Erdoğan: Yerel yönetim skandallarına geçit yok
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay'ın 164. kuruluş yıl dönümü töreninde yaptığı konuşmada yerel yönetimlerle ilgili skandallara değindi. Bu tür olayların maruz görülemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, konuya ilişkin net bir tavır sergileyerek "buna izin vermeyiz" ifadesini kullandı. Konuşma, Sayıştay'ın denetim işlevine yapılan atıfla birlikte, kamu kaynaklarının doğru kullanımı konusundaki hassasiyeti öne çıkardı. Erdoğan'ın açıklamaları, son dönemde çeşitli belediyelerde gündeme gelen usulsüzlük iddialarının ardından merkezi hükümetin yolsuzlukla mücadeledeki kararlı duruşunun bir göstergesi olarak değerlendirildi.
This summary is currently in Turkish; automated English translation is coming soon.
Bağlam, hikayenin etrafındaki ülke + lider + komşu hikaye ağına dayanılarak AI tarafından üretildi. Olgu içerikleri için her zaman üstteki kaynak linklerine başvurun.
Bu gündemi takip et
Mali gelişmelerini kaçırma — ücretsiz kaydol, günlük brifinginde gör.
Timeline
latest: 02 Jun- Economic02 Jun, 11:53
Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yerel yönetim merkezli skandallar maruz görülemez, buna izin vermeyiz
İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:Sayıştay’ımızın değerli başkanı ve üyeleri, kıymetli Sayıştay mensuplarımız, muhterem misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Sayıştay’ın 164. kuruluş yıl dönümünde sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bir araya gelmemize vesile olan Sayıştay Başkanımıza teşekkürlerimi iletiyorum. İlginizi Çekebilir Devletimizin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay Başkanlığımızın 164. seneidevriyesinin, Sayıştay ailesi başta olmak üzere ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sayıştay her ne kadar Sultan Abdülaziz Han’ın irade-i seniyyesi ile Divan-ı Muhasebat adıyla 29 Mayıs 1862’de ihdas edilse de kökleri çok daha eskilere uzanıyor. Divan-ı Muhasebat’ın temelleri, Karahanlılardan Selçuklu ve Gaznelilere, geçmişte kurduğumuz devletlerde mali denetim vazifesini yerine getiren Divan-ı İşraf kurumuna dayanıyor. Neredeyse 2 bin 200 yıllık köklü bir birikimden, hafıza ve kurumsal tecrübeden söz ediyoruz. Bu yönüyle Sayıştay Başkanlığımız, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir. Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali şeffaflığa katkı sağlamak üzere denetim, yargı ve rehberlik faaliyetlerini yürüten Sayıştay’ımızı tebrik ediyor, mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum. Bu çatı altında devletine ve milletine hakkıyla hizmet eden, dünya defterini kapatıp ebedi âleme irtihal eden Sayıştay mensuplarımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bugüne kadar Sayıştay’da vazife üstlenmiş, bu kuruma yıllarca emek vermiş, bilgisiyle, birikimiyle, en önemlisi de kutsal bir mesuliyet bilinciyle bu ailenin yeni fertlerine örnek olmuş emekli Sayıştay mensuplarına şükranlarımı ifade ediyorum. Görevlerini yüksek bir şuurla ve geçmişten devraldıkları bu zengin mirasın hakkını tam olarak ifa eden hâlihazırdaki Sayıştay çalışanlarına vazifelerinde üstün başarılar temenni ediyorum. "DEVLETİN VARLIK GAYESİ ADALETTİR" Kıymetli misafirler, sözlerimin en başında bir hakikati öncelikle ve özellikle ifade etmek isterim.Medeniyetimizin en büyük mütefekkirlerinden İbn Haldun’a göre insan için cemiyet düzeni içinde yaşamak şarttır. Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesile aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazası zaruridir. Devlet işte bu müesseselerden biridir. Devletin sebeb-i vücudu yani varlık gayesi evvel emirde adalettir. Devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Tabii şurası da önemlidir. Bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat, tam da bu yüzden “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” demiştir. "KAMU MALİYESİNİN İYİ YÖNETİLMESİ BÜYÜK ÖNEM ARZ EDİYOR" Buradan hareketle devletlerin kudreti, hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor. Bakınız, biz Türkiye olarak geçmişte savrukluğun, özensizliğin, popülizmin sıkıntısını çok çekmiş bir ülkeyiz. Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırlıyoruz. SSK’nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Şunu da söylemek isterim ki tamahkârlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur.Geçen hafta 66. yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm antidemokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye’yi geride bırakmıştır. İşte en son FETÖ’nün elebaşlığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Milli iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan Gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise on milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları, ister FETÖ vari terör örgütleri, isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye’nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır. "KAMU MALININ İSRAF EDİLMESİNEGÖZ YUMMUYORUZ" Değerli arkadaşlarım, tabii burada şu hususun da altını çizmek istiyorum. Milli iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak, kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine, bilhassa ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummuyoruz. Bu konuda bizim tavrımız, duruşumuz gayet nettir. Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır. Garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır. "KAMU PERSONELİNE TAHSİS EDİLEN KAYNAKLAR KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR" Beytülmal aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Makamı, unvanı, mevkii ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı unutmayın hepimiz sorumluyuz. Sayıştay’dan beklentimiz, bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkarken, diğer taraftan rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı’nın inşasına aktif katkı yapmasıdır. Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştay’ımızın, idarenin takdir yetkisini gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyaç günden güne artıyor. Farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkânına sahip Sayıştay’ımızın, veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar milletimize ve devletimize önemli hizmetler sunacağına inanıyorum.
Okumaya devam et
ilgili gelişmeler- Aynı ülke gündemicanlı
Erdoğan başkanlığında kabine toplantısı Beştepe'de başladı
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de bir araya geldi. Toplantıda ülke içi güvenlik, bölgesel gelişmeler ve ekonomik gündem başlıklarının ele alınacağı bildirildi. Özellikle 'Terörsüz Türkiye' sürecinin ilerleyişine dair mevcut durum değerlendirmesi yapılacak; yürütülen çalışmaların koordinasyonu ve alt komisyonların faaliyetleri masaya yatırılacak. Söz konusu başlıklar, hükümetin iç güvenlik ve ekonomi alanlarındaki önceliklerini yansıtıyor.
Mali1 olay4 sa önce - Aynı ülke gündemi
Yılmaz: Vatandaşın yastık altı Merkez Bankası rezervinden büyük
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir ziyareti sırasında yaptığı açıklamada vatandaşın yastık altındaki birikimlerinin Merkez Bankası rezervlerinden daha büyük olduğunu söyledi. Yılmaz, Eskişehir Valiliği'nde düzenlenen karşılama töreninin ardından yerel yetkililerle bir araya geldi. Bu tespit, hane halkı tasarruflarının önemli bir bölümünün bankacılık sistemi dışında altın ve döviz olarak tutulduğunu ortaya koyuyor. Açıklama, yastık altı birikimlerin ekonomiye kazandırılmasına yönelik politikaların gerekçesini güçlendiren bir veri niteliği taşıyor.
Mali4 olay24 Ağu - Aynı ülke gündemi
HRW: Rus Paramiliterler Mali'de Çocuklar Dahil 9 Sivili Öldürdü
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Rusya bağlantılı Africa Corps paramiliter güçlerinin Mali'de dokuz sivili öldürdüğünü bildirdi. Öldürülenler arasında çocukların da bulunduğu belirtildi. HRW'ye göre cinayetler, Malili askerlerin de hazır bulunduğu sırada işlendi. Mali, 2012'den bu yana El Kaide ve IŞİD bağlantılı cihatçı gruplar, silahlı çeteler ve ayrılıkçıların şiddetiyle derin bir güvenlik krizi yaşıyor. HRW'nin iddiaları, bölgedeki yabancı askeri unsurların sivillere yönelik ihlalleri tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Rapor, Mali yönetimi ile Rusya arasındaki askeri işbirliğinin insan hakları boyutuna dikkat çekiyor.
Mali2 olay20 Ağu - Aynı ülke gündemi
İklim Krizi Avrupa'ya 822 Milyar Euro Fatura Çıkardı
Avrupa'da aşırı hava olaylarının yol açtığı ekonomik kayıp 822 milyar euroyu aştı. Toplam kaybın dörtte biri son dört yılda birikirken, düşük sigorta oranları mali yükü devletlerin üzerine bindirdi. İklim krizinin yarattığı yıkım artık yalnızca çevre politikalarını değil, kamu maliyesini ve küresel finans istikrarını da tehdit ediyor.
Mali1 olay18 Ağu - Aynı ülke gündemi
Mali: Nisan'dan beri tutuklu 82 asker serbest bırakıldı
Mali ordusu, Nisan ayında El Kaide bağlantılı militanlar ve bir isyancı grubun ülke genelinde düzenlediği saldırılarda esir alınan 82 askerinin Perşembe günü serbest bırakıldığını açıkladı. Dakar kaynaklı habere göre, askerler Nisan ayından bu yana alıkonuluyordu. Serbest bırakılma, Mali'nin karşı karşıya olduğu güvenlik krizinde dikkat çeken bir gelişme olarak kaydedildi. Ancak askerlerin hangi koşullarda veya kimin aracılığıyla serbest bırakıldığına dair ayrıntı paylaşılmadı. Bölgede El Kaide bağlantılı grupların ve isyancı hareketlerin etkinliği sürüyor.
Mali1 olay13 Ağu - Aynı ülke gündemi
Mali'de Afrika Kolordusu kuşatılan karakolu altı gün savundu
Mali'de Afrika Kolordusu'na bağlı savaşçılar, kuşatma altındaki bir karakolu altı gün boyunca savundu. Bir subayın açıklamasına göre, çatışmalar sırasında Rus birliklerinden kayıp verilmedi. Olayın kesin tarihi ve konumu belirtilmezken, bu gelişme Rusya'nın Sahel bölgesindeki askeri varlığının devam ettiğini gösteriyor. Afrika Kolordusu, daha önce Wagner Grubu olarak bilinen yapılanmanın yeniden organize edilmiş hali olarak biliniyor. Kuşatmanın hangi gruplar tarafından gerçekleştirildiğine dair bilgi paylaşılmadı; ancak bölgede cihatçı militanların aktif olduğu biliniyor. Rus unsurların kayıp vermeden çıkması, operasyonel kapasiteye işaret etse de bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı.
Mali1 olay05 Ağu