ABD Savunma Boşluğu Fransız-Alman Avrupa Şüphecilerini Güçlendiriyor
Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupa savunmasındaki lider rolünden çekilme sinyalleri, Avrupa Birliği'nde ortak bir savunma yanıtı oluşturma çabalarını hızlandırdı. Ancak bu girişim, özellikle Fransa ve Almanya'da yükselen Avrupa şüphecisi egemenlikçi siyasi akımların direnciyle karşılaşıyor. Son seçimlerde bu akımların temsilcileri belirgin bir güç kazanımı sergiledi. Almanya'da AfD, tek başına ya da koalisyonla hükûmet kurma ihtimalini değerlendirirken, Fransa'da benzer hareketler Avrupa entegrasyonunun derinleştirilmesine muhalefet temelinde seçmen desteğini artırıyor. Bu gelişmeler, Birliğin özellikle savunma ve güvenlik alanındaki ortak politikalar geliştirme kapasitesini tehdit ediyor. Avrupa şüphecisi partilerin yükselişi, transatlantik ilişkileri ve AB'nin stratejik özerklik hedeflerini doğrudan etkileyebilecek bir nitelik taşıyor. ABD'nin muhtemel geri çekilmesi karşısında Avrupa ülkeleri arasındaki koordinasyon arayışının, bu iç siyasi dinamikler nedeniyle sekteye uğrama riski bulunuyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Fransa gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 10h ago- Diplomatic13 Jul, 04:05
Euroskeptics in France, Germany suddenly gain steam in elections
The European reaction to an American pullback from its leading role in continental defense has sparked a drive to coordinate a pan-European response with a large role for the European Union. But this effort has met resistance from a broadly Euroskeptic 'sovereigntist' countercurrent in European politics. The Alternative für Deutschland (AfD) anticipates a chance to lead — either alone or in coalition — at least one of the two state elections in Germany’s east in September. Either of the two potential candidates from France’s Rassemblement National or National Rally (RN) comfortably leads the large field of candidates to succeed Emmanuel Macron next April. A Quincy Institute Brief published on June 30 examines the potential for and the obstacles to the efforts by the EU and the European members of NATO to enhance European defense capabilities, and the choices this presents to American foreign policy. In many EU and NATO countries, populist nationalist parties oppose the centralizing ambitions of the EU and defend the prerogatives of national governments in the realm of defense and security. These parties generally favor a strong and capable national defense and some increase in defense spending but do not justify this by pointing to an imminent threat of invasion from Russia. They tend not to treat the Russia-Ukraine war as an existential contest for Europe as a whole. France’s RN party, led by Marine Le Pen and her protégé Jordan Bardella, continues to lead the list of contenders to succeed Emmanuel Macron by a wide margin. A final appeal by Le Pen to be able to run for president decided Tuesday that she will be eligible to run. She announced she will do so, with Bardella campaigning at her side as prime minister in waiting. In an interview with Frankfurter Allgemeine Zeitung, Bardella suggested that he would seek close relations with German Chancellor Friedrich Merz to cooperate on economic reforms and the European defense buildup. The popularity of RN among its core supporters (about a third of French voters) is based on a frustration with the political deadlock of the last several years of Macron’s presidency, immigration policies, and traditional nationalism at odds with the European Union. As leader of the Patriots of Europe faction in the European parliament, Bardella has twice led votes of no confidence in Commission president Ursula von der Leyen, while Macron has been ardently pro-EU. Le Pen is more likely than Bardella to oppose any reinforcement of common foreign and security policy led by the Commission. The AfD is Germany’s single most popular party, surpassing the ruling CDU-CSU by about six points in the most recent polls. A federal election is not required until 2029, but Merz’s approval ratings stand at only about 15%. A sluggish economy, high energy costs, and declining competitiveness of German industry are the widely cited explanations for the sour public mood. The AfD held its national party conference in Erfurt — capital of the eastern state of Thuringia — on July 4-5. Some 20,000 demonstrators from across Germany converged on the city to denounce the AfD. The demonstrations were largely peaceful and did not disrupt the conference itself, given the effective police presence outside. Speakers at the conference avoided polarizing anti-migrant rhetoric that justifies — in the minds of AfD critics — the drive to ban the party as anti-constitutional. Instead, the AfD wrapped itself in the flag, literally and figuratively, defining itself as patriotic, pragmatic, and prepared to govern. The party leadership emphasized the acceptability of the party as a democratic party of the right, clearly aiming to maximize the chance of winning at least one of the September elections to be held in Saxony-Anhalt (September 6) and Mecklenburg-Vorpommern (September 20), both in eastern Germany. In Saxony-Anhalt, the AfD polls at about 40%, well ahead of the second-place CDU-CSU. The election arithmetic makes it very unlikely a majority coalition can be formed without AfD. In Mecklenburg-Vorpommern, a popular Social Democrat (SPD) incumbent governs with the Linke (Left) party. Polls show AfD in the lead, but plausible combinations of SPD with other parties seem likely to be able to form a coalition without AfD. The prospect of AfD winning the right to govern in Saxony-Anhalt would breach the so-called firewall that has held since AfD was launched. This could have consequences for the party’s ambitions to lead in elections to come. The left-populist Bundnis Sahra Wagenknecht (BSW) has offered to join AfD-led governing coalitions in either Saxony-Anhalt or Mecklenburg-Vorpommern. The AfD leadership clearly aims to induce CDU-CSU ultimately to admit AfD into a national governing coalition. Chancellor Merz and the CDU-CSU leadership oppose this, in large part because AfD seeks rapprochement with Russia, opposes military aid to Ukraine, and supports reinforcing the European role in NATO only insofar as its aim is strictly limited to territorial defense. Moreover, if AfD won more votes than the CDU-CSU in any election, it could impose some policy preferences in a coalition. Weak popular support for the SPD and Greens narrows the options available to the center-right to form majority coalitions with either or both of these center-left parties. The positions of the AfD and RN are not identical on all issues, but these parties' rise presents a challenge to mainstream Europe’s determination to inflict an unambiguous defeat on Russia as a necessary condition for an end to the war. Prospects for a genuine European diplomatic initiative to bring peace to Ukraine could be enhanced by greater participation of either of these parties in foreign and security policy decision-making. The two parties seem willing to support new defense spending but without grounding that decision in prediction of an imminent Russian attack on NATO. Their shared Euroskeptism implies that EU (and NATO) member countries, rather than the European Commission, will lead the drive for strategic autonomy.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Macron, savunma bütçesini iki katına çıkarma hedefini 2027'ye çekti
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkenin savunma bütçesini 2027 yılına kadar iki katına çıkarmayı hedefleyen yeni bir plan açıkladı. Daha önce 2030 olarak belirlenen bu hedefin öne alınmasıyla, askeri harcamaların 64 milyar avroya ulaşması öngörülüyor. Macron, Avrupa'nın karşı karşıya olduğu büyüyen güvenlik tehditlerine dikkat çekerek, savunma yatırımlarının sürekliliğine vurgu yaptı. Bu adım, Fransa'nın NATO yükümlülükleri ve stratejik özerklik arayışı bağlamında askeri kapasitesini güçlendirme niyetini yansıtıyor. Bütçe artışı, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Avrupa savunma mimarisindeki dönüşümle paralel ilerliyor. Fransa'nın bu hamlesi, kıtada artan savunma harcamaları trendini teyit ederken, diğer Avrupa ülkeleri için de bir ölçüt oluşturabilir.
Fransa1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Fransa'dan NATO'da Avrupa'nın güvenlik sorumluluğu çağrısı
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, NATO Zirvesi'nde yaptığı açıklamada Avrupa'nın güvenlik alanında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Barrot, değişen uluslararası güvenlik ortamına dikkat çekerek ortak hareket etmenin önemine işaret etti. Bu çağrı, Fransa'nın uzun süredir savunduğu Avrupa stratejik özerkliği hedefinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. NATO içinde Avrupa'nın savunma yükünü daha fazla paylaşması gerektiği düşüncesi, özellikle Ukrayna'daki savaş ve küresel güç dengelerindeki kaymalarla birlikte yeniden gündeme gelmiş durumda. Barrot'nun ifadeleri, Avrupa ülkelerinin savunma kapasitelerini artırma ve transatlantik iş birliğini güçlendirme yönündeki ortak arayışı yansıtıyor. Zirvede ele alınan konular arasında Rusya'nın tehditleri ve güney sınırlarındaki istikrarsızlık da yer alırken, Fransız bakanın çıkışı Avrupa'nın NATO içindeki rolüne dair tartışmaları yeniden canlandırdı.
Fransa1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Batı Avrupa'da Haziran Sıcak Dalgası En Az 3.700 Kişinin Ölümüne Neden Oldu
Fransa, Hollanda ve Belçika'da Haziran ayında etkili olan aşırı sıcak dalgası sırasında kaydedilen fazla ölüm sayısı 3.700'ü aştı. Yetkililer, bu sayının ön verilere dayandığını ve daha da artabileceği uyarısında bulundu. Avrupa genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte, özellikle yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunan nüfusun risk altında olduğu belirtildi. Üç ülkedeki sağlık ve istatistik kurumları, sıcak dalgası döneminde normal dönemlere kıyasla ölüm oranlarında belirgin bir artış tespit etti. Aşırı sıcakların altyapı, enerji talebi ve tarım üzerinde de baskı oluşturduğu bilinirken, yetkililer önümüzdeki yaz ayları için benzer olaylara karşı hazırlık seviyesinin artırılması gerektiğini vurguladı. Bu veriler, iklim değişikliğinin Avrupa'da sıklığı ve şiddeti artan sıcak dalgalarının insan sağlığı üzerindeki doğrudan etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, erken uyarı sistemleri ve sosyal koruma önlemlerinin can kayıplarını azaltmada kritik önem taşıdığını ifade ediyor.
Fransa6 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
İngiltere öncülüğünde Avrupa'dan uzun menzilli füze programına 50 milyar dolar
İngiltere, Fransa, Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri, NATO'nun savunma kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla önümüzdeki 10 yıl içinde uzun menzilli hassas silahlar geliştirmek için 50 milyar doların üzerinde harcama yapacak. İngiltere hükümeti tarafından Çarşamba günü duyurulan bu girişim, Avrupa'nın savunma alanındaki stratejik iş birliğini ve caydırıcılık kapasitesini artırmayı hedefliyor. Girişim, kıtanın güvenlik mimarisinde ortak hareket etme iradesini yansıtıyor. Uzun menzilli hassas füzeler, modern tehditlere karşı NATO'nun caydırıcılığını pekiştirirken, katılımcı ülkelerin savunma sanayilerine de önemli bir yatırım anlamına geliyor. Program, Avrupa'nın kendi savunma ihtiyaçlarına yönelik somut bir taahhüdü olarak öne çıkıyor.
Fransa1 olay4 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO'da ABD'siz 50 Milyar Dolarlık Derin Vuruş Silahı Girişimi
İngiltere, Fransa ve Almanya, NATO bünyesinde ABD'nin katılımı olmadan uzun menzilli silah geliştirilmesini hızlandırmak için 50 milyar dolarlık bir girişim başlattı. Amaç, Rusya'nın önemli bir üstünlüğe sahip olduğu derin vuruş kabiliyetleri alanındaki açığı kapatmak. Üç Avrupalı müttefikin öncülüğündeki bu adım, kıtanın savunmada bağımsız hareket etme arayışını yansıtıyor. Girişim, NATO çerçevesinde olmasına rağmen ABD'nin dışarıda bırakılmasıyla dikkat çekiyor ve Avrupa'nın kendi savunma sanayiini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Rusya'nın uzun menzilli saldırı silahlarındaki ilerlemesi karşısında caydırıcılığı artırmayı hedefleyen program, Avrupa içindeki askeri iş birliğinin derinleştiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu tür yeteneklerin geliştirilmesinin Avrupa'nın stratejik özerkliği açısından kritik olduğunu belirtiyor.
Fransa1 olay5 gün önce - Aynı ülke gündemicanlı
Fransa, SAMP/T Hava Savunma Sistemi Satışına Yeşil Işık Yaktı
Fransa, daha önce isteksiz davrandığı SAMP/T hava savunma sisteminin ihracatına onay verdi. Karar, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin 25 Haziran’da, Türkiye’de yapılacak NATO Zirvesi öncesinde bir araya geldiği zirve sonrasında alındı. Bir kaynağın aktardığına göre, daha önceki açık isteksizlik yerini açıklığa bıraktı ancak bazı çekinceler devam ediyor. SAMP/T, Fransa ve İtalya tarafından ortaklaşa üretilen bir hava savunma sistemi. Meloni’nin girişimleri Fransız tarafının tutumunu yumuşatmada etkili oldu. Bu adım, Avrupa içi savunma işbirliğinde yeni bir dönemin habercisi olarak yorumlanıyor.
Fransa1 olay6 gün önce