Peşaver Yüksek Mahkemesi Afgan Kanser Hastasının Sınır Dışı Edilmesini 30 Gün Durdurdu
Peşaver Yüksek Mahkemesi, Pakistan'da kanser tedavisi gören Afgan uyruklu Anar Gul ve iki aile üyesinin sınır dışı edilmesini insani gerekçelerle 30 gün süreyle durdurdu. Mahkeme heyeti, Gul'ün tutuklanmasını veya sınır dışı edilmesini engellerken, federal hükümete ailenin kalış başvurusunu tıbbi temelde 30 gün içinde karara bağlaması talimatını verdi. Bu karar, Pakistan'daki Afgan mültecilere yönelik sınır dışı operasyonlarının sürdüğü bir dönemde alındı. Karar, tıbbi ihtiyaç sahibi bireylerin yargı yoluyla geçici koruma elde edebildiğini gösteriyor. Mahkemenin kararı, göçmen kaçakçılığı veya ulusal güvenlik kaygılarından ziyade insani durumu önceledi. Heyetteki yargıçlar Salahud Din ve Qazi Jawad Ehsanullah, dilekçeyi karara bağlayarak süreci sonlandırdı. Bu gelişme, Pakistan ile Afganistan arasındaki diplomatik gerilimlerin ve sınır dışı politikalarının insani boyutunu ortaya koyuyor. Özellikle sağlık hizmeti erişimi gibi kritik durumlarda, yargının yürütmeyi dengeleyici rolü dikkat çekiyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Pakistan gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 2h ago- Humanitarian27 Jul, 04:55
Peshawar High Court stops deportation of Afghan cancer patient for 30 days
PESHAWAR: Peshawar High Court has on humanitarian grounds stopped law enforcement agencies for a period of 30 days from arresting or deporting an Afghan cancer patient, undergoing treatment in Pakistan, and his two family members. A bench consisting of Justice Salahud Din and Justice Qazi Jawad Ehsanullah disposed of a petition filed by the patient named Anar Gul, his wife and a son. The bench directed them to instantly approach competent authorities for grant of medical visa or submit an appropriate application before ministry of interior to seek permission to remain in Pakistan until completion of his medical treatment. “Upon receipt of such application, competent authorities shall consider and decide the same expeditiously strictly in accordance with law and on its own merits after taking into consideration the medical condition of petitioner No.1 and material place before them,” the bench directed. “In the meanwhile, having regard to the ongoing medical treatment of petitioner No.1, it is directed that petitioners shall neither be arrested nor deported back to Afghanistan for a period of 30 days from the date of this order, thereby enabling them to avail the remedy as indicated above,” the bench ordered. Directs petitioners to approach govt for medical visa The bench observed: “It is evident that although petitioners presently lack a valid immigration status, their claim is founded upon an ongoing and serious medical condition of petitioner No.1 for which he is receiving specialised treatment at a recognised medical institution in Pakistan.” “Whether petitioners should be permitted to remain in Pakistan on medical grounds squarely falls within the domain of competent authorities, who are vested with the statutory power to consider such request in accordance with the applicable immigration laws and policy,” the bench ruled in its four-page detailed order. “At this stage, this court considers it appropriate to offer the petitioners an opportunity to avail the remedy available to them under the law by approaching the competent forum rather than the court itself adjudicating upon the merit of such requests in its constitutional jurisdiction,” the bench maintained. Petitioners’ counsel Imran Khan stated that his clients had been residing in Swat district on basis of Proof of Registration (PoR) cards, which were no longer valid documents for staying in Pakistan. He said that petitioner Anar Gul was diagnosed with high-grade B-cell lymphoma involving the left temporal lobe. He stated that the patient had been under continuous medical treatment at Aga Khan University Hospital, Karachi. He added that presently the petitioner had been receiving chemotherapy on a weekly basis at Shifa International Hospital, Islamabad. He argued that the treatment of the petitioner was ongoing and critical as medical reports clearly established that any interruption or discontinuation of the treatment was likely to result in irreversible deterioration of his health and may seriously endanger his life. The counsel stated that the respondents including the federal government and its law enforcement agencies had initiated coercive measures for the deportation of petitioners, which, if carried out, would forcibly interrupt the lifesaving medical treatment of Anar Gul and expose him to an imminent risk to his life and health. He said that deportation to Afghanistan, where access to equivalent specialised oncological care was practically non-existent amid the current humanitarian and healthcare crisis, would make the petitioner’s treatment impossible. He stated that superior courts had repeatedly held that the state couldn’t take action that endangered the life of any person within its territory. The assistant attorney general, Said Jamil Shah, stated that since PoR cards of petitioners stood cancelled, they had no lawful authority to continue residing in Pakistan. He added that they were at liberty to approach competent authorities for the grant of medical visa or to seek appropriate permission from the ministry of interior to remain in the country until treatment of the petitioner No.1 was completed. Published in Dawn, July 27th, 2026
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Khyber Tıp Üniversitesi'nin İlk Dijital Giriş Sınavına 18 Bin Aday Katıldı
Peşaver'deki Khyber Tıp Üniversitesi (KMÜ), lisans programlarına kabul için ilk bilgisayar tabanlı merkezi sınavını 25-26 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirdi. İki gün süren sınava Pharm-D, Fizyoterapi, Hemşirelik ve diğer sağlık bilimleri programlarına başvuran 18 binden fazla aday katıldı. Tamamen dijital olarak düzenlenen sınav, KMÜ'nün eğitim süreçlerinde teknolojiyi entegre etme yönündeki adımını temsil ediyor. Bu uygulama, Pakistan'da tıp eğitimine giriş sınavlarının modernizasyonu açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Merkezi sınav modeli, adaylar için eşitlik ve şeffaflık sağlamayı amaçlıyor. KMÜ'nün bu girişimi, ülkedeki diğer üniversiteler için de benzer dijital dönüşüm projelerine öncülük edebilir.
Pakistan1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Karaçi'de yollar çöktü, Gulistan-i-Jauhar'da günlük seyahat çileye dönüştü
Karaçi'nin nispeten düzenli yerleşimlerinden biri sayılan Gulistan-i-Jauhar'da üç ana giriş yolunun neredeyse hiçbiri tam anlamıyla işlevsel değil. University Road ana arteri yoğun trafikle boğuşurken, diğer erişim yolları kazı çalışmaları ve darboğazlar yüzünden felç durumda. Mahalle içi sokaklar ise bozuk yüzeyler, sürekli toz ve yılların ihmaliyle sürücülere ve yayalara zor anlar yaşatıyor. Bölge sakinlerinin günlük ulaşımı, çukur dolu yollar ve bitmek bilmeyen onarım çalışmaları nedeniyle yorucu bir çileye dönüşmüş durumda. Herhangi bir hava koşulunda toz veya çamurla mücadele eden halk, temel belediye hizmetlerinde yıllardır süregelen aksamaların bedelini ödüyor. Yetkililerden henüz kapsamlı bir çözüm planı gelmediği için, Gulistan-i-Jauhar'da hayat kalitesini düşüren bu altyapı krizi derinleşerek sürüyor.
Pakistan2 olay3 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Muson Sezonunda Yine Hazırlıksız: Pakistan'da 100 Kişi Öldü, Daha Fazla Yağmur Bekleniyor
Pakistan, 26 Haziran’da başlayan muson yağmurlarının ardından yaklaşık 100 kişinin ölümüyle sarsılırken, şimdi de yeni bir şiddetli yağış dalgasına karşı uyarılıyor. Meteoroloji Ofisi 28 Temmuz’a kadar yaygın yağmur ve fırtına öngörürken, Ulusal Afet Yönetim Kurumu nehir seviyelerinin yükselmesi, ani seller, şehir selleri ve toprak kaymaları riskine dikkat çekiyor. Özellikle Gilgit-Baltistan’da buzul gölü patlaması sonucu oluşan seller endişe yaratıyor. Her yıl tekrarlayan muson felaketlerine rağmen Pakistan’ın hazırlıksızlığı dikkat çekiyor. Yetkililerin uyarılarına karşın alınan önlemler yetersiz kalıyor; can kayıpları ve altyapı hasarı artarak sürüyor. Ülkenin dört bir yanında yaşanan bu tablo, afet yönetiminde köklü bir değişim ihtiyacını ortaya koyuyor. Önümüzdeki günlerde beklenen şiddetli yağışlarla birlikte riskler daha da büyüyor. Halkın erken uyarı sistemlerine erişimi ve tahliye planlarının etkinliği sorgulanırken, Pakistan’ın bu tür aşırı hava olaylarına karşı kırılganlığı bir kez daha gözler önüne seriliyor.
Pakistan1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Swat'ta İlk Böbrek Nakli Saidu Hastanesi'nde Gerçekleştirildi
Swat'ta bir ilk yaşandı. Saidu Hastanesi'nde gerçekleştirilen böbrek nakliyle, bölgedeki böbrek hastaları için yeni bir dönem başladı. Ameliyatta 21 yaşındaki bir kadın, böbrek yetmezliği çeken ağabeyine böbreğini bağışladı. Hayber Pahtunhva eyaletinde böbrek nakli ilk olarak 2017 yılında Peşaver'de başlamıştı. Swat, bu işlemin yapıldığı ikinci ilçe oldu. Daha önce düzenli diyalize bağımlı olan hastalar, artık kendi bölgelerinde nakil olma imkânı bulacak. Bu gelişme, bölgedeki sağlık altyapısının güçlendiğini ve organ nakli hizmetlerinin yaygınlaştığını gösteriyor. Uzmanlar, nakil sayısının artmasıyla diyaliz yükünün azalacağını belirtiyor.
Pakistan1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Rapor: Pakistan'ın sel risklerine karşı ulusal su güvenliği politikasına ihtiyacı var
EMPAK Strategies tarafından İslamabad'da düzenlenen bir seminerde açıklanan rapora göre, Pakistan'ın sel tehditleri ve su krizine karşı ulusal bir su güvenliği politikası benimsemesi gerekiyor. 'Su, İklim ve Diplomasi: Pakistan'ın İndus Havzası'nın Geleceğini Güvence Altına Almak' başlıklı çalışma, İndus Havzası'ndaki su akışlarındaki son artışa dikkat çekerek kısa vadeli acil durum önlemlerinin yetersiz kaldığını vurguluyor. Rapor, Pakistan'ın su yönetimini iklim değişikliği ve diplomatik boyutlarıyla ele alması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar, ülkenin karşı karşıya olduğu su güvenliği risklerinin, gıda güvenliği ve bölgesel istikrar açısından da tehdit oluşturduğuna işaret ediyor.
Pakistan1 olay5 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
İslamabad'da vantilatör sıkıntısı hayat kurtarmayı riske atıyor
Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki hastanelerde vantilatör eksikliği, kritik hastaların hayatta kalma şansını tehdit ediyor. Vantilatörler, solunum yetmezliği çeken hastalar için son çare olarak kullanılan ve akciğerlere hava pompalayıp vücut fonksiyonlarını izleyen cihazlar olarak öne çıkıyor. Dawn gazetesinin haberine göre, kent genelinde yeterli sayıda vantilatör bulunmaması, yoğun bakım ünitelerinde hizmet kalitesini düşürüyor ve hastaların iyileşme sürecini sekteye uğratıyor. Bu durum, Pakistan'ın sağlık altyapısındaki kronik yetersizlikleri bir kez daha gündeme getiriyor. Özellikle başkent gibi nüfusun yoğun olduğu ve çok sayıda kritik hastanın sevk edildiği bir bölgede vantilatör açığının yaşanması, sağlık sisteminin dayanıklılığına dair soru işaretleri yaratıyor. Acil tıbbi ekipmanların tedarikindeki bu eksiklik, önlenebilir ölüm riskini artırıyor. Yetkililer veya sağlık kurumlarından konuya ilişkin somut bir çözüm planı açıklanmazken, hastaneler mevcut cihazlarla talebi karşılamakta zorlanıyor. Ulusal ve yerel yönetimlerin, sağlık bütçelerini ve tıbbi donanım dağılımını yeniden değerlendirmesi gerektiği bir kez daha ortaya çıkıyor. İslamabad'daki vantilatör krizi, Pakistan'da sağlık yatırımlarının aciliyetini vurguluyor.
Pakistan1 olay14 sa önce