında değer kaybederek 90,93 dolara geriledi. Yatırımcılar, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferin yeniden başlayabileceği ve arz kesintisi riskinin azalacağı beklentisiyle pozisyon aldı. İki haftadır süren saldırılar, özellikle küresel petrol trafiğinin önemli bir kısmının geçtiği Hürmüz Boğazı'nda tansiyonu yükseltmişti. Uzmanlar, sağlanan ateşkesin kalıcı bir diplomasiye evrilmesi halinde enerji piyasalarındaki baskının hafifleyebileceğini, ancak bölgedeki kırılgan dengelerin fiyat oynaklığını sürdürebileceğini belirtiyor.
Suudi Arabistan1 olay6 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İran Medyası ABD Üslerine Elektrik Veren Santrallerin Listesini Yayımladı
İran Devrim Muhafızları'na yakın Fars Haber Ajansı, Körfez'deki ABD askeri üslerine enerji sağlayan elektrik santrallerinin bir listesini yayımladı. Analiz haberinde, ABD ordusunun üslerin bulunduğu ülkelerin elektrik şebekelerine bağımlı olduğu vurgulanarak, bunun 'karşılıklı stratejik bağımlılık' oluşturduğu belirtildi. Listede çok sayıda santrale yer verildiği bildirildi. Yayının, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın enerji ve altyapısını hedef alabileceği yönündeki tehditlerinin gündemde olduğu bir döneme denk gelmesi dikkat çekti. İran'ın bu hamlesi, bölgedeki ABD varlığına yönelik örtülü bir tehdit olarak yorumlanabilir. Zira listedeki tesislerin vurgulanması, Tahran'ın olası bir çatışmada karşılık verme kapasitesini ve ABD lojistiğinin kırılganlıklarını hatırlatma işlevi görüyor.
Suudi Arabistan1 olay23 Tem - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye, Nükleer Bilim Olimpiyatı'nda İlk Kez Madalya Peşinde
Türkiye, 2-9 Ağustos tarihleri arasında Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde düzenlenecek üçüncü Uluslararası Nükleer Bilim Olimpiyatı'na ilk kez katılacak. Organizasyon, gençlerin nükleer bilim alanındaki bilgi ve yenilikçi yaklaşımlarını teşvik etmeyi amaçlıyor. Türkiye'nin bu adımı, nükleer enerji ve teknoloji alanındaki insan kaynağını geliştirme hedefinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Olimpiyata katılım, Türkiye'nin özellikle Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaatı ve planlanan yeni reaktörlerle somutlaşan nükleer enerjiye yönelik stratejik ilgisiyle örtüşüyor. Bilimsel yarışma, öğrencilere uluslararası düzeyde deneyim kazandırırken, aynı zamanda Türkiye'nin bu alandaki yetkinlik birikimine katkı sağlayabilir. Suudi Arabistan'ın ev sahipliği, iki ülke arasındaki eğitim ve bilim iş birliğinin de bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Henüz yeni bir alan olan nükleer bilim olimpiyatları, küresel ölçekte nükleer teknolojinin barışçıl kullanımına yönelik farkındalığı artırmayı hedefliyor. Türk öğrencilerin burada elde edeceği başarılar, ülkenin enerji bağımsızlığı ve teknolojik kalkınma vizyonuna sembolik bir destek olarak görülebilir.
Suudi Arabistan1 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM'den Husilerin Suudi Arabistan ve Kızıldeniz Tehditlerine Yönelik Uyarı
Birleşmiş Milletler Sözcüsü Stephane Dujarric, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan ve Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisine yönelik tehditlerinin bölgesel tırmanışı tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Dujarric, sivil altyapının ve küresel ticaret rotalarının korunması için acilen gerilimin düşürülmesi gerektiğini vurguladı. Kızıldeniz, dünya deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olup, buradaki güvenlik riskleri küresel enerji arzı ve tedarik zincirleri üzerinde doğrudan etki yaratabilir. BM'nin uyarısı, bölgede tansiyonun yükseldiği bir dönemde uluslararası toplumun endişelerini ortaya koyuyor.
Suudi Arabistan1 olay20 Tem