İçeriğe atla
Deeplomap
Stories
TR
Developing

Trump: CAATSA Yaptırımları Kalkacak, F-35 Satışı Masada

Summary · AI generated

NATO Liderler Zirvesi için Ankara'da bulunan ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını ve F-35 savaş uçağı satışının yeniden değerlendirileceğini açıkladı. Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın alması nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımları, askeri iş birliğini zora sokmuş ve Ankara'nın F-35 programından çıkarılmasına yol açmıştı. Trump'ın bu çıkışı, iki müttefik arasındaki savunma ilişkilerinde yeni bir sayfa açma niyeti olarak yorumlandı. Ancak yaptırımların kaldırılması ve F-35 satışının gerçekleşmesi, ABD Kongresi'nin onayına tabi. Temsilciler Meclisi ve Senato'da Türkiye'ye yönelik eleştirel tutum sürerken, yönetimin bu adımları hayata geçirmesi için yasama organını ikna etmesi gerekecek. Ankara'daki açıklamalar, diplomatik bir sinyal olarak öne çıksa da, uygulama aşamasında siyasi ve hukuki engellerin aşılması bekleniyor.

This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.

Started 09 Jul, 03:52 1 events Updated 3h ago
Paylaş
Bağlam · AI üretimi

Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.

Bu gündemi takip et

Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.

React to this story:

Timeline

latest: 3h ago
  1. Security09 Jul, 03:52

    Trump'ın CAATSA mesajı ne anlama geliyor? Kongre süreci, F-35'lere etkisi: 'Suyu bulandırıyordu'

    Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr –NATO Liderler Zirvesi için Ankara'ya gelen Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmede Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını söyledi. Trump, konuşmasında Türkiye'ye F-35 savaş uçakları satılmasının değerlendirileceğini de vurguladı. CAATSA yaptırımlarının Türkiye’ye etkisini, “Bu nereden baksanız Türkiye ile yapılacak olan askeri alt sistemleri içeren anlaşmaların üzerini adeta tül gibi örten, her şeyi zor ve karmaşık hale getiren, belirsizlik oluşturan bir süreçti. Ambargo demek isteseniz tam olarak değil ama diğer türlüsü de değildi. Yani her şeyi pürüzlü hale getiren bir durumdu.” şeklinde özetleyen Savunma Sanayii Analisti Kubilay Yıldırım, Trump’ın açıklamalarının ardından olası ihtimalleri aktardı.Zaman içerisinde Türkiye ve ABD başta olmak üzere bu alanda çalışan yabancı kuruluşların bu yaptırımların “çevresinden dolanmayı” sağlayacak yöntemler geliştirdiğine dikkat çeken Yıldırım, bu durumu KAAN projesi üzerinden örneklendirerek şunları söyledi: “KAAN projesi aslında şu an CAATSA yaptırımlarına tabi olan Savunma Sanayii Başkanlığı’nın bir projesi olmasına rağmen prototip modeller için ABD’den 10 adet F-110 motoru tedarik edilmesinde bir sorun yaşanmadı. Kurumlar ve şirketler bir şekilde bu yaptırımların çevresinden dolaşmanın yolunu buldular. Aslında bu yaptırımlar bize uygulandığında murat edilen etkiler çok fazla kalmadı. Fakat yaptırımların resmi olarak kalkması bazı küçük firmaların yurt dışından birtakım askeri komponentleri alması ya da büyük bazı projelerde büyük firma ve kurumlarımızın yaşadığı belirsizliği sonlandıracak önemli bir aşama olacak. Özetleyecek olursak suyu bulandıran bir detay ya da işleri zorlaştıran bir tül perdesi kalkmış oldu. Bundan sonraki süreçte işlerin daha rahat, düzgün ve vaktinde ilerleyebileceğini düşünüyorum.” Alıntı Metni ‘KONGRE ENGEL OLMAK İÇİN HENÜZ BİR HAMLE YAPMADI’ Geçtiğimiz haftalarda Beyaz Saray’da gazeteciler tarafından Trump’a Türkiye’ye F-35 satılıp satılmayacağı sorulduğunda Trump, bu soruya "Muhtemelen Türkiye'yi mutlu edecek bir şey yapacağım." yanıtını vermişti. Başkan Yardımcısı JDVanceise F-35 sürecine ilişkin Savunma Bakanı PeteHegsethve ekibinin konuyu incelediğini belirterek, "Amerikan yasalarına uyabilmek için gerçekleştiğini teyit etmemiz gereken bazı hususlar var. Başkan bu incelemenin yapılmasını istedi." şeklinde konuşmuştu. ABD hükümetinden art arda gelen bu açıklamaları hatırlatan Yıldırım, “Trump hükümeti bu açıklamayla zaten bir ipucu vermişti. Bu noktada belli ki süreç daha da ilerlemiş ve iki tarafta da bir iyi niyet hali var. ABD tarafında bu yönde bir motivasyon olmasaydı bu tarz açıklamaları görmezdik. Bundan sonraki süreçte işler yolunda giderse ABD hükümeti kongreye sunulmak üzere bir rapor hazırlayacaktır.” dedi. Alıntı Metni ‘UÇAKLAR VERİLSE BİLE UZUN SÜRE ABD’DE KALABİLİR’ Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasının ardından ABD’de depoda tutulan uçakların yazılımsal ve donanımsal olarak halihazırda Avrupa ülkelerinin kullandığı uçaklarla aynı asgari konfigürasyona sahip olduğu bilgisini paylaşan Yıldırım, “Bundan çok daha ilerisi de pek yok. Bu uçaklara gerekli güncellemeler yapılabilir ve ileride belkimodernize edilmelerigerekebilir. Uçaklar hemen hemen Hollandagibi Avrupa ülkelerininkullandığı F-35'lerle aynı konfigürasyona sahip olacaklar, bu da bizim için yeterli.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin F-35'in üretici ortağı olduğu dönemde de bu uçakların uzun bir süre ABD’de kalacağını hatırlatan Yıldırım, “Bunun sebebi, pilot ve teknisyen eğitimlerinin ABD’de yapılacak olmasıydı. Muhtemelen bu uçaklar F-35 sürecinin olumlu sonuçlanması durumunda yine uzun bir süre ABD’de kalacaklar. Pilotlarımız ve teknisyenlerimiz ABD’de eğitimlerin yapılacağı üsse giderler. Uçaklar uçuşa elverişli hale getirildiğinde de teorik ve pratik eğitimler başlar. Ben bu sebeple halihazırda ABD’de olan Türk F-35'lerinin mevcut sorun çözülmüş olsa bile uzun bir süre orada kalacağını düşünüyorum. Sonrasında sipariş edilecek uçaklar da muhtemelen en üst konfigürasyonda teslim edilirler.” diyerek sürece ilişkin öngörülerini paylaştı. Alıntı Metni ‘ÖNEMLİ KONULARDAN BİRİSİ F-35B OLABİLİR’ Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmadan önce hava kuvvetleri planlamasında F-35'in önemli bir rolü olduğunu belirten Yıldırım, “Geçmişte yapılan planlama 100’e yakın F-35 ve Milli Muharip Uçaktan, yaniKAAN’lardanoluşuyordu. Planlama bu yöndeydi ama denklem o zamandan bu zamana çok değişti. Kızılelma, Anka-3,Eurofightervemodernize edilmişF-16 uçakları da bu denkleme dahil oldu. Dolayısıyla bu yeni duruma göre F-35 sayısının 35 ila 40’ı geçeceğini düşünmüyorum.” dedi. “Burada bence dikkat çeken nokta F-35B konusu.” diyen Yıldırım, “Acaba deniz kuvvetleri TCG Anadolu üzerinde F-35B savaş uçağı konuşlandırmayı düşünür mü? Bence önemli konulardan bir tanesi bu. Donanma herhalükardavurucu gücünü F-35'e bağlamak istemez ve Kızılelma, Anka-3 veHürjetgibi uçakların deniz şartlarına uygun hale getirilmesine yönelik çalışmaların muhakkak devam edeceğini düşünüyorum. Ama TCG Anadolu boyutundaki bir gemide kullanabileceğimiz tek insanlı savaş uçağı F-35B olacaktır. Bu bizi çok ileriye de taşıyacak bir adım olur. Bunun olup olmayacağına da kuvvetin kendisi karar verecektir.” şeklinde konuştu. ‘SAMP-T YERLİ SİSTEMLERİN OLGUNLAŞMASI SÜRECİNDE ZAMAN KAZANDIRABİLİR’ NATO zirvesinde dikkat çeken gelişmelerden birisi de Türkiye ve Fransa arasında yapılan görüşmelerde SAMP-T hava savunma sisteminin görüşülmesi oldu. Fransa Cumhurbaşkanı EmmanuelMacron, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde Türkiye'nin uzun süredir gündeminde olan SAMP/T hava savunma sistemiyle ilgili “İlerleme var. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştük, teknik çalışmalar devam ediyor.” ifadelerini kullandı. SAMP-T'nin Türkiye’nin milli imkanlarla geliştirdiği sistemlerin olgunlaşması sürecinde iyi bir alternatif olabileceğini belirten Yıldırım, “Mevcut SAMP-T sistemleri bizim elimizde bulunan Siper sistemlerinden biraz daha kabiliyetli sistemler. Biz Siper projesindeki geliştirme sürecinin üzerindeki zaman baskısını rahatlatabilmek için SAMP-T'lerden yararlanabiliriz. Bu sistemleri zaman içerisinde Siper’e de entegre edebiliriz. Bizim SAMP-T projesine olan ilgimiz ‘NG’ olarak tanımlanan ve balistik füze önleme yeteneği olan yeni nesil sistemleri ortak üretmek amacıyla başladı. Balistik füze önleme yeteneği edinmek çok pahalı bir iş ve bu sebeple bir konsorsiyum üzerinden bunu yapmak işi çok daha rahatlatır. Böyle bir senaryoda bir alıma gidilebilir. Böyle bir ihtimalde milli sistemlerimizin balistik füze önleme yeteneğine yönelik çalışmaları daha rahat ilerleyebilir. Bu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin isterlerine göre şekillenecek bir süreç.” dedi. Alıntı Metni

    Milliyet
ilgili gelişmeler