Özgür Özel: Bu Milleti Seçeneksiz Bırakmayacağız
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, son dönemde Diyarbakır, Gaziantep ve İzmir başta olmak üzere çeşitli illere düzenlediği ziyaretlere değindi. Milletle kucaklaştıklarını belirten Özel, 'milletin hesabına göre siyaseti ilmek ilmek ördüklerini' ifade etti. Diyarbakır programı kapsamında Tunceli'ye de giderek halkla temaslarını sürdürdüklerini aktaran Özel, partisinin saha çalışmalarına verdiği önemi vurguladı. Seçim sürecine girilen dönemde muhalefetin tabana yayılma stratejisini yansıtan bu ziyaretler, CHP'nin toplumun farklı kesimlerine ulaşma çabası olarak öne çıkıyor. Özel'in 'bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız' çıkışı, partinin alternatif politikalar üretme ve iktidara talip olma iddiasını pekiştirirken, halkla kurulan temasın siyasi söylemdeki karşılığını da ortaya koyuyor.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Türkiye gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 6d ago- Political30 Jun, 14:13
Özgür Özel: Bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, geçen hafta Diyarbakır ve Gaziantep'te, dün ise İzmir'de gerçekleştirdiği programlardaki faaliyetlerini aktardı. Şehirlere, beldelere ve köylere giderek milletle kucaklaştıklarını söyleyen Özel, milletin hesabına göre yapılan siyaseti milletle ilmek ilmek ördüklerini dile getirdi. Özel, Diyarbakır programı kapsamında Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile 15 Ekim 2024'te Van Gölü kıyısında cesedi bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in aileleriyle görüştüğünü söyledi. Rojin Kabaiş'in ölümüyle ilgili Kabaiş ailesinin şüphelerinin ve sorularının yanıtlanmadığı bir sürecin yaşandığını ileri süren Özel, "Rojin Kabaiş'in ailesinin adalet arayışından hepimizin haberinin olması, onların hiç olmazsa bir miktar daha umutlanmasına, toplumun bu noktada kendilerine sahip çıkacağına olan inançlarına katkı sağlayacak." değerlendirmesinde bulundu. Özgür Özel, Gülistan Doku'yla ilgili yürütülen soruşturmaya da değinerek, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun göreve geldiği günden beri bu işin üzerine kararlılıkla gittiğini, Doku'nun annesinin Başsavcı Cansu'ya dua ettiğini anlattı. İlginizi Çekebilir "İLERİDE BU TUTUKLAMANIN HAKSIZ OLDUĞUNA HÜKMEDİLECEK" Ankara'da 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi dolayısıyla şehirde sanki "olağanüstü hal" ilan edildiğini savunan Özel, Zirve dolayısıyla alınan bazı tedbirleri eleştirdi. Özel, bu kapsamda TEMA gönüllülerinin, gazetecilerin, akademisyenlerin ve sivil toplum temsilcilerinin "NATO Zirvesi'nde eylem yapacakları gerekçesiyle" tutuklandığını ileri sürdü. CHP Grup Başkanı Özel, şöyle devam etti: "Cümle alem biliyor ki hiçbir suçları yok. Cümle alem biliyor ki Trump gittikten, Ankara boşaldıktan sonra hepsine 'pardon' deyip bırakacaklar. Cümle alem biliyor ki ileride bu tutuklamanın haksız olduğuna hükmedilecek. Haklı olduğuna hükmedilse, cümle alem biliyor ki Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı verecek. O vermese Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi verecek." Sosyal medyada yayımladığı videolarda suç unsuru bulunduğu iddia edilen Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatılmasını da eleştiren Özel, Göktaş'ın, gösterisinde hem iktidarı hem de kendilerini eleştirdiğini hatırlattı. Özgür Özel, "Ne demiş? Ekrem İmamoğlu'na beş katını söylemiş, dönmüş Erdoğan'a da iki satır bir şey demiş. İki değil 20 dese ne olur? 200 satır eleştirse, bunu hoş karşılayan siyasetçinin madalyası olur bu." ifadesini kullandı. Ekonomi politikalarına yönelik değerlendirmelerde bulunan Özel, Türkiye'de ne orta direk ne de orta gelir seviyesinde insan kaldığını öne sürdü. Özel, Türkiye'nin enflasyonda Avrupa'da birinci, dünyada ise beşinci sırada bulunduğunu iddia ederek, "Avrupa Birliğinin (AB) enflasyon ortalaması yüzde 3,3. Hani diyorlar ya 'enflasyon herkesin başının belası'. AB ortalaması yüzde 3,3, Türkiye'ninki yüzde 33, tam 10 katı. Yani Türkiye'deki hayat pahalılığı hızı Avrupa'dakinin tam 10 katı ve her seferinde bir zam, bir önceki zammın üstüne binerek ilerliyor." dedi. Her gün iğneden ipliğe her şeye zam geldiğini ama bir tek maaşların artmadığını dile getiren Özel, asgari ücretliye enflasyon artışının altında kalan bir zam verildiğini savundu. CHP Grup Başkanı Özel, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün gelinen noktada asgari ücret, verildiği günkü alım gücüyle 24 bin liraya gerilemiş durumda. Ocak'ta 28 bin liraydı, o 28 bin lirayı bugünkü 28 bin lira ile karşılaştırırsan, artık o günün 24 bin lirası. Asgari ücrette beş ayda bu erime yaşandı ve ara zam yapmayı aklının ucundan geçirmeyen, asla ve asla dile getirmeyen bir iktidar var. Oysa hatırlayalım ki bu milletten seçimde oy isterken iki seçim arasında 'asgari ücrete yılda dört sefer düzenleme yapacağız' diyordu." Gaziantep programında iş insanlarıyla asgari ücret üzerine değerlendirmeler yaptıklarını aktaran Özel, bu konuda geçmişte yaptıkları çalışmalarını anlattı. Özgür Özel, enflasyon oranının belirlenmesinin ardından emekli aylıklarına zam yapılacağını da anımsatarak, şunları kaydetti: "Bütün emeklilere ve bütün emekçilere söylüyoruz ki bu yaşananların tamamı bir zaruret falan değildir. Bu yaşananların hiçbiri küresel bir sorundan kaynaklanmamaktadır. Bu yaşananların her birisi tercih meselesidir. Erdoğan ve arkadaşları parayı bulmakta ve kaynağı kullanmakta, zengini, yandaşı ve özel tercih ettikleri bir grubu, biz ise emekliyi ve emekçiyi tercih etmekteyiz." CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Partimizi geri almak için sonuna kadar mücadele ediyoruz. Hukuken, siyaseten ve fiziken. Asla yorulmadık, yorulmayacağız. Tükenmedik, tükenmeyeceğiz. Vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Bu mücadeleyi asla bırakmayacağız. Ancak işgal bitmezse bu milleti de seçeneksiz bırakmayacağız." dedi. "Bu ülkede bir vergi düzeni yok." diyen Özel, "Türkiye'de 100 lira vergi toplanıyor, 65 lirası dolaylı, 24 lirası gelir vergisi, 11 lirası da kurumlar vergisi. O, hakkında çok konuşulan, çok kazananlar verginin yüzde 11'ini, geri kalan sizler ise verginin yüzde 89'unu... Yani 10 liralık verginin 9 lirasını ya hiç vergi vermemesi ya da çok azını vermesi gerekenler, 10 liralık verginin 1 lirasını gerçekte vergi vermesi gerekenler ödüyor." ifadelerini kullandı. Mutfak tüpünden, tırnak makasından ÖTV alınırken elmas ve pırlanta gibi kıymetli taşlardan alınmadığını söyleyen Özel, "AK Parti'nin bu kara düzenini bitirmeden Türkiye'de gerçekten kimsenin yüzü gülmeyecek." değerlendirmesinde bulundu Milletin gündemini, haksızlığı ve yoksulluğu sürekli anlatmaları gerektiğini, bunları ısrarla anlattıkları için Türkiye'nin birinci partisi olduklarını söyleyen Özel, şöyle konuştu: "Emeklinin halini biz konuşmazsak kim konuşacak? İşçinin derdini biz anlamazsak, anlatmazsak, onların yanına varmazsak, kim varacak? Çiftçinin hatırını CHP sormazsa kim soracak? Biliyorlar ki biz susarsak millet susacak. Bize yönelik saldırılar, CHP'yi sahipsiz bırakma operasyonu değildir. Allaha şükür biz CHP'yi ve CHP'lileri sahipsiz, yalnız bırakmayız. Ama esas gaye milletin dertlerini sahipsiz bırakma operasyonudur. O yüzden bize, partimize adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma ve lidersizleştirme operasyonu çekmektedirler. Meselenin kendisi CHP'nin içinde bir mesele değil, meselenin kendisi CHP bahane ve meşgul edilerek bu milletle, bu milletin değiştirmek istediği iktidar arasındadır." CHP'yi 47 yıl sonra birinci parti yaptıklarını söyleyen Özel, "O günden beridir de kibir yapmadan, sadece kendimizi anmadan, başarıyı Türkiye İttifakı'na, Türkiye'nin bütün demokratlarına mal ederek yol yürümeyi tercih ettik. İşte bu yüzden iktidar değişimi artık Türkiye'de bir takvim meselesidir. Bunu herkes görüyorken bu ülkenin ezilenleri, yok sayılanları, hor görünenleri, hakkı yenilenleri iktidara yürüyorken maruz kaldığımız saldırı tam da buna yöneliktir." diye konuştu. Özel, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısındaki CHP'ye yönelik sözlerine tepki gösterdi, eleştirilerde bulundu. Yarın dışarı çıkacaklar dikkat! İstanbul'da sıcaklık 40 dereceye çıkacak "KİMSE ENDİŞE ETMESİN MİLLETLE BİRLİKTE KAZANACAĞIZ" "Biz milletin safındayız, çarşıda, pazarda, sokakta, meydanda milletle birlikteyiz, milletle omuz omuzayız." ifadesini kullanan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: "Partimizi geri almak için sonuna kadar mücadele ediyoruz. Hukuken, siyaseten ve fiziken. Asla yorulmadık, yorulmayacağız. Tükenmedik, tükenmeyeceğiz. Vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Bu mücadeleyi asla bırakmayacağız. Ancak işgal bitmezse bu milleti de seçeneksiz bırakmayacağız. Biz gayretliyiz, gayret de eninde sonunda karşılığını bulur. Duyduğum, bildiğim en güzel sözdür: 'Elbette olacak kaderdir ama kader de gayrete aşıktır.' Bir kapı kapanırsa yenileri açılır, azimle yürüyen eninde sonunda menzile ulaşır. Kimse endişe etmesin. Bir tek menzil var. Dedi ya, 'Cumhuriyet ki kimsesizlerin kimsesidir.' Gazi'nin emaneti kimsesizleri kimsesiz bırakmamak, yoksulları yalnız bırakmamak, işçisini, memurunu, emeklisini yalnız bırakmamak, iktidara taşımak için gayret içindeyiz. Kimse endişe etmesin milletle birlikte kazanacağız. Oy oy, zarf zarf, sandık sandık, sokak sokak, köy köy, belde belde, şehir şehir kazanacağız. Kimse yoldan sapmasın, ki yol cümleden, cümlemizden uludur. Yol, yolcudan da yolculardan da uludur. Yeter ki hedefi doğru olsun. Yolumuz doğrudur. Yolumuz iktidar yoludur. Pusulamız millettir, rotamız iktidardır. Hep birlikte gideceğimiz bu yolda eninde sonunda iktidarı değiştireceğiz ve halkın iktidarını kuracağız." Özgür Özel, gittiği tüm şehirlerde, oturduğu her sofrada, girdiği her kolda bir samimiyeti, inancı ve üzerine yüklenen bir mesuliyeti gördüğünü dile getirerek, "Milletin tek ümidi sizlersiniz, bizleriz. Bizim de tek hedefimiz, tek ümidimiz, bu milleti zorluklardan kurtarmak, bu yürüyüşü tamamlamak ve eninde sonunda bu milletin partisini iktidara taşımaktır." dedi. Öte yandan, Grup Toplantısı'nı, CHP Yüksek Disiplin Kurulunca hakkında verilen tedbir kararının kaldırılmasının ardından yeniden Grup Başkanvekilliği görevine dönen İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın yönetti.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
2026 Zirveler Yılı: Erdoğan’dan Terörsüz Türkiye ve NATO’ya Güçlü Vurgu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026’yı “zirveler yılı” ilan ederek terörsüz Türkiye sürecine hız verileceğini açıkladı. Kabine toplantısı sonrası yaptığı konuşmada NATO zirvesi hazırlıklarına ve bölgesel gelişmelere değinen Erdoğan, ekonominin 23 çeyrektir büyüdüğünü, savunma ve havacılık ihracatının ocak ayında rekor kırdığını belirtti. TBMM Başkanı Kurtulmuş ise silah bırakma ve örgütün tasfiyesinin ardından Meclis’in gerekli yasal düzenlemeleri hızla yapacağını, bu yasanın af niteliği taşımayacağını ve geçici olacağını vurguladı. Ankara’da Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’yi ağırlayan Erdoğan, NATO’nun caydırıcılığını ortak hedef olarak niteledi ve ticaret hacmini 15 milyar dolara çıkarma kararlılığını yineledi. Almanya Başbakanı Merz ile yaptığı görüşmede ise Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesinde Avrupa’nın savunmasına güçlü destek ve transatlantik bağların korunması beklentisini iletti. İran ve ABD arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşılayan Erdoğan, barışçıl çözüme destek sözü verirken Türkmenistan’ı iki dev zirveye davet etti; Moritanya ile ikili ilişkileri ve güvenlik konularını ele aldı. Bloomberg’in analizine göre ABD’nin askeri angajmanını azalttığı dönemde Türkiye, NATO içindeki jeopolitik ve ekonomik ağırlığını artırıyor. Erdoğan’ın “soykırımın hesabı sorulacak” çıkışı ise Ankara’nın uluslararası platformlarda daha iddialı bir söylem benimsediğini gösteriyor. Tüm bu gelişmeler, içeride terörsüzleşme hamlesiyle dışarıda çok yönlü diplomasi trafiğini aynı anda yürüten Türkiye’nin 2026’yı dönüşüm yılı olarak kurguladığını ortaya koyuyor.
Türkiye31 olayAz önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Zirvesi Öncesi Ankara’da Kitlesel Tutuklamalar ve ABD’den KAAN’a Motor Onayı
7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesinde Türkiye, terör örgütlerine yönelik kapsamlı güvenlik operasyonları gerçekleştirdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yapılan baskınlarda, DEAŞ ve diğer örgütlere yönelik soruşturmalar kapsamında 241 şüpheliden 225’i gözaltına alındı, 178’i tutuklandı. Operasyonlarda yalnız kurt eylemi hazırlığındaki bir şüpheli etkisiz hale getirildi. Yetkililer, gözaltıların sivil toplum kuruluşları veya gazetecileri hedef almadığını, tamamen terörle mücadele kapsamında olduğunu açıkladı. Aynı dönemde ABD ile savunma sanayii iş birliğinde dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Reuters’ın haberine göre Trump yönetimi, Kongre’deki itirazlara rağmen Türkiye’nin milli muharip uçağı KAAN için gerekli jet motorlarının satışını ilerletmeye hazırlanıyor. Değeri 700 milyon doların üzerinde olan satışın, Ankara’daki zirve öncesinde sonuçlandırılması bekleniyor. Demokrat milletvekilleri, yönetimin yasama denetimini devre dışı bırakmasına tepki gösteriyor. Bu iki gelişme, Türkiye’nin NATO içindeki konumunu şekillendiren iç ve dış dinamikleri bir araya getiriyor. Zirve öncesi gerçekleştirilen operasyonlar, Ankara’nın terörle mücadeledeki kararlılığını vurgularken; motor satışı, iki ülke arasındaki stratejik savunma bağlarını ve Türkiye’nin ittifakın güneydoğu kanadındaki rolünü pekiştiriyor. Avrupa’nın kendi savunma eksenini güçlendirme tartışmaları ve Yunanistan’ın zirveden beklentileri ise toplantının çok boyutlu gündemine işaret ediyor.
Türkiye73 olayAz önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Zirvesi Ankara'da Trafiği Kilitledi: Metro ve Yol Sorguları
36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da yapılıyor. Zirve kapsamında başkentte geniş çaplı güvenlik tedbirleri uygulamaya konuldu; birçok ana cadde ve bulvar geçici süreyle trafiğe kapatıldı. Kent sakinleri, metro seferlerinin aksayıp aksamadığını ve hangi güzergahların kullanılabileceğini öğrenmek için resmî açıklamaları takip ediyor. CNN Türk’ün haberine göre, vatandaşlar yoğun olarak “Ankara metrosu bugün çalışıyor mu?” ve “Hangi yollar kapalı?” sorularını yöneltiyor. Toplu taşıma idaresinin henüz net bir duyuru yapmaması belirsizliğe yol açarken, alternatif ulaşım yöntemleri üzerinde duruluyor. Bu tür uluslararası zirveler, ev sahibi şehirde gündelik hayatı geçici olarak etkileyebiliyor. Ankara daha önce de benzer etkinliklerde ulaşım kısıtlamalarına gitmişti. NATO’nun kritik gündem maddeleri kadar, zirvenin lojistik yansımaları da kamuoyunda karşılık buluyor.
Türkiye1 olayAz önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Ankara Zirvesi: Türkiye'nin Stratejik Yükselişi ve Savunma Vitrini
7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara, 36. NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanacak zirveye, ABD Başkanı Donald Trump’ın da aralarında bulunduğu 31 müttefik ülke lideri katılıyor. Zirve, Lahey’de geçen yıl alınan kararların uygulamaya konduğu ve ‘NATO 3.0’ sürecinin başlangıcı olarak nitelendiriliyor. Paralelinde düzenlenen ‘Allies in Ankara’ programıyla savunma, güvenlik ve teknoloji başlıklarında 45 yan etkinlik gerçekleştirilecek. Türkiye, zirvede hızla büyüyen savunma sanayisini sergileme ve müttefiklerle kritik silah anlaşmaları imzalama fırsatı arıyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın ASELSAN gibi Türk şirketlerinin üretiminden halihazırda faydalandığını belirterek, Türkiye’nin rolünün ‘gerçekten önemli’ olduğunu vurguladı. Hollanda Genelkurmay Başkanı ise ABD’nin bazı kabiliyetlerini geri çekmesi durumunda Türkiye’nin NATO içindeki ağırlığının daha da artacağını ifade etti. Zirve ayrıca Ukrayna’ya destek ve savunma harcamalarının artırılması konularına odaklanacak; Rutte, müttefiklerin on milyarlarca dolarlık yeni savunma sözleşmeleri açıklayacağını duyurdu. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, zirvenin 70 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü temsil eden 40’tan fazla ülkeyi bir araya getirdiğine dikkat çekerek, buluşmanın Türkiye’nin askeri-endüstriyel başarısını ve Avrupa güvenlik mimarisindeki merkezi rolünü vurguladığını söyledi. 2 bin 500’e yakın gazeteci için hazırlanan Uluslararası Medya Merkezi ve başkentin çeşitli noktalarında açılan kültürel sergiler, Türkiye’nin imajını güçlendirmeyi hedefliyor. Uzmanlara göre bu zirve, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğü ve ittifak içindeki stratejik konumu açısından bir dönüm noktası niteliğinde.
Türkiye27 olay14 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO Zirvesi Ankara'da: Avrupa'nın Güvenlik Rolü Yeniden Tanımlanıyor
Rusya-Ukrayna savaşı, Avrupa güvenliğine ilişkin stratejik özerklik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Ankara'daki NATO Zirvesi öncesinde, asıl gündemin Avrupa'nın ittifaktan bağımsızlaşması değil, NATO içinde daha güçlü ve sorumluluk üstlenen bir Avrupa sütunu oluşturmak olduğu belirtiliyor. Zirvede, Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarının artırılması ve askeri yeteneklerinin NATO'nun kolektif savunma yapısıyla nasıl bütünleştirileceği ele alınacak. Bu yaklaşım, Avrupa'nın kendi savunmasına daha fazla katkı sunarken transatlantik bağları korumayı hedefliyor. Tartışmalar, NATO'nun gelecekteki rolü ve caydırıcılık kapasitesi açısından kritik görülüyor. Avrupa sütununun güçlendirilmesi, ittifakın doğu kanadındaki güvenlik kaygılarını hafifletirken, ABD'nin Avrupa güvenliğine yönelik taahhütlerinin sürdürülebilirliğine de katkıda bulunabilir.
Türkiye40 olay29 dk önce - Aynı ülke gündemicanlı
NATO'nun Ankara Zirvesi: Yüzde 5 Harcama Hedefi ve Ukrayna'ya Kalıcı Destek
7-8 Temmuz'da Ankara'da toplanacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ittifakın Soğuk Savaş sonrası en kritik dönüm noktalarından biri olarak görülüyor. Zirvenin iki ana gündem başlığı öne çıkıyor: ABD'nin baskısıyla üye ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ini savunma harcamalarına ayırma taahhüdü ve Ukrayna'ya uzun vadeli askeri ile mali desteğin sürdürülmesi. Tüm müttefiklerin mevcut yüzde 2'lik eşiğe ulaştığı ancak yeni hedefin ne ölçüde benimseneceği belirsizliğini koruyor. ABD'nin NATO Büyükelçisi, zirvede Ukrayna için ABD silahlarının tedarikine yönelik PURL programı da dahil olmak üzere önemli duyurular yapılacağını açıkladı. Ev sahibi Türkiye, zirveyi hem güvenlik mimarisindeki stratejik rolünü vurgulamak hem de yeni nesil askeri karargahı 'Ay Yıldız Müşterek Karargahı'nı tanıtmak için bir platform olarak kullanıyor. Başkentte geniş çaplı güvenlik önlemleri alınırken, muhalefetten bağımsız dış politika çağrıları yükseldi. İsveç Başbakanı'nın 'çalkantılı dönem' olarak nitelediği zirvede, savunma sanayi kapasitesinin artırılması ve yük paylaşımı da masada olacak. Zirve, 2004 İstanbul Zirvesi'yle kurumsallaşan 'NATO 2.0' anlayışından, yeni tehditlere uyum sağlamayı hedefleyen 'NATO 3.0' vizyonuna geçişin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Türkiye51 olay1 sa önce