Bakan Uraloğlu, darbe gecesi abdest alıp çocuklarıyla vedalaştığını anlattı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yıl dönümünde, o geceki anılarını Karadeniz’den Günebakış Gazetesi’ne anlattı. Darbe haberini aldığında İzmir Karayolları Bölge Müdürü olan Uraloğlu, manevi hazırlık olarak abdest alıp çocuklarıyla vedalaştığını belirtti. Bu kişisel detay, dönemin kamu görevlilerinin yaşadığı tedirginliği ve kararlılığı yansıtıyor. Uraloğlu, darbe girişiminin ilk anlarından itibaren kamu kurumları arasında yoğun bir koordinasyon sağlandığını ve devletin işleyişini sürdürmek için ortak çaba gösterildiğini ifade etti. Onuncu yıl anmaları kapsamında yayımlanan bu özel röportaj, 15 Temmuz gecesinin resmi hafızadaki yerini bir kez daha vurguluyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Birleşmiş Milletler gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 3h ago- Security13 Jul, 11:30
Bakan Uraloğlu 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını anlattı: Abdest aldım çocuklarla vedalaştım
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla Karadeniz'den Günebakış Gazetesi tarafından hazırlanan özel ekte, darbe gecesi yaşadıklarını ve o gece yürütülen çalışmaları anlattı. O dönem İzmir Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yaptığını belirten Uraloğlu, darbe girişiminin ilk anlarından itibaren kamu kurumlarının koordinasyon içinde hareket ettiğini ve milletin iradesinin darbecilerin planlarını bozduğunu söyledi. 15 Temmuz gecesini anlatan Uraloğlu, "O geceyi ‘Aziz Milletimizin Zaferi’ olarak tanımlıyorum. 40 yıllık sızma ve hazırlığın bir gecede bozguna uğratıldığı, devlet ile milletin omuz omuza vererek en parlak işbirliğini sergilediği, demokrasinin tanka, tüfeğe, helikoptere ve F-16’lara karşı zafer kazandığı tarihi bir destan olarak görüyorum." dedi. ABDEST ALIP ÇOCUKLARIYLA VEDALAŞTI 15 Temmuz gecesi yaşananların sıradan hareketlilik olmadığını kısa sürede anladığını belirten Bakan Uraloğlu, o dönem İzmir Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yaptığını hatırlattı. Uraloğlu, İzmir Valiliğine gitmeden önce ailesiyle vedalaştığını anlattı. Uraloğlu, "Çok ciddi bir askeri hareketlilik var ve bu gece mutlaka bize de iş düşeceği noktasında bir kanaatim oldu. Hemen bölge müdür yardımcısı arkadaşa derhal ekibi toplaması gerektiğini bu gece bizim de bazı görevlerimizin olabileceğini söyledim ve kızımı da yine o arkadaşın evine bıraktım. Abdest aldım çocuklarla vedalaştım." dedi. TRABZON'DAKİ AKRABALARI MEYDANDA TOPLANDI Ardından Trabzon'daki yakınlarını aradığını belirten Uraloğlu, telefonuna ulaşılamayabileceğini söyleyerek yaşanan kalkışmaya ilişkin değerlendirmesini paylaştığını ifade etti. Uraloğlu, “Trabzon’u aradım telefonuma ulaşılamayabileceğinin bilgisini verdim ve bir kalkışma olduğu noktasında kanaatimi ilettim Trabzon’daki akrabalarım da bu bilgiyi alınca birbiriyle haberleşerek Trabzon Meydanı’nda toplanma kararı almışlar. ‘Madem abimiz gidiyor, demek ki biz de sahada olmalıyız’ diye düşünmüşler ve gerekli hazırlıkları yaparak meydana gitmişler. Ben sokağa çıktığımda vatandaşların bir kısmı da çıkmaya başlamıştı.” ifadelerini kullandı. Kısa süre sonra İzmir Valiliğinden gelen çağrıyla valiliğe geçtiğini ve gece boyunca yürütülen kriz koordinasyonunda görev aldığını anlattı. 29 İŞ MAKİNESİYLE KRİTİK TEDBİR Valilikte yapılan ilk değerlendirmelerde bazı askeri birliklerin hareket kabiliyetinin sınırlandırılması amacıyla iş makinelerine ihtiyaç duyulduğunu belirten Uraloğlu, hazırlıkları bu talimat verilmeden önce başlattıklarını ifade etti. Uraloğlu, "Valiliğe vardığımda Vali Bey, 'Biz de seni bekliyorduk' dedi. Acil iş makinelerine ihtiyaç olduğunu, bazı askeri birliklerin önüne iş makineleri çekerek çıkışları engellememiz gerektiğini söylediler. Ben de zaten daha onlar söylemeden koordinatör olarak Bölge Müdür Yardımcısı arkadaşıma talimatı vermiştim. Yakın bölgelerdeki asfalt makinesinden kamyonuna, yükleyicisine kadar tüm iş makinelerini kısa sürede topladık. Fazla geçmeden 29 tane iş makinesini askeri birliklerin önlerine yerleştirdik. Elbette bu bir psikolojik önlemdi ama kritik bir adımdı." ifadelerini kullandı. “VATANDAŞ BURADAYSA BİZ DE BURADA OLACAĞIZ” O gece koordinasyonun sağlandığı Valilik binasının hedef alınabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığını ifade eden Uraloğlu, buna rağmen kimsenin görev yerini terk etmediğini söyledi. Uraloğlu, "Vatandaş buradaysa biz de burada olacağız. Hani öleceksek adam gibi öleceğiz, dedik ve olduğumuz yerde kalmaya devam ettik." şeklinde konuştu. BALIKÇILAR DA 15 TEMMUZ GECESİ GÖREVE HAZIRDI O gece deniz tarafından Valilik binası ile vatandaşların hedef alınabileceğine ilişkin istihbari bilgiler de aldıklarını belirten Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Bunun üzerine bütün balıkçı barınaklarıyla irtibata geçtik ve denizdeki balıkçılarımızdan hareketlilik olup olmadığını sorduk. Balıkçılar Federasyonu Başkanı, Rizeli hemşehrimiz Mehmet Reis’ten de bu konuda destek istedik. Kendileri bizi hızlıca bilgilendirdi. Eğer böyle bir tehdit gerçekleşirse, bütün teknelerin denize açılarak güçlü bir psikolojik caydırıcılık oluşturması konusunda mutabık kaldık. Ama sonra Mehmet Reis’e döndüm ve dedim ki: ‘Reis, bir savaş gemisine veya fırkateyne karşı ne yapabilirsin ki? Bütün takaları denize çıkarsan ne değişir?’ Gülümseyerek cevap verdi: ‘Müdürüm, biz ağlarımızı denize salarız, pervanelerine dolanırız. Onları yola devam edemez hâle getiririz.’ Gerçekten çok basit bir düşünceydi ama aynı zamanda yüreği ortaya koyan, ‘Ben ne yapabilirim?’ diye soran ve elinden geleni ortaya koymaya hazır olan bir düşünceydi.” "İMAN VARSA İMKÂN VARDIR" 15 Temmuz gecesinde milletin ortaya koyduğu direnişin en önemli unsurunun inanç olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, o gecenin teknolojinin değil, millet iradesinin ve inancın kazandığı bir mücadele olduğunu ifade etti. Uraloğlu, "Bence o gecenin en önemli özelliği 'İman varsa imkân vardır' gerçeğinin en somut tezahürü olmasıdır. Silahsız, tanksız, topsuz, uçaksız, helikoptersiz… Sadece imanı, bayrağı, vatan sevgisi ve 'Bu vatan bizim' diye haykıran bir yürekle donanmış bir millet, hain darbe teşebbüsünü durdurmuştur. Bu, sadece bir darbe karşıtı direnişi değil; inancın teknolojiyi, azmin kudreti, ruhun maddeyi yendiği bir destandır. O gece yazılan destan, Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da yazılan destanların 21. yüzyıldaki devamıdır. Tankın önüne yatan, kurşunların önüne siper olan aziz milletimiz tarih yazmıştır." dedi. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN ÇAĞRISI KIRILMA NOKTASI OLDU Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın millete yaptığı çağrının darbe girişiminin seyrini değiştirdiğini belirten Uraloğlu, çağrının ardından meydanların dolduğunu ve darbecilerin planlarının boşa çıktığını ifade etti. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Tabii bu süreçte gece boyunca yaşananların seyrini değiştiren en önemli unsur Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrıydı. Bu çağrı, insanlara net bir şekilde saf belirleme imkânı sunan ve adeta bir dönüm noktası olan çok kıymetli bir çağrıydı. Çağrının ardından Konak Meydanı’ndaki kalabalık daha da arttı, heyecanımız yükseldi ve kendimize olan güvenimiz güçlendi. Süreci bundan sonra çok daha kararlı ve heyecanlı bir şekilde yürütmeye gayret ettik.” “BU DESTANI NESİLDEN NESİLE AKTARMAK GELECEK NESİLLERE BIRAKACAĞIMIZ EN KIYMETLİ MİRASTIR” Uraloğlu, 15 Temmuz'un yalnızca bir darbe girişimi değil, milli iradenin ve demokrasinin zaferi olduğunu belirterek bu ruhun gelecek nesillere aktarılmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Uraloğlu, “Bu destanı nesilden nesile aktarmak, vatan borcumuz, gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli mirastır.” dedi. 15 TEMMUZ'UN BİLİNMEYEN YÖNLERİ OKURLA BULUŞACAK 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla Karadeniz'den Günebakış Gazetesi tarafından hazırlanan özel ekte, Bakan Uraloğlu'nun yanı sıra Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in değerlendirmeleri, akademik makaleler ile Trabzonlu şehit ve gazilerin hikâyeleri yer alıyor. Özel ek, 15 Temmuz Çarşamba günü Günebakış Gazetesi ile birlikte bayilerde okurlarıyla buluşacak.
MilliyetCNN Türk
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Guterres'ten Körfez İçin Uyarı: Saldırılar Durdurulsun, Diplomasiye Dönülsün
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Körfez bölgesindeki saldırıların durdurulması ve acilen diplomasiye dönülmesi çağrısı yaptı. Guterres, tüm taraflara itidal tavsiye ederek, yeniden başlayacak topyekûn düşmanlıkların hem bölge hem de küresel ekonomi üzerinde felaket benzeri sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. Körfez'de son dönemde yaşanan saldırılar, enerji altyapısını ve deniz ticareti güzergâhlarını tehdit ederek uluslararası güvenlik endişelerini artırdı. Guterres'in açıklaması, gerilimin kontrolden çıkarak geniş çaplı bir çatışmaya dönüşmesinin önlenmesi için diplomatik çabaların bir an önce başlatılması gerektiğini vurguluyor. Birleşmiş Milletler'in bu müdahalesi, bölgesel istikrarsızlığın küresel piyasalara olumsuz etkisini sınırlamayı amaçlıyor. Uluslararası aktörlere diyalog ve müzakere yoluyla sorunlara çözüm bulma çağrısı yapılırken, ateşkes ve diplomasinin aciliyeti bir kez daha ön plana çıkıyor.
Birleşmiş Milletler1 olay21 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
UNIDO: Namibya'da Yeşil Hidrojen İstihdam ve Sanayi Yaratmalı
Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO) Proje Yöneticisi Sven Schuppener, Namibya'daki yeşil hidrojen gelişiminin yalnızca ihracata odaklanmaması, yerel sanayiler, nitelikli istihdam ve katma değer yaratması gerektiğini açıkladı. New Era gazetesine yansıyan değerlendirmede, yeşil hidrojen projelerinin Namibya ekonomisine entegrasyonunun önemi vurgulandı. Namibya, zengin güneş ve rüzgar kaynaklarıyla Afrika’da yeşil hidrojen üretiminde öncü olma hedefi taşıyor. Ancak UNIDO’nun çağrısı, kaynak ihracına dayalı modelin yerine ülke içinde endüstriyel dönüşümü destekleyen bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğine işaret ediyor. Bu, teknoloji transferi ve iş gücü gelişimi yoluyla Namibya’nın enerji dönüşümünden daha adil pay almasını amaçlıyor. Uluslararası yatırımların arttığı bir dönemde gelen bu uyarı, yeşil hidrojenin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu yönetilmesi gerektiğini gösteriyor. BM’nin bir kuruluşu olarak UNIDO’nun tutumu, Namibya’nın enerji bağımsızlığını güçlendirirken, yeni sömürgeci ilişkilerden kaçınma yönündeki diplomatik hassasiyeti de yansıtıyor.
Birleşmiş Milletler1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM: Yardım kesintileri bir milyon kadın ve kız çocuğunu etkiledi
Birleşmiş Milletler, 10 Temmuz'da yaptığı açıklamada, Ocak 2025'ten bu yana dış yardım harcamalarında yaşanan sert kesintiler nedeniyle en az bir milyon kadın ve kız çocuğunun hayati önemdeki desteklere erişimini kaybettiğini duyurdu. Bu destekler arasında sağlık hizmetleri, koruma programları ve eğitim yardımları yer alıyor. Açıklamada, söz konusu bütçe kısıtlamalarının özellikle kriz bölgelerindeki kadınları ve kız çocuklarını orantısız biçimde etkilediği vurgulandı. BM yetkilileri, fon yetersizliğinin cinsiyete dayalı şiddetle mücadele, anne sağlığı ve kız çocuklarının okullaşması gibi alanlardaki programları sekteye uğrattığını belirtti. Bu gelişme, başlıca donör ülkelerin son dönemde dış yardım bütçelerini kısma kararlarının doğrudan bir sonucu olarak görülüyor. Uluslararası toplumun insani yardım taahhütlerine rağmen, sahadaki operasyonel kapasitenin zayıflaması, kırılgan grupların korunmasını daha da zorlaştırıyor.
Birleşmiş Milletler1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM: 2023'ten bu yana Batı Şeria'da 5.330 yerleşimci saldırısı gerçekleşti
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), 2023 yılından itibaren Batı Şeria'da 5.330'dan fazla yerleşimci saldırısı kaydedildiğini açıkladı. Bu saldırılar sonucunda can kayıpları, yaralanmalar veya maddi hasar meydana geldi. Veriler, OCHA'nın yayımladığı bir harita ile belgelendi. Saldırılar, İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik şiddetin boyutlarını ortaya koyuyor. Uzun süredir devam eden yerleşimci faaliyetleri ve buna bağlı çatışmalar, bölgedeki gerilimi tırmandıran unsurlar arasında yer alıyor. OCHA'nın raporu, saldırıların sistematik biçimde arttığına dair uluslararası kaygıları güçlendiriyor. Bu istatistikler, Batı Şeria'daki insani durumun ciddiyetini ve sivil korumanın aciliyetini vurguluyor. BM'nin açıklaması, diplomatik çevrelerde iki devletli çözüm tartışmalarını yeniden alevlendirebileceği gibi, uluslararası hukuk çerçevesinde hesap verebilirlik çağrılarını da artırabilir.
Birleşmiş Milletler1 olay3 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
BM'de Srebrenitsa Soykırımı Anması: 'Korku Beni Hareket Ettirdi'
Birleşmiş Milletler, Çarşamba günü Temmuz 1995'te Srebrenitsa'da öldürülen 8 binden fazla Boşnak Müslüman erkek ve çocuğu andı. Anma etkinliğinde, soykırımdan sağ kurtulan kadınların ve ailelerin yıllar sonra bile süren acıları ve yeniden inşa çabaları öne çıkarıldı. Bu yılki anma, uluslararası toplumun Srebrenitsa'yı unutmama ve benzer vahşetlerin tekrarlanmaması için verdiği sözün bir yansıması olarak gerçekleşti. BM yetkilileri, adalet ve uzlaşma çağrısında bulunarak, soykırımın inkarına karşı mücadelenin önemini vurguladı. Srebrenitsa, Bosna Savaşı'nın en karanlık sayfalarından biri olmayı sürdürürken, uluslararası mahkemelerce soykırım olarak tanımlanan bu trajedi, bölgesel ve küresel hafıza siyasetinin merkezinde yer alıyor. Anma törenleri, kurbanların hatırasını yaşatmanın yanı sıra, etnik çatışmaların ve korumasızlığın sonuçlarına dair bir uyarı niteliğinde.
Birleşmiş Milletler1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Fenerbahçe'den Greenwood Sonrası İkinci Bomba: 60 Milyon Euroluk Malcom
Fenerbahçe, Marsilya'dan Mason Greenwood transferini sonuçlandırmaya yaklaşırken, kanat rotasyonundan iki oyuncunun ayrılma ihtimali üzerine bu bölgeye bir takviye daha yapmayı planlıyor. Sarı-lacivertliler, Al-Hilal'den ayrılmak isteyen Brezilyalı kanat oyuncusu Malcom'un menajeri Fernando Garcia ile bir görüşme gerçekleştirdi. Piyasa değeri 60 milyon euro olarak gösterilen 26 yaşındaki oyuncu, Suudi Arabistan ekibinde mutsuz olduğu gerekçesiyle ayrılık talep ediyor. Fenerbahçe yönetimi, Greenwood transferinin ardından hücum hattını güçlendirmek için Malcom'u öncelikli hedeflerden biri haline getirdi. Önerinin menajer kanalıyla gelmesi, sarı-lacivertlilerin elini güçlendirirken taraflar arasındaki temasın ilk somut adımı oldu. Transferin mali boyutu ve bonservis pazarlıklarına ilişkin detaylar henüz netlik kazanmadı. Ancak Fenerbahçe'nin, Süper Lig'de şampiyonluk yarışı ve Avrupa kupalarındaki hedefleri doğrultusunda kanat rotasyonuna kaliteli bir alternatif eklemeyi amaçladığı anlaşılıyor.
Birleşmiş Milletler1 olay4 gün önce