Şehit babası: Bin evladımı vatana feda ederim
15 Temmuz 2016'daki FETÖ darbe girişiminde Ankara Gölbaşı'nda şehit düşen Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit'in ailesi, evlerinin bahçesine astıkları yazıyla dikkat çekti. 'Bahçemizden yediğiniz her şey helal olsun. Şehidimizin ruhuna gitsin' ifadeleri, şehidin anısını yaşatma amacı taşıyor. Baba, 'Bin evladım olsa bu aziz vatana feda etmezsem namerdim' sözleriyle vatan sevgisini dile getirdi. Cennet Yiğit, Özel Harekat Daire Başkanlığı'nda darbecilerin misket bombası saldırısıyla silah arkadaşlarıyla birlikte şehit olmuştu. Ailenin sembolik davranışı, darbe girişiminin unutturulmaması ve şehitlerin fedakarlığının hatırlatılması yönünde duygusal bir örnek oluşturdu. Bu tür anma biçimleri, 15 Temmuz sonrası Türk toplumunda şehit ailelerinin gösterdiği direnci ve milli hafızanın canlı tutulmasındaki rolünü yansıtıyor. Açıklamalar, siyasi bir bağlamdan ziyade, bireysel acı ile kolektif vatan tutkusunun kesişimini ortaya koyuyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 4h ago- Security11 Jul, 08:54
Şehit Komiser Yardımcısı Cennet’in babası: Bin evladım olsa bu aziz vatana feda etmezsem namerdim
FETÖ’nün 15 Temmuz 2016'da darbe girişiminde Ankara Gölbaşı'ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığı'nda şehit olan Komiser Yardımcısı Cennet Yiğit'in ailesi, evdeki bahçeye ‘Bahçemizden yediğiniz her şey helal olsun. Şehidimizin ruhuna gitsin’ yazısı astı. Hain darbe girişimini unutturmamak için şehit adına yaptırılan, Cennet ve silah arkadaşlarını şehit eden misket bombasından, paramparça olan cep telefonuna, üzerindeki kıyafetlere kadar birçok obje ve eşyanın bulunduğu anı evine Cennet ve arkadaşlarının kanının döküldüğü toprağın içinde bulunduğu biblo da eklendi. ‘SADECE BİZİM DEĞİL 85 MİLYONUN EVLADI OLMUŞTU’ Şehit Cennet Yiğit’in babası Yahya Kemal Yiğit, “Şehidimiz tabii ki bizim evladımız. Sadece bizim değil 85 milyonun evladı olmuştu. 15 Temmuz'da Rabb’ime emanet ettik. Rabb’im bütün aziz şehitlerimize rahmet eylesin. Şehidimiz gerçekten öyle bir evlattı ki bizi hiç üzmedi. Rabb’im inşallah ondan razı olur. Biz ondan razıydık. Şehidimizin bütün emanetleri burada. Tabii biz burayı oluştururken gelecek nesillerimize bu 15 Temmuz hain kalkışma ehemmiyetini gelecek nesillere aktarmak için yani şöyle küçücük de bir katkımız olursa ne mutlu bize diye o düşünceyle burayı yaptık. Allah'a çok şükür belki biz burayı yapalı 9 yıl oldu. Burayı en az belki de 50 bin kişi ziyaret etti. Bütün okullarımız, üniversitelerimizden gelirler. Yurt dışından ziyaretçilerimiz gelir. Tabii biz de 15 Temmuz'un ehemmiyetini, önemini anlatmaya çalışırız” diye konuştu. İçişleri Bakanı Çiftçi'den CNN Türk'te duyurdu! Polislerin mesai saatlerine düzenleme geliyor ‘NE VERİRSEK ONU GÖTÜRECEĞİZ’ Bahçedeki yazılan yazıya değinen Yahya Kemal Yiğit, “Biz olmadığımız zaman burada kayınvalidem otururdu. Hep ona şunu tembih ederdim. ‘Anne sakın dışarıya sarkan dalların meyvelerini toplamayın. Evimizin yanında bir okulumuz var. Oradan gelen giden talebeler yani herkes yesin’ derdim. Hiç olmazsa ne götüreceğiz biz öbür tarafa? Ne verirsek onu götüreceğiz. Geçmişlerimizin canı için hakikaten gelen giden yesin diye her zaman yapardık. Bu sene de kızım, ‘Baba, çocuklar çekiniyor. Ben oraya bir yazı asayım da herkes yesin’ dedi. O vesileyle astık biz o yazıyı. Helali hoş olsun. Bizim ev bahçemizdeki bütün meyvelerimizden herkes yiyebilir. Yani herkes yesin, geçmişlerimize dua etsin” ifadelerini kullandı. ‘ÇOCUĞUM ŞEHİT DİYE ÜZÜLMÜYORUM’ Sözlerini sürdüren baba Yiğit, “15 Temmuz yaklaştığı zaman biz 15 Temmuz'u yeniden yaşıyoruz. Kendimize gelemiyoruz. Benim çocuğum gitse de şurada bir düşmanla vuruşsa da şehit olsaydı vallahi de billahi de üzülmezdim. Bugün benim çocuğum şehit diye üzülmüyorum. Eğer üzülüyorsam namerdim. Ama o FETÖ'cü hainler, o PKK'lı hainler, o DHKP-C'li hainler hatta birileri onlara destek oluyor, onlara önayak oluyor. Biz bunları gördükçe kahroluyoruz. Vallahi bizi onlar kahrediyor. Yoksa bizim çocuğumuz şehit oldu. Bugüne kadar bu aziz vatan uğruna binlerce, milyonlarca şehit verdik. Bugün de vereceğiz. Yarın da vereceğiz. Rabb’im'den inşallah o şehitliği bize de nasip eyler diye dua ediyoruz. Yani benim çocuğum şehit oldu diye falan vallahi üzülmüyorum bak. Bin evladım olsa bu aziz vatana feda etmezsem namerdim” dedi.
Milliyet
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
İletişim Başkanı Duran, 15 Temmuz'un 10. yılında 'Şehit ve Şahit' programında konuştu
İletişim Başkanı Fahrettin Duran, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10. yıl dönümü kapsamında İstanbul Beyoğlu'ndaki Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Şehit ve Şahit' programına katıldı. Program, 15 Temmuz Derneği tarafından organize edildi ve darbe girişiminin yıldönümünde anma etkinliklerinin bir parçası olarak gerçekleştirildi. Konuşmasında Duran, katılımcıların yalnızca bir anma töreninde bulunmadığını, milletin istiklal ve istikbali uğruna yazdığı destanı hatırlamak ve o geceye tanıklık eden hatıraları yaşatmak için bir araya geldiğini vurguladı. 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi, Türkiye'de siyasi ve toplumsal dengeleri derinden etkilemiş, sonrasında devlet yapılanmasında köklü değişikliklere yol açmıştı. Bu tür anma programları, olayın resmi söylemdeki yerini güçlendirirken, milli birlik ve demokrasi vurgusunun yıldönümlerinde nasıl yeniden üretildiğini göstermesi açısından dikkat çekiyor. Duran'ın katılımı, iletişim stratejileri bağlamında 15 Temmuz anlatısının sürekliliğine işaret ediyor.
Türkiye1 olay2 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Terörsüz Türkiye Yasa Hazırlığı Sürerken Erdoğan’dan NATO’ya Caydırıcılık Vurgusu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi kapsamında silahların bırakılması ve örgütün tasfiyesinin ardından toplumsal bütünleşmeyi sağlayacak yasal düzenlemenin Meclis tarafından kısa sürede hazırlanacağını belirtti. Yasanın müstakil, geçici ve af niteliği taşımayacağı mesajını veren Kurtulmuş, süreçte sona yaklaşıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Edirne’de yaptığı konuşmada ‘Terörsüz Türkiye’ vurgusuyla tempoyu artıracaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile Ankara’da yaptığı görüşmede NATO’nun caydırıcılığının ortak hedef olduğunu açıkladı ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefini 15 milyar dolar olarak duyurdu. Almanya Başbakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde de NATO’nun Ankara’daki zirvesinde Avrupa savunmasını güçlendirme ve transatlantik bağın korunması beklentisini iletti. ABD’nin askeri taahhüdünü azalttığı bir dönemde Türkiye’nin savunma alanındaki jeopolitik ağırlığına dikkat çekildi. Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’la görüşmesinde İran-ABD mutabakatını memnuniyetle karşılarken, Türkmenistan Milli Lideri Berdimuhamedov’u da iki zirveye davet etti. Öte yandan Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada 23 çeyrektir kesintisiz büyümenin altını çizdi. İçeride terörsüzleşme adımları devam ederken, dış politikada NATO ve bölgesel diplomasi eş zamanlı yürütüldü.
Türkiye72 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Türkiye-NATO ortaklığında 72 yıl: Krizlerle yoğrulan stratejik ittifak
Türkiye, 1952’de NATO’ya katılarak Soğuk Savaş’ta Batı ittifakının güneydoğu kanadını oluşturdu. Bu süreçte ortaya çıkan siyasi ve askeri anlaşmazlıklar, ikili ilişkileri zaman zaman gerse de Ankara, ittifakın güvenlik mimarisindeki kritik konumunu korudu. Soğuk Savaş sonrası dönemde de jeopolitik gerilimler ve stratejik önceliklerdeki farklılaşmalar, ortaklığı sınamaya devam etti. Buna rağmen Türkiye, NATO için vazgeçilmez bir müttefik olma özelliğini sürdürüyor.
Türkiye7 olay1 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ankara NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin Jeopolitik Ağırlığı Tescillendi
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da gerçekleşti. Değişen küresel dengeler ve Rusya tehdidi karşısında NATO'nun geleceğinin tartışıldığı zirvede, Türkiye ev sahibi olarak kritik bir rol üstlendi. Yoğun güvenlik önlemleri ve şehir içi ulaşım düzenlemeleriyle dikkat çeken zirve, Türkiye'nin askeri kapasitesi, savunma sanayiindeki atılımları ve diplomatik etkinliği sayesinde 'vazgeçilmez müttefik' konumunu pekiştirdiği bir platforma dönüştü. Zirve süresince Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın temasları ve Türkiye'nin bölgesel güç olarak artan ağırlığı uluslararası basında geniş yankı buldu. İsrail medyası, Erdoğan'ın Türkiye'yi bölgesel süper güç haline getirme hedefini vurgularken, kabine üyeleri sosyal medyada zirvenin diplomatik başarısını öne çıkardı. Aynı zamanda, ABD ile F-35 krizi ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik beklentiler, Ankara'nın savunma alanındaki stratejik önemini bir kez daha tescilledi.
Türkiye9 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ankara'da Trump: Ukrayna barışı yakın, İran gerilimi tırmanmayacak
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara'da düzenlenen NATO zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bir araya geldi. Görüşmelerin ardından konuşan Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de telefonda görüştüğünü belirterek, Ukrayna savaşındaki tarafların anlaşma istediğini ancak Putin ve Zelenski'nin 'zorlu' olduğunu söyledi. Savaşın yakında sona ermesini umduğunu ifade etti. Zelenski ise toplantıda Rus ordusunun askeri teknolojideki değişimler nedeniyle savaş alanında inisiyatif kaybettiğini savundu ve NATO müttefiklerinden etkili anti-balistik sistemler talep etti. Trump, İran'la yaşanan son dönemdeki karşılıklı vuruşmalara rağmen büyük bir çatışmanın yeniden başlayacağını düşünmediğini dile getirdi. 'Birkaç gemiyi vurdular, biz çok daha sert karşılık verdik' diyen Trump, gerilimin hızlı geçeceğini öne sürdü. Bu temaslar, NATO müttefiklerinin Ukrayna'ya desteğini korurken Washington'ın diplomatik çözüm arayışını ve İran konusunda tırmandırıcı adımlardan kaçınma eğilimini ortaya koydu.
Türkiye14 olay7 sa önce - Aynı ülke gündemicanlı
Ankara Zirvesi NATO'nun Savunma Hedeflerini ve Ukrayna Politikasını Belirliyor
7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ittifakın Soğuk Savaş sonrası en kritik dönemeçlerinden birini oluşturuyor. Zirvenin ana gündem maddeleri arasında savunma harcamalarının GSYİH’nin yüzde 5’ine yükseltilmesi hedefi ve Ukrayna’ya uzun vadeli askeri destek taahhütleri yer alıyor. ABD’nin, Ukrayna’ya silah alımına yönelik PURL programı kapsamında önemli duyurular yapması ve müttefiklerin Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin diyalog çağrılarını ele alması bekleniyor. Ev sahibi Türkiye, Ay Yıldız Müşterek Karargâhı’nın açılışıyla askeri altyapısını sergilerken, başkentte kapsamlı güvenlik önlemleri dikkat çekiyor. İsveç Başbakanı Kristersson’un “çalkantılı zaman” nitelendirmesi, zirvenin Avrupa ve küresel güvenlik açısından taşıdığı ağırlığı vurguluyor. NATO’nun İstanbul 2004 zirvesinde temelleri atılan dönüşüm sürecinin “3.0” olarak adlandırılan yeni aşamasına geçişi simgeleyen zirvede, ittifakın gelecekteki savunma stratejisi ve yük paylaşımı dengesi şekillenecek. Ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nun dengeli dış politika çağrısı ise zirvenin Türkiye iç siyasetindeki yankılarını ortaya koyuyor.
Türkiye81 olay16 sa önce